Giriş
(18)

İstemeden "frikik" veren kadını uyarma yolu

thunder thunder thunder thundercats
Toplum içi kalabalık yerlerde bazen vücudunun bir bölümü istemeden açılmış insan denk geliyor. Kılık kıyafet özgürlüğü ve yaşam tarzıyla alakalı değil. Mesela başörtülü bir kadının çatalı gözüküyor, normalde asla istemez böyle bir durumu. Yahut maksi etek giyen bir kadın yanlış oturduğu için çamaşır
Toplum içi kalabalık yerlerde bazen vücudunun bir bölümü istemeden açılmış insan denk geliyor. Kılık kıyafet özgürlüğü ve yaşam tarzıyla alakalı değil. Mesela başörtülü bir kadının çatalı gözüküyor, normalde asla istemez böyle bir durumu. Yahut maksi etek giyen bir kadın yanlış oturduğu için çamaşırı gözüküyor diyelim. Bu tarz bir olay denk geldiğinde, yanımda eşim, ablam filan varsa söylerim, çaktırmadan kulağına söyler. Karşı taraf da teşekkür eder, toparlanır...

Ancak geçen havaalanında böyle bir olay oldu. Kadın, giyimi mazbut, kendi halinde bir anne. (Türk, muhtemelen doğulu) Ayaktayken dizden iki karış alt hizada duran eteği yanlış oturunca toplanmış, karşıda oturanların göz hizasında hiç istemeyeceği kadar görüntü veriyor. Ben de karşıda oturuyorum. Yanımda iki hödük çaktırmadan birbirlerine söylediler ve dikizlemeye başladılar. Kadıncağaz da habersiz, çocuğuyla ilgileniyor. Zoruma gitti. Tek başımayım. Adamlara bir şey demedim. Tekerlekli kabin bavulumu da alıp gidip aralarında durup (sırtım kadına dönük) yolda giderken telefonda bir şeye bakmam gerekmiş gibi aralarında dikilip telefonumla uğraşmaya başladım ayakta. Perdeleme yaptım yani bildiğin...

Şimdi olay ahlak bekçiliği falan değil. Empati yaptım. Ben böyle bir durumda biri beni uyarsın isterim. Ama gidip erkek halimle kadına da "çamaşırınız gözüküyor" diyemem. Uygunsuz kaçar, rencide olur zannımca.

Bu tarz bir durumda doğru olan nasıl davranmaktır? Görmezden gelmeye, işime bakmaya içim el vermedi. Ben mi haddimi bilmiyorum? Yahut daha münasip bir yöntem var mı?

Önemli edit: Ben erkek olduğum için soruyu kadınlarla alakalı sordum. Benzer durumdaki erkekleri uyarmanın yolu kolay. Bir de erkek kıyafetleri açılmaya çok müsait değil. En fazla çatal/göbek gözükür. Ses etmiyorum ona. Ama fermuar açıksa yahut şort paçasından +18 görüntü oluyorsa uyarıyorum, haberleri olsun...
0
thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
bir erkek olarak, en yakındaki başka bir bayana durumu söyleyip, kadını uyarmasını sağlardım. erkek olarak bu işler çok tehlikeli.
+6
omer460
(14.08.26)
Hareket halindeyken uyarıyı yapıp hiç durmadan devam etmek, kadınla yüzleşmemek az hasarlı oluyor ama durağan haldeyken yakındaki bir kadına söylemek akıllıca.
0
beyfendi
(14.08.26)
@omer460
İşte ben ona bile cesaret edemedim.
0
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
Boşverin
+1
anon1m
(14.08.26)
İstemeden olduğu ne malum? Niyet okuyabilme becerimiz mi var? Mazbuttur da genelde, bir an için teşhirci damarı kabarmıştır.
Bu gündüz kuşağı yayınlarına konu olan kadınlar mazbut görünümlü değil mi?
Konu benim dışımda ve çoook uzağımda.
Hiç işim olmaz.
-14
Mirket
(14.08.26)
bunun istemeden oldugunu dusunmek cok naif. kadinlar her seyin farkinda. nerede ne kadar ne gozuktugunun, risk faktorlerinin falan farkindalar.

yoluna bakacaksin. ama atiyorum pantolonu, tayti yirtilmistir fark etmemistir. o zaman da omerin dedigi gibi baska bir kadina soylersin.
-16
antikadimag
(14.08.26)
Tabii canım, üstünde tişört, altında maksi etek, yol telaşı çocuğuyla ilgilenirken bir taraftan beyaz donunu gençler görsün istemiştir. Kesin teşhircidir, ben salağım.
+10
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
teshirci olmasina gerek yok. herkes senin deger yargilarina gore yasamak zorunda degil. donunun gozukmesi herkes icin ayni olcekte bir problem degil.

ekside bununla ilgili baslik var ikna olmadiysan oradan devam edebilirsin.
eksisozluk.com
-8
antikadimag
(14.08.26)
Kimse benim değer yargılarıma göre yaşamak zorunda değil. Bir insan 100 tl'sini düşürse ve uyarırsanız, "sanane, bilerek attım" diye terslese, ben yine parasını düşüreni uyarırım.

Bahsettiğim durumlardaki kadınların bile isteye o durumda olma ihtimali yüzde bir bile değil... Dediğim gibi, benzer durumda eşim, ablam vs. uyarınca hep teşekkür ettiler. Her insan uyarılmaz zaten. Çok alakasız durumlardan bahsediyorum.

Anlamak istemeyenler için belirteyim: Görüntü beni rahatsız etmiyor. Görüntüyü genel ahlaka aykırı bulmam da değil sözkonusu olan. O kişi farkında olmadan istemediği bir pozisyondaysa, en azından bunu bilmek hakkı diye düşünüyorum.
+4
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
İlkinde yine kadın aracılığı ile uyarmak olmazsa, uygun olmayan halinin düzelmesine sebep olacak bir bahane uydurmak . Mesela ayağa kalkmasına veya biraz yürümesine sebep olacak şekilde ondan yardım istemek.
+5
diyecevaplandı
(14.08.26)
geçen carfurda başıma geldi, şubenin müdürü gibi bi bayan kilosu falan var bayağı. kasanın orda eğilmiş sakızlara bişey yapıyordu, çatalından çok daha fazlası gözüküyordu. ya dedim söylesem terslemese bile rencide olur. etrafta da kimse yoktu. hadi dedim boşver kaldı öyle.
0
omer460
(14.08.26)
yıllar önce bir kere başıma geldi, oğlumu emzirdikten sonra düğmem kapanmamış. ve karşımdaki adamın bakışlarını fark edince bir yanlışlık olduğunu fark ettim. aklıma geldikçe hala utancımdan yerin dibine giriyorum. keşke biri uyarsaydı.
+4
deartheodosia
(14.08.26)
Istemeden verilen frikik die bir sey yok. Tuvaletten cikmistir, etegi kivrik kalmistir ok. Umarmt. Ama türbanli olup da frikik veriyorsa hele, o bil ki isteyerek oluyordur. Frikik vermeye müssait mutaassip kiyafet diye bir sey yok. Mutaassip kiyafette gögüs dekoltesi ne ariyor yoksa?
-20
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.26)
Biri yanımdan geçerken kibarca yaklaşıp bu durumla ilgili beni uyarsa kendisine sadece minnet duyarım. Ama uyarmaktan çekineni de anlayabiliyorum, herhalde önemli olan yaklaşım, nazikçe uyarıp geçip girmek en olması gereken gibi.
+4
mutekebbir
(14.08.26)
Bir erkek arkadaşımla Kadıköy Osmanağa’da direkt sokak üstünde karşılıklı masalarda oturuyoruz, bilen bilir kafelerin olduğu yer hanı gibi işlek insanların geçtiği bir yerde.
Neyse kadının biri usulca yaklaşıp arkadaşıma arkanız çok kötü görünüyor tarzında bir şey dedi, kadın gittikten sonra bir küfretmediği kaldı arkadaşımın. Uzun yıllardır tanıdığım biri olduğu ve ondan hiç beklemediğim bir tavır gösterdiği için bir şey diyemedim ancak hala hatırladıkça sinir olurum kendisine.

Sayesinde öyle bir şey görsem de banane diyip geçiyorum. Siz yine de empati yaparak doğru olanı yapmışsınız, kadının niyeti kendisini bağlar.
0
ekimoloji
(14.08.26)
Bir erkek olarak ne kadar kibarca, iyi niyetli bir sekilde uyarsam bile bence azarlanma, sapik muamelesi gorme ihtimalim daha fazla. Mudahale etmem ve zaten kadin da akli tamamen ucmamissa onu 5-10 dakikaya fark eder, 2 saattir oyle oturmuyordur, insan herkesin kendisine baktigini fark eder.
0
baldur2
(14.08.26)
Bence erkekleri uyarmanız da iyi olabilirdi, “önünüze bakın işinize bakın ayıptır bee yazıklar olsun bu kadar basit olmayın” demekten zarar gelmezdi.
Kadını uyaramazsınız bence zaten bilerek de yapmıyor muhtemelen anlık bişey… siz görene kadar başka bir kadın da görür zaten bikaç dakikaya hallolur. Uyarıp utandırmak daha kötü hissettirirdi.
+3
megalomaniac
(15.08.26)
Bazı kadınlar mecbur kaldıklarında topluluk içinde çocuklarını emziriyorlar, yapacak bir şey yok modunda takılıyorlar. Hatta ekşi aleminde bir kadın yazar “bizim bebek üstüne bir şey örtünce çığılığı basıyor, mecburen örtüsüz emziriyorum diyordu. Mesela bunu çok dindar biri çocuğu ölse yapmaz. Özetle herkesin değer yargıları var ve bunu net olarak bilemeyiz. Bence karışmamak lazım.

Teşhircilik manasında söylemiyorum, bunu umursamıyor olabilir diye diyorum.
0
filipis
(15.08.26)
(3)

hırvatistanı bilen var mı? (dubrovnik hariç)

chanawar
ağustos ayının son haftasına 5 gecelik bir tatil/gezi ayarlıyorum ancak nerelerde kalınmalı bilemedim. zagreb havalimanına inip araba kiralayıp yine oradan döneceğiz eşimle.gpt'ye sordum internette araştırdım. kıyı kesimlerinde hem gezmelik hem güzel vakit geçirmelik ama köy gibi olmayan yani bizi s
ağustos ayının son haftasına 5 gecelik bir tatil/gezi ayarlıyorum ancak nerelerde kalınmalı bilemedim.

zagreb havalimanına inip araba kiralayıp yine oradan döneceğiz eşimle.

gpt'ye sordum internette araştırdım. kıyı kesimlerinde hem gezmelik hem güzel vakit geçirmelik ama köy gibi olmayan yani bizi sıkmayacak yerler arıyorum. rovinj ve o tarafları önerdi ancak kalacak yerlere bakıyorum hep böyle pansiyonumsu. emekli hayatı gibi bişey de olmasın istiyorum.

tavsiye edeceğiniz yerler olur mu? oralara gitmiş görmüş bilen kişiler cevaplarsa süper olur?

rijeka nasıldır mesela?
hiç istra yarımadasına gitmeden güneye doğru mu insek? zadar falan?
yoksa krk adasına mı geçsek?
0
chanawar
(14.08.26)
ben zagrebe gitmiştim, split liman şehri tekneyle açılmayacaksan gitme demişlerdi hırvat kankalarım, dubrovnik pahalı demişlerdi. istria bölgesini önermişlerdi, ilgimi de çekmişti eski italyan toprağı falan şehirler güzel, doğası denizi de iyiymiş, fiyatlar da abartı değil. zadar olabilir alternatif arkadaşım oradan tekneyle geçmişti sağa sola.
0
kveldulv
(14.08.26)
istrien bölgesi, pula, krk vs. son 5-6 senede asiri pahalandi. yemek ve konaklama fiyatlari avusturya ile ayni civarda, hatta yer yer daha pahali. sokakta seyyar aldigin sey bile 15 euro tutabiliyor. eger daha ucuz bir tatil icin hirvatistan'i düsünüyorsaniz hayalkirikligi yasayabilirsiniz. bunu gözönünde bulundurun bence.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.26)
ben gectigimiz haziranda bahsettiginiz taraflara gittim. ama amacimiz sizinkinin aksine sessizlik ve sakinlik oldugu icin, yorumlarim ne kadar dogru olur bilmiyorum.

biz krk adasina yakin bir koyde ev kiraladik. o civarda, asagina bahsettigim yerlere hep gunu birlik gittik. (Nota bene: gittigimde haziran basiydi, o yuzden her yer oldukca sakindi)
-krk merkez: kucuk ve sevimli. genc insanlar (20lerinde - 30larinda) fazlaydi. hipster kafe ve restoranlar vardi.

rijeka: HR'nin 3. buyuk sehri. hos, ama cok bir albenisi yoktu. cok vakit gecirmedigimiz yorum yapmak yanlis olur. evlerin cogu kapaliydi. sanirim zagreb'lirin yazliklari cok. buyuk ihtimalle simdi oldukca canlidir.

Opatija: zamaninda avusturya-macaristan imp'in gozde tatil mekaniymis. cok hos. genelde 40- 50 yas ustu, cocuklu insanlar vardi. grup halinde gezmeye gelen avusturya genc erkek gruplarina da denk geldim. bunu soylememdeki amac, belki gece hayatinin olmasi. biz gittigimizde en canli yer burasiydi. Agustos sonunu bilmiyorum

rovinj'e gitmeye usendim acikcasi. mesafeler kus ucusu cok kisa, ama cografyadan dolayi kivrimli yolar, viyadukler ve tunnellerden cok. dolayisiyla hiz siniri cok degisken. kisa mesafeler bile uzun surebiliyo. (zagreb rijeka arasi oyle degil ama, o dumduz yol)
0
lamartin
(15.08.26)
(5)

Almanya'dan düdüklü tencere getirmek

chihirovekohaku
Merhaba arkadaslar, Bir arkadasima Almanya'dan Fissler marka düdüklü tencere getirmek istiyorum. Yeni kisitlamalar, vergiler vs cikmisti en son. Takip etmedim. Ceza yer miyim? Kendi kullanimim icin aldim vs diyerek kurtarabilir miyim?
Merhaba arkadaslar,

Bir arkadasima Almanya'dan Fissler marka düdüklü tencere getirmek istiyorum. Yeni kisitlamalar, vergiler vs cikmisti en son. Takip etmedim. Ceza yer miyim? Kendi kullanimim icin aldim vs diyerek kurtarabilir miyim?
0
chihirovekohaku
(12.08.26)
Kendi valizinizde bir şey olmaz.
+1
logisticsmanager
(12.08.26)
getirebilirsin
0
jelly bear
(13.08.26)
getirebilirsin ama kapagini kapatmaman gerek. düdüklü tencere ayni zamanda bomba yapiminda da düzenek olarak kullanilabilen bir ürün. en sikintisiz sekilde kapagi acik sekilde kabin alti bagajinda getirirsiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.08.26)
getirirsiniz tabii ama çok ağırdır haberiniz olsun. kutusuz bir şekilde getirmelisiniz.
0
elektr10
(13.08.26)
sorunsuz getirebilirsiniz. kapagini kapatmayin +1. bu sicaklarda vakumlanip icinde basinc sikisabilir.
0
sir gawain
(13.08.26)
(3)

Grolsch bira seven biri başka hangi birayı sever?

put it in your appropriate place
Soru başlıkta.Grolsch ülkemizde vardı ama denk gelemiyorum. İlla vardır ama denk gelemedi işte. Neyse ne içeyim?
Soru başlıkta.

Grolsch ülkemizde vardı ama denk gelemiyorum. İlla vardır ama denk gelemedi işte. Neyse ne içeyim?
0
put it in your appropriate place
(12.08.26)
valla bende Grolsch tercih ediyorum ama şu sıralar her zaman içtiğim yerde bulamıyorum. onun yerine stella artois güzel tavsiye ederim. o da olmassa bud diyorum
0
delidir yakalayin
(12.08.26)
Heineken
0
eisberg
(12.08.26)
Heineken sever.
Duvel sever.
Krombacher sever.
Pilsner Urquell kesin sever.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.08.26)
(16)

Tartıştım

spherical
Arkadaşlar,Bugün birini uyardım. Müzik sesi odama geldiği için. Yer kamu kurumu. Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim dedim.Sonra bu benim odama geldi, benim onu uyaramayacağımı falan söyledi, odanın içinde ben şu kadar yıllık memurum, çocuk değilim diye dolandı. (Ben yeni
Arkadaşlar,
Bugün birini uyardım. Müzik sesi odama geldiği için. Yer kamu kurumu. Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim dedim.

Sonra bu benim odama geldi, benim onu uyaramayacağımı falan söyledi, odanın içinde ben şu kadar yıllık memurum, çocuk değilim diye dolandı. (Ben yeniyim bu eski). Çık dedim çıkmadı, rahatsız etme ve tacizden şikayet edeceğim dedim, etmezsen şerefsizsin dedi. Baya tartıştık. Bunu ağzından kaçırdıktan sonra hakaret olarak çok sınırını aşamadı, Aptalca davranıyorsun dedi. Bir de tehdit etti.
Bu arada ben sürekli odamda çalışıyorum bu adamı görmüşlüğüm yok yani aptalca davranıyorsun demesi o anlar için.

Ama işte kanıt yok. Odada ki kadın ben asla şahit olmam dedi.
Bunu nasıl şikayet edeceğim kurum içinde, süreç nasıl olur bilmiyorum. Tavsiyesi veya Tecrübesi olan arkadaşlar varsa sevinirim.
0
spherical
(11.08.26)
İlk amire gidip, şöyle bir olay yaşandı, kanıtlayamam, bilmemkim hanım da şahit olmayacağını belirtti. Bu durumda şikayetçi değilim ama bilginiz olsun diye geldi de ki olayın devamı gelirse adamın önbilgilendirmesi yapılmış olsun.

Onun dışında bir şey çıkmaz. Kamuda mesai arkadaşıyla da didişilmez. İş büyürse birinin yeri değiştirilir ki bil bakalım kiminki değiştirilir.

Ben yeniyim derken, daha asaletin tastik edilmediyse, Müdüre gitme, çiçek alıp affet diye o elemana git.
+3
Mirket
(11.08.26)
bence en baştan yanlış bi üslup kullanmışsınız, tehdit etmek yerine nazikçe uyarabilirdiniz odaklanamıyorum falan diye. o açıdan haklı çıkabilir tahrik etti diye.
+6
mezzosprite
(11.08.26)
siz tutanak tutup kayda sokacaksınız. şahit olup olmaması şu aşamada çok önemli değil. amir ciddiye alırsa muhakkik atanır muhtemelen; o gereken kişilerle konuşacaktır. tabi bu noktada, amirin tutanağı kayıt altına alması, sümenaltı etmemesi gibi konular önemli (sorunlar dışa yansımasın diye öyle yapılıyor genelde).

yalnız müzik sesi gibi konuşularak çözülebilecek bir konudan, bu kadar nasıl yükseldi iki taraf da, ona pek anlam veremedim. aday süreniz devam ediyorsa böyle durumlarda daha temkinli davranmanız faydalı olur.
+5
lil siztah
(11.08.26)
Kamu kurumunda müzik falan neresiymiş orası valla düz memur olmak varmış neyse. Başta ipler gerilmiş. Onun anladığı dilden konuşman lazım. Sen de ses bombasını konuştur en basitinden :) Ben de devlet memuruyum ama amir olsam böyle sikko meseleler ile uğraşmak istemem. İşi yazıya dökmeden önce şihafen görüşmek en iyisi. Bir şikayet sonucu kendimi de yakmış ve memurluktan atılmış, tekrar SINAVLA geri dönmüş biri olarak söylüyorum bunu.
+3
katafalk2
(11.08.26)
- Şu kadar yıllık memurum beni uyaramazsın... diyenlerin ortalığı daha çok kokuttuğu ortada. Ortalık kokmasın diye de yerine konum veya kuruma göre personelin 3-5 yılda bir tayin sistemi var.

Özelde de bu böyledir. Bazısı bulunduğu yerde neredeyse 15-18 yılı devirmiş, kök salmıştır. Sürekli muhatap oldukları üst yönetimin gözlerini bağlamışlardır adeta.
Gerçekte çalışmazlar , kendi menfaatlerine dayalı bir süreç yönetirler oldukları yerde.
Maaştan ayrı olarak farklı , karanlık türden kazanç yolları da olabiliyor böylelerinin .
Bunlara pek yeni kurallar işlemez.
- Ben olmazsam burada işler durur, yönetim zaten arkamda... diyerek bir
tür zırh taşıdıklarını düşünürler.
Bazı zamanlar yeni gelenlerin nabzını yoklamak için :
- yakında istifa edeceğim.. demeyi de ihmal etmezler ama def olup gitmezler de .

Sen şimdilik sessiz kal, işini düzgün yapmaya bak. O kadından da uzak dur.
Çalışanlarla ilgili bir şey konuşma yanında.
Şahit olmak istemese bile senin haklı olduğunu o kimse yokken söyleyebilirdi en azından. İnsanlar kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen meselede güçlünün yanında olur . Birilerinin iş yerinde sadece "eski çalışan " olması güçlü olduğu algısı için yeterlidir.

3. şahısların tümüyle suskun kalması böyle anlarda kimin ne mal olduğunun da habercisidir. Benzerini yaşadım geçmişte.
Haksıza, haksız diyemeyenlerin arasında yaşıyoruz

Bilmezsin, böyle anlarda yeri değişen, bazen çok daha güzel çalışma ortamına da kavuşabilir. Zamanla ortamın dinamiklerine göre bir sorun olduğunda kararı yine sen vereceksin. Bazen sessiz kalmakta işe yarar ve müdahale hiç beklemediğin anda da gelebilir.
Çünkü bu arızalı kimse haksızlıkla kotasını doldurmuştur .
Benzer tür hususlar akşam haberlerinde medyada görülüyor .
0
diyecevaplandı
(11.08.26)
Bence özür dile. Bu konuşma biçiminle ve söylediklerinle haklı olma şansın 0.
-10
arbre
(11.08.26)
Arkadaslar simdi bunlar hakkinda cok sey yazardim ama kisaca mikrop olduklarini soyliyim, hicbir is yaptiklari yok. benim amirim izinli. ona ulasamadim, bir sorup onun ustuyle konusacagim. tutanak hic aklima gelmemisti, tesekkur ederim.
proje falan yazdigim icin ustlerin islerine yariyorum, beni atmazlar ama paylarlar.



özgüvensizliğinin duyurudaki yankısına tik yok.
+1
🌸spherical
(11.08.26)
spherical, hahaha abla sen kimin fake'iydin ya, bir yerden hatırlıyorum seni ama çıkaramadım, sence yaptıkların normal mi biraz düşün, tik atmamak ne canım engelle bence :D
-6
arbre
(11.08.26)
En büyük sorunlu şahit olmam diyen abla yalnız da bir şey olmaz endişelenme sen işine bak.
0
Hallegadola
(11.08.26)
Bir memur olarak söylüyorum bunu iyi yapmışsın tek hatan devam edersen amire söylerim demek ama boş ver ağzından çıkmış bir kere.

İşe sarıl şimdi laf etmelerine izin verme asla zamanla su akar yolunu bulur merak etme.

Ya ben tek kişilik odadayım ona rağmen kulaklıklayım gün boyu millet hanzo ya
+1
Hallegadola
(11.08.26)
özür dile diyenler nasıl bi kafada ya çiçek alacakmış da bilmem ne.. bize çocukken hep böyle ezik alttan alan ve people pleaser lık öğretildi. nefret ediyorum. kimse kimsenin müzik sesini dinlemek zorunda değil hele ki odaklanma gereken çalışma ortamında.. neyse senin hatan şu olmuş direkt tehdit yerine önce ya başım ağrıyor falan diye biraz daha sakin uyarabilirdin. devam ederse de amire ona söylemedne şikayet edebilirdin. neyse olan olmuş.
+6
iwillsee
(11.08.26)
kamu ya da özel fark etmez, biri odama gelip daha ilk seferden tehdit vari atar gider yaparsa önce bsg cekerim, sonra bu calisan mal herhalde diye amire ben sikayet ederim. hakli oldugunuz olayda haksiz tarafa gecmeyi basarmissiniz. tebrikler. böylece, olayda hakli kimse kalmamis.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.08.26)
o kisi ben olayim:

- merhaba, odandan cok muzik sesi geliyor. dikkat edebilir misin?
x: dikkat edecegim, ozur dilerim.

vs
- Müzik sesine dikkat et, devam edersen amirlere şikayet edeceğim.
x: istersen papa'ya sikayet et. etmezsen insan degilsin. *muzik sesini acar*


olay bu kadar basit aslinda. 100% hakliliktan haksizliga nasil gecilir guzel gostermissiniz
+4
aguen
(12.08.26)
ben asla kendisi ile muhattap olmazdım. odanın önünden geçer müdürüne/üstüne sözlü şikayet ederdim. o da geldiğinde müzik sesini duyar uyarırdı.

böyle şeyler için elini kirletmeye değmez.
0
naksidil
(12.08.26)
hocam bu tip durumlarda dikkatli olun. Kimin kimin neyi olduğunu bilemezsiniz. Daha eski memursa muhtmelen amirlerle vb arası iyidir.

İş hayatında kamu/özel fark etmez kurallar kaideler kişiye göre değişir. Sevilen biriyse amirler tarafından "hoş gör sen de" diye konu geçiştirilebilir. Sonra siz başka sefer de ısrarcı olursanız bir anda kuralları çiğneyen değil, siz uyumsuz ilan edilirsiniz.
0
anten
(12.08.26)
Aguen+1
+1
wilhelmwasmuss
(12.08.26)
(5)

Evlilik ve boşanma hakları hk.

walterwolf
Arkadaşlar selam.44 yaşında ilk defa evliliği düşünüyorum ama ailemin tek çocuğu olduğum için ve taşınmazlarımız olduğu için evlendikten sonra boşanma durumunda karşı taraf (kadın tarafı) bu taşınmazlar üstünde hak iddia edebilir mi yoksa sadece evlilik çatısı altındayken edinilen mallar üstünden mi
Arkadaşlar selam.
44 yaşında ilk defa evliliği düşünüyorum ama ailemin tek çocuğu olduğum için ve taşınmazlarımız olduğu için evlendikten sonra boşanma durumunda karşı taraf (kadın tarafı) bu taşınmazlar üstünde hak iddia edebilir mi yoksa sadece evlilik çatısı altındayken edinilen mallar üstünden mi hak iddia edebilir?
0
walterwolf
(11.08.26)
evlenmeden önce edindiginiz mal mülk sizin. olur da evlenince miras yoluyla size gecmis bu tasinmazlari satip yeni tasinmaz alirsaniz hak iddia eder.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.08.26)
(bkz: edinilmiş mallara katılma rejimi)

evlenmeden önceki her şeyiniz sizin. evlendikten sonra elde ettiğiniz tüm gelirler ve bunlarla alınan mallar ortak. evlendikten sonra miras ya da bağış yoluyla edindiğiniz her şey yine sizin. ama bunlardan gelen gelirler ortak.

örnek;
- evlenmeden önce ev aldınız boşanma durumunda sizindir.
- evlendikten sonra ev miras kaldı, sizindir. kiraya verdiniz, geliri ortaktır.
- evlendikten sonra ailenizin parasıyla ev aldınız, sizindir. kiraya verdiniz, geliri ortaktır.
- evlendikten sonra kazanmış olduğunuz parayla ev aldınız, ortaktır.
- evlendikten sonra ev aldınız, paranın yarısını kredi çektiniz yarısını aileniz verdi. evin yarısı sizin diğer yarısı ortaktır yani 4'te 3 sizin, 4'te 1 onun, kredi borcu da 50/50 ortak. kanıtlamak gerekir tabi ailenizin verdiği parayı.

tabi işleyişte evin tapusu bölünmüyor boşanınca, ev kimin üzerineyse onda kalıyor, ama ortaklık yüzdesi kadar borçlu oluyor tapu üzerinde olan kişi. bu anlamda tapunun kimin üzerine olduğu da önemli.

not: hukukçu değilim, başka bi şey için eğitimini almıştım bu rejimin.
+5
mezzosprite
(11.08.26)
@mezzosprite,

sadece tapu konusunda bir şerh düşeyim. tapu illa bir kişinin üzerine olmak zorunda değil. ortak tapu diye bir şey var. evli çiftler her biri bir evin yüzde 50'si olacak şekilde ortak tapuya sahip olabilirler.
0
lifeisopeth
(11.08.26)
Düzeltme için teşekkürler @lifeisopeth

@waterwolf bu arada bu rejim evlilikle otomatik devreye giriyor ama girmesin kazançlar da giderler de ayrı olsun derseniz mal ayrılığı rejimi için sözleşme yapabilirsiniz
0
mezzosprite
(13.08.26)
Evlilik sonrasında alınan mallar %50-%50. Nafaka kaktı, kalkacak gibi söylemlere de pek takılmamanı öneririm. Siyasi ve popülist bir strateji ile hareket ediliyor.
0
stefano
(13.08.26)
(6)

Yunan Adalarındaki plajda kişisel eşyalarıma sahip çıkmak ve korumak.

put it in your appropriate place
Pasaportu hadi götürmedim, telefona çektim ama telefonu, cüzdanı nasıl muhafaza edeceğim?Var mı yolu yönetimi? Yoksa; yok be yav ne muhafazası, koruması, takıl ya işte, koy şezlonga rahat ol der misiniz?
Pasaportu hadi götürmedim, telefona çektim ama telefonu, cüzdanı nasıl muhafaza edeceğim?

Var mı yolu yönetimi? Yoksa; yok be yav ne muhafazası, koruması, takıl ya işte, koy şezlonga rahat ol der misiniz?
0
put it in your appropriate place
(08.08.26)
boş şampuan/güneş kremi şişesi içerisine bi miktar kağıt para&kredi kartı/telefon koyup plaj havlunu koyduğun şezlonga bırakabilirsin.
0
kurmalifare
(08.08.26)
ben çantaya bıraktım girdim bi şey olmadı. 13 farklı plaja bıraktım.

ama şöyle yap yine de. pasaportu otelde bırak. yanına sadece 1 adet kredi kartı al. (plaja)
telefonu sırt çantasında bi göze koy.
0
jelly bear
(08.08.26)
ücretli beach'lerde ortalığa bırakmadıkça bişey olmaz.
ancak halk plajına falan gidecekseniz, minimum nakit alıp, eşyanın içine saklamakta fayda var. ben bu durumda, telefonu yanıma almıyorum. fazla kullanmadığım bi kk'nın limitini 2-3 bin lira yapıp, nakiti de ped paketinin içine saklıyorum.
pasaportu hiçbir koşulda plaja götürmeyin.
0
lil siztah
(08.08.26)
ben olsam riske atmazdım, özellikle tek başımaysam. su geçirmeyen dry baglerden alırdım. kafam rahat olur en azından.
0
eileengray
(08.08.26)
en son girit'e gittim. her plajda cantami saatlerce bir basina biraktim. gittim yüzdüm, yürüyüs yaptim, bir yerlerde yemek yedim. 3-4 saat dönmedigim oldu. hanyali bir arkadasima sordum, bir de güneyde kaldigimiz otelin sahibine. ikisi de ayni sekilde dediler ki, burada hirsizlik yapana kisin ekmek vermezler. ada halkinin en büyük gecim kaynagi günümüzde artik turizm. turistten calanin ada halki tepesine biner.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.08.26)
Geçen hafta geldim, ben mutlaka kendi yerimde birisi kalacak şekilde organize ettik ama elin sırp, romen ve bulgarı, almanı tamamen bırakıp gidiyordu. Ben şaşırmıştım ama gidip bütün eşyalarını bırakıyorlardı. Belki de biz aşırı temkinli davranıyoruz.
yunan adaları değil, halkidiki tarafıydı.
0
liberal
(10.08.26)
(12)

Sizce bu crocs nasıl?

hayaletimsi
Sbhttps://www.spartoo.eu/mobile/Crocs-Yukon-Vista-II-LR-Clog-M-x27002888.php
-1
hayaletimsi
(07.08.26)
bence çok kötü. plastik bir ürünün üzerinde nubuk parçayı görünce fena tetiklendim doğrusu :s crocs, sanırım yürüme ayrodinamiği falan sebebiyle tozu toprağı üstüne toplayan bir ürün. bende lacivert literide var, bir giyişte leş gibi oluyor. bu da tozu toplarsa, o üstteki parçayı temizlemesi çok dert olur + kısa sürede katlanma çizgisi falan da oluşabilir.
umarım vazgeçmişsinizdir.. :/
+5
lil siztah
(07.08.26)
bu soru gerçek mi tetiklenmemiz için mi yapıldı
+3
mess
(07.08.26)
gördüğüm en çirken şeylerden biri olabilir :)
+3
sweetoffice
(07.08.26)
bir terlik daha çirkin olamaz diyordum, başarmışlar tebrik ederim. bu markanın pazarlama ekibinin önünde saygıyla eğiliyorum gerçekten.
0
bobinhoo
(07.08.26)
Ajdarın terligi gibi bir terlik
+1
limonlu eksi
(07.08.26)
Buna neden maruz kaldım ya of
+1
yenibirgüzelnick
(07.08.26)
ortalamaya göre çirkin ayakkabı toleransım yüksektir ama bu fazla çirkin.
+1
eileengray
(07.08.26)
arkadaşlara katılıyorum. algım bozuldu bunu görünce.
+1
omer460
(07.08.26)
Ben kendime Crocs bakarken görmüştüm bunu, seni dizayn eden tasarımcının amk demiştim.
0
kizil karga
(07.08.26)
crocs, yeni nesil hela terligi. güzel crocs diye bir sey yok zaten.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.08.26)
New takunya collection
0
mikahakkinen
(07.08.26)
ben beğendim ve aldım teşekkürler cevaplar için
-4
🌸hayaletimsi
(10.08.26)
(7)

Budapeste seyahati

bosver nicki
Herkese selam,Yarin bi 5 gunluk Budapeste ziyaretim olacak, tavsiye veya ipucu verebilecek arkadaslar varsa cok sevinirim, toplu tasima, gunluk pratiklerle ilgili vs cok daha iyi olabilir. Bir de forint almaya gerek gormedim, ihtiyac duymam diye ama almali miyim yanima?Cok tesekkurler simdiden.
Herkese selam,

Yarin bi 5 gunluk Budapeste ziyaretim olacak, tavsiye veya ipucu verebilecek arkadaslar varsa cok sevinirim, toplu tasima, gunluk pratiklerle ilgili vs cok daha iyi olabilir. Bir de forint almaya gerek gormedim, ihtiyac duymam diye ama almali miyim yanima?

Cok tesekkurler simdiden.
0
bosver nicki
(07.08.26)
yok ya kredi kartından harcayabilirsin.
budapest go diye bi app vardı ordan haftalık ticket alabilirsin. otobüslerde metrolarda falan kontrol oluyor bazen al kesinlikle yoksa cezası var.

parlamento binası için ben avrupa vatandaşı bileti almıştım kimliğe bakmamışlardı.. daha ucuz oluyor.

akşam karşıdaki metro istasyonlarından bi durağa gidip orda inip parlamento binasını gece izleyebilirsin baya güzel oluyo.
0
jelly bear
(07.08.26)
Selamlar

Budapeşte'de muhteşem spa, kaplıca otelleri vardı. Gündelik kullanım için giriş yapabiliryosunuz ve fiyatları hesaplıydı. Aşağıya zamanında ziyaret ettiğim bir tesisi bırakıyorum. 5 gün Budapeşte'de kalacaksanız uğramanız için yeterli vaktiniz olacaktır. Bu tür termal merkezlere biraz ilginiz varsa çok seversiniz, özellikle tavsiye ediyorum.

Resmi Web Sitesi: www.gellertbath.hu
Instagram Sayfası: www.instagram.com
0
burka
(07.08.26)
İmkanınız varsa bir günü termal tesiste geçirin. Ben Gellert’a gitmiştim ama geçen yaz sonunda kapandı ve restorasyona girdi.

Nehrin karşı kıyısına geçecek olursanız, Gül baba türbesi var, cennetten bir köşe gibi; özellikle gitmeyin ama yolunuz düşerse bakarsınız.

Bu sıralar Budapeşte’nin en önemli olayı; Tuna nehrinin su seviyesi kritik derecede düştüğü için tonla keşif yapıyorlar. Mesela bu hafta rhino fosili, ikinci dünya savaşı gemisi ve motosikleti gibi şeyler bulduklarını duyurdular, benim rastgeldiğim. İlginiz varsa köprülerden bu çalışmalara göz atın derim.

Su seviyesinin düşmesi sebebiyle santrallerini kapattıkları için gece önemli binaları aydınlatma işini de askıya almışlar; dün turistlerin şikayet ettiği bir videoya denk geldim bununla ilgili.

Bir de ben hiç vakit ayıramadım ama şehrin her yerine serpiştirilmiş küçük çeşitli figürlerden bronz heykeller var (boyları 10 cm civarında); turistler gezerken bunları tespit edip foto paylaşmayı çok seviyor.
İyi gezmeler.

Ekleme: Her yerde kk geçiyor. Tr’deki tl hesaplarınızdan oradaki bankalarla anlaşmalı olan birinden ufak tefek harcamalar için bir miktar forint çekmeniz en makulü olur. Anlaşmalı banka yoksa bile komisyon az bişey artar; buradan fahiş fiyattan almaktan her türlü uygun olur. Tl hesabınız olan Tr kartınızı ATM’ye takıp direkt forint çekebiliyorsunuz özetle.

Bir hafta kalacaksanız, tek tek bilet almakla uğraşmaktansa, bizim dijital uygulamalar gibi olan Budapest go uygulamasını indirip yükleme yaparak kullanmanızı öneririm. Bisiklet kiralamada falan da geçiyor.
+1
lil siztah
(07.08.26)
Bu arada Budapeşte'de yaşanan enerji arzı problemi yüzünden geceleri parlamento binası vs. aydınlatılmıyor bir süredir. Ne zaman çözüleceği ile ilgili de net bilgi yoktu en son. Aklınızda olsun.

www.reuters.com
0
himmet dayi
(07.08.26)
budapeste'deki termalleri yaz vakti ben tavsiye etmem cünkü olayi bana kalirsa kisin -5 derecede disarida suda olmak. gellert olsun, szechenyi olsun, rudas olsun hepsinin acik hava havuzlari var, sicacik su icinde hic üsümeden kisin takiliyorsunuz. hele rudas'in manzarasi muhtesem ama yaz vakti bana kalirsa cekilecek sey degil. ben bilmiyorum sahsen ama varsa soguk termal var mi budapeste'de onu arastirabilirsiniz.

döviz bürosu olarak en iyi kur suradaydi: maps.app.goo.gl
makas da almiyordu. muazzam bir yerdi. gördüm ki tabelasi seneler icinde sürekli degismis el degistirdigi icin, su an nasil bilmiyorum ama ihtiyac olursa bakabilirsiniz.

tuna kenarinda can togay'in yaptigi anit heykel var, onu ayrica yazayim.
parlamento'dan tur alin bence, ici cok güzel. paraya kiyabilirsiniz orada.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.08.26)
- Sir Lancelot Medieval Restoranı tavsiye ederim. Atmosferi güzeldi, baya hoşuma gitmişti.

- Özgürlük heykeli var. Gellert tepesinde. Sovyetlerin, Almanları tokatlaması üzerine yapılmış. Anıt güzeldi.

Ayrıca, dolandırma yöntemleri var. Turist gibi görünümlü biri yanına geliyor, diyor kayboldum. Aniden başka biri çıkıyor, diyor ben sivil polisim, siz burada ne yapıyorsunuz. Üzerinizde euro var mı cüzdanı gösterin diye darlıyor. Bilginize.
0
put it in your appropriate place
(07.08.26)
avrupa’da euro zone dışında yerel para birimine ihtiyaç duymadığım tek ülke macaristan olmuştu ilginç biçimde. her yerde kk geçiyor.

5 gün budapeşte için bana biraz fazla geldi, 3 gün ideal gibi. yarım günlük bir szentendre gezisi, bir gün de yüzmek için balaton gölüne gidebilirsiniz.
0
phoarbix
(08.08.26)
(7)

Ev Temizliği Soruları

auroraaurora
Uzun zamandır haftada bir yarım gün biri geliyor. Anahtar veriyorum; ben evde yokken gelip gidiyor. Geçen hafta taşındığımda eşyaların tozunu alırken pislik içinde yaşadığımı fark ettim. Orta sehpanın altından çıkanlara inanamadım. Tüm evi ve eşyaları kırklamak geliyor içimden. Birkaç sorum var. Cev
Uzun zamandır haftada bir yarım gün biri geliyor. Anahtar veriyorum; ben evde yokken gelip gidiyor. Geçen hafta taşındığımda eşyaların tozunu alırken pislik içinde yaşadığımı fark ettim. Orta sehpanın altından çıkanlara inanamadım. Tüm evi ve eşyaları kırklamak geliyor içimden.
Birkaç sorum var. Cevaplarsanız sevinirim.
1 - Evini kendi temizleyenler ne sıklıkla dip bucak temizlik yapıyorsunuz? Ütünüzü de kendiniz mi yapıyorsunuz?
2 - Eve temizlikçi alanlar evde başında duruyor musunuz yoksa anahtar veriyor musunuz? Gelen kişiden ne sıklıkla cam kapı silmeli geniş temizlik istiyorsunuz?
0
auroraaurora
(06.08.26)
valla remote çalışırken bir ara her hafta sonu dip köşe olmasa da uzun temizlik yapıyordum. sonra iki haftada bir oldu... derken... şimdi remote değilim diye dolap çekmece silmeli (mutfağın yani) 2 ayda 1 anca yapabiliyorum. camları silersem anca içten siliyorum, düşüp ölmek istemiyorum. ütümü de kendim yapıyorum tabii. bazen pantolonları önden ütülüyorum. bazen de giyeceğim zaman.
önemli detay: L koltuğum çok büyük ve ağır olduğu için annem veya teyzem gelirse anca beraber çekip altını süpürüp silebiliyoruz. bu da hepimize ders olsun, zemine yakın, süpürge sokulamayacak mobilyalar almayın aldırmayınnn :(((

haftalık temizliğim şu şekilde:
etrafı topla, yerleri süpür sil, çamaşırları yıka as dolaba koy, kedilerin kum kabını temizle, banyo wc temizliği

ayrıca evde kediler olduğu için 2-3 günde bir duruma göre evi süpürüyorum akşamları. :')
0
art cat chocolate
(06.08.26)
Evimi kendim temizlerim, temizlikçi sokmam. Haftada bir yarım günüme maloluyor, ilavete yedi günümü alıyor. Yani temizlik, kirletmemekle, dağıtmamakla başlayan, bir odadan çıkarken, herşey yerli yerinde mi diye baktığın, bir aksaklığa anında müdahale etmeyi de alışkanlık haline getirdiğinde yarım gün çok rahat yetiyor.
Biraz da minimalist olmak gerekiyor sanırım.
+1
Mirket
(06.08.26)
evimde şu an hayvan nufusu fazla olduğu için her gün en az 2 saatimi temizlik ve toparlamaya harcıyorum. ayda 2 defa gelen bir kızımız var , yıllardır geldiği için düzenine ben karışmıyorum kendi evi gibi bazen perdeleri yıkıyor camları siliyor , bazen dolapların içine abanıyor . başında durmuyoruz hiç yorum yapmıyoruz o karar veriyor .

genel olarak hiç dağıtmıyoruz , mesela çamaşırlar hemen kurutmaya oradan da dolaplara koyuluyor . bulaşıklar da aynen . banyolar her akşam kontrol edilince neredeyse hiç kirlenmiyor.
birkaç gün yapmazsak düzen bozuluyor .
0
devilone
(06.08.26)
Dip bucak temizlik yapmıyorum. Robot süpürge evi süpürüp siliyor, ben de arada bir şarjlı süpürge ile üstünden geçiyorum. Evi robota göre düzenlemek gerekiyor, bazayı altına robot girebilen bir baza ile değiştirdim, ilerideki planım koltukları değiştirmek. Ütü yapmıyorum. Ütü gerektiren şeyler giymemeye çalışıyorum.
0
inheritance
(06.08.26)
evde temizlikci oldugunda ben de evde oluyorum, yarim saate bi falan 10 saniye ortalikta dolasinca aldigim verim artiyor.

bir de explicit olarak soylemek gerekiyor suralari da al, burayi yaptin mi vs. zaten birkac kere oyle temizletince sonra bir sey demek gerekmiyor
0
aguen
(07.08.26)
İki günde bir robot süpürge çalıştırıyorum. Hafta sonu standart temizlik yapıyorum süpürge, banyonun yıkanması, toz alınması, vileda. Altı ayda bir de temizlikçi alıyorum. Kendim dip bucak yapmıyorum. Dolap üstlerinin, dolapların kapıların silinmesi, perdelerin yıkanması vesaire sadece altı ayda bir gelen temizlikçi yapıyor.
0
fildirfildir
(07.08.26)
sabah 9 aksam 5 diye anlasirsin, saat 4 olmadan fiyarlar.
yarim gün diye anlasirsin, her yeri sisirir sisirir 12 olmadan fiyarlar.

temizlikci evde oldugunda senin de evde olman gerekiyor. evde olamiyorsan, ben gelmeden cikma diyeceksin. eve dönünce yaptiklarinin üstünden gececeksiniz beraber.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.08.26)
(3)

sozluk hesabini mesaj alimina kapatan bir yazar

edenbeast
nasil ulasilir?
nasil ulasilir?
0
edenbeast
(05.08.26)
nick altina yazarsin. dönerse senindir, dönmezse hic senin olmamistir.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.08.26)
kendisi ekstra bilgi paylaşmadıysa ulaşamazsınız. mesaj alımını kaptmaktaki amaç zaten o ya.
0
teletabi
(05.08.26)
kisi cok eski bir arkadasim ama son 5 yildir iletisimi kaybettik. eksi'deki kullanici adini hatirlayinca sansimi deneyeyim dedim.

nick altina da yazdim ama onu gorur mu bilmem.
+1
🌸edenbeast
(05.08.26)
(29)

herkes çok mu zengin?

art cat chocolate
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alı
hem burada, hem ekşi'de hem instagram'da yazılanları paylaşılanları görüyorum. ayrıca iş yerimdeki arkadaşlarımın da sohbetlerine şahit oluyorum.

mesela en son burada gördüğüm, birinin sıfır araba alacak olması... 2.5 milyon demiş. benim 2 yıllık maaşımdan da fazla. bu insanlar bu arabaları nasıl alıyorlar? şirketteki insanların yarısının arabası var. arabası olmayan kişilerden de bir kısmının motoru var. bu insanlar bu araçları nasıl alıyorlar? 1.5 milyondan aşağı iyi araba bulamazsın diyorlar bana mesela. 1.5 milyonu nereden bulacağım?

ailemden ayrı şehirde yaşıyorum. maaşımın yarısı ve bazen yarısından çoğu kirama gitti 6 yıllık iş hayatımda. şu anki işimde maaşım bir nebze daha yüksek. ancak başka eve çıkmam gerekiyor ve yine maaşımın yarısı olacak yani. memlekete gidemiyorum orada benim iş imkanım yok. ayrıca rezidansta falan da oturmuyorum yani.

ailemin de arabası yok zaten mesela. mirasımız falan da yok dedelerden. ailem de memur yani. müdür falan da değiller, düz memur.

bazen arkadaşlarla buluşuyoruz. o ülke senin bu ülke benim geziyorlar. avrupa ülkelerinden, vizeli olanlardan bahsediyorum. konsere bile gitseler en pahalısına gidiyorlar falan. kırk yılın başı tatile gideceğim, bana bir otel önerdiler, benim bulduğumun 2-3 katı fiyatına. ya bazıları benle aynı mesleğe benzer gelire sahip. bu hayatları nasıl karşılıyorlar?

ben mesela hayatta ev falan alamam. birikim bile yapamıyorum. bilgisayarım bozuktu 4 yıl boyunca. yeni pc alabilmek için kredi çektim ve 1 yıldır onun taksidini ödüyorum.

herkes 200 bin ve üzeri mi kazanıyor gerçekten? yoksa herkesin ailesi mi zengin?

benim için 500 bin tllik bir araba almak bile çok zor mesela. o fiyata araba varsa... insanlar nasıl araba alıyorlar?
+4
art cat chocolate
(04.08.26)
gördüğün kesim %1 bile değil. %1 zengin olunca herkes zengin olmuyor. sen olanı görüyosun. olmayanı görmüyosun.
0
jelly bear
(04.08.26)
Hastaneler full hasta dolu, buna bakarak ülkenin tamamı hasta mı diyoruz? 2.5 milyonluk araba alacak şahıs belki 45 yaşına kadar hiç evlenmemiş, birikim yapmış olabilir. miras gelmiş olabilir. vs vs. Bakış açın yanlış.
0
HellKeePer
(04.08.26)
Buna ben de çok kırgınım :') cidden herkes zengin aq
+1
üğpoıuy
(04.08.26)
algı algı algı
aramızda yeşil pasaportlu, arabalı, evi olan insanlar var temelde her şeyi tamam, ama insanlar çok zengin diyebiliyor, başkası da kiraya maaşının yarısından çoğunu veriyor.

bir kere, bordrolu çalışanların %80i maksimum 2 asgari ücret alıyor. yani aylık 50 bini geçtiğinde bordroluların yüzde 20sine giriyorsun.

ev araba almak gerçekten tek maaşlı biri için hayal oldu, 2 kişi olup birinin maaşı yaşama diğerininki krediye gidecek ki ev alınabilsin.

2.5M a araba alan belki tüm parasını arabaya veriyor, bu onu zengin etmez (belki de zengindir bilemem)

tatile çıkan yıl boyu kredi ödüyor belki de vs.
ancak şu bir gerçek, herkes çok zengin değil ama herkesin alım gücü çok düştü ve gelirin %60 ı kiraya gitmesi çok zor, kötü bir durum.
aynı gün 3-5 kıyafet değiştirip 3 günlük geziyi 1 aylık gibi paylaşanlar var.

kısaca, algıya takılma. aile yardımı vardır (aileden yardım almayan insan çok azaldı bu devirde) sponsoru vardır, bazı şeyleri şirket ödüyordur vs vs vs.
canını sıkma diyemeyeceğim ama yanlış algı yüzünden canını sıkma.
+1
kisa
(04.08.26)
Yani o parayı nakit çıkarıp verebilecek küçük bir kesim vardır ama çoğu insan borç içinde yüzerek yapıyor bunları. Ayrıca insanların anlattıklarını, sosyal medyada koyduklarını vs. ham gerçeklik diye düşünmeyin. Yalan söylüyor da olabilirler.
+2
peki madem
(04.08.26)
Herkes maaşlı çalışmıyor. 1.5 milyonu maaşından kese kese biriktirmiyor. farklı kazanç türleri var. Maaşlı çalışan Herkes de çok düşük maaşlı çalışmıyor. Herkes arabasını evini tamamen çalıştığı biriktirdiği parayla da almıyor. birçoğunda çok ciddi aile faktörü var. Ama güzel geliri olup evini arabasını kendi başına alabilen bir kesim de elbette var. Bir sürü değişken var yani. Bir de her şey hemen bir anda olmak zorunda değil. Tek seferde 1.5 milyonluk araba alamazsın belki ama baştan bi 300-500 birikim sağlayıp üstüne ekleye ekleye gidilebilir.
0
dfn4
(04.08.26)
Sokaga ciktiginda gordugun tum evlerin, dukkanlarin, araclarin sahipleri var. O bakimdan evet "zengin" cok. Bircogu da miras yoluyla bunu nispeten kolay elde edebiliyor. Ama aylik gelirin 100bin ise sen de birkac yil icerisinde kucuk de olsa bir seyin bir ucundan sahip olabilirdin/olabilirsin. Bu maasinin yarisini eve vererek degil, ancak harcamalari kisip biriktirerek olabilir. Cogu kadin bunu tercih etmiyor, erkeklerin bir kismi aile sorumlulugu icin mecburen yapiyor.
-1
osssy
(04.08.26)
çalışan biriyle evlenmek mantıklı bi seçenek gibi duruyor.
-4
elorelia
(04.08.26)
bence ben zengin değilim ama saydığınız şeylerin bi kısmına sahibim. ama şöyle oldu, evim var babam aldı, arabam var, ilk arabamı da babam verdi. sonraki arabamı babamın şirketi aldı, ondan sonrakini de evlenince var olan arabanın üzerine borçla falan koyup eşimle aldık değeri 1,5 milyon.

yılda 2-3 kere yurtdışına çıkıyorum, iki kere tatile gidiyorum. babamın sağladığı imkanlar bir yana bu gezme tozma işi tamamen seçimlerle alakalı. benzer paraları kazandığımız ve yine ailesinin verdiği evde oturup kira ödemeyen arkadaşlarım bizim kadar tatile çıkamıyorlar çünkü ben yılda 1 kere kuaföre gidiyorum onlar 2 ayda 1 10-15 k kuaföre para veriyorlar. ya da ben dyson almıyorum 20-30k paraya. bana baktıklarında onlardan daha zengin görünüyorum. ya da çocuk sahibi olmayı hiç istemedik bu da şimdilik çok karlı.

siz de 6 sene maaşınızın yarısını kiraya vermeyi seçmişsiniz, paylaşımlı bi evde yaşayabilir, ev arkadaşı ile kalabilir maaşınızın çeyreğini verebilirdiniz. benim ilk asistanım; mezun olur olmaz kız bizde işe başladı, 2k maaşı vardı, 20bin liralık araba aldı, maaşının yarısını arabaya ödemeye başladı çünkü çok istiyordu. 22 yaşında ilk arabasını almış oldu, sonra zaten asgari ücret öyle hızla arttı ki ödediği para da bi şeye benzemedi.

bence ailenizin de hem anne hem baba memur olarak çalıştıysa hiç araba almamış olmaları ilginç bi tercih. alabilirlerdi gibi geliyor. ya da ben anlamam bilmiyorum.

eklemeyi unutmuşum, tam zamanlı çalıştığım işin yanında her zaman müşterisini bulmadığım ya da kabul etmediğim çok niş bi alanda saatlik ücretimin çok yüksek olduğu bi uzmanlığım daha var, bu uzmanlığı 30 yaşımda edinmeye karar verdim şu an 36 yaşındayım. yani şöyle söyliyim tam zamanlı işi bırakıp bu uzmanlık için ayda 3 müşteri bulsam maaşımın 2 katını kazanabilirim haftada 6 saat çalışarak.

başka ek gelirlerim de var ufak tefek, bazen ayda 10-15 onlardan geliyor, hoş oluyor.
-3
ofelia
(04.08.26)
ben ilk arabamı yaklaşık beş yıl şehrin en ucundaki 35 m2 bir stüdyo dairede yaşayarak, günde 2 saat toplu taşımayla git gel çekerek alabildim. çalışma arkadaşlarımın arabası olanlarının çoğunu aileleri aldı.
+3
aloha snackbar 3
(04.08.26)
Benimle eşimin maaşları toplamı yine çok az ama bütçemize göre bir araba aldık taksitimiz var. Plan şu taksit bitince bu arabayı satıp yükseltmek. 2 yılda bir arabayı güncellemek. Bir noktadan sonra ev peşinatına yetecek bir noktaya gelebiliriz belki. O zaman da arabayı düşürüp ev işine girilebilir. Planlarım olsa da olmasa da arabanın sağladığı özgürlük ve bunu yapabilmiş olmanın gururu (evet ne yazık ki gurur milletin bakkala gider gibi gidip aldığı şey) bizi mutlu ediyor. Eşim, köy yollarında babasının kontrollerinde kullanıyordu zaten, bu sayede 3 haftada aldı ehliyeti. Patır patır manuel araba kullanıyor şimdi. Bizde planlar böyle, ikimizin toplam maaşı bizim yaşlarımızdaki bir bireyin bir aylık maaşı normalde bu arada.
0
guitarissimo
(04.08.26)
sebebi şu, ben 3 senedir tatile falan gidemiyorum mesela hem maddi hem manevi sebeplerden. ama gidip de instagramda bunu paylaşmıyorum ya da burada da bir şey paylaşmıyorum. ama gitseydim muhtemelen buradan bir şey sorardım ve instagrama da atardım. bizim gibi bir yere gitmeyen insanlar bir şey paylaşmıyor ki ya da araba almazsan nasıl arabada story atacaksın ki alsam da atmam ama anlatabildim umarım. yani biz sadece bir şey alabilenleri görüyoruz, alamayanlar bunu paylaşmadığı için etraftaki herkes zengin de bi biz alamıyoruz gibi geliyor oysa arkadaş listemizin %10'u bile etmez mesela.
+1
matilda
(04.08.26)
zenginlik kriteriniz sahiden arabaysa baya bir yaniliyorsunuz. en zengin dediginiz insanlarin arabasi yok, her yere taksi tutuyorlar. en olmadi helikopter kaldiriyorlar lol. yoksa onun soförüyle ugrasacak, soför hasta olacak gelmeyecek parkiyla ugrasacak, bakimiyla ugrasacak. zengin adam icin bunlar enayi isi.

öte yanda herkes memur degil. benim cevremde bir tane bile memur olan kisi yok mesela. ne ilkokul, ne lise, ne üniversite arkadaslarim icinden memur var. kendi cevreme baksam gercekten herkes zengin derim ama ülkenin yarisi asgari ücretle calisiyor. cok büyük bir kitle kacak calisiyor.

instagram da dogru bir tahlil araci degil kesinlikle. millet gidip g kasa merso kiraliyor, kendi arabasi gibi instagram'a koyuyor. biliyorum yani. evim de, arabam da her seyim var cok sükür, bir güne bir gün instagram'a koymus kisi degilim. bu kritere bakarsak o zengin ama ben degilim. he zengin degilim zaten ama kriteriniz araba oldugunicin böyle diyorum. birebir görmediklerinize inanmayin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.26)
Pandemi de faizler düşünce bi tane ev aldım 1+1 anadolunun bir şehrinde. Maaşımın yüzde 80'İni krediye veriyor bir yandan kalan yüzde 20 ile de istanbul'da kira ödüyordum. 1,5 yıl süründüm yalan yok :) ama memleketin ekonomisini iyi okuyabildiğimi düşünüyordum ki öyle de oldu. 1,5 sene sonra kiracı kredinin tamamını öder, 2 sene sonrada üstüne cebim e para bırakır hale geldi. O dönem arkadaşlarım araba alıyordu mesela kiralık evde otururken, onlar için hayattan şu an konfor almak önemliydi, benim için sürdürülebilir konfor önemliydi.

Sonra 5 senedir gram gram biriktirdiğim parayı peşinat yaptım üstüne gelen kira ile istanbul'da kutu gibi bir dükkan aldım, bildiğin beyaz yakalıyım bu arada öyle esnaf olma gibi bir derdim yok. Amacım yarın öbürsün kovulduğumda ya da teknik olarak emekli olduğumda aç kalmamak.

Aileden destek almadım dersem yalan olur, haklarını yiyemem ama destekten kasıt öyle milyon tl falan değil, 10 gram, 2 bilezik, annemin mutfak parasından artırdıkları vs.

Eğer aileden destek yoksa çok zor, bakma sen kendim aldım diyenlere hepsinin ailesi destek oluyor, pazar alışverişlerini yapıyor, memleketten tarhana salça yolluyor.

Evli arkadaşlarım var mesela istanbul'da kiradalar, 2 senede bir araba değiştirip süper yerlerde tatil yapıyorlar, kartların hepsi patlak, cüzdanlarında 5 lira bile yok :)
+3
ebeş
(04.08.26)
zengin gözüken ya da zengin olanlar şöyle aslında:

1- ailesinden miras kalanlar ya da ailesinin desteklediği kişiler
2- fena maaş almayan ve maaşın tamamını yarınlar yokmuş gibi yiyenler
3- maaş yanında ek gelir üretenler, herkes tatil yaparken çalışanlar
4-yurtdışında projelere gidip para biriktirenler. 2-3 senede 2 ev alabilirsin hatta belki daha fazlasını.

bunun dışında gerçekten zengin olanlarda vardır, kendi işini kurup ya da aileden ama sayıları çok daha az.
0
monicapp
(04.08.26)
gördüğüm orta sınıfta çoğu etrafımda aile desteği ile alıyor veya anadan babadan kalan daire vs varsa onu satarak peşinat yapıyor.
birde borçlanmadan krediye girmeden birşey sahip olunmuyor peşinatı biriktirip krediye giriceksin araba için tekrar biriktirip yukselteceksin böyle böyle bir şeye sahip olunuyor.
ama şuna katılıyorum insanların çoğu birşeye sahip ama bu son 5 senedeki kazanımları değil, geçmişten gelenler.. şuan gerçekten birşey almak zor.
varlıklada birşey olmuyorki, geçen gün 2 dairesini geri dönüşümde 3 m veren tanıdık var çok eski idi ev, en az 4m istemiş geri dönüşüm, yok paraya evleri verdi mesela, sorsan 2 dairesi var gözde buyutursun ama para etmiyor.şimdi o parayı faizde eritiyor mesela
+1
eja
(04.08.26)
Hem aileden destek almadan hem de 100 binden az olan maaşın yarısından fazlasını kiraya vererek (fatura, aidat falan dedin mi %60'ı bulur) para biriktirip ev, araba almak zor zaten.

Eğer evim, arabam olsun diyorsan ya kendini zora sokup, daha kötü bir evde ev arkadaşı ile yaşayıp kenara para atacaksın. Biraz biriktirdikten sonra peşinat olarak kullanıp, kredi çekip bir ev alacaksın. Sonra biriktirmeye devam edip daha güzelini alacaksın vs. vs.

Ya da erkek düşmanlığını (duyurudaki cevaplarından gördüğüm kadarıyla) bir kenara bırakıp, geliri senden daha yüksek (tercihen yıllar içinde çalışıp didinip ev, araba almış ya da ailesi tarafından alınmış) bir koca bulup, hazıra konacak ve rahat rahat yaşayacaksın.
+2
bobinhoo
(04.08.26)
Hayat pahalılığı çok yüksek bu kuşkusuz, sorun cidden gelir adaletsizliği ile alakalı olabilir ama yazınızda bir şey dikkatimi çekti onun için sebep olabilecek başka bir şeyden bahsedeceğim. Çok şey yazılıp çizilmiş hepsine tek tek bakamadım. Ben kendi hayatımdan örnek vereceğim.

Yazdığınız yazıda kendinizle aynı meslek grubu ve maaş skalasındaki insanlardan da bahsetmişsiniz. Eğer onlar birikim yapabiliyor ama siz yapamıyorsanız sorun sizin harcama alışkanlığınızda da olabilir.

İşyerinde benimle birebir aynı pozisyonda çalışan bir arkadaşım var. İkimizin de hayatı paralel. Ama ben birikim yapabilirken kendisi yapamıyor ve hiçbir büyük harcaması da yok. Anlam veremiyor buna. Ancak sorun da bu. Kuruş kuruş benden çok daha fazla harcadığının farkında değil. Neticede aldığı ve yaptığı hiçbir şeyden tatmin olmuyor ama daha fazla para harcıyor. Birçok örnek verilebilir ama ben uzatmamak adına tek örnek vereceğim, bu arkadaşım güzel bir yerde güzel bir yemek yemeyi para tuzağı olarak görüyor ama ucuz yerlerden sürekli dışarda yiyor. Benim nadiren iyi bir yere gideceğimi öğrenince de nasıl yetiştiriyorsun sen diyor. Ciddi anlamda beni gereksiz yerlere para harcayan biri olarak, kendiniyse tutumlu biri olarak görüyor ama benden çok daha fazla harcaması var. O kadar takip etmiyor ki bunun bile farkında değil. Ona sorsanız size tutumlu olmakla ilgili tavsiyeler verir, benim yapıp ettiğim şeyleri de yapmamanızı söyler örneğin. Farkında değil çünkü. Mesele ucuz veya pahalı bir yere gitmek değil bakın, tatmin olacağı bir şey yapmak yerine mecbur olduğunu düşündüğü 10 şey yapıyor.

Şunu demeye çalışıyorum, eğer sizle yakın kazanan insanlar sizin yapamadığınız şeyleri yapabiliyorlarsa hiç farkında olmadan gereksiz çok harcamanız olabilir. Bunu bu kadar anlatma sebebim yazınızdaki o satır arası cümle. Cidden insanın kendisi tarafından fark edilmesi zor bir şey çünkü. Ailenizden bahsetmişsiniz, bu alışkanlıkları ailenizden dahi kazanmış olabilirsiniz ki farkına varmak daha zor bu durumda.
0
akhenaten
(04.08.26)
survivorship bias.

100 adamdan 90'ı meteliğe kurşun atıyor olsun. ya işsiz ya da ay sonunu zor getiriyor, akşam yemek yiyip belki televizyon izleyip uyuyor. en büyük lüksü avm'de yemek katında bir şeyler yemek o da ayda bir.

10 tanesi de çok daha fazla kazanıyor ve bir sürü şey yapıyor.

sosyal medyada kimi görme ihtimalin daha fazla? veya hangisinin aklında kalma, yer etme ihtimali daha yüksek?

"mekanlar dolu herkesin arabası var" diyenlerin yanılgısı da bu. 85 milyon vatandaşı tüm kafe ve restoranlara doldursan sanırım taş çatlasa 15 milyonu sığardı. burayı gören birisi her yer dolu diyor ama evde oturan 70 milyonu görmüyor. herkesin arabası var diyor ama arabaların olduğu yerde bulunup araba sahiplerini görüyor, arabası olmayanlardan haberi yok.

aynı hesap işte. bir kısmı bu tip beynin kolaya kaçması, algı ve psikoloji meselesi... bazı kitleler ise direkt kafaları çalışmadığı veya işlerine öyle geldiği için böyle çıkarımlar yapıyorlar.

çok parası olduğunu sandığın bazı insanların o kadar parası olmayabilir bu arada o da var. bana da bazen çok geziyorsun derler. üç kuruş para kazanıyorum ve sosyal hayatım sıfır. senede 4-5 kez tanıdıklarımın peşine takılıp sağdan soldan story atıyorum. millet de diyor ki oç senede beş kez tatil yapıyor hep bir yere gidiyor. gerçekte ben ayda 30k kazanıyorum pantolonum delinse götüm açıkta gezeceğim, gittiğim yerler de dağ tepe yani paralık bi şey yok.
+1
der meister
(04.08.26)
ben sizden daha büyüğüm benim neslimde çoğu kadın zaten evli olduğu için karı-koca olarak almıştır evini arabasını

ancak 5 senelik civarı çalışanken ben maaşın yarsını kiraya vermiyordum
maaşlı iş harici ekstra çalışıyordum -evin büyük çocuğuyum o zamanlar kardeşlerimin hepsi okuyordu eve gönderiyordum

evde yemek yapıyordum, uygun yollu geziyordum (iyi de geziyordum), business giyinmiyordum (öyle bir işim yoktu çünkü) ve tabi Türkiye'de yaşamıyordum..pek bir masrafım yoktu. gördüğüm kadarıyla şimdi 30 yaş altı kadınların hayat standartları bizim o zamanlarımıza göre epey bir yüksek. "bunu hak ediyorum" algıları var (hak ediyorlardır tabi eleştiri değil, tespitlerim bunlar).

21 yaşında mezun olup evimi 32 yaşında filan aldım ben, aile desteğim yoktu, kimseden desteğim yoktu belki kendime güvensem 2-3 sene önce alabilirdim ama hayatımı alt üst eden bir hastalık geçirdim o biraz durumları karıştırdı. o durum olmasa, ailem sen çek krediyi biz de destek oluruz demiş olsa ya da ben daha gözüm kara olsam farklı olabilirdi mesela..gördüğüm kadarıyla aileler madden destek olmasa bile en azından krediyi çek sıkışırsan da yardım ederiz filan diyebiliyor. ben hiç bişey görmedim. bizimkiler borçtan benden çok korkuyor. şimdi bişey alacak olsam mesela daha gözü kara olurum. ödenir illa ki.

önce evi alıp sonra arabayı almak da yine bence başka bir fark. araba demek masraf demek. ben yürüme mesafesi yere arabayla pek gitmediğim halde (home office çalışıyorum, yürüyüş olsun diye yürüyorum çoğu kez) yine de masraf, önce arabayı alsam eve daha geç sıra gelirdi sanırım.

instagramım vs. yok, yediğimi içtiğimi gezdiğimi vs. paylaşmak huyum değil, hoş zaten zengin de değilim de çekip çekip koysam zevahirde zengin sanılabilirdim.
Türkiye'nin turizm cenneti yerlerinden birinde yaşıyorum burada bildiğim etraftan anlatılan öyle tipler var ki cebinde 5 lirası yok belki 1 motoru vara o da icralık ama bunu sosyal medyadaki kimse bilmiyor paylaşımlar bambaşka bi hikaye anlatıyor...

etrafımda çalışmadan zengin olanlar aileden ve/ya topraktan zengin.
-1
subcomponent
(04.08.26)
evim var arabam var. ama bankaların vur listesindeyim. her ay sonunu ince ince hesap yaparak geçiriyorum. önceki cevaplarda belirtilen %1'e girer miyim bilmiyorum ama miras veya zengin aileden gelmeyenler için tr şartları ızdırap dolu. ben extra gerizekalı olduğum için maaşlı çalışmıyorum ve kendi işimi yapıyorum daha doğrusu yapmaya çalışıyorum.
0
scudman1
(04.08.26)
Burada yazan adamlar parası olan adamlar değil. O sebepten buradaki cevapları ciddiye alma.parası olan adamın burada ne işi var. Burası orta kesim. para yok kimsede.
0
mikahakkinen
(04.08.26)
kim ne yapiyor bosver. ben asgari ucret ile orana bakiyorum.
2.5 milyon 2 yillik maasindan fazla ise, aylik 100bin altindasin, 90bin diyelim.
asgari ucret 28bin ama ocakta belirlendi uzerinden 7 ay gecti, enflasyon ortada, asgari ucrete 6 ayda bir zam yapilsa su anda herhalde 35-36bin falan olurdu.
yani sen 3 asgari ucretin altindasin.
zenginligi gectik, o bambaska bir seviye. maasla zenginlik olmaz.
tek basina "konforlu yasamak" icin 5-6 asgari ucrete ihtiyacin var.
yani 2 kati para yapman lazim.
fakirsin coco.
-1
cooperr
(04.08.26)
Çalışarak ve yatırım yaparak zengin oldum. Ama çalıştığım şirkette patron dışında zengin yok. Yaşadığım yerde herkes zengin. Onlar arasında da maaşla çalışan yok. Sorun maaşla çalışmakta.

Tekel, büfe, klima ustası hepimizi tokatlar.
-2
gabe h coud
(04.08.26)
Kimse kimseyi kandırmasın bazı istisnai yüksek maaş alan kişiler haricinde %99'umuz bekarsa şu anki ülke ekonomisinde istanbulda ailelerin desteği olmadığı sürece hiç de öyle birikim falan yapamaz, belki araba alabilir o arabayı da tadını çıkararak kullanamaz. Düz memur olanlar karı koca büyükşehir haricinde yaşıyorsa avantajlı yoksa istanbul gibi bir şehirde eve 200.000 girse, eve benzeyen bir evde kirada oturuluyorsa öyle yurt dışı gezeyim, para biriktireyim 2.5 milyona araba alayım işi hala mümkün değil.

Ben aileden kalan evde oturmama rağmen 3 milyon gibi bir parayı 10 senede zor biriktirdim, o para ile evin yarısını anca ödeyebildim, geri kalan 3.5 milyonu da kredi çektim, evli olmasam eşim çalışıyor olmasa onu da karşılayamazdım. En son döner sermaye parasını ödeyebilmek için saatimi sattım. Emlakçı komisyonunu ödeyebilmek için ps5'imi sattım, bilgisayarımı sattım.

Ki ben yazın tatil yapmayan, kışın tatile gittiğimde de öğretmen evlerinde falan kalan, balayında gereksiz pahalı olmadığından da st petersburga giden biriyim. Bu yaz tatil yapabildim o tatilde de doğruya doğru babamın desteği oldu.
+1
denizgonen
(04.08.26)
değil. ülkenin %1-2 si iyi yaşıyor.

gerisi iyi olduğunu göstermeye çalışıyor.

ancak iyi birikim yapar, birikiminizi de aktif takip ederseniz 10 seneye falan maaşınıza ek bir maaş da oradan gelir.

20 sene sonra muhtemelen maaşınız çerez parası olarak kalır.

babil'in en zengin adamı kitabını oku mesela. ufkun açılır gerçekten.

insanlar illa aileden mi zengin? hayır. ama zengin ailenin paraya bakışı çok farklı gerçekten...

2.5 milyon çok büyük para mı ? evet...

ancak şöyle bir şey var. eğer sıfırdan 2.5 milyon biriktirip araç alacaksanız, çok zor.

ancak birikim yaptınız, ilk sene 200, sonra 400, sonra 800, sonra 1.5 falan gitti diyelim. 10 sene sonra elinizde diyelim ki 10 milyon oldu. bundan %50 getiri aldığınızda 5 m oluyor elinizde...

ama sıfırdan 5 m inanılmaz zor.

bu iş süreklilik gerektiriyor.

ailem memur demişsiniz. şayet gelen gitti, tasarruf olmadıysa araç vs. gerçekten zor. ama az da olsa sürekli şekilde birikim olduysa 20 senede falan ev araç alınır gayet.

dediğim gibi zor ama disiplin işi bunlar.

benzer kazançla tatile vs. gidenler varsa o şov zaten. öyle olmamanız lazım ki, sonrasında rahat edesiniz.

ayrıca tatil var tatil var. doğru zamanda uçak bileti alıp, uyguna getirseniz aynı tatili yarı fiyatına yaparsınız...

ama birikim için bunları bile ilk başlarda sınırlı yapmak lazım.

ilk araç da 2005 getz falan olur. öyle 2.5 milyona falan olmaz.

dip not: ailem zengin değil. kirada hiç oturmadık. ancak baba parası hiç yemedim, 13 yaşında kaybettim kendisini zira. başkasından bi şey beklemek çok anlamsız. hele şu sıra inanılmaz getiriler söz konusu...
+1
gurur
(05.08.26)
Şov yapan çok var. Maaşlar az çok belli.

Instagram'da fotoğraf paylaşmak için büyük paralar harcayan bir kitle var. Bir gezginlik modası aldı başını gidiyor. Ortalama bir Türk'ün para birimi kendi para biriminden dramatik yüksek bir ülkeye gezmeye gitmesinin bir mantığı yok. Türkiye'de fiyatlar pahalı denilse de ucuza getirmenin yolları var. Yazlık kirala, yemeğini kendin yap.
0
michael harddd
(05.08.26)
türkiye'de çok fazla insan var öncelikle. maddi durumu çok kötü olanlar da çok, iyi olan da çok. sıfır araba, ev alan ülke ülke gezen insandan çok bunları yapamayan insan sayısı daha fazla kesinlikle buna şüpheniz olmasın ama bunları yapabilen de fazla. ikinci olarak da bekarsınız anladığım kadarıyla. aslında sizin kadar geliri olan biriyle evlenirseniz siz de bu saydıklarınızı yapacak en azından bunun somut planlamasını yapabilecek bir konuma ulaşabilirsiniz. basit hesapla 100k maaş alan biri evin kira + fatura + mutfak harcamalarına 50k harcıyor ve o ayın sosyalleşmesi + diğer alışverişleri + yatırım için harcanacak parası için 50ksı kalıyor diyelim bununla bir şey yapmak gerçekten zor. bu kişi 100k maaş alan biriyle evlenirse evin toplam geliri 200k olacak. kira sabit, faturalar + mutfak gideri +10k artsın desek gider 60k'ya çıkıyor ve geriye 140k para kalıyor. yani bekar biri için daha zor bazı şeyler evet. bir de anneden babadan gelen önemli. hiç satacak evi arabası bir pasif kira geliri olmadan sıfırdan 2 milyon biriktirmek ya da kredi ödemesi planı yapmak zor ama atıyorum babanız üniversitede bir araba alsaydı. onu satıp sıfır araba bakıyor olabilirdiniz siz de. maalesef ben de sizin gibi aileden pek bir katkı olmadan dişimle tırnağımla yapmaya çalışıyorum by işleri ve ben de bekarım. bu yatırımları yapmak kolay değil bu durumda ama elimden gelen gelirimi arttırabilmek onu da yapmaya çalışıyorum elimden geldiğince.
0
semaforo de medianoche
(05.08.26)
kolelige devam. esek olana semer vuran cok olurmus. ai konusunda bile ulan bu cilgin productivity artisindan benim payima ne dusecek diye hak arama yerine ai bizim islerimizi elimizden aliyor devlet buna bir sey yapsin ki kole olarak calismaya devam edebilelim diyor insanoglu. hayreti mucip.

ailesinden 2 ev kalan adam senin kopek muamelesi gordugun, hayatini slave away ettigin duzende asalak gibi yasiyor. ve sen agzinla kus tutsan ona ulasma ihtimalin yok bile. kaldi ki yagli paycheckler de yine ust sinifa gidiyor. eline silah alip bazi kelleler devrilecektir demedigin surece de somurmeye devam edecekler.

care yeni jenerasyondan gelecek bu arada. bizim jenerasyon hala eski sisteme donebilecegi hayaliyle yasiyor cunku. su anda teenager olan gencler kazan kaldiracak. ha tabi turkiye gibi devletin mafyatik ve guclu oldugu yerlerde bu direnc zor. belki yine avrupa baslatir kivilcimi kim bilir. fransa'dan umutluyum.
0
antikadimag
(05.08.26)
(2)

Lake District- UK?

Amaranta ursula
Merhabalar,Doğayı, doğal güzellikleri seven biri için Ağustos ayında gitmeyi önerir misiniz? Kaç gün ayırmalı? Özellikle hangi yürüyüş parkurlarında yürüyüp hangi bölgede konaklamak gerek? Ne gibi aktiviteleri önerirsiniz? GetYourGuide'dan yürüyüş turu mu bulmak iyi olur? Tek başına güvenli olur mu?
Merhabalar,

Doğayı, doğal güzellikleri seven biri için Ağustos ayında gitmeyi önerir misiniz? Kaç gün ayırmalı? Özellikle hangi yürüyüş parkurlarında yürüyüp hangi bölgede konaklamak gerek? Ne gibi aktiviteleri önerirsiniz? GetYourGuide'dan yürüyüş turu mu bulmak iyi olur? Tek başına güvenli olur mu?
Bulunduğum konumdan trenle 3-4 aktarma sonrası 5.5 saatte gidilebiliyor. Otobüsle de 12 saat:/ Uçak baktım ama yok sanırım.

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(04.08.26)
agustos ayi midges zamani. bütün yaz hatta. o dönemde asla tavsiye etmem. lake district'te yazin kene de cok oluyor. hatta midges'tan daha büyük problem. biz ekim basi gitmistik. daha soguktu ama en azindan sac dibimden böcek toplamiyordum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.26)
konudan bapımsız get your guide turlarını tavsiye etmiyorum
0
iwillsee
(04.08.26)
(24)

Sevgilinin yurtdışına taşınması

selenophile
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor. Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok. İstanbul’da a
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

İstanbul’da aileniz, güzel bir işiniz, çok iyi arkadaş ortamınız var.

edit: Öncelikle ben değil bir arkadaş, gerçekten :) Gidecek olan erkek tarafı evlenip gidelim dememiş hiç ama ilişkinin başlarından beri evleniriz biz diyorlar ara ara.. Yurtdışı iş başvurularının da yapıldığını biliyor kız ama gerçekleşmesine çok ihtimal de vermemiş.. Normal şartlarda konforunu bozmak istemiyor, illa yurtdışına taşınayım demeyen birisi..

- Dil okulu falan ayarlayıp, buradaki bütün düzeni bırakıp risk alma pahasına yine de gider misiniz?
- Evlenelim bari öyle gidelim mi dersiniz? En azından bütün düzeni bozacaksam da kendimi garantiye alırım gibi..
- Uzak mesafe ilişkisi hiç benlik değil ya da yurtdışı istemiyorum diyip şimdiden ayrılır mısınız?
📊 Sevgili yurtdışına yerleşiyorsa

Bu anket sona erdi. 75 oy kullanıldı.

0
selenophile
(03.08.26)
Uzun mesafe ilişkisi ile olacağını sanmam, gidiyorsam giderim yoksa ayrılırım
Bu durumda gitmezdim
0
kisa
(03.08.26)
Evlenip gitmek seçeneğini işaretledim ama orada iş bulma imkanı olmayan biri için inanılmaz bir psikolojik zorluk bu. Direkt kendi işi olmasa bile çalışabileceği başka işler var ise çok sorun olmaz. Ama aksi durumda her iki kişi için de büyük zorluk.
0
himmet dayi
(03.08.26)
4-5 sene sevgili olunmaz.
-4
gobekliraki
(03.08.26)
bu konuda büyük konuşmak zor. normal şartlarda gitme ihtimalin yoksa ya da onun ilerde dönme ihtimali yoksa mecbur ayrıl derdim.

ama 2 arkadaşım evlendi böyle. birinde kız türkiyeye geldi evlendikten sonra. bi süre uzaktan devam etti ama.

diğerinde uzaktan olmasına rağmen evlendiler. tabii avrupa o daha yakın bi tık. gidip geliyolar ara ara.

ama kanada uzak şıp diye gidemezsin. hem zaman hem maliyet falan. dediğim gibi gitme şansın sıfırsa veya ilerde onun dönmeye niyeti yoksa ayrılmaktan başka çare yok gibi.
+1
jelly bear
(03.08.26)
Evet Türkiye’ye geri dönmeyi hiç düşünmüyor, o kesin.
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Benim bu konuda merak ettiğim şey Kanada'dan iş teklifi alan sevgilinin bu konuya yaklaşımı nedir? "Seçeneklerimiz bunlar, birini seç" gibi mi yaklaşıyor? Eğer böyle ise zaten evlenmeye pek niyeti de yok gibi duruyor.
0
himmet dayi
(03.08.26)
orada hali hazirda isi varsa evlenip giderim. kanada'yi bilemiyorum ama calisan kisinin esi olarak yasadigim yerde bulunmak kesinlikle inanilmaz avantajli. is bulma kurumu seninle ilgileniyor, dil kurslari gibi egitimleri devlet karsiliyor, sigortan esin üstünden cok uygun fiyata halloluyor. diger türlü sen is bulmalisin zaten, yoksa oturum alamazsin, ama ona da pek ihtimal yok demissin.

4-5 senelik sevgili diyorsunuz. SENELIK. ayrilmak o kadar kolay mi? ayrilirim diyenler emimin asla bu yollardan gecmemislerdir. 5 SENELIK sevgiliyi 5 aylik sevgili gibi düsünüyorlar. Nah ayrilirsiniz asfdfg.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
@himmet dayi; yurtdışına gidecek taraf, sevgilisine sen de gel bir dil okulu bulalım diyor.Hemen evlenip beraber gidelim demiyor.
@el cevap; İngilizce biliyor ama orta seviye. İş durumu da evet bir beyaz yaka pozisyon bi şekilde hemen olmasa da arayabilir. Ama her türlü buradaki rahatının yanından geçmeyeceği kesin.
Kendini garantiye almak evet hoş bir tabir gibi olmadı ama durum bu. Düzeninden rahatından vazgeçip her şeyi riske atıp gidiyorsun sonunda.. Sevgiliyken canı sıkılınca pat diye terkedilmek de var dünyanın bi ucuna bile gitmişken.. Evliyken en azından bi sorumluluk alıyorsun, anlaşmazlıklar çıksa da evliliği bitirmek o kadar kolay değil, daha çok çaba ve emek harcıyorsun kurtarmak için..
0
🌸selenophile
(03.08.26)
Hali hazırda evli olsam giderim, ama sevgililik dönemi için çok riskli. Girdiğiniz risk yetmiyor bir de olası bir ayrılık durumu da eklenince (çünkü çok kaotik bir süreç olacaktır bir süre) risk katlanıyor. Onun zaten bir işi olacak ama siz orada iş arayacaksınız. Dil kursu falan diyorsunuz, buradan iş bulma aşamasının hiç de kolay olmayacağı da belli. Ayrıca iş bulsanız bile kendi alanınızda iş bulma olasılığınız düşükse sosyal uyuşmazlık oranının artma olasılığı ve ayrılık ihtimali de kuvvetleniyor uzun vadede.

Evli olsam giderdim dedim ama evli değilsem şu aşamada evlenmek istemem çünkü yukarda saydığım şeyler yüzünden çok fazla şey değişecek ve işlerin yoluna girip girmeyeceğinden emin olmak isterdim.

Benim gitmemin tek yolu o orda hayatını yoluna koymaya çalışırken iş bulup gitmek olurdu. Ama iş bulmadan gitmezdim.
+1
akhenaten
(03.08.26)
Yurt disinda yasamak istiyorsam evlenip giderdim.
Para kazanmak illa okudugun bölümde is yaparak olmuyor.

Yasmaak istemiyorsam ayrilirdim. Insanin kendi istedigi hayati yasamasi cok önemli. Sevgi zamanla yerini ince bir siziya birakir. Hatiralar zamanla bulaniklasir. Sevmedigim bir yerde sevdigin insanla mutlu olmak zor.

Ama su da olabilir. O bir gitsin bakalim. Sonucta gitmek istedigi yer kanada. Bir kis gecirsin bakalim hala orada yasamak istiyor mu. Karari kesinse ayrilmak daha mantikli olabilir.

Kanada da yasanir mi ya. Orali degilsen cok sacma. Maaslar falan da düsükmüs abdye göre. Hem uzak hem soguk.
-1
Purple life
(03.08.26)
işimde çok iyiysem ve iyi maaşlı bir işim varsa gitmem ve ayrılırım.

şu an çok da bi gelirim yoksa ve sevgilimin maaşı bana da yetecekse evlenir giderim.

işimi uzaktan yapabileceksem giderim.

başka bir kariyere yönelebileceksem giderim.
0
art cat chocolate
(03.08.26)
Bacim seni cagiriyor mu cagirmiyor mu yazdigindan belli olmuyor bile. Konuyu bizle ya da kendi basina degil onla birlikte konusmaniz lazim. Gelecek planini beraber yapiyor musunuz yapmiyor musunuz? Oylesine ya da bir ara konusmalik bir durum degil bu.
+2
osssy
(03.08.26)
4-5 senedir sevgilisiniz diyelim. Evleniriz ileride diye de konuşmuşsunuz öylesine bi ara. Kendisine Kanada’dan (yakın bi yer de değil) iş teklifi geliyor, çok da istediği bişeydi, geri dönmek de istemiyor, önümüzdeki aya taşınıyor.
Sizin iş alanınızla orada iş bulma imkanınız pek yok.

1 evleniriz bi ara falan ikinizin de bu ilişkiyi çok da sallamadığı yönünde bir izlenim bıraktı bende. ikincisi madem evleneceksiniz ve ciddi bir ilişkiniz var; böyle bir kararı alırken sana niye sormadı? sallamadığı için mi yoksa 'ben gidersem o da gelir' deyip senin adına da mı karar verdi?


bak yazdığın ilk paragrafta herşey ortada. bu sorunun cevabını sen de bizim kadar biliyorsun.
0
omer460
(03.08.26)
Her şeyi bırakıp peşinden giderim
0
Hallegadola
(03.08.26)
Evlenmek isteyen zaten açıkça evlenelim, sen de gel der. Bir teklif falan yoksa bence otur oturduğun yerde. Türklerin dil okulu fantazisi 30 bin dolar ve birkaç yıla mal oluyor.

Bir diğer teknik konu da evlenseniz de sana çalışma izni olmayabilir. Kanada'da PR yani oturumu olmayanın evlilikle oturum ve çalışma izni sağlama imkanı yok.
+1
michael harddd
(03.08.26)
purple life +1

bir de ekliyim, kanada'dan is teklifi gelmesi de pek inandirici degil, ya teklif isi yalan, ya da cocugu kandiriyorlar.

ulkede ciddi issizlik var, daha icerdekileri doyuramiyor disariya teklif yollamasi icin adamin bulunmaz hint kumasi olmasi lazim. oyle bir adami da kanada'ya cekmen imkansiza yakin, amerika varken.
0
cooperr
(04.08.26)
cooperr'a tamamen katılıyorum. Önüne gelen kanada'ya okulla girip PR ve iş kovalıyor. Yıllarca geçici işler yapıp ülkesine dönen binlerce insan var. Bunu da geçtim iş bulup şartlardan memnun olan bile çok az.
0
michael harddd
(04.08.26)
"Sana dil okulu bulalım, sen de gel."

Gördüğüm en romantik teklif olabilir.

Gittikten 3 ay sonra ayrılır sizden. Sanki okeye dördüncü çağırıyor.
+2
himmet dayi
(04.08.26)
Adam aslinda dil okuluna gidiyor olmasin?! Ancak boyle bir durumda uzun sureli sevgilisine “hadi sen de dil okuluna gel” demesi mantikli olurdu. Diger durumdaysa kadin icin evli gitmek vize durumlari acisindan daha kolay ve ucuz olur gibi geliyor.
+1
eileengray
(04.08.26)
bence en önemli şıkkı koymamışsın.
f şıkkı: bıçaklarım.

4 yılımı verip evlilik planı yapıcam sonra 'adaya veda ediyorum' oldu canım. ayrıca kanada bk gibi yer.
-1
buenosdias
(05.08.26)
4-5 yıldır sevgili oldugum adam 10000 km ötede iş bulup bana da evlenip gidelim demek yerine "sana da bi dil okulu bulalım" derse asıl sorun bu olur. yaşlar çok mu küçük?
+2
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.08.26)
Yaşlar 40 aslında, küçük de değil.

Güncel durumu bildireyim;
“Ben gidiyorum, sana da bir dil kursu buluruz, sen de gelirsin” cümlesi
“ Dil kursu bulamazsak/öğrenci vizesi çıkmazsa, ben bir süre orada kalıp düzen kurduktan sonra Türkiye’de evlenip gideriz”
e evrildi.

Yani bence de en mantıklısı; ne kadar dönmemeye emin olsa da bi süre kalıp orada yaşamaktan memnun kalırsa öyle gidilmesi. Hatta kadın tarafının da bi süre orada yaşayıp “evet ya ben bu adamla burada yaşamak istiyorum” dedikten sonra evlenmeleri..

Yaşlar 40 olunca öyle koşa koşa hadi her şeyi bırakıp beraber gidelim ne olacaksa yaşayıp görelim denilemiyor sanırım, mantık da devreye giriyor..
Bunu diyebilmek de ayrı tatlı olurdu ama beee, hey gidi gençlik :) Diyenler o yoğun hissi hissediyorsa, o güzel çılgınlığı da yaşamak istiyorsa koşsun yaşasın hepimiz için de:D
(Sonra olacaklara ben karışmam yalnız:)

Bu arada cidden ben değil, bir arkadaş.
Ve evet iş teklifi ciddi, spesifik bi alanda çalıştığı için çok da zor olmadı.
Ve evet bence de Kanada’da yaşanır mı ya:(
0
🌸selenophile
(06.08.26)
erkek kişisi iş bulup gidiyor. ama işi yaban ellerde.

sen gitmek ve orada yaşamak istiyor musun? zaman geçiyor. gelmişsiniz 40'a. allah mutlu huzurlu ömürler versin. bir insan kaç sene yaşıyor ki? sağlıklı 30 yıl daha yaşarsanız bunun 10 yılını orada yabancının ülkesine uyum sağlamakla harcamak iyi bir karar olmaz.

bence erkeğe yol ver gitsin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(06.08.26)
Mantık devreye girer tabi ve 4-5 senelik ilişkin varsa bu kişiyle evlenmek isteyip istemediğini bilirsin bu yaşta. "Evleniriz bi ara" kaçak bi söylem. Evliliğe inanmayıp evlenmemeye varım ama bu çok öyle değil gibi. Özellikle böyle bi dönüm noktasında eğer birlikte bir gelecek hayal ediliyorsa doğru adım evlenmek. Hem vize süreçleri için hem de kopmamak için. Orda yaşamaktan memnun olup olmayacaklarını da birlikte görebilirler. Olmazsa birlikte dönerler. Hani durum şöyle olsa, iş teklifi alan taraf tereddütlü gidiyor olsa, orda kalıp kalmama niyeti 50/50 olsa, iş teklifi almayan taraf boşuna düzenini bozmasın bu ihtimal için deniyorsa ok. Ama bi aksilik çıkmazsa yerleşmek üzere gidiyor giden. Bu durumda içten ve makul bir "sen de gel" teklifi yoksa üzgünüm ama hayatına yalnız devam etmek istiyor.

Bu arada iş teklifi söylemine takılanlar, iş teklifi tam düşündüğünüz gibi bi şey olmayabilir. Kanadayı bilmiyorum da abd'deki gibiyse sen bi işe başvurursun, görüşmelerden geçersin, sonra işyeri seni isterse sana yazılı bi teklifle gelir bu da "iş teklifi aldım" diye ifade edilir, kabul edildim ve sözleşme aşamasındayım anlamında. İllaki dünyanın öbür ucundan şanını duymuş ve nolur bize gel diye iletişime geçmiş anlamında değil.
0
mezzosprite
(09.08.26)
(5)

KKTC'de evlenmek sorun yaratır mı?

asklambac
Merhaba,nişanlımla KKTC'de evlenmek istiyoruz. ilerde bu bir sorun teşkil eder mi? (KKTC bir çok ülke tarafından tanınmadığı için soruyorum esasında.)aynı zamanda TC vatandaşı olup KKTC'de evlenen tanıdığınız çiftler var mı?teşekkürler.
Merhaba,
nişanlımla KKTC'de evlenmek istiyoruz. ilerde bu bir sorun teşkil eder mi? (KKTC bir çok ülke tarafından tanınmadığı için soruyorum esasında.)

aynı zamanda TC vatandaşı olup KKTC'de evlenen tanıdığınız çiftler var mı?

teşekkürler.
0
asklambac
(03.08.26)
Tecrübem yok ama evliliğinizi Türkiye'de nüfus müdürlüne işletmezseniz ilerde yurt dışında sorun yaşamanız muhtemel. Atıyorum oturum izni alacaksınız, eşiniz için de alırken evlilik belgesi isterer (Formül B). Bunu Türkiye'den almanız gerekir. KKTC'den alacağınız belgeyi tanımazlar. Türkiye'den alabilmeniz için de evliliğinizi Türkiye'de tescil edilmiş olması şart.
0
himmet dayi
(03.08.26)
Oturum, vatandaşlık gibi işlemlerde sorun çıkabilir. KKTC vatandaşları bile Türkiye ya da başka bir yerde nikah kıyıyor ki rum tarafı imkanlardan faydalanmak için.
0
eisberg
(03.08.26)
KKTC de evlenirseniz sadece KKTC tarafından tanınan ülkelerde evli sayılırsınız ve yarın öbür gün bir şekilde boşanırsanız KKTC'de yine sadece onu tanıyan ülkelerde boşanmış sayılırsınız. Mesela, Fransaya yerleşeceksiniz, aile birleşimi vs kullanamazsınız. Aile olmanın getirdiği haklardan seyahatte vs bile faydalanamazsınız çünkü onlar sizi evli saymıyor olacak gibi gibi. ben sizin yerinizde olsam eğer devamli ikametim KKTC değilse asla böyle bir işe kalkışmazdım.
0
sirkelimon
(03.08.26)
Heyecan ariyorsaniz Bratislava ya da Prag Büyükelçiliği'nde evlenin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
Amac ne yani? Niye kendine zorluk cikarmak istiyorsun ki?
0
baldur2
(03.08.26)
(7)

Low anketimsi - en severek kullandiginiz atasozu/deyim

üğpoıuy
Kullanmak zorunda da degilsiniz. "Oha ne guzel tespit, kimin aklına gelmis" dediiniz atasozu ya da deyim hangisi?Benimki "kurdun dişine kan değdi"
Kullanmak zorunda da degilsiniz. "Oha ne guzel tespit, kimin aklına gelmis" dediiniz atasozu ya da deyim hangisi?

Benimki "kurdun dişine kan değdi"
0
üğpoıuy
(03.08.26)
"Karıncayı sikiceksin ama belini incitmeyeceksin"

Kullandığımdan değil ama düşününce o ince sahtekârlığı, işi bilmeyi ifade eden bu deyimde bir zarafet de görmüyor değilim doğrusu...
0
burka
(03.08.26)
Alışmadık götte don durmaz.

Bu hem huylu huyundan vazgeçmezi kapsıyor hem de katran, şeker ve cinsin cinse çekmesi hadisesini kapsıyor.

Yani bir insan alışık olmadığı, kendine uygun olmayan bir şeyi sürdüremez, kalıcılık olmaz (huylu huyundan vazgeçmez). Hem de bunu yaptırmaya çalışırsanız veya kendisi sürdürmeye çalışırsa eğreti durur yani orjinali neyse odur. (Katran ve şeker hadisesi).
+1
akhenaten
(03.08.26)
cok severek kullandigim birkac söz var.
ilk aklima gelen, kicima yilan kacmis cikaracak leylek ariyorum.
ayda bir falan kullanirim.

bir digeri, lahanayi yerken kitir kitir sapina geline meee.

yeri gelince gene hic kacirmadan sarf ettigim:
cingeneye beylik vermisler önce babasini asmis ve katrani kaynatsan olur mu seker, cinsine sictigim cinsine ceker.
hic kacirmam. tahsin sütcüoglu bir, ben iki.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
"lahanayi yerken kitir kitir sapina geline meee. " +1

kullanmadığım ama hakkıyla kullanacak insanları tanıdığım için
www.instagram.com
+1
kisa
(03.08.26)
fakire simit vermişler yamuk demiş.

aslında bunun doğrusu "fakire hıyar vermişler bu eğri demiş" olacak ama simitli versiyonu kullanırım.
+2
himmet dayi
(03.08.26)
Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.
+1
selenophile
(03.08.26)
kiyakciligin sonu ayakciliktir.
kurt yedigi ayazi unutmaz.

yabanci olarak:
fortune favors the bold
+1
cooperr
(04.08.26)
(18)

Tanışmak için masanıza gelsem kabul eder miydiniz?

architects creed
Yedit: kısaltma. Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size
Yedit: kısaltma.
Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.

Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:

“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size katılabilir miyim?”

desem ne düşünürdünüz? Garip veya rahatsız edici mi bulurdunuz, yoksa “gel otur” der miydiniz?

Kamplarda bu şekilde insanlarla tanıştım ama normal kafede nasıl karşılanır bilmiyorum. Siz yeni insanlarla nasıl tanışıyorsunuz?
📊 Merhaba, bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
architects creed
(02.08.26)
Ne uzattın yaaa bırbırbır. Masama gelirsen ayağına sıkarım.
-6
gobekliraki
(02.08.26)
Tipine konuşmana vs göre değişir
+3
kisa
(02.08.26)
Dünyada her şey algıdır. İlk anda karşındaki enerjini nasıl algıladı onunla alakalı. Bir de şimdi atıyorum masada çok gergin bir konu konuşuluyordur, sen sevgi kelebeği olarak gelirsen ters teper. Her şey o ana bağlı.

Ha ben her halukarda buyur gel otur derim de herkes ben değil.
+4
fikrim sabit degil
(02.08.26)
kabul ederim niye etmeyeyim, icecegi vs de ben soylerim hatta. bir tavsiye olarak; kiraathanelere (bizdeki adiyla "kahve") gitmeyi deneyebilirsin. hem guzel cayi ucuza icersin hem sohbet baslatma olasiligin cafelere gore cok daha yuksek olur. "bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?" demene gerek bile yok. samimiyeti ilerletip kagit oyunlarina oyuncu veya yanci olarak da katilmayi dusunebilirsin.
0
arakaali
(02.08.26)
Yaklaşımına, tipine, samimiyetine bağlı
+1
cccbehzatccc
(02.08.26)
Söylediğin şekliyle olmaz da,
Başka yer olmayan bir anda, yer olmamasını bahane edip oturabilir miyim deyip, oturduktan makul süre sonra havadan sudan bir konu açıp oradan devam edilebilir. Ama cümlelere sanki Türkçesi yokmuş gibi öyle İngilizce kelimeler sokuşturursan, başkasını bilemem de ben tepki gösteririm.
+1
Mirket
(02.08.26)
yazdıklarının tümünü okumadım, çok uzun.

buyur gel otur derim ama umarım çok uzatmıyorsundur.
yazdığın gibi konuşuyorsan oyumu buyur gel'den basgitlan'a çekerim.
+1
biseysorcaktim
(02.08.26)
Benim de sosyal anksiyetem var arkadaş, öyle durup dururken kimseyle tanışmak istemem açıkçası.
0
peki madem
(02.08.26)
Fuck off derim
-3
Purple life
(02.08.26)
çok weirdo bi hava veriyorsun. gerçekte de böyleyse, denemeni tavsiye etmem
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
ya olabilir de böyle needy "hiç arkadaşım yok" şeklinde giriş yaparsan insanlar seni kırmamak adına bir süre idare eder ama kalıcı bir arkadaşlık kuramazsın.
+1
orpheus
(03.08.26)
Tipine bağlı tamamen. Görüntün güzelse eve bile çağırırlar kötüyse yok tşk der yüzüne bile bakmazlar
-1
artıküyeolmakistiyorum
(03.08.26)
tip, üslup, giyim kusam belirleyici. sigara kullanip kullanmamasi bile belirleyici. kisa+1
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
bu işte cinsiyet önemli. karşı cins iseniz kabul etmem. erkek iseniz bu şıktakilerin hiç birini söylemem. eğitim meslek önemli. bu bir gerçek arkadaşlıkta bile, davul dengi dengine atar.
+1
mikahakkinen
(03.08.26)
Her ay 15-20 gün yurtdışında oluyorum, haliyle tek başıma takıldığım çok oluyor. Bazen barda yan tarafın konuşmasına kulak misafiri olup muhabbete kaynak yaparak sosyalleşiyorum. Daha ters tepmedi hiç, tanımadığım birisi durduk yere masama gelmek istese koruma moduna geçerdim, öncesinde ufak bir uzaktan sohbet gerekiyor.
+2
kimlanbu
(03.08.26)
Duyurunun çoğunun neden bu kadar yalnız olduğu anlaşılıyor. Ben umursamam buyur otur dostum derim.
0
aloha snackbar 3
(03.08.26)
Cinsiyet önemli +1
Kadınsanız buyrun derim, muhabbet sarmıyorsa daha sonra görüşmem.
0
ekimoloji
(03.08.26)
"Selam hic arkadasim yok sizinle arkadas olabilir miyim"

Asiri sacma ezikce yapay ve mekanik bir giris.

Onun yerine ya burada yeniyim, hangi restoran ve barlari tavsiye edersiniz seklinde bir soru daha mantikli olurdu.
0
baldur2
(03.08.26)
(47)

Eşlerin Birbirinden Kira İstemesi Normal mi?

anten
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kir
Yakın bir arkadaşımın (erkek), eşine (kadın) miras kaldı. Kadın tarafı eline geçen nakitle kendi üstüne bir ev almış borca girmeden. Erkeğe de "buraya taşınalım, ödediğimiz kirayı sen bana kira gibi aylık ödersin düzenli" gibi bir şey diyor. Erkek tarafı da bunu tuhaf bulmuş. Hatta eşine sen evi kiraya ver kirayı da al kendi cebine koy diyor. Bu mevzudan araları biraz gergin.

Erkek tarafını ben, kadın tarafını eşim dinledi. Erkek de arabasını gösterip "Sen de arabayla gittiğin her yerde bana yakıt parası ver taksi gibi o zaman" gibi bir şey deyince ortalık gerilmiş.

Ben de ne diyeceğimi bilemedim. İkisi de yakın arkadaşımız konuya da biraz dahil olduk.

İkisi de üst düzey çalışan bu arada.

Normal mi bu? Yeni nesil evilikler böyle mi?
-2
anten
(02.08.26)
Güldürdü.
+11
hayirsiz
(02.08.26)
Hayatın olağan akışına uygun gelmedi bana. Pek iyi niyetli de gelmedi. Hukukçu değilim ama alınan ev tamamen miras kalan para ile alındıysa o kişinin kişisel malıdır fakat kira gelirleri ortak sayılabilir, kendi kendilerine kira ödemeleri anlamsız yani. Hele üst düzey çalışan için yani para görece önemsizse (belli ki değilmiş bir taraf için). Bilemeyiz tabii aralarındaki ilişkiyi.
0
orient blue
(02.08.26)
ne değişik insanlar var ya. bencilliğin de bu kadarı olmaz.
+6
abelardo
(02.08.26)
Haha. Kirayı sadece erkek ödüyor ve zorlandığı/adaletsiz bulduğu için eşinden katkı istiyor sandım ama kadın Kayserili çıktı. Bence boşansınlar. Normal değil.
-5
arbre
(02.08.26)
Mevcut kirayi odemeyi nasil paylastiklarini merak ettim. Ortak oduyorlarsa farkli, adama biniyorsa farkli yorumlanabilir. Ortak oduyorlarsa anlayislari boyle dersin, erkek tek oduyorsa bosanma sebebi olarak bile degerlendiren olur.
+1
osssy
(02.08.26)
Cok normal. Ben mesela esime yemek hazirlayip servis ettigimde yaninda ekstra ketcap veya sos isterse ekstra ucretli veriyorum (iyi gunumdeysem ketcap benden olsun diyorum ama).

Ya da arabayla kendi gitmeyecegim bir yere birakirsam kilometreyi kaydedip ay sonunda benzin fiyatiyla carpip faturasina ekliyorum.

Saka bir yana, hayatimda boyle bir sey duymadim. Benim evlilik anlayisima cok ters.
+13
sertac akin
(02.08.26)
"S.kerim öyle mantık evliliğini" diyesim geldi direk ne yalan söyleyeyim.ki sorsan mantık evliliği de değildir belki,severek evlenmişlerdir. Allah düşman başına vermesin ne diyeyim,saçma,abes bir durum.
+7
denizciman
(02.08.26)
Vizite ücretine kadar gider bu.
+15
Mirket
(02.08.26)
bence normal değil
+3
ercu cozer
(02.08.26)
kadın bi anda ev alınca heyecanlanmış. aradan 3-5 gün geçince kendine gelir.
+5
brkylmz
(02.08.26)
Kesinlikle çok ters bir durum, böyle bir tutum asla kabul edilemez.

Sadece şunu merak ettim, acaba erkek tarafı ne kadar kazanırsa o kadar harcayan biri mi? Kadın belki biraz kenara atmak için yapıyordur, altındaki motivasyonu biraz incelemek lazım. Hoş bu durumda bile kabul edilemez ama kadın belki birikim vs için istiyordur.
+2
umutt
(02.08.26)
Bugün de şaşıracağımız şey gör çok şükür :)
+1
Rondak
(02.08.26)
İş bitince komidin üstüne para da bekliyor muymuş kadın?

Hemcinslerimi anlayamıyorum ya görmemişlik kesinlikle
+2
Hallegadola
(02.08.26)
Normal degil
+2
acelaacedebela
(02.08.26)
Evi alan kişi kadın. Tamamen kendi parasıyla almış. Kiracıyla uğraşacağıma kocamdan kira alırım demiş ki bence çok mantıklı. Zira evlilikte erkeğin sorumluluğu kadın barındırmak, güvenliğini sağlamak, beslemek, temel ihtiyaçlarını karşılamak. Tamamen kadının aldığı eve taşınmak bence çok daha mantıklı ve doğru olur, hele ki iş yerlerine yakınsa.
-27
muhayyer divan
(02.08.26)
bu evlilik değil ev arkadaşlığı olur.
0
jülsezar
(02.08.26)
Hiç tanımadığı insanlara kira ödeyen ve bunda hiçbir sorun görmeyen erkek neden karısına kira ödemek fikrinden rahatsız oluyor hatta sinirleniyor onu anlamadım. Anlaşsınlar, mevcut kiradan daha uygun bir seviyeye çeksinler rakamı, kira artışlarındaki oranları da aynı şekilde. Bence erkek için çok daha avantajlı, her türlü çok daha avantajlı, buna neden bu kadar kızılıyor ki?

Üstelik sevgi evliliği kadının malını karşılıksız kullanmayı gerektirmez, erkeğin malını kullanmayı ise gerektirir. Yani konu burada sevgi olsa dahi (ki bence değil) doğrusu erkeğin kadının teklifini kabul etmesi olur.

İşin islamiyet yönünü de söyleyeyim, madem bir anlaşma yapıyorlar, evlilikte dahi mehir verirken erkeğin bunu belgelemesi gerekir, Bakara 280 ve 282 numaralı ayetler etraflıca incelenebilir. Bunda kötü bir şey yok arkadaşlar, bu kadar gerilmek saçma. Kadını ezmek de saçma. Çok ayıp etmişsiniz.
-30
muhayyer divan
(02.08.26)
Bütçe ortak değil mi ? Nası olacak ? kadın kirayı 100k yapsın adam tüm maaşı eve kiraya versin sonra ne yiyip ne iççekler ortak bütçeden değil mi anlamadım.

Ayetleri neden inceleyelim şimdi ?
+7
jülsezar
(02.08.26)
@jülsezar

Merak ediyorsan incele. Herkes buna göre davranacak demedik. Lafı çarpıtma.
-18
muhayyer divan
(02.08.26)
Bunların evliliği bitmiş.
+1
Buddrick
(02.08.26)
bütçeleri ayrı olan çiftler var. o durumda bile kira almak abes. adam kadına ait evde yaşayacaksa aidatları üstlenebilir, bir tek bu mantıklı geliyor bana.
0
eileengray
(02.08.26)
boşanma sebebi direk boşansın.
+1
mikahakkinen
(02.08.26)
Eğer ciddili konuysa Adamın verdiği cevap efsane.
+3
etna
(02.08.26)
Biz olamamislar sen ben olmuslar.
0
Purple life
(02.08.26)
Bunu söylemekten hiç hoşlanmıyorum ama erkek haklı.
Miras kalmış paylaşmak zorunda değil kendine ayırabilir tabii ki kendi için güzel de yatırım yapmış çok güzel, ver kiraya biriktir.
Aynı evde yaşadığın birine böyle bir teklif sunmak hiç hoş değil. Sadece eşe değil ailene de söylememelisin mesela, anne babana da ben ev aldım haydi orada yaşayalım kirayı bana verin demek gibi düşün.
Çok saçma çok yersiz.
Kadın tarafını densiz buldum.
+3
mutekebbir
(02.08.26)
Adamı baya yapıcı buldum.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(02.08.26)
Ben adamı son derece güvensiz buldum. Erkek tarafında maalesef kadının değeri yok. Karımı saçma sapan kiracılara uğraştırmayayım yok, onun kiracılarıyla uğraşmak zorunda kalmayayım yok, para yabancıya değil karıma gitsin yok... olan tek şey dehşet verici bir ego sorunu, güvensizlik. Dehşet verici hem de.
-19
muhayyer divan
(02.08.26)
sanirim kadin tarafi siz oluyorsunuz @muhayyer divan. depozito alin mutlaka, kocam diye boslamayin.
+4
banach
(03.08.26)
akıl alır bi teklif değilmiş kadının söylediği. felaket şaşırtıcı
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
Gayrımenkulüm olsun kira gelirim olsun ama hiçbir sorumluluk üstlenmeyeyim. Kiracıyla bile 'uğraşmayayım'. Ona sorumluluk diyoruz. Ha uğraşmak istemezsin o zaman sen de yatırımını uğraşmayacağın bişeye yönlendirirsin.
Hem simidim bütün kalsın hem karnım doysun. Don giyeyim ama götüme değmesin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(03.08.26)
Duyuruda bu kadar kişinin hemfikir olduğu bir konu gerçekten yılda bir falan oluyor. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan günlerde çok iyi geldi.
Bence kadın dolar üzerinden falan alsın kirayı, malum enflasyona güven olmaz.
Bir de memur kefil istesin.
Yani belki çok iyi biridir bilemem de tek sorunu buysa olur bazen insanlar mantıklı düşünemez. Erkek kişi kendisine bunun saçmalığını söylesin ve kadın çok istiyorsa gidip kiracı bulup onla uğraşabilir.
-1
logisticsmanager
(03.08.26)
Bu kafadaki bir "üst düzey çalışan"ın altında çalışan insanları bir düşünün. Şu savunduğu fikrin saçmalığının farkında bile olmayan, kendi evliliğinde bile kişisel çıkarlarını evliliğinin önüne koyan biri, çalışma hayatında ekip arkadaşlarına neler yapıyordur siz hayal edin. İşte size beyaz yaka cehenneminden insan manzaraları.
-1
thracia
(03.08.26)
bunların evli olduğundan emini değil mi? evlilik böyle bir şey değil çünkü. bütçe ayrı bile olsa ev, araba, eşyalar ortak kullanıma açıktır.

adamın deği çok mantıklı, versin evini kiraya kendine yatırım yapsın çok istiyorsa.
0
gercekdunya
(03.08.26)
bugüne kadar bütceleri ayri olan cok aile gördüm ama, bu ev bana kalan mirasla alindi, o sebeple bana kira öde, diyenine 18 senede ölücü avusturya'da bile denk gelmedim.
kadin birikim yapmak istiyorsa o evin kirasini alsin biriktirsin, adamin dedigi dogru ama en basindan esini "burasi senin degil, istedigimde kapinin önüne koyarim" diyebilecegi bir ortama sokmaya calismasin madem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
ben olsam kabul ederim ve ödemem. çıkarsın çıkartabiliyorsa :) gitsin mahkemeye versin.
0
galahad reloaded
(03.08.26)
eşler yakında cinsel münasebet karşılığı da para istemeye başlayacaklar sanırım.
+1
elorelia
(03.08.26)
Anadolu kırsalında maalesef ki erkeğin evi varsa veya erkek yeni ev aldıysa görevidir, normaldir, kadının da hakkıdır.

Fakat kadın ev aldıysa "bir de elin adamına mı bakıcaz" dır.
"Senin evin bizim evimiz, benim evim yine benim evim" dir.

İstisnalar yine vardır elbet ama böyle düşünmeyen bir kadın bile çevre baskısından böyle düşündürülüyor. Belki kimi haklıdır kullanılmıştır ama hala kültürel olarak bazı şeylerin erkeğin sorumluluğunda olduğu, kadının bakan değil de bakılan olması gerektiği, talepkar olması gerektiği damarlarına işlenmiş büyük bir kesimin.

Sorsan yenilikçi, modern, çalışan kadınlardır. Ama çalışmanın getirdiği veya mal edinebilmenin getirdiği sorumlulukları alamıyorlar.

Şu en basit soruyu bile soramıyorlar: aynısını eşim bana dese ben onu tek celsede boşar mıyım boşamaz mıyım? cevap evet ise, siz neden yapıyorsunuz a canına yandıklarım?
+1
ananiyimioguz
(03.08.26)
Bunu da normalleştirmeyelim artık ya, daha neler. Adam haklı.
0
asteriks
(03.08.26)
Soru gerçekten güldürdü. Sorudaki kadının talebi kötü bir kara komedi skecine konu olacak nitelikte. Tek bir trol dışında duyuru konu hakkında hemfikir olmuş zaten. Duyurunun hemfikir olması bile aslında sorunun gerçek bir soru olmadığını gösteriyor.

Bu noktada ben başka bir şeye takıldım: Sayın soru sahibi, siz ve eşiniz ne düşünüyorsunuz? Siz hangi noktaya takıldınız da bu soruyu internet ortamına taşımaya karar verdiniz? Bu öyle bir soru ki, iki kere ikinin cevabını bulamayıp insanlara sormaya benziyor.
+1
10551037
(03.08.26)
Niye evde kaldığın belli oldu
+3
kullaniciadimvar
(03.08.26)
@kullaniciadimvar

Tebrik ederim, çok önemli ve çok anlamlı bir problemi aydınlattın sonuna. Gerçekten inanılmaz.

Fakat merak ediyorum, gerçekten hiç tanımadığı insana para verirken hiçbir sorun olmaması ama o parayı eşine verme fikri karşısında büyük olay çıkması nasıl olabiliyor? Neden o erkek o kadına güvenmiyor mesela? Paranın eşine gitmesi neden bu kadar koyuyor? Ne güzel para aile içinde kalır, istenirse yeni yatırımlar yapılır, borca girse bankaya bile gitmez karısından alır, bunlar kötülük mü?? Kadından güven beklerken çok güzel ama neden kendisinden güven beklenmesini kaldıramıyor bu erkek hatta bu duyuru camiası?

Bunu da aydınlat bekliyorum. Mantıklı cevap bekliyorum bak vakit ayırıcam. Lütfen saçmalamasyon olmasın.
-8
muhayyer divan
(03.08.26)
ayrı coco
0
plastic_angel
(03.08.26)
Hiç mi cevap olmaz... sorsam kadınlar çiçektir kadınlar başınızın tacıdır kadına güvenmeseniz neden evlenesiniz değil mi... Hadi güveninizi gösterin o halde? Kadınla iyi geçinmek fikri nasıl da eziyor egolarınızı... bu kızdığınız toplum sizin gibilerden oluşuyor işte.
-4
muhayyer divan
(03.08.26)
Bunu Alman kadın bile yapmaz. Normalleştirilecek bir şey değil.

Türk kadınındaki benim param benimdir, eşimin parası ikimizindir kafasının somut bir örneği olmuş. Ayrılmaya kalksan nafaka da ister. Uğraş dur aq
+1
michael harddd
(03.08.26)
oradaki erkek kişi ben olsaydım. boşanma dilekçesi verilmişti şu an. başka söze gerek yok.
0
omer460
(03.08.26)
normal değil tabi ki :)
0
gurur
(04.08.26)
arkadasina soyle diyeceksin:
erkek kiradan "hanimin" aldigi eve gecerse madara olur.
kirada devam edecek, hanim gitsin aldigi evi kiralasin, parasini da naparsa yapsin.
teklif kotu, iliski sikintili. eleman finansal olarak eziliyor, belli.
-1
cooperr
(04.08.26)
(12)

Bu adamın sesi sizce iyi mi?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Kızların hayranlıktan ölüp bittiği kadar var mı sizce de? Bana sesi pek hoş gelmediği gibi orgazm oluyor gibi söylemesi de itici geldi açıkçası ama benim göremediğim bir şey de olabilir kendisinde tabii ki. https://x.com/pinariisko/status/2083243883362939017
Kızların hayranlıktan ölüp bittiği kadar var mı sizce de? Bana sesi pek hoş gelmediği gibi orgazm oluyor gibi söylemesi de itici geldi açıkçası ama benim göremediğim bir şey de olabilir kendisinde tabii ki.

x.com
+2
seni tanıdığım güne lanet olsun
(31.07.26)
Gırtlak numarasından başka bir özelliği yok. Daha uzun bir videosunu izlemek gerek. Bu adamın adı nedir
0
grimavi
(31.07.26)
Buna mı ölüp bitiyorlar? Ses yok böğürüyor sadece.
0
ekimoloji
(31.07.26)
korkunc.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.07.26)
Bir başka bilgi, kendisini aşırı yakışıklı ve çekici bulan çok sayıda aşığı bile mevcut.
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(31.07.26)
Yokluk zor :)
0
ekimoloji
(31.07.26)
Ossuruk sesi gibi.
0
mikahakkinen
(31.07.26)
herhangi bir yerde şarkı söylese, oradan ayrılamıyorsam kulaklıklarımı takardım. gençken, ses yüksekliği kulaklarıma zarar vermesin diye(haftanın 3 ya da 4 günü bu şekilde geçiyordu) tıkaçlarla dolaşıyordum, çok da sevmediğim ya da gereksiz bulduğum şarkılarda takıveriyordum.
bu kişide direkt takardım mesela.
0
asue
(31.07.26)
Valla net bişey demek imkansız çünkü adamın video boyunca söylediği tek şey 'ölemiyorum'. Hani sağlam bir şarkıya cover yapsa insan bişeyler düşünebilecek ama bişey yok ortada.
0
j r r tolkien hayrani
(31.07.26)
Şöyle bir şarkı çıkartmıştı geçen aylarda, bu söylediğini de yakında çıkartacakmış. Öncekisi için Teoman taklidi yapıyor falan demişti bir kesim, bu yorumlara çok alınıp ben sadece old school rock yapıyorum demişti hatta. open.spotify.com
0
🌸seni tanıdığım güne lanet olsun
(31.07.26)
Valla açıkçası şu şarkı sonrası ben de hayır diyorum. Hani şarkıyla falan bütün olabilse ya da ona göre duyguyu aktarabilmeye falan çalışsa neyse dersin de tek amaç kendini göstermek olunca dinlemek cidden yoruyor insanı.
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.26)
kötü bir sesmiş.
0
co2s2
(01.08.26)
Çakma Kaan Tangöze
0
rachel
(02.08.26)
(5)

Çocuk ve bebek için uyku vakti?

denizciman
İdeal olarak akşam 9 10 a kadar yatmış olmalı diye biliyorum.ama kendi ablam ve ailesine bakınca en erken 11 buçuk 12 gibi yattıklarını biliyorum.açıkçası bazen sinirime dokunuyor çünkü çocuklar zayıf ve kısa gibi geliyor bana ve bunun da etkisi olduğunu sanıyorum. Söyleyince de babaları 9 da falan
İdeal olarak akşam 9 10 a kadar yatmış olmalı diye biliyorum.ama kendi ablam ve ailesine bakınca en erken 11 buçuk 12 gibi yattıklarını biliyorum.açıkçası bazen sinirime dokunuyor çünkü çocuklar zayıf ve kısa gibi geliyor bana ve bunun da etkisi olduğunu sanıyorum. Söyleyince de babaları 9 da falan işten geliyor görmesinler mi diyor, haklı da o yandan. Ne demeli ne yapmalı bilemedim.
-1
denizciman
(31.07.26)
Bugün 9-10 diyen uzmanlar yarın bir bakmışsın 11-12 diyorlar. Başkasının çocuklarına ortada fahiş bir yanlış olmaması durumunda çok da karışmamak lazım bence.
0
bobinhoo
(31.07.26)
Başkasının çocuğu ama neticede öz yeğenim onlar,onları düşünmem normal değil mi. Ayrıca büyüme hormonu ve stres düşürücü hormonlar belli saatlerde salgılanıyor ve sadece uyurken. Bilimsel kanıtlı gerçekler.

Ayrıca erken yatıp erken kalkan diğer kardeşimin çocuğu direk gibi oldu büyüdü, fiziksel ve bilişsel farklar bariz ,diğer çocuklardan daha üstün.üstelik ay bazında olsa da küçük biraz ablamınkinden.
0
🌸denizciman
(31.07.26)
Cocugun yasina ve uyandigi saate göre degisir. www.rtl.de
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.07.26)
Şimdi gemini ye de sordum,tam detaylı olarak ve kesinlikle beni doğruladı,ben buraya özellikle çocuğu olan yazarlardan cevap bekleyerek yazmıştım ama umduğumu bulamadım,neyse.sonuç olarak 3,9 ve 11 yaşındaki çocukların gece en erken 23:30 ,çoğu zaman 01:00 e doğru uyuyup öğlen 11:00-11:30 civarı uyanması özellikle hormonal faaliyetlerden dolayı sağlıklı değilmiş.ve neticede SADECE ÇOCUKKEN istenen etkiyi gösteren büyüme hormonu bu uyku düzeni sebepli zamanında düzgün salgılanıp işlemezse ÖMÜR BOYU etkisi sürecek fiziksel ve bilişsel gelişim geriliklerine sebep olabilirmiş bu durum.
0
🌸denizciman
(31.07.26)
selamlar. 6 yaşına yeni giren bir çocuğum var. sanırım konuşabilmek için ön koşullara sahibim.

burada çok fazla değişken var. her şeyden önce örnek gösterilen çocukların yaşını belirtmenize ihtiyaç var. ilk girdinizdeki sorunuza cevap olarak "...Ne demeli ne yapmalı bilemedim." diyerek bitirmişsiniz; bir şey dememeli ve yapmamalısınız. fikriniz sorulursa söylersiniz bu durumlarda. siz sınanmamış durumdasınız ve bir yorum yapsanız da kişilerin gözünde bu yorumunuzun pek değeri yoktur. sınanmamışlığın kibri ile hareket etmiş pozisyonunda kalırsınız. hayat akademik makaleyle değil gerçekten yaşayanların pratiğiyle dönüyor günün sonunda. sizin söylediğiniz o önerileri emin olun sizden kat kat fazla okumuştur anne baba. ancak aranızda mühim bir fark var. onlar için çocuklu hayat siz misafirlikten kalkıp evinize sonra da devam ediyor..

çocuk ile yaşamak tıpkı kendi hayatımız gibi, nasıl ki hayatımız çizdiğimiz bir doğru çizgi üzerinde akmıyorsa çocuğun da hayatı robotik şekilde çizilen bir çizgi şeklinde akmıyor. gün içerisinde hareketleri, yorgunluğu, etkinlikleri akşamki davranış biçimini etkileyen başlıca faktörler. örneğin benimki okul dönemindeyken akşam 21:00-21:30 dedi mi yorgunluktan gidiyordu ama yaz dönemine girdiğimizde ve okula gitmediği süreçte evde o kadar aktivite yapamadığı için uyuma saatleri geri kaymaya başladı. ek olarak düşünürseniz mesela kış döneminde saat 18:00 de akşam ezanı okunurken şu ara 21:00 civarında falan okunuyor yani hava daha kararmamış oluyor.

çocukların da içindeki enerjiyi bir şekilde atmaları gerekiyor. bunun için arkadaşlar ve akran etkileşimi oldukça mühim. 42 yaşında biri olarak, kendi çocukluğumda günümün yarısını pek de tedirgin olmadan arkadaşlarımla oynayarak geçirdiğimi düşündüğümde şimdi bu imkan maalesef büyük ölçüde kaybolmuş durumda. sokaklar tekin değil, çocukların rahatça oynayabileckeleri yerler çok sınırlı. komşuluk ilişkileri ve aynı mahalle çocuğu retoriği ile büyümeniz butik bir bölgede değilseniz artık neredeyse imkansız. ben beş altı yaşımda tek başıma üç dört sokak ötedeki fırına güle oynaya giderken şimdi ebeveynler çocuklarını bir sokak öteye tek salamıyorlar ki tehlikeleri düşündüğünüzde haksız diyemiyorsunuz.

bunun yanı sıra eğer ilk 2 yıl içinde bir bebek değilse, çocuğa hadi bakalım uyu dediğinizde o da ha diye uyumayabiliyor. yani isteseniz de uyuyamayabilir. belli bir yaşı geçtikten sonra uyuma kısmı ya her gün aynı saatte uyumak şeklinde bir biyolojik saati oluşturmanızla ya da gün içerisinde birikmiş enerjisini hareket ile mutlaka attırmakla ilgili. enerjisini atamamış ise yatağa da yatırsanız iki saat boş boş döner durursunuz. bunlardan ilkini yapabiliyorsanız amenna ülkedeki politik duruşun şekillendirdiği yeni hayat biçimde %1'lik top ve rafah diliminde değilseniz bana göre yaşam pratiğinde mümkün değil.

günün sonunda konunun en kök sebebi, iktidarca güdülen politikalar sayesinde ev ve aile kavramanın günlük yaşam içindeki işleyisinin, tek maaşla geçinmenin imkansız hale gelmesi sonrası tamamen değişimiyle ve özellikle son 15 yıldaki servet transferi sonrası orta sınıfın yok edilmesiyle iglili ama oraya kadar gitmeye de gerek yok tabi :O)
0
teletabi
(02.08.26)
(11)

Tıp Fakülteleri hasta için diğer hastanelere göre riskli mi?

ya ben lan neyse
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?teşekkürler.
halk arasında çocukluğumdan beri duyduğum lafızlar: orada insanı biçiyorlar, çalışanlar acemi... doğruluk payı nedir?

teşekkürler.
-2
ya ben lan neyse
(29.07.26)
Son teknolojinin, son bilginin, herhangi bir şey ters giderse diye konunun en iyi bileninin olduğu yerden mi bahsediyoruz?
+5
Mirket
(29.07.26)
en kaliteli doktorlar fakültede olur ama öğretim üyelerine ulaşmak randevu almak zor genelde.
asistanlar tabii ki acemi ama onlar da hoca kontrolünde genelde.
+2
jelly bear
(29.07.26)
onun sebebi şudur: tıp faküktelerindeki öğrencilerinde tedavi sürecine dahil olmasıdır. eğer ücreti ödenirse prof. doçent tarzı kişilerden tedavi alırsınız. yani özel hastanelerdeki hizmeti satın almak gibi. özel hastanelerde çok iyi değil, sektörde çalışan hemşirelerin anlattıklarını dinlediğimde özel devlet farketmez vicdansız insanlara denk gelirseniz işiniz tamamen şansa kalmış olur.
olay biçmek değil intermlerin müdahalede bulunması. diğer hastanelere göre isimleri daha fazla çıkmış durumda.
0
mikahakkinen
(30.07.26)
öğrencilere bir şey öğretmek için gelen hastanın acemi çalışanlara bırakılacağına, gereksiz yere biçileceğine inanabiliyor musunuz? ödeyecekleri tazminatın haddi hesabı olmaz.
+3
co2s2
(30.07.26)
Türkiye'de böyle hastaneler kötülene kötülene özeller patladı ama özelinde sadece girişini ve dışını görüyorlar da içinde olanları bilmiyorlar.
Dünyada sağlıkta devlet destekli olandan daha iyi olmasının imkanı yok. Birinde kar amacı var, diğerinde toplum sağlığı var.
Benim ailem sağlıkta çalıştılar hep, özelde. Özelden nefret ederler. Devlet hastanelerinin kötü duruma düşme sebebi asıl hükümetlerdir, kendi hastaneleri olan sağlık bakanı olan ülkede devlet hastanelerini iyileştirme politikası olmaz.
+3
logisticsmanager
(30.07.26)
tercihim tıp fakülteleri oluyor benim eğer ulaşılabilir mesafedeyse.
çoğunda özele göre daha iyi sağlık hizmeti alınıyor. hastanenin fiziki şartları, odasının tv'sinin çalışmaması gibi durumlardan bahsetmiyorum özele göre iyi derken, yapılan tedavinin özeninden bahsediyorum.

asistanların ameliyatlara girdiği doğru ama o kesen biçen kişi hocasının ve ekibinin yanında ve zaten yıllardır tıp eğitimi almış kişi.
0
biseysorcaktim
(30.07.26)
aksine üniversite hastanelerinde ve eğitim hastanelerinde gereksiz işlem yapılmaz. şu tetkiki de isteyelim demezler veya hastaya etkisi kısıtlı olmayacak işlemi yapmazlar.
ama şöyle bir durumda var kasık fıtığı gibi kapalı cerrahinin artık standart tedavi olduğu durumda eğitim hastanesi olduğu için eğitim amaçlı açık cerrahi tercih edilebiliyor.
ameliyatları asistanların yaptığı doğru ama çoğu kıdemli asistan oluyor. bir sıkıntı olduğunda hocalarına başvuruluyor. yeni gelmiş çömezleri ayak işlerinde kullanıyorlar.
zaten en başta bu durumları kabul ederek oraya gidiliyor.
0
my fault
(30.07.26)
Ilk muayeneyi tip fakültesinde, ikinci muayeneyi, ameliyati ve kontrolleri özelde olurum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.26)
sağ olun arkadaşlar. özellere ben de hiç güvenmiyorum. aslında yazmam lazımdı. tıp fakültelerini uzman doktorların olduğu şehir/devlet hastaneleriyle kıyaslamak istemiştim.
0
🌸ya ben lan neyse
(12.08.26)
şöyle, insan hayatı hiç bi zaman tehkileye atılmıyor ama bir şekilde yeni doktorların da yetişmesi lazım. siz gidiyorsunuz benim ameliyatımı x profesör yapsın diyorsunuz. o ameliyatı yüzde 90 asistanlar yapıyor ama bu demek değil ki yanlış ya da sorumsuzca yapılan şeyler var. hocaları da başında oluyor. herhangi bir durumda kendisi devam ediyor. ameliyat trafiği de çok yüksek olduğu için asistan falan demeyin. bir çok özel kurumdan kat kat ameliyat ve cerrahi tecrübeleri olıyor. özel hastanelerden çok korkarım.

bu arada bu ameliyatların bir kısmının video kaydına alındığını biliyorum ama istatislik bilgisine sahip değilim.

ha bir de, 3 doktora gittim devlet hastanesi ve özel. hepsi ameliyat dedi, tıp fak. gittim ne ameliyatı hiç alakası yok.şöyle böyle yap 15 güne toparlarsın dedi hoca. aynen de öyle oldu. sen asıl bu tarz doktorlardan kork.
0
omer460
(13.08.26)
Hep tıp fakültesine gider hoca randevusu alırım, hamileyim doğumumu da bu şekilde gerçekleştireceğim doçent hoca takipliyim.

Özele oranla daha ucuz ve yüzde yüz güvenli geliyor.

Özel hastanelerden ben de çok korkuyorum zaten Allah korusun durum kötüye gidince kendini Bilkent şehir hastanesinde ya da fakülte hastanesinde buluyorsun özelller böyle gönderiyorlar hastayı

Bir de bir defa grip bir defa da ishal salgınına yakalandım beni hemen yatırdılar özel ilgilendiler asistanlar pır dönüyor etrafımda zaten her anımı hocayla paylaşıyorlar hocam da geliyor benimle ilgileniyordu.

Ben çok memnunum yani kötü olduğum zamanlarda direkt gidiyorum randevusuz düşünün hocamı ya da bir asistanı buluyorum hemen benimle ilgileniyorlar
0
Hallegadola
(13.08.26)
(6)

hayattan zevk alamamak...

sweetoffice
bir süredir yaptığım hiç bir şeyden zevk alamıyorum. arkadaşlardan, yemek yemek veya bir şeyler içmekten, izlenilen şeylerden, spordan, tatilden, işten, yeni tanıştığım insanlardan, hatta seksten bile zevk almıyorum resmen. geçici bir şey mi sizce ? eskiden böyle değildim (44 e)
bir süredir yaptığım hiç bir şeyden zevk alamıyorum. arkadaşlardan, yemek yemek veya bir şeyler içmekten, izlenilen şeylerden, spordan, tatilden, işten, yeni tanıştığım insanlardan, hatta seksten bile zevk almıyorum resmen. geçici bir şey mi sizce ? eskiden böyle değildim (44 e)
+1
sweetoffice
(29.07.26)
Hayır geçici değil. Arz çok fazla. Eskiden izlediğimiz bi filmi 2 hafta konuşurduk. Şimdi cannes da tüm ödülleri alan filme eh işte diyoruz.
Çözüm: az tüketmek.
+2
Lh12
(29.07.26)
Klasik orta yaş bunalımı gibi duruyor. Geçici bence.
0
orient blue
(29.07.26)
yaşgünün ile başladıysa bir sene sürer.
eğer 1 seneden fazla ise bu süre. 2,5 sene sürer.
-1
janderzel zartanyan
(29.07.26)
bence gündem yüzünden. saydıklarınız yurtdışındayken asla kapıma yanaşmıyor orada olunca suni bir mutluluk oluyor. döndüğüm saniye sosyal medya ve haberleri okuduğum gün geri geliyor eski hissiyatlar.
-1
denizmaniaherif
(30.07.26)
Anhedoni depresyonun bir belirtisidir. Yardım almakta bir sakınca yok. Psikiyatriste görünmek en doğrusu.
+3
unalub
(30.07.26)
sosyal medyayi cok kullaniyorsaniz olabilir. instagram, fb falan birakin, bir süre sadece kendi hayatinizi görün, ona odaklanin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.07.26)
(8)

en son hangi kitabı okudunuz ve şimdi hangi kitaptasınız?

kurmalifare
sbfakat kendim de cevap vermek istiyorum. Uzun süredir kitap okuma alışkanlığını edinme hevesim vardı. Hatta bunun için 2022 den beri kitap önerilerimi telefona not alsam da bu konuda kendimi hiç zorlamamıştım ve bu alışkanlık`tsundoku` dan ibaret kaldı. Şimdi planlı ilerliyorum, 1 saat gibi makul b
sb
fakat kendim de cevap vermek istiyorum. Uzun süredir kitap okuma alışkanlığını edinme hevesim vardı. Hatta bunun için 2022 den beri kitap önerilerimi telefona not alsam da bu konuda kendimi hiç zorlamamıştım ve bu alışkanlıktsundoku dan ibaret kaldı.

Şimdi planlı ilerliyorum, 1 saat gibi makul bi hedefim var ve her biri için deadline ekliyorum.

Bu ay içerisinde okuduğum iki kitabım Cengiz Aytmatov'dan beyaz gemi ve Paulo Caelho'dan Simyacı oldu ve başlangıç için çok yerinde tercihler olduğunu görüp motive oldum. İki kurgu üzerine yazılmış kitabın ardından Antik Roma ve Yunan üzerine kaleme alınmış Jerry Toner'den Antik Dünya'ya başladım. Yazar, Aristokrat ve elit kesimden ziyade alt sınıfın sosyal hayatını, yaşam koşullarını bulgular ışığında kaleme almış. Dili rahat ve anlaşılır.

Herkese keyifli okumalar ₍^ >⩊< ^₎Ⳋ
0
kurmalifare
(24.07.26)
Oscar Wilde - Dorian Gray'in Portresi son okuduğum kitap. Şimdi de Stendhal- Parma Manastırı' na başlıyorum.
0
rock n roll
(25.07.26)
Dolunay Katilleri: Osage Cinayetleri ve FBI’ın Doğuşu okudum. Güzeldi

Şimdi ise Moskova'da Bir Beyefendi romanını okuyorum. Güzel gidiyor
0
put it in your appropriate place
(25.07.26)
Haşhaş savaşı üçlemesine başladım. İlk kitap bitti şimdi ejderha cumhuriyetini okuyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(26.07.26)
En son uçurtma avcısını okumuştum. Güzel kitaptı. Afganistan'ın öncesi, dünü ve bugünü hakkında fikir sahibi olmak için, yaşananları bir çocuğun gözünden izlemek için okunması gereken, asla sıkıcı olmayan bir kurgu roman. Ya da yazarın otobiyografisi olabilir. Bilemedim.

Şimdi İnce Memed'i okuyorum. Kitap okumayı çok sevdiğim halde yanımda kitap taşımak fikri bana hiç cazip gelmiyor. Allahtan kargo pantolon yan cebine sığan bir e book'um var. Kitaba başladım ki 20 yıllık Nook e book'um beni terketti. Haddinden fazla yaşlanmıştı. Önce sayfa çevirme konusunda isteksizleşti, Sonra da şarj ederken şişip kaldı.
Yeni bir e book ile yoluma devam ediyorum. İkinci kitaptayım. İlk okuyuşum lise yıllarıydı sanırım. Kitaplardan her okuyuşta alınan tat farklı oluyor. Bazı bölümlerde gereksiz uzamalar olduğunu düşünsem de harika bir kitap. Genç Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki sancılar. O sancılarla inim inim inleyen köylülerimiz. Hangi yollardan geçip nereden nereye geldiğimizi bir usta kalemden okumak harika bir duygu.
Gereksiz uzamalar deyince aklıma Staretz Zosima geldi. Nasıl bir çağrışımsa yıllar öncesi okuduğum Karamazof Kardeşlerden adıyla soyadıyla kalkıp geldi. Dostoyevski paraya ihtiyacı olduğu bir an, tefrikanın uzatılması kaygısıyla olsa gerek, bu keşişin hayatını çok da alakalı olmadığı halde kitabın içine koca bir bölüm halinde koymuş ama o kadar muhteşem anlatmış ki, bir solukta okumuştum.
Sanırım sıradaki kitap Keşiş Zosima hatırına Karamazof Kardeşler tekrarı olacak. Gerçi Janet Wallach'ı koymuştum da sıraya. Bakalım artık.
+1
Mirket
(26.07.26)
Sait Faik Abasıyanık - kumpanya. Tiyatro ve Istanbul odaklı bir kitap
0
pembediken
(29.07.26)
en son lyndsay gibson'ın how to raise an emotionally mature child'ını dinledim, şimdi campbell&stauble'ın tiny humans, big emotions'ını dinliyorum. sesli kitaplar iyi ki var, çok uzun zamandır okuyamıyorum
+1
mezzosprite
(30.07.26)
yeni bir yazar keşfettim, 2 kitabını da satın aldım. Yüksel Özbey, Yeni yazarlar keşfetmeyi seviyorum. Parkinsonlu Avukattan Küçük Bir Hikaye ve Farenin Bilgeliği. PArkinsonlu Avukat özellikle ilgimi çekti ve okumaya başladım.
+1
ibrahimhoca
(05.09.26)
son 3 aydir yeni bir kitap okumuyorum, eskiden okudugum ve cok sevdigim kitaplari 2., 3. ve hatta 5.'ye dönüyorum. gecen gün calikusu'nu okumaya basladim tekrardan. calikusu'nu bitirince tekrar yeni kitaplar okumaya baslamayi istiyorum, aklimda caroline wahl diye bir yazar var, onun bir kitabi var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.09.26)
(8)

Yeni doğan bebeğin kan grubu

Buddrick
Anne A-, baba A+ ama kartta bebeğe AB yazılmış. Tuhaflık yok mu bunda? Bebeğin bilekliği takılıydı. Onda sorun yok. Doktorun biri dedi ki; antijenler gelişmediği için testler tanımayabiliyor. 6 ay sonra yapılmalı.
Anne A-, baba A+ ama kartta bebeğe AB yazılmış. Tuhaflık yok mu bunda?
Bebeğin bilekliği takılıydı. Onda sorun yok. Doktorun biri dedi ki; antijenler gelişmediği için testler tanımayabiliyor. 6 ay sonra yapılmalı.
0
Buddrick
(20.07.26)
Doktoru cagirin, durumu aciklayip yeniden test isteyin. Biyolojik olarak o anne babanin bebegiyse, bir karistirma falan olmadiysa, AB olmasi imkansiz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.07.26)
2012 yılında anne 0-, baba 0+, bebeğimiz doğdu. kan grubunu sordum b+ dediler. lise biyoloji kitabı, tüpçüler sütçüler falan gözümün önünden geçti, dedim ki nasıl olur, anne sıfır baba sıfır çocuk b olamaz. dediler ki anne sıfır değil ki b-.

hanım 32 yıldır kan grubunu yanlış biliyormuş, ehliyette falan da 0 yazıyor. özellikle bakmalarını gerektiren bir durum yoksa doğuma kadar herhangi bir rutin kontrolde kan grubuna bakılmıyor. bir de sorun bakalım annenin kan grubu neymiş, babanın kan grubundan emin miyiz.
+2
kibritsuyu
(20.07.26)
Evet, antijenler gelişmediği için yanlış çıkabiliyor. Şu an tekrar test yaptırmanın çok bir anlamı olmayabilir. Birkaç ay sonra tekrar etmekte yarar var. Ancak, anne ya da babanın kendi kan grubunu yanlış bilmesi de çok yaygın bir şey. Daha geçen gün neredeyse 40 yaşındaki arkadaşımın kan grubunu yanlış bildiğini fark ettik. O yüzden bu ihtimali de gözden kaçırmayın.

Bu arada çok daha ender olarak, anne ya da babadan biri cis-AB olabilir. B çok az üretiliyorsa A olarak tespit edilmiştir. Ancak Türkiye'de çok çok az görüldüğü için bu ilk akla gelen senaryo olmaz.
0
evrim halkasi
(20.07.26)
Hocam evlenirken kan testi yapıyorlar zaten. Oradan biliyoruz. Ben ondan daha önce de yaptırmıştım yine A'ydı.
0
🌸Buddrick
(20.07.26)
Antijenler gelismedigi icin test yanlis okuyabilir ama A iken 0 okuyabilir ya da AB iken A veya B okuyabilir. Ama A, B ya da 0 iken AB okumasi mümkün degil. Yani var olan bir antijenin gözden kacması söz konusu olabilir ama hic olmayan antijenin yanlis okumasini yapamaz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.07.26)
şu an için problem değil, 6 ay sonrada aynı sonucu alırsanız problem.

o zaman önce siz anne ve baba olarak kan gruplarınızı yeniden test ettireceksiniz, eğer sizin kan gruplarınız doğru ise o zaman daha da büyük problem.
0
galahad reloaded
(21.07.26)
@konuşma haklı antijen konusunda. Ben hata yapmışım dün gece. Literatüre baktım biraz. Biz tek yönlü testten bahsediyoruz , ancak rutinde iki yönlü test yapılıyormuş (antijene ek olarak antikor taraması). Yeni doğanlarda otomatik sistemlerde kordon kanından yapılan testlerde hata payı var. Ayrıca bazı yeni doğan enfeksiyonları B antijeni sinyali verebiliyormuş. Ama gördüğüm kadarıyla endişelenecek bir durumdan bahsedilmiyor. Genel olarak öneri 4. aydan sonra iki yönlü test yapılması. Aklınızda kalmasın diye tekrar yaptırın isterseniz.
0
evrim halkasi
(21.07.26)
Teşekkürler. Üniversitede Hoca'ya götürdük. Üniversitede test yaptırınca ARh+ çıktı bebeğin kan grubu.
+1
🌸Buddrick
(22.07.26)
(2)

Fransiz Polinezyasi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
günaydin, 28 sene sonra tekrar fransiz polinezyasi'na gitmek istiyorum. önümüzdeki mart-nisan ayinda, yagisli sezon bitmesine yakin. hic oralarda yasayan, belki gitmis, belki takip ettigi bir kanalda görmüs olanlar (ama top 10 places to visit icinden secilmis gibi durmayan kanallar, youtube'da en az
günaydin, 28 sene sonra tekrar fransiz polinezyasi'na gitmek istiyorum. önümüzdeki mart-nisan ayinda, yagisli sezon bitmesine yakin. hic oralarda yasayan, belki gitmis, belki takip ettigi bir kanalda görmüs olanlar (ama top 10 places to visit icinden secilmis gibi durmayan kanallar, youtube'da en azindan benim gördügüm tüm videolar bu ayardaydi maalesef. bulamadim yani burasi icin bald and bankrupt ayarinda bir kanal) varsa bora bora disinda hangi adalarin tavsiyesini verebilir?
sunu ariyorum: ben, viyana'ya gelen kisiye figlmüller tavsiye etmem cünkü orijinal bir deneyim degildir 200 tane baska turistle beraber yemek yemek. onun yeirne heuriger'e götürürüm. aradigim tavsiyeler de bu ayarda. cok merci <3
-2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.07.26)
Abi redditte var direkt subi;
www.reddit.com
Bu tarz sorular sorulmus gibi, yeni sormak yerine eskilerden bulabilirsin (belki de yaptın zaten bilmiyorum)
Komik olanı daha dün akşam belgesel izlerken buralara baktim, Fransa'dan biletlere falan baktım. Sabah sen soru sordun.

Martinik'e falan gitsen öneri olurdu da buraya gitmedik :)
0
logisticsmanager
(20.07.26)
reddit sub'ina baktim manager bey ama cok tirtti. zaten baksaniza dogru düzgün yanitlar da gelmemis. seyahat yaklasirken orada da sormayi planliyorum gene de, umudum yok ama. hilton mi conrad hotel mi sorusuna 8 cevap aliyorsun ancak biraz alisilmisin disina cikinca cevaplar kesiliyor. bir subreddit'te fransiz bir kadinin "irlanda'da 2 hafta icin 5000 dolar yeter mi" sorusuna "asla yetmez, castle hoteller'in gecesi 700 dolar" diye cevap veren amerikalilarla dolu artik reddit.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.07.26)
(13)

Damat için saat önerisi..

sonhakan
Bilinen prestijli 50 60.000 tl bandinda indirimde olursa süper olur
Bilinen prestijli 50 60.000 tl bandinda indirimde olursa süper olur
0
sonhakan
(18.07.26)
Noname bir saate bu paraları vermek yazık günah.1000 euroya değer koruyacak veya değer kazanacak saatte alınmaz ama iş görecek bir bileklik vs alınır.
-3
duptıs
(18.07.26)
duptis bey, damada saat takmak adettendir. bir de adam bilekligi ne yapsin kiro gibi.
ben size lorier önericem. oldukca nis bir marka ama saatleri cok kaliteli. tamami el yapimi. türkiye'ye gönderim yaparlar ama gümrük fiyatlari falan nasil olur bilemiyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.07.26)
o butceye alacaginiz en mantikli saat seiko 5 olur. usul, gelenek, prestij takintiniz varsa 10.000 dolar butcesine cikmaniz gerek ki omega, rolex, blancpain gibi saatler alabilesiniz.
0
arakaali
(18.07.26)
Citizen, seiko al geç.
0
jackyr
(18.07.26)
O fiyatlara çıkmak şart mı. 20 bin civarına orient bambino ya da seiko presage alıp geçerdim. Kadran rengi kordon materyali sana kalmış
0
grimavi
(18.07.26)
ben zamanında Tissot Powermatic 80 serisinden sade bi saat beğenmiştim onu almışlardı. Baktım 40-60 civarına var düşünebilirsiniz.
0
nhk ni youkosu
(19.07.26)
Hocam tam geçen sene bugün nişanda tissot le locle saat alındı bana. Modeli eşimle beraber seçtim, öncesinde hayatımda dijital/akıllı saat hariç saat takmamıştım. Hâlâ günlük hayatta akıllı saat takıyorum ama özel eventlerde şık duruyor seviyorum.

www.tissotwatches.com

Bendeki model bundan (20th anniversary mi bilmiyorum ama beyaz kadran üstüne lacivert yazılar). Lacivert kadranlı olan da şık onu da düşünebilirsiniz belki. Bence damat saati olarak citizen tsuyosa ve seiko presage modelleriyle beraber en ideallerden
0
nundu
(19.07.26)
Hamilton
0
baldur2
(19.07.26)
tissot, g-shock, seiko 5 gibi markalardan birden fazla da alabilirsiniz. arkadaş demiş hamiltonların dizaynı çok daha estetik oluyor.
0
ground
(19.07.26)
Eger damadın saat merakı yoksa almayın. Çünkü artık erkeklerin çogunun kola saat takma merakı kalmadı. Takan da akıllı saat takıyor. Bana yıllar önce aldılar dünya para vermişler. Sadece tek bir kez dügün günü taktım bir daha hiç takmadım. Keza arkadaşlarımda da durum hep böyle. Hadi diyelim saat hastası bir damat. Böyle adamlar koluna takacagı saati kendisi seçmek ister. Akrebin yelkovanın katranın tasarımı bile önemlidir bu tipler için. Ama siz gidip kendi zevkinize göre alacaksınız.
0
limonlu eksi
(19.07.26)
günlükte kullansın, casual şeyler giyiyor derseniz ; Tissot Powermatic 80.

çalışma hayatında takım elbise giyiyor, kendisi 365 günümün damadı derseniz ; Seiko Presage ya da Hamilton Jazzmaster.
0
galahad reloaded
(20.07.26)
Tissot iş görür.
0
kumandanim
(20.07.26)
Powermatic 80 Silicium'lu herhangi bir Tissot alacağın en f/p saat olur.

Bir sürü renk/desende modeli var ister internetten ister mağazadan al fiyat farkı olmaz.
0
chicha_v2
(21.07.26)
(6)

bir uçak sorusu

mezzosprite
bence karmaşık bi soru, umarım anlatabilirim, bi bilen cevaplayabilirse çok sevinirim..bi yetişkin çocuğunu almak için bi yere gidecek, aynı uçakla geldiği yere dönmek istiyor, başka pek seçeneğin olmadığı küçük bi şehir. uçak 17:45'te inip 18:25'te tekrar kalkıyor.1. bu durumda yetişkine sağlanabil
bence karmaşık bi soru, umarım anlatabilirim, bi bilen cevaplayabilirse çok sevinirim..

bi yetişkin çocuğunu almak için bi yere gidecek, aynı uçakla geldiği yere dönmek istiyor, başka pek seçeneğin olmadığı küçük bi şehir. uçak 17:45'te inip 18:25'te tekrar kalkıyor.

1. bu durumda yetişkine sağlanabilecek bi kolaylık var mı çıkıştan çıkıp girişten tekrar girmeye uğraşmaması için? uğraşmakta sorun yok da yetişemezse diye.
2. çocuk normalde yalnız seyahat edemeyecek yaşta, 6-7 gibi, bu çocuğu diğer ebeveyni havaalanına getirip durumu açıklarsa uçak kapısına kadar tek başına ya da biletsiz ebeveyniyle gitmesine izin verilir mi diğer ebeveynle orda buluşsa?

önemliyse ajet.

teşekkür ederim şimdiden
0
mezzosprite
(17.07.26)
Merhaba, eger yardimci olacaksa, 90'li yillar boyunca 3-9 yaslarim arasinda annem beni istanbul'dan ucaga bindirirdi, adana'dan babannem alirdi. yanimda yetiskin olmazdi, bu durumda cocuklar genelde hosteslere emanet ediliyor. iki defa da kuzey kibris'a gönderilmisligim var bu sekilde. hosteslerle lounge'da falan oturup bir seyler yiyip iciyorsun.

ebeveyn ucak kapisina kadar gidemez ama hostesler halleder gerisini.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.07.26)
merhaba teşekkürler, ona da baktım ama korkar gibi geldi tek başına, siz korkmamış mıydınız? :')

şimdi öğrendim 8 yaşındaymış çocuk, yani tek başına seyahat edebilir yaş gibi duruyor ajette. ama sanmıyorum bunu isteyeceklerini.

aynı uçakla gelen ebeveyne yardımcı olunma durumu nedir acaba? yani çık gir yapmasa, doğrudan boarding kapısına geçişi sağlanabilse çok iyi olurdu mümkün müdür acaba?
0
🌸mezzosprite
(17.07.26)
Bu sorunun çözümü havayollarında mevcut.kısaca UM yolcu.çocuğa um bilet kesiliyor,sonra havalanına geliyor,boynuna kolye etiket takılıyor.sonra hasta.yaşlı.çocuk yolcu bölümünde bekliyorsunuz.bir görevli gelip çocuğu teslim alıyor,direk uçağa götürüp uçağın amirine teslim ediyor.onu gözönünde tutup havayollarının çocuğu oyalayacak kitap,defter vs veriliyor.güle oynaya geliyor.inişte görevli gelip çocuğu teslim alıyor,getirip size teslim ediyor.

Benim iki kızda bu şekilde çok yolculuk yaptılar.çocuğun özgüveninede çok olumlu etki edeğini düşünüyorum.
0
duptıs
(17.07.26)
aktarmalarda nasıl oluyor? bilemedim ya bana çok küçük bi yaş gibi gelmişti 8 ama soralım kendisine
0
🌸mezzosprite
(17.07.26)
Havacılık kuralları gereği çık-gir yapacaksınız. Uçakta yolcu kalmaması gerekiyor. HER TÜRLÜ yetişirsiniz o uçağa. Özellikle de küçük şehir havaalanlarında. Uçaktan ilk inenlerden biri olun. Daha uçak boşalmadan geçmiş olursunuz gidişteki arındırılmış alana.

Gidiş uçağınız kalkmadan, dönüş uçağınız için online check in yapıp uçuş kartınızı oluşturun mutlaka. Çocuk UM yolcu olsun. Koltuklarınızı yan yana ayarlayın yahut uçakta kabin ekibinden yer değişimi rica edin. Büyük ihtimalle terminalde gidiş kısmında, küçük ihtimalle uçakta buluşursunuz. Sadece, çocuk UM olduğu için belki dönüşte tüm uçağın boşalmasını bekleyeceksiniz.
0
yadigar
(18.07.26)
güncelleme yapayım, uçağa girerken kendisini karşılayan kabin memuruna durumu anlattı, kabin memuru en öne oturmasını sağladı, gittiği havalimanı da baya küçük olduğu için rahat rahat yetiştiler aynı uçağa. cevaplar için çok teşekkür ederim
0
🌸mezzosprite
(30.07.26)
(5)

Samsonite

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Attrix, Lite-Shock ya da Nuon modellerinin 81cm XXL boyunu kullanan var mi? Memnun musunuz? En büyük boyu ama Hardshell oldugu icin ic hacim konusunda da bilgi verebilirseniz sevinirim.
Attrix, Lite-Shock ya da Nuon modellerinin 81cm XXL boyunu kullanan var mi? Memnun musunuz? En büyük boyu ama Hardshell oldugu icin ic hacim konusunda da bilgi verebilirseniz sevinirim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.07.26)
baska model kullaniyorum bunlari kullanmadim. ama baktim ilk ikisi polypropylene, sonuncusu polycarbonatemis. polyprop hafif oluyor ama pc kadar dayanikli degil. polycarbonate kullaniyorum ben ve tavsiye ederim. ama cok agir tasiyorsaniz polyprop da mantikli olabilir.
0
antikadimag
(16.07.26)
sizin kullandiginiz model hangisi acaba?
XXL modellerin bazi havayollarinda büyük fiye ekstra ücretlendirildigini de okudum.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.07.26)
Samsonite S'cure Spinner 82cm kullanıyorum. Eski serisi çok dayanıklı, yeni serisinde geniş yüzeyler yeterince kalın değil ama gene de 3 sene bana mısın demeden yüzlerce uçuşa dayandı.

Ben artık fermuarlı modellere bakmıyorum.
0
kimlanbu
(16.07.26)
samsonite c-lite modeli var; antikadimag yazınca baktım curv adında polypropylene olanlardanmış. ben memnunum başına bir şey gelmedi ancak büyük bir darbede kırılmasa da minik bir içe bükülme olabilir gibi hissediyorum. yine de hafiflik benim için daha önemli. özellikle büyük boy bavullarda en hafif şeyler konsa bile hemen 23kg oluyor.

XXL boy ise artık kullanmıyorum çünkü thy mayıstan itibaren en+boy+derinliği 158cmi geçen bavullardan ücret talep etmeye başladı. riske atıp denemedim.
0
eileengray
(18.07.26)
havayollari firmalarinda tekerler de ölcü icinde sayiliyor ama samsonite tekerleri saymiyormus. yani 81cm samsonite aslinda 86cm. hadi tekerleklere ragmen toplam ölcü 158 cm altinda kalsa bile bavulu doldurup zipper'i acip hidden gusset'i kullandigim an 158cm'i kesin gecerim. o sebeple XL almaya karar verdim. bir de pc alicam. iki kullanimda egilip bükülmesin.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.07.26)
(26)

Şikayet Edilecek Durum Hk.

emcekare olmadi einstein olsun bari
eğimli arazideki villaları düşünün. benim balkonum bir alt müstakil villanın havuzunu görüyor.Yani balkomdaki masamda oturunca ister istemez havuzu ve etrafındaki şezlongları görebiliyorum. yabancı olduklarını düşündüğüm en az 60 yaşlarında bir çift kalıyor alttaki villada. Gündüz vakti anadan üryan
eğimli arazideki villaları düşünün. benim balkonum bir alt müstakil villanın havuzunu görüyor.
Yani balkomdaki masamda oturunca ister istemez havuzu ve etrafındaki şezlongları görebiliyorum. yabancı olduklarını düşündüğüm en az 60 yaşlarında bir çift kalıyor alttaki villada. Gündüz vakti anadan üryan güneşleniyorlar. Kız çocuğumuz var, henüz duruma uyanmadı. Onlar güneşlenirken ben çocuğumu alıp arka tarafta bulunan kendi havuzumuzda takılıyorum.
Şimdi ben 2 gün sonra gideceğim için sorun değil ama gitmeyebilirdim de.
Bu durumu şikayet etmeye kalksak bunun bir yeri var mı kanunda vesaire.
Siz olsanız ne yapardınız?
-2
emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.07.26)
Polisi arayın. TCK Md 225. Yapamazlar yani öyle.
-2
Mirket
(14.07.26)
İnsanın en özgür olduğu yer evidir. İster çıplak dolaşır, ister kara çarşafla gezer. Kız çcuğunuzu balkona çıkarmayın veya balkona perde çekin. Orta doğu ya gelip villa satın aldıkları için onları eleştirmek lazım aslında.
-6
HellKeePer
(14.07.26)
ev var ev var. alenen teşhircilik (225 vd) suçunu oluşturur. eğimli kot farkı olan bir alanda kendi arazinde de olsa suç gerçekleşir. evin balkonunda çıplak (çırıl) dolaşamazsın. hatta evin salonunda perdeleri açıp karşı komşuların göreceği şekilde de çıplak dolaşmak suçu oluşturur. arttırıyorum kendi aracında bile bu durum geçerlidir. eğer diğer kişiler özel bir çaba ekipman olmaksızın görebiliyorsa şikayet hakkını kullanabilirsiniz. yukarıdaki hinduyu dikkate almayın.
0
ground
(14.07.26)
Umarım şikayet edersiniz. Kolluk kuvvetleri evlerine gelir ve hızlı bir kararla evi satıp farklı bir ülkeye gitme kararı alırlar. 60 yaşından sonra da olsa istedikleri hayatı yaşayabilirler.
-1
authorize
(14.07.26)
Herkesin görebileceği yerde teşhirciliğe de özgürlük demeyelim lütfen. Onlarınki özgürlükse küçücük kız çocuğunun dede götü görmeden büyüme özgürlüğü yok mu?
+2
yenibirgüzelnick
(14.07.26)
Ben onlarin vizyonuna koyayim zaten afedersiniz. Türkiye'de yatirim mi yapilir? Baksaniza kücük kiz cocugu varmis ama kücük erkek cocugu görse ok. Hemen sikayet edin de Mallorca'ya falan gitsinler. Bu yastan sonra ne isleri var Türkiye'de zaten. Milletin kurtulusu olursunuz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.07.26)
Çevrede diğer komşulardan bir nabız yoklaması yapın birlikte hareket edin.
İnsanın kendi arazisi de olsa görünen bir alanda ortalıkta dal .aşşak gezmemesi lazım .

Sahilde tatil yerlerinde güneşlenmek konusu bizde kimilerince fazla abartılıyor. Özellikle doğu'da tarım işçileri güneş altında çalışırken kararıyorlar.
Sahil yerlerinde güneşlenen ise asla yanmaz kararmaz sadece bronzlaşır(!)

@HellKeePer perde çekmek yetmez duvar örsünler istersen. o perdenin insana uygun olanını elbise şeklinde kendi üstlerine o yaşlıların çekmesi gerekmiyor mu?

Avrupa ülkelerinin birindeTV programında çocukların karşısına "yaşlılar çıplak olarak" çıkarılıyordu .
Buna da cinsel olumlama diyorlardı.
Medeniyet mi diyeceğiz buna ?
Yazdığına bakıyorum da o yayını hatırlattı.
+1
diyecevaplandı
(14.07.26)
burda lak lak yapanlara bakmayın .Kendi evlerinin içinde diledikleri gibi takılabilirler. ancak dışarıdan herkesin görebilecegi bir noktada çıplaklık teşhirciliktir. Buna laf eden guruhun bu durum kendi başına gelse o eve molotof atar ama başkasının başına gelse "ortadoouullu niye geliyler gitsınlar" der.
Burda italya Torino'da bile cezası var. İtalyan Ceza Kanunun 726. Maddesi (açık alanda edepsizlik/müstehcenlik) ve 527. Maddesi (teşhircilik) göre çok yüklü para cezaları var. Burda bir erkeğin tişörtsüz yani üstsüz dolaşması bile yasak. Türkiye de olunca niye sonuna kadar serbest?
+4
limonlu eksi
(14.07.26)
bu duyuru nasıl bir yer ya. cidden şaka gibi. %90'ı falan ağır cahil, üstüne bir bok bildiğini sanan ve türk düşmanı, fanatik solcu, fanatik lgbt militanı, gavat vb tipler. yorumlara bak amk. ula sığır, Avrupa'nın göbeğinde (bir düzine nudist göle ev sahipliği yapan) yerde bile bu kanuna göre ya suç ya kabahat.

Buna ilave TR'de komşuluk hukuku hükümlerine de aykırı durum.

site yönetimi aracılığıyla uyarıda bulunabilirsiniz, düzeltmezlerse kolluğu ararsınız.

olay hiçbir ekstra çaba, araç vs gerek olmadan çıplaklığın dışarıdan görülebilmesi. yoksa balkonu vardır komşunun görmediği, istediğini yapar. amk komşun kötü koku, yüksek ses yaysa sıkıntı, mangal yaksa kıyameti kopartırsın, bile isteye kamuya açık teşhircilik yaptığında nasıl tamam olsun?
+3
askingforafriend
(14.07.26)
Fatih ürek, Bülent ersoy, Vj bülent izleyerek büyüdük ama *bne olmadık.
Önce çocuklarınıza adam gibi aile eğitimi verin, 60lık dede götü görünce yoldan çıkmazlar merak etmeyin
-12
HellKeePer
(14.07.26)
ne kadar net görülebildiğine göre çok değişir bence. çıplak oldukları belli oluyor ama bi tarafları belli olmuyor olabilir. bu durumda ben rahatsız olmazdım sadece güneşleniyorlarsa. giyinik olup müstehcen hareketler yapsalar o sıkıntı mesela.
0
mezzosprite
(14.07.26)
@HellKeePer, sence konu sahibi kızı yoldan çıkar diye mi endişeli?

Yemin ediyorum idrak sıkıntısı yaşıyor bazı arkadaşlar ya.
+1
yenibirgüzelnick
(14.07.26)
biri argüman olarak çocuğunu öne atıyorsa onu kale bile almamak lazım. çocuğu öne sürünce bir anda haklı duruma mı geçiyorsun?
çıplaklar değilde kara çarşaflı, sarıklı cüppeli tipler olunca yine aynı tepkiyi verecekmiydin? ama benim çocuğum var diyecek miydin?
sözde özgür ülke ama herkesin işine geldiğinde özgür.
ayrıca ne ara duyuruya bu kadar örümcek beyinliler doldu.
birde anadan üryan demiş kesin bikinilidir, bunlara göre zaten saçı görünen çıplak dolaşıyor demektir.
-4
my fault
(14.07.26)
Kimseyle tartışmaya girecek değilim arkadaşlar. Vermediğim detaylar, bilgiler üzerinden fikir yürütmeye çalışıp önyargılı olmak sizin tercihiniz.
Ben özellikle birilerini dikizlemiyorum. Oturduğum yerden, görüş alanimda olan bir noktada kimsenin taşaklarını görmek zorunda degilim. Anadan üryan dediysem Anadan üryan demek istemişimdir Sayın örümcek kafalı. Birazdan buraya fotoğraf da ekleyeceğim.
+4
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.07.26)
Bak bak.. Önce kızı için endileşeniyordu şimdi taşak görmek istemiyorum diyor :)

Sözlükteki entrylerini okudum, villa muhtemelen Antalya'da. Türkiye'nin en çok yabancı turist çeken şehrinde çıplaklık mağduriyeti yaşıyor molla. Antalya sokaklarına çıktığında taşak hariç her yeri görüyorsun, bu seni ve kızını rahatsız etmiyor mu?

Kabataş hikayesi çıkar buradan.
-9
HellKeePer
(14.07.26)
O kadar tartışacak motivasyona sahip degilim ki. İlk mesajımda zaten neyi merak ettiğimi zaten acikça yazmışım.
Herkese iyi gunler.
+5
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.07.26)
Özgürlükçü olmak ve düşük iq herhangi bir başlıkta bu kadar çok karıştırılmamıştı. Şikayet edin kimse kimsenin buruşuk mabadını görmek zorunda değil
+2
thesomberlain
(14.07.26)
Rahatsizligini niye komsuya bildirmiyorsun acaba?
0
osssy
(14.07.26)
osssy +1

insanlar konusa konusa da anlasabiliyorlar, bazen...
0
banach
(14.07.26)
Daha gidip konuşmamışsın bile, çocuğum var, gtün de sarkmış midemiz kaldırmıyor dersen kolay yoldan çözülür
0
kimlanbu
(14.07.26)
Site yöneticisiyim, bloklarımızdan birisinin 8. katındaki hanımefendi balkonda çıplak geziyordu ve karşı siteden arandık, kat malikine polisi arayacağımızı söyledik ve iş bitti. Önce iletişim kurmak iyi olabilir.


Ek olarak; adamın evinin önünde çıplak gezenler var ve bizim duyurunun sapıkları bunu normalleştirip adamı eleştiriyor:)
+2
en bi orijinal
(14.07.26)
Onun sebebi romantizm.
Vize külfeti olmadan Avrupalı organı görmek cazip geliyor olmalı insanlara, Orası bir şantiye misafirhanesi olsaydı ve olayın kahramanları döşü, gobeği gıllı karayağız yurdum amelesi olsaydı cevaplardaki özgürlük savunuculuğu bu dozda olmazdı.
+2
Mirket
(14.07.26)
İlgili kisiler yabancı. Ben tatil için buradayım.
Kendimce önlemler alıp idare ettim zaten 1 haftadır. 2 gün sonra ise buradan ayrılacağım. Gidip konuşup dertsiz başıma dert alamam. Aslında ev sahibine de yazdim durumu ama sonra aman ya banane deyip sildim. Fotoğraf da eklemiştim ama konum belli olsun istemediğim için sildim. Aramızda en fazla 20-30 metre falan var ve adam ile kadın ıssız adada bir tek kendileri varmış gibi davranıyorlar. İlk günlerde buraya yazmış olsaydım belki üzerine düşer iletişim kurmaya çalışırdım ama şimdi o motivasyonum yok.
-2
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.07.26)
2 gün sonra binadan gideceksin açtığın konuya bak.. psikolog atın şu mollaya
-1
HellKeePer
(15.07.26)
Sen bu konuyu neden bu kadar içselleştirdin onu anlayamadım. Konuyu bağlamından koparıp kedince farklı yerlere çekip hiç tanımadığın beni yine kendi sınırlı argümanlarınla eleştirmeye çalışıyorsun. Örümcek beyinli, molla gibi söylemlerle kendince aşağılamya çalışıyorsun. tanımadığı kişiler hakkında bu kadar ön yargı ile hareket eden sensin ve bu sebeple senin ihtiyacın olduğunu düşünüyorum psikolojik yardım almaya.
gidersin gitmezsin beni ilgilendirmez ama çevrendeki insanların iyiliği için bir adım atabilirsin.
+1
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(15.07.26)
Algı yaratmaya çalışıyorsun , imha ediyorum.
0
HellKeePer
(17.07.26)
(24)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
Tek çocuk iyidir.
-6
arbre
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-1
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(7)

LGS'de scip sivayan yegene okul tavsiyesi

speedy
Dersaneye, okul hocalarina soracaklar da ailenin okumusu olarak ilk bana sordular. 2002 dunya kupasinda lgs'den ciktiktan sonra Kosta Rika macina yetismeye calisan nesildenim lan ben 30 sene gecmis:) Yatacak yeri yok, buna ekmek verilmez aslinda:) Dersaneye falan da gitti iki sene. 300 puan, yuzde d
Dersaneye, okul hocalarina soracaklar da ailenin okumusu olarak ilk bana sordular. 2002 dunya kupasinda lgs'den ciktiktan sonra Kosta Rika macina yetismeye calisan nesildenim lan ben 30 sene gecmis:)

Yatacak yeri yok, buna ekmek verilmez aslinda:) Dersaneye falan da gitti iki sene. 300 puan, yuzde dilimi de 30'luk dilimdeymis, obp puani 90. Meslek liseleri it kopuk, serseri yuvasi diye biliyorum bizim hanimevladi askerdeki san josephli gibi kalir orada. Imam Hatibi zaten hic sayma, Iran mi bura, molla mi olacaklar 2026'da:) Super liseler, duz liseler Anadolu lisesi olmustu galiba. Evine 10 dakika yurume mesafesinde bir Anadolu lisesi var, sirf obp ile aliyormus. Ona mi kasalim? Oraya da girebilir mi mechul bu obp ile. Rusvet, bagis falan mi donuyor bu sirf obp ile alan okullarda?
0
speedy
(12.07.26)
Meslek lisesine yazdırın
-1
Topalordek
(12.07.26)
eger bütce sikinti degilse özel. hatta bütce sikinti degilse ve iyi bir anadolu lisesi kazanmissa da özel. yurtdisina cikmanin en rahat yolu cünkü.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
@konusma ben: hocam butce sikinti olmasa bu hesaplari yapmayiz zaten, direk yollariz ozele
0
🌸speedy
(12.07.26)
Meslek lisesine bulaşmasın. Oraya giderse iş bulur falan... bunlar koca yalanlar. O okullarda 90 model karbiratörlü motor tamirini öğretiyorlar.

İmamı zaten geç.

Obp ile başka ilçeden belki bi anadolu lisesi yakalar ama yatılı kalmasın. Git gel yapsın.

Para varsa her bütceye uygun özel lise var. Pazarlık yapıp fiyat düşürün. Ted bile öğrenci zor buluyor. Makül bi yer denk gelir. En azından ingilizce öğrenir.

Bi de temiz bi sopan yesin.
-1
Lh12
(12.07.26)
www.eksiduyuru.com

benim üniversitedeki arkadaşlarımın çoğu; cağaloğlu, galatasaray, kabataş erkek de okudular, ya da bilemediniz tübitak olimpiyatçısı (ben meslek lisesinde okudum).

kendileriyle çok konuştum çünkü ben de böyle lisede okumak isterdim. hepsinin ortak noktası, ortaokul döneminde ailelerinin kendilerini yönlendirmesi. ne çok sıkmışlar, ne de çok serbest bırakmışlar.

o yüzden sopayı önce kendinize atın, sonra çuvaldızı çocuğa batırın. el kadar çocuk dışarıda top koşturmak varken gidip qs rankingde üniversitelere bakıp kariyerini mi planlayacak kendi kendine.

bu saatten sonra yapılabilecek en iyi şey; üniversite hevesi kazandırmak. güzel üniversitelere gezi yaptırıp ona o bilinci kazandırırsanız zaten devamını o getirir. üniversitelerin sunduğu avantajlar, erasmus/exchange olanakları, kampüs hayatı... "üniversite artık o kadar önemli değil" diyen büyük bir kesim var ama bence önemli. iyi bir üniversite çok büyük kapılar açıyor. o yüzden ona baştan yüksek üniversite motivasyonu vermek gerekir.

günümüzde meslek lisesi diplaması bazı kapıları açıyor. iş yeri açma, devlette o diploma ile atanma... attığım linkte açıkladım. ama meslek lisesinde eğitim yok gibi bir şey bişey öğrenemez yani. o diploma ile bir yere gelir, orada öğrenir.

özel okul falan ciddi maliyetli işler. buradakilerin çoğu yine zaten %50 burslu vakıf ünilerinde geçiyor. bizde para var, diyorsanız gönderin tabii ne olacak. ama özel okuldaki eğitim devletten daha bile beter (sağlam bir özele gitmediği sürece). devlette en azından laubalilik yok, disiplin kazanır. "sabah uyanamadım" gibi bahaneler; özelde tatlı kuşum benim diye karşılanırken, devlette müdüre gidip geç kağıdı alma işi (ya da hocaya hesap verme işi), geç kalkmayı yıldırır.

Ben olsam Anadolu lisesine kayıt ettirmeye çalışırdım. Bir yandan da üniversite motivasyonu vermeye. Buna ek eğer içe dönük bir kişiliği varsa, özel okula vereceğim para ile güzel psikolojik destek aldırırdım. Özellikle hayata karışması/daha aktif olması konusunda çok işe yarıyor.
+1
klardtt
(12.07.26)
çocuğu karşınıza alıp konuştunuz mu? ilerisi için ne düşünüyor, üniversite tarafına mı yoksa iş hayatına mı yönelecek. siz de ona göre yönlendirme yapabilirsiniz. meslek liselerini de bir çırpıda silip atmayın. organize sanayi bölgeleriyle entegre çalışan liseler var, onları araştırmak gerek. özellikle cnc operatörü-programcısı ve endüstriyel otomasyon tarafında ciddi ihtiyaç var ülkede.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.07.26)
Sorumsuz bir öğrenciye benziyor. Meslek lisesine göndermek istemiyorsanız en yakın okula veya OBP ile alan başka bir okula gönderin.
0
Buddrick
(13.07.26)
(33)

Zengin olur olmaz alacağınız o ilk ürün ne?

egerbiryolcu
Diyelim miras kaldıPiyango vurduFenomen oldunuz vs vs vsO gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
Diyelim miras kaldı
Piyango vurdu
Fenomen oldunuz vs vs vs

O gün geldi ve artık para harcamaktan cekinmeyeceginiz bir durumdasiniz. Ne alırdınız koşa koşa (ürün, deneyim, hizmet, egitim... Kategoriler sınırsız)
0
egerbiryolcu
(10.07.26)
İlk olarak kendime bir İtalya tatili hediye ederdim. Maddi bir şey aklıma gelmedi.
+2
ekimoloji
(10.07.26)
en baştan başlayarak dünyanın en zenginlerini temizleyip yüreklere korku salacak bir PMC.

o kadar uzun boylu değil dersen havuzlu bir villa. ama suyu kapitalist kanından kıpkırmızı olsun. ona da yok diyorsan tamam normal su. kendi havuzumuzda biz yüzelim bari onlar yüzmesin.
-3
der meister
(10.07.26)
Valla miktar tam olarak belli olmadigi icin yorum yapmak zor ama oyunbozanlik etmeyip cevap veririsem; ilk olarak isten istifa ederdim. Sonrasinda alacagim ilk sey uzun zamandir gozume kestirdigim bir ada olurdu.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
Geçen sene de sorulmuştu benzer bir şey, konuşma ben konuşuyorum daha bitirmedim'un verdiği cevaba hatırladıkça gülüyorum ama cevaba katılıyorum aynı zamanda.Kendime ada alıp çevresini 10m yüksekliğinde jiletli telle güçlendirilmiş duvarla çevirirdim. İnsanlardan uzak yaşardım.
+1
alice in potatoland
(10.07.26)
Böyle bir ürün yok, ama böyle bir kategori var. Benim mobilya ve eşyalarda malzeme takıntım var. Plastik, mdf, laminant, alüminyum gibi malzemeleri sevmiyorum. Evdeki eşyaları doğru düzgün bir ahşap, mermer, bronz gibi gerçek değeri olan ve özel üretim şeylerle değiştirmeye başlardım. Düşününce cidden taklit şeylerle yaşıyoruz.
+7
akhenaten
(10.07.26)
Şimdi bir yorumda bulanacağım hepiniz bana düşman olacaksınız. Mahallede muhallebi yemiştim ben.
-7
gobekliraki
(10.07.26)
M5
-2
mikahakkinen
(10.07.26)
100 milyon tl mi kaldı
1 milyar tl mi ? arada baya fark var.
100 e zaten bir ev bir araba yarıdan fazlası gitti.
0
jamswety
(10.07.26)
Ekibiyle birlikte yat
+1
gabe h coud
(10.07.26)
aloha snackbar 3
(10.07.26)
Pay to win oyunlarında sınırsız para harcamak gerçekten keşke sabancı olsaydım dediğim tek an oyunlara para harcamak isteyip de harcayamadığım zamanlar
0
Hallegadola
(10.07.26)
Cruise ile dünya turu, yaklaşık 1 sene sürenlerden
+1
su olsam ates olsam
(10.07.26)
Valla en büyük hayalim yaşamak için çalışmak zorunda olmadığım bir hayat olduğu için muhtemelen pasif gelir getirecek işlere yatırırım bir kısmını önce, sonra da herhalde ilk iş güzel bir yemek yerim.
+5
Amaranta ursula
(11.07.26)
Evi boyatırım artık herhalde...
+4
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
vizyonsuz birisi olduğum için alacağım ilk şey bmw m5 touring olurdu.
0
false pretension
(11.07.26)
911
0
cooperr
(11.07.26)
1. İlk önce sakin bir yerde, konforlu bir otele gidip bu durumu sindirir, sakin kafayla düşünürken eksiseyler.com rehberi okurdum.

2. İşimi, düzenimi kurduktan sonra (iş dediğime bakmayın, para için çalışmayacağım) sakin, güzel bir ev inşaa ettirirdim. Bir tane zeytin koruluğunda yer alan ahşap bir klübe, ayrıca farklı bir yerde, yüksek bir tepede etrafa hakim gene ahşap bir gözlem evi. Tercihen ulaşımı zor olmayan, birbirlerine yakın yerler olmasını isterdim. Uzun seyahatler gerektirmesin, en fazla birkaç saat içinde ulaşabileyim. Bisiklet ile gideceksem de gün içinde varayım.

3. Bisikletin teknik yapısına, parçalarına hakim olabileceğim, bakım ve onarımını gözü kapalı yapabileceğim eğitimler almak isterdim. Gerekirse adım adım ilerleyerek sektörde öncü markaların çalışmalarına katılır, profesyonel bisiklet yarışlarının teknisyenliğini yapacak düzeye çıkmak isterdim. Adamlar da beni "Gel lan öğretelim" diye kabul etmeyeceğine göre parasını vermem gerekirdi haliyle.

4. Gene bu eğitim sonrasında niş bir bisiklet atölyesi açardım. Sektördeki vizyoner adamları toplayıp düzenli olarak onlarla görüşürdüm. Profesyonel yarışçıları, farklı disiplinlerdeki bisikletçileri davet eder, ağırlardım. Karşılığında da deneyimlerini bizimle, gelen insanlarla, özellikle de çocuklarla paylaşmalarını isterdim. Atölye 7/24 açık olurdu. Tüm bisikletçilerin tamir ve onarımlarını ücretsiz karşılardım. İyi teknisyenleri istihdam ederdim. Özellikle genç ve çocukların ihtiyacı olan ekipmanları ücretsiz temin eder, bisiklet bakımlarını ücretsiz yaptırırdım.

5. Yeme & içme kültürümü genişletmek için çok vakit ayırırdım. Sadece gurme lezzetler, michellin yıldızlı mekanlar değil de yiyeceklerin yaşam, tarih, sosyal ilişkiler, tarım vb. ile ilişkilerini de öğrenebileceğim şekilde vakit ayırırdım. Bu iş paradan ziyade zaman gerektiriyor aslında. O da doğrudan para gerektirdiğinden tüm vaktimi zengin olunca ayırabilirdim herhalde. Tabi o süreç hop oraya zıp buraya şeklinde değil de yavaş hareket ederek yapmayı tercih edeceğim şekilde olurdu. Mesela İspanya bask bölgesinde zamansız bir motorsiklet turu gibi. Ne kadar sürerse sürsün, amaç o bölgenin yeme & içme kültürü merkezli bir yolculuk.

6. Arada takılabileceğim, canım isterse denize açılabileceğim bir iskele isterdim. Gözden uzak, sakin bir yerde olsun. Kendi bayrağı filan olsun iskelemin.

Böyle şeyler işte, istekler.
+2
burka
(11.07.26)
Güzel bir ada. (Ağaçlandırıp, hayvanlar ve insanlar için yaşanabilir, düzgün bir eko sistem oluşturmak için.)

Vahşi yaşam parkı. (Vahşi hayvanlara ziyaretçilere kapalı bir yaşam alanı oluşturabilmek için.)

Dünyadaki bütün hayvanat bahçeleri. (Hayvanları kurtarıp doğal ortamlarına kavuşturmak için.)

Yüksek güvenlikli bir ralli aracı ve bir pist. (İstediğim gibi araba kullanıp çılgın atmak için.)

Dünyanın çeşitli yerlerinde oteller. En üst katlarını kendime ayırmak ve kalanında da dönüşümlü olarak alt gelir grubundan insanları ağırlamak için (Endonezya Bali, İtalya, Almanya, Türkiye vs)

Blok evren teorisi, zamanda yolculuk, paralel evrenler, boyutlar arası geçiş, ölümsüzlük, dünyanın arındırılması, yapay zeka, uzaydaki farklı canlı formları vb konularda araştırma yapan bilim adamlarına fon oluştururdum. (Bilimsel gelişmeleri hızlandırmak ve hemen haberdar olmak için.)

Türkiye'de bir sürü özel okul açardım. Özellikle ilkokul ve lise seviyesinde. Çocukları doğru bilgilerle eğitmek, onları karanlığa mahkum etmemek, dünya insanı olabilmelerini sağlamak için.)
+3
anaphylacticshock
(11.07.26)
eşya yok aklımda ama deneyim alırdım sanırım.
bazı eski müzik gruplarının "gelin bizimle bir hafta geçirin" temalı özel etkinlikleri oluyor. geçen birine baktım; 5000 euro fiyat biçmiş. öyle bişey yapardım herhal..
benim için çok para da buymuş işte, mehhh...
0
lil siztah
(11.07.26)
Ben de Cruise ile dünya turu isterdim.
Çevremde kimse bunun kısasına bile para vermek istemediği için muhtemelen ücretini de karşılar yanıma birini alırdım.
Zaten bitti para.
0
mutekebbir
(11.07.26)
ben tasit seviyorum helikopter, luks araba+su kadar euroya vatandaslik veririz diyen ulkelerden ev almak hirvatistan, yunanistan gibi. biraz gezip en son populer bolgede butik otel isletmek olur capri, yunan adasi, fransiz rivierasi vb olabilir taylanda da hayir demezdim
0
ala09
(11.07.26)
Bir büyük şehirde, Balkonu şehir ve deniz manzaralı, altında özel otoparkı olan bir daire,
Aşçılık, sekreterlik ve şöförlük becerilerine sahip bir oda hizmetçişi,
Şehrin kırsalında, kendi suyunu ve elektriğini üretebilen, kendine yeterli, iyi tecrit edilmiş, arkasında zaman içinde orman yapabileceğim yeterli arazisi olan bir çiftlik,
Çiftliği çekip çevirebilecek yatılı yardımcı aile,
Bundan sonrası için bankada yeterli para.
0
Mirket
(11.07.26)
Ben adamin cevresine duvar örmekten vazgectim. Neden kendi manzarami kötülestireyim. Adayi Akdeniz'den almicam. Kendi tropik ada takimimi alicam. Botla gelen olmaz böylece :D
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.07.26)
cartier tank
0
black holes in the sky
(11.07.26)
2026 model bir beneteau oceanis 51.1
0
orpheus
(11.07.26)
Zenginlik hayalim Lambo Urus ama M2 için imzaları attım bugün. Bi süre idare eder beni.
0
Take it away honey
(11.07.26)
ne kadar paradan bahsediyoruz?

"bana" kadarsa, önünde minik bir iskelesi olan bir yalı alırım Ege'nin bir yerinde. mümkünse selimiye - Orhaniye taraflarında ya da Bozburun taraflarında. tabii tekne de alırım önüne.

eğer biraz daha rahat harcayabiliyorsam, birine sözüm var range rover almam lazım.
0
co2s2
(11.07.26)
Benim çocukluktan beri zengin olsam alırım hayalim Tuzla’da bulunan Koç’un adası. Koç satmazsa başka ada bulurum artık parayı bulsam gerisi kolay :)
0
cilekli pasta
(11.07.26)
ilk is Copacabana sahilinde bir ev alıp oraya yerleşmek olurdu. zengin olmayacak olsam da para biriktiriyorum. erkene alırdım en azından.
0
monseur thenardier
(11.07.26)
gotik bir şato!
0
anon1m
(11.07.26)
Datça'da Bizim Ev isminde bir butik taş otel var ya; Urla vb. bir ege beldesinden, kapısı koya açılan bir taş ev alırdım. Sadece yatak odası ve en temel eşyaları alır tüm detaylı mobilya alışverişi için globale açılırdım. Kâh online kâh dünyayı gezerek zamana yayarak sevdiğim hissettiğim bana anlamlı gelen şeylerle evimi döşerdim.
Fotoğraf albümüm ve magnetlerim de gelirdi bu eve.

Sonra ihtiyacım kadar yardımcıyı sağlam bir İK şirketiyle seçer işe alırdım.
Temizlik, yemek, şoför, kişisel asistan.
Kendi bedenime daha çok ilgi gösterir, sağlığımı koruyacak bir yaşam inşa eder, anlamlı projeler üretmek için çalışırdım.

Tek şey ilk şey olmadı belki ama hepsi bütün diye birlikte yazmak istedim.
0
mavipenguen
(12.07.26)
Bence dünyada en kaliteli iki araba markadı var, bu ikisinden birer tane (marka yazmiyorum, biliyorum herkes bir tarafiyla gulecek onlar mı kaliteli diye) alıp kenara atıp, sonra başka bir araç (kalite degil de saygi gören bir marka model) ile dunyada girilmemiş sokak birakmayana kadar gezmek isterim ama bu sorunuzun cevabı mı bilemedim.
0
covered
(12.07.26)
Ev
0
hlt1985
(12.07.26)
(17)

Böcekleri öldürüyor musunuz?

ekimoloji
Gece yatarken karanlıkta bi ışıltı görüp korktum, ateş böceğiymiş ilk defa görmüş bulundum. Çocuk odası olduğu için bi tedirgin olup hem ışığını görmemek için hem de çocuğu ısırır mı acaba diye oğlumun arabasının arkasına doğru üfledim (o an başka bir şey yoktu kağıt bulsam dışarı atacaktım) muhteme
Gece yatarken karanlıkta bi ışıltı görüp korktum, ateş böceğiymiş ilk defa görmüş bulundum. Çocuk odası olduğu için bi tedirgin olup hem ışığını görmemek için hem de çocuğu ısırır mı acaba diye oğlumun arabasının arkasına doğru üfledim (o an başka bir şey yoktu kağıt bulsam dışarı atacaktım) muhtemelen arabanın altında kaldı.

Sabah baktığımda ölmüş olduğunu gördüm daha doğrusu önce kımıldıyordu sonra baktığımda cansızdı. Sabahtan beri vicdan azabı çekiyorum, hayatımda ilk defa böcek öldürmedim ama son zamanlarda dikkat ediyor sadece dışarı atıyordum.
Hamamböceği olsa vicdan yapmazdım türcülük/şekilcilik yapmış oluyorum farkındayım ama durum bu. Çok üzüldüm, buraya yazmak istedim.
+1
ekimoloji
(09.07.26)
Genelde hava direncine ve terminal hızlarının düşük olmasına güvenip ölmeyeceklerini düşünerek pencereden atıyorum.
+2
kizil karga
(09.07.26)
Sivrisinek dışında öldürmem ben genelde. Sivriye acıyamıyorum
+1
ezkaza
(09.07.26)
Dışarı atmak kolaysa, böcek de miskin bir şeyse dışarı atıyorum. Ama sinek gibi uçan böceklere veya hamam böceği gibi hızlı hareket eden cinsten olanlara zehirle müdahale ediyorum.

Vicdan azabı diyemem, ama kırk yılda bir birkaç dk empati kurup üzüldüğüm olmuştur. (sivrisinekler hariç.) Siz de çok şey yapmayın, olur öyle.
+1
akhenaten
(09.07.26)
Ya normal şartlarda en tiksinç olanı bile öldürmek istemem ama böceklere müsait bir ortamda yaşadığım için evi supururken her köşeden ev örümceği çekmek zorundayım. Karıncalarla baş edilmiyor tek tük olunca dokunmam ama sürekli sürü şeklinde mutfakta falan çıktıkları dönem artık bıkkınlık gelip yine başka yollara mecburen basvuruyorum. Ama mesela bir ara fare dadanmisti asla zehirlemek istemedik kapan ile çozduk canlı canlı doğaya saldık.

Mutfakta yine siyah kara büyük böcekler dadaniyor bazen delik çatlak yerlerdden eve giriyolar. Gece mutfağa korkudan giremiyorum. Mecbur hamambocegi yemi aldık.

Çekirge, uğur böceği, kelebek gibi daha sevimli ve az korkunç olanları bezle tutup dışarı falan atarız zaten.

Sivrisinekler çok kasiniyolar onlara üzülmüyorum artık. Gel beni öldür diyor resmen.
0
egerbiryolcu
(09.07.26)
Asla öldürmem.

Her can değerlidir.
0
rock n roll
(09.07.26)
Asla. Şöyle eğer sağlığıma, kedime köpeğimre zararı olacaksa evet. Onun dışında biz evde baya birlikte yaşıyoruz. Bana aşırı acımazsa geliyor terlik vurmak falan. O da can en nihayetinde, kimse Allah değiş ol de olsun, öl de ölsün falan.
-6
gobekliraki
(09.07.26)
görev dagilimi var,
sinek,sivri vb ben de,
hamamböcegi ,kelebek vb. kedi de.
0
designer
(09.07.26)
hamamböcegi, kaloriferböcegi vs evet.
atesböcegi, ugurböcegi, cekirge, kelebek vs asla.
sali günü otelden cikis yapiyordum, bavulu bir kaldirdim kocaman akrep cikti altindan. onu bile öldürmedim. bir bardak ve karton yardimiyla disari attim.
bahcemize tarla fareleri geliyor. onlari da besliyorum. ekmek falan atiyorum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.07.26)
sivrisinekleri öldürüyorum.
karasinekleri de hiç sevmem ama mümkünse öldürmeden dışarı çıkarmaya çalışırım, bazen sinek ilacı sıkarım acımadan.

bu ikisi dışında böcekleri öldüremem, ezemem, zarar veremem.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
dikkat etmeye çalışıyorum.

ama herkesin korkuyorum tribinde olduğu yerlerde bazen iş düşmüyor değil.

sivri, akrep vb. olduğunda mecbur öldürüyorum. ama balkon örneğin sarmayacak gidecekse sivri de olsa öldürmemeye çalışıyorum.
0
gurur
(09.07.26)
"Mümkünse" öldütmüyorum, camı perdeyi açınca çıkıyor zaten uçan cinsler. Diğerlerini kağıtla vs atıyorum aşağo
0
denizciman
(10.07.26)
İstilacı kokarca böceğini ve sivrisinekleri öldürüyorum. Başka böcekle karşılaşmıyorum.
0
gabe h coud
(10.07.26)
Muhtemelen siz öldürmediniz, zaten ölecekti. Doğada yaşamak için evrimleşmiş böcekler eve girince fazla yaşamıyor.
Eğer yakalanabilir bir böcekse dışarı atıyorum.
Eğer dışarı atmak mümkün değil ve zararsızsa kendi haline bırakıyorum.
Sivrisinek ve hamam böcekleri bu iki grubun da dışında kalıyor.
0
mikro patlama
(10.07.26)
Böcekler de sevgiyi anlayabilen varlıklar aslında. Biz onlardan korktuğumuz ve iğrendiğimiz için açıkçası onları tanımayacak kadar doğadan uzaklaşmış olduğumuz için onları yalnızca evimize giren yabancı bir düşman gibi görüyoruz. Doğada vakit geçirdiğimde ben böceklerin de aslında ne kadar karizmatik ve işinde gücüde varlıklar olduğunu gördüm ve bence evinde görmek istemeyeceğin bir böceği ormanda gördüğünde böceğin bir çiçeğin içinde dinledindiğini, bir arının çiçeğe nasıl da bir çocuk gibi yaklaştığını görünce böcekler de onlara dokunmana izin verip senden kaçmıyorlar. Ben zaman zaman insan kafamla başa çıkamıyorsam ve yemeğimin içine falan düşecek kadar uçuşuyorlarsa zaman zaman dikkatsizce zarar verebiliyoru, zaman zaman öldürdüğüm oluyor en yazık ki. Bence böceklere, eve giren arılara onları düşman gibi görmek yerine onlarla sesli konuşun. Türkçe konuşun. Seni dışarı atacağım, işbirliğine ihtiyacım var, dışarıda daha özgür olursun gibi.. :)
Kimileri ürkek oluyor ama kimileri de parmağına konuyor ve dışarıya çıkmak için sabırsızlanıyor.
Bazen yine bu açıklamayı böceklere yaparak pencereden çık, ışığa doğru git gibi sesli yönlendirmeler de yapabilirsiniz.
Onlara sevgiyle yaklaşarak bir bardağa korkutmadan kapatıp yine bekle azcık sabret diyip pencereden özgürlüklerine bırakabilirsiniz.
Böcekler süper varlıklar ve popülasyonları sandığımızdan daha fazla.
İşinde gücünde çocuklar. Sadece yollarını şaşırmışlar ve belki de size kendilerini göstermeye gelmişlerdir.
Ateş böcekleri zararsız. Yalnızca sesleri biraz ürkütebiliyor ilk etapta ama gözleri falan ponçik ponçik. Canolar.

Ayrıca bence o kadar vicdan yapmaya da gerek yok, ölme vakti gelmiş, evren onun orada o şekilde ölmesini seçmiş ve siz de bunu deneyimlemişsiniz gibi bir düşünceye sahibim galiba.

Ölüme biz insanlar çok anlam yüklüyoruz. Doğada döngü var. Ekosistem dengesini bu şekilde koruyor.
+1
durme
(10.07.26)
kaza dışında öldürmemeye çok özen gösteririm.
geçen ben de duş alırken minik kelebeklerden (ipelek deriz biz) bi tanesi duşun zeminindeki kuru yere düştü. ufaktan ıslanıyordu ki, hemen tuvalet kağıdıyla alıp, duşun dışına bıraktım; kuruyup uçsun diye.
duştan çıkınca unutmuşum. sonra klozeti açtığımda gördüm ki, annem herhalde bu tuvalet kağıdı yerde ne arıyor diye klozete atmış; hayvan ölmüş. acayip üzüldüm..

gece genelde kontrol ederim; eve girmiş, ışıkta uçuşan kelebek, böcek falan görürsem toplayıp bahçe tarafındaki pencere kenarına bırakıyorum. çünkü içeride kaldıklarında sabaha istisnasız ölmüş oluyorlar. bir de kedimin oynadığını görürsem kurtarıyorum. benim mesaim bu şekil.
+2
lil siztah
(10.07.26)
İstilacı cinsse, evi ele geçirmemesi adına öldürebiliyorum. Zararsızsa ve münferitse ya alıp dışarı götürüyorum, ya da bırakıyorum, free takılsın evde...

Mesela eskiden ev güvelerini (yemek yahut kıyafet güvesi) gayet sever, hiç elleşmez yahut camdan dışarı kovalardım. Hatta bir tanesi için tee fi tarihinde duyurya sormuştum "neyle besleyeyim?" diye. Ev bir güvelendi. Yüzlerce oldular. Ayarları yok ki... Elime aldığım her paketin kıvrımında pamuk görmeye başladım. Baktım yemek yerken kaplarımıza tavandan larva dökülür oldu. Sert, acımasız ve agresif bir temizlik ve tedbir süreciyle 2-3 ayda ancak kurtulabildik. O gün bugündür ev güvesi görünce öldürüyorum.

Aynı şeyi gümüşçün/nem böceği (silverfish) için de yapıyorum. Ama mesela dışarıdan böcek, örümcek vs. girerse, türüne göre ya görmezden geliyorum ya da alıp balkona/dışarı koyuyorum.

Haşere istilası kötü bir şey.
(Not: Sivrisineklere ölüm!)
0
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
karasineklere acımam öldürürüm. uğurböcegi ve arıları bir bezle dışarı atarım.
0
orpheus
(11.07.26)
(6)

müşteki olduğum davaya zorla getirilme_avukatlar yardım

jimjim
selamlar,aprtmana giren bir hırsız nedeniyle 5 yıl önce bir dava açtık. zamanında, karakola gidip ifade verdim. benim gibi 2 kişi daha bu şekilde davacı olup ifade verdi. daha sonra hırsızı yakaladılar. Ben yurt dışına taşındım o sıralarda bana duruşma var gelin/bekleniyorsunuz diye haber gelmişti a
selamlar,
aprtmana giren bir hırsız nedeniyle 5 yıl önce bir dava açtık. zamanında, karakola gidip ifade verdim. benim gibi 2 kişi daha bu şekilde davacı olup ifade verdi. daha sonra hırsızı yakaladılar. Ben yurt dışına taşındım o sıralarda bana duruşma var gelin/bekleniyorsunuz diye haber gelmişti ama bunlar 2yıl önce oluyor. ben de gitmedim sanırım zorunluluk yoktu o zaman hatırlamıyorum.

sonra dava kapanmış fakat bu yılbaşında yeniden açılmış (ben de e devlette gördüm) şimdi de bana -önce muhtarlığa- daha sonra da bugün sms ile "şu tarihte davanız vardır, gelmediğiniz takdirde ZORLA getirileceğiniz ihtar olunur" diye sms geldi. dava da 2 gün sonra!!!

delireceğim panikten. ben böyle dava mava işlerinden aşırı uzak bir insanım ne yapabilirim. yarın konsoloslğa gideceğim ama buradaki avukatlar da uyap'a üye mi onu da bilmiyorum. hakkımda davaya katılmadı diye cezai işlem başlar mı? 1 gün kala davadan çekilebilir miyim? çok mu geç? ne yapacağım? :(
0
jimjim
(06.07.26)
Git karakola ifadeni ver bitti gitti
-5
topkapiaksaray
(06.07.26)
@topkapiaksaray, adam yurtdisinda, hangi karakola gidip ifade verecek?

Konsolosluga gidip adres beyani yapmadiysaniz devlet sizin yurtdisinda oldugunuzu takip edememistir. Konusmaniz gereken merci konsolosluk, onlar sizi yönlendirir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.07.26)
Avukata veriyorsunuz bir vekalet o sizin yerinize takip ediyor ne kadar da güzel bir hizmet değil mi hazır konsolosluğa gitmisken halledin rahatlayın
0
apocalipy
(07.07.26)
Avukata vekâlet vererek halledemezsiniz. Bizzat gitmeniz lazım. Yalnız zorla getirme kararı kelime olarak sizi korkutmasın. Sadece telefonla arayıp şu saatte duruşmanız var diye hatırlatırlar. “İhzaren celbine” derse o zaman kapınıza dayanırlar, gümrükte falan giriş yaparken sıkıntı olabilir. Ama müşteki olduğunuz için biraz zor bu durum. Şikayetten vazgeçmek için de mahkemeye gelmelisiniz.bulunduğunuz ülkedeki konsolosluktan “istinabe” yolu ile ifadenizin alınmasını talep etmeniz lazım. Ancak bunu da Türkiye’de bir avukatla yapabilirsiniz. Kısaca; mahkemenin bulunduğu şehirde bir avukat tutun, o avukata vekaleti konsolosluktan gönderin, avukat; ya istinabe yoluyla dinlenmenizi istesin ya da yurda kesin olarak geleceğiniz bir tarih varsa duruşmayı o tarihe erteletsin.
+2
ground
(07.07.26)
korkacak bir şey yok :D @ground +1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.07.26)
sanık değilseniz korkacağınız bir durum olmaz. en fazla "şikayet sahibi ortalıkta yok, şikayet sahibi kendi şikayetini takip etmiyorsa biz neden edelim? şikayeti dinleyemediğimiz için sanığı salıyoruz" gibisinden bir şey olur.
0
co2s2
(08.07.26)
(16)

soyadı

liberal
soyadınızı değiştirmek isteseniz ne yapardınız?şunu yapardım diyeceginiz örnekler nelerdir?
soyadınızı değiştirmek isteseniz ne yapardınız?

şunu yapardım diyeceginiz örnekler nelerdir?
0
liberal
(01.07.26)
Değiştirirdim
+2
kisa
(01.07.26)
Koç güzel olurdu bana.
0
Purple life
(01.07.26)
Lordoğlu
Süpertitiz

bi ara dilekçemi vs hazırlamıştım ancak bir türlü davayı açmak fırsat olmadı.
+1
rahmi pinkfloydoglu
(01.07.26)
Yapan birini tanıyorum. Aylarca araştırma yaptı, herhangi biriyle pişti olmamak adına ve buldu da. Çok sonra farklı ülkeden birinin soy adı falan çıktı ama çok memnun.
+1
birdirbir
(01.07.26)
Avrupa'da, Türkiye'de, Amerika'da rahat yazilacak bir soyisim secerdim. Anlamiymis, pisti olmakmis umrumda olmazdi.
Benim hem kizlik soyismim zordu Avusturya'da, Birlesik Krallik'ta yazdirirken, sonra evlendim ama evlilik soyismim de Türkiye'de yazdirmaya zor. Cok cektim, hala cekiyorum soyisimden :)
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.07.26)
Oğlu eklerdim. Karadenizli mütehait gibi takılırdım.
+2
mikahakkinen
(01.07.26)
"Yolgezen" yapabilirdim.
+2
burka
(01.07.26)
Anavi
+1
gadlemler
(02.07.26)
şüphesiz ki erdoğan ya da bayraktar yapıp arkama yaslanırdım.
0
duyuruuser
(02.07.26)
Değiştirdim. Tüm sülalenin soyadı yanlış yazılmıştı. Doğrunu yazıp ardına “oğlu” ekledim. Sülalede herkes beni kıskanıyor.
0
ground
(02.07.26)
bunu yapınca resmi olarak, kimlik, pasaport, ehliyet, tapu, banka hesabı, işlemleri çok zor oluyor mu? Resmi evraklarda eski soyadı bir yerlerde gözüküyor mu?
0
🌸liberal
(02.07.26)
@liberal ben isim (gobekadi) degistirdim. isim degistirdigimde henuz eski kimlik vardi elimde. yeni kimlik alirken gorevliden eski kimligimin bende kalmasini rica ettim. uluslararasi gecerli sertifikalarim var cunku ve kimlik bilgilerinde karisiklik olmasini istemedim. neyse sertifika aldigim kuruma eski kimligi ve yeni kimligi mahkeme karariyla ismimi degistirdigimi belirterek yolladim, hallettiler. banka konusunda sikinti cikmadi, subeden yeni kimligi taradilar zaten mersis'ten de bilgileri cekiyorlar. kartlari yeniledim yeni isim olsun diye. edevlet uzerinden tapularimda sikinti gozukmuyor ancak bir arsa devri icin notere gittigimizde eski ismim vardi evrakta. pek onemsemedim. su an tek sikinti hastane sistemlerinde eski ismim gozukuyor. onu da sgk'dan halletmem lazimmis ama cok useniyorum. yani dusun koskoca mit bile (istihbarat olan) beni eski ismimle davet etti. :)) sen ugrasmadigin surece devletin pek haberi olmuyor sanirim. son olarak eski ismim yanlis hatirlamiyorsam nufus kayit orneginde gozukuyor. gozukmesi de lazim zaten.
0
arakaali
(02.07.26)
Özdemir çekici geliyor sanırım Özdemir yapardım sanırım.
0
costgrande
(02.07.26)
soruya tam cevap değil ama 2 yıl önce boşandım, soyismim değişti ve hala hesabım olan bir bankadan arayıp duruyorlar gelip imza atın diye. dün bi kargoya uğrayıp kargo bıraktım, verilen farurada eski soyisim görünüyordu sonradan fark ettim ki günlük hayatta hiç evlilik soyismini kullanmazdım. galiba yıllarca böyle iki soyisim taşıyacağım orada burada. ilk ismimi sildirmem konusunda babam biraz baskı yapıyordu, ilk ismimi sildirsem diplomalarım en en basitinden sorun oluşturabilir, bilmiyorum. eğer ciddi bir rahatsızlık yoksa bence gerek yok. çok fazla uğraş gerektirecek. pasaportlar, kimlik, ehliyetler yenilendi, eski geçerli vizelerim hala eski soyisim üzerinden ama o ülkelere giriş yaparken sorun da yaşamadım hiç, kimse neden farklı diye sormadı. yine de işte hep karşınıza çıkacak. eğer getireceği avantaj fazlaysa neden olmasın, yoksa boşa enerji kaybı. bol şans
0
deartheodosia
(02.07.26)
Oğuloğlu yapmak geldi başlığı görünce.
0
rhan
(02.07.26)
Muhtemelen tabiattan bir şey olurdu:

Deniz, ırmak, kaya, yaprak, orman, çiçek, ufuk, bulut, yıldız, güneş, yağmur, çağlayan, ateş, toprak, rüzgar, bahar, hazan, ilkyaz gibi...
0
dilemma of subscribtionability
(02.07.26)
(5)

Vatandaşlıktan çıksak bedelli askerlikten kurtulur muyuz ?

garavel
Selam herkese, annemin bulgaristan göçmesi olmasından mütevellit 10 yaşından beri bulgaristan vatandaşlığım ( doğum yoluyla kazanılan ), buna ek olarak da ingiltere vatandaşlığım var ( kendim yaşayarak aldığım )Hali hazırda da ingiltere'de ikamet ediyorum, bu bilgiler ışığında astronomik bedelli ücr
Selam herkese, annemin bulgaristan göçmesi olmasından mütevellit 10 yaşından beri bulgaristan vatandaşlığım ( doğum yoluyla kazanılan ), buna ek olarak da ingiltere vatandaşlığım var ( kendim yaşayarak aldığım )

Hali hazırda da ingiltere'de ikamet ediyorum, bu bilgiler ışığında astronomik bedelli ücretini ödememek için vatandaşlıktan çıkabiliyor muyuz ? Bunun prosedürü nedir olabiliyorsa ?

Hem para, hem de politik sebeplerden dolayı kuruş vermek istemem bu hükümete.
0
garavel
(22.06.26)
Eger askerliginiz tecil edilmisse vatandasliktan sorunsuz cikabiliyorsunuz. Eger tecil ettirmediniz ama kacak durumundaysaniz önce ücretini ya da askerlik görevini yapmanizi istiyorlar.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.06.26)
Pire için yorgan yakmak diye bir terim var, her ne kadar istemesek de bazı yükümlülükleri icra etmek zorundayız (verdiğimiz paranın istemediğimiz yerlere gidebileceği olasılığına rağmen) bence size sunulmuş imkandan faydalanın ve bedelli olarak askerlik görevini yerine getirin derim.

Dünya hızla bir değişim sürecine giriyor, gelecekte neyin ne olacağı hakkında kimsenin bir fikri yok, bundan 5-10 yıl sonra İngiltere çok daha vahim bir duruma düşebilir ve ülkeyi terk etmek zorunda kalabilirsiniz (ırkçılık, ekonomik buhran, iç savaş vb).

Hali hazırda elinizde bir vatandaşlık var, bunu kaybetmeyin derim, gelecekte ne olacağını bilmiyoruz belki de daha iyi olacak ülke? daha kıymetli olacak pasaportu? olur mu olur.
+6
solo
(22.06.26)
tecil derken şuan ertelemeli yıl sonuna kadar, sonra bi 6-7 yıl daha erteleme hakkım var sanırım. tecilliyken çıkabiliyor muyum ?

@solo para çok ciddi bir para. sterlin bazında da ciddi. eşşek gibi çalışıp vergimi de bu ülkeye ödeyip devletin ya 6 ayını bana ver ya eşşek gibi çalıştığın paranı demesi, hele ki politik olarak taban tabana zıtken içime sinmiyor.
0
🌸garavel
(22.06.26)
Kritik soru su: Turk vatandasligini sonradan mi kazandiniz yoksa dogum yoluyla mi aldiniz?

Sayet Turk vatandasligini sonradan kazanmissaniz, vatandasliktan cikarsaniz mavi kart alma hakkiniz yok. Kisaca Turkiye'de bir yabanci olacaksiniz. Ilerde Turkiye'ye donme durumunuz varsa oturum, calisma izni ugras dur. Emeklilik hakiniz, sgk hastaneden yararlanma vs yok. Mulk edinirken vs yabancinin kurallarina tabisin.

Sayet Turk vatandasligini dogum yoluyla aldiysan cikarsin vatandasliktan, mavi kartini alirsin pasa pasa. Secme secilme haric her hakkin olur TC vatandasi gibi.

Cikmak istersen her turlu cikar ve bedelliden kurtulursun tecilin devam ettigi surece. Ama TC vatandasliginin avantajlarindan ilk durumda tamamen mahrum kalirsin.

Istanbul'a geldiginde Fatih'teki il goc idaresine ugra (ya da hangi ilin hangisiyse artik), vatandasliktan cikis bolumune git anlatirlar olacaklari, sira mira randevuya gerek yok, bilgi verirler insan gibi. Ama cikis islemini yapmaz, senin ikametgahin yurt disinda konsolosluktan basvurunu yap diyecek. Cunku degerlendirme sureci sonrasi bir iki ay sonra ayni yere gelip imza atma vs gibi durumlari var. E adam ulkesine donmus oluyor, bir daha gelmesi gerekecek vs o yuzden konsoloslukta hallet kardesim diyorlar. Yani Tr'de 3-4 ay kalacaksan veyahut git gel yapabileceksen Tr'den basvurmakta israr edebilirsin. Aksi durumda cikisini konsolosluktan basvuracaksin. Konsolosluklardaki gorevlilerse bi bok bilmiyor sana dogru duzgun bilgi vermez verse yanlis bilgi verir. Konsolosluk robot gibi cikis islemini yapar sadece.

Bu arada vatandasliktan cikacaksaniz teciliniz tamamen bitmeden 1-2 sene once cikis islemine basvurun sonra bu askerlikten kurtulmak icin vatandasliktan cikiyor diye red veriyorlarmis, cikamazsiniz:) Son dakikada cikis diye bir sey yok. Yas siniri 38 mi 35 mi kacsa sizin ondan sonra daha tecil hakkiniz olmuyor. Yoklama kacagi, bakaya olursaniz cikamazsiniz vatandasliktan.
0
freedonia
(22.06.26)
Türkiye'yi kafada bitirdiysen ne vatandaşlıktan çık ne de askerlik yap. Kimse zorla tutup götürmez. Sadece emekli ikramiyesi ve emekli maaşı alamıyorsun askerlik yapmazsan. Hepsi bu.
0
stefano
(22.06.26)
(8)

Leke çıkarıcı önerisi

rayde
Kurumuş salça, yağ lekesi gibi yemek lekelerini çıkarabilecek bir ürün önerir misiniz? domol'un leke çıkarıcı spreyini kullanıyordum ama çok elimde çitilemek zorunda kalıyorum. Stop forte denedim o da aynı. çocuk yemek yerken üzerini menüye çeviriyor adeta kıyafet çöpe atmak istemiyorum artık...
Kurumuş salça, yağ lekesi gibi yemek lekelerini çıkarabilecek bir ürün önerir misiniz? domol'un leke çıkarıcı spreyini kullanıyordum ama çok elimde çitilemek zorunda kalıyorum. Stop forte denedim o da aynı. çocuk yemek yerken üzerini menüye çeviriyor adeta kıyafet çöpe atmak istemiyorum artık...
0
rayde
(20.06.26)
Vanish oxi action bence bayağı iyi çıkarıyor. Bu yaşta üzerinde kahve ve salçalı şeyler dökmeyi bir şekilde başaran ve sonra yıkamaya üşenip 4-5 gün çamaşır sepetinde tuttuktan sonra üzerine bundan sürüp makinaya attığımda 30Cde bile çıkarabildiğine göre iyi bir ürün olduğunu düşünüyorum :D
+1
truf
(20.06.26)
Yemek lekeleri için bulaşık deterjanı işe yarayabilir. Bunu dışında Rossmann'da satılan lekeye özel Dr. Beckmann'lar var. Özel olarak yağ lekeleri için olanını kullanmadım ama diğer kullandıklarım oldukça başarılıydı.
0
peki madem
(20.06.26)
Domol’un sprey bi leke çıkarıcısı var, yani alnınızdaki kara leke hariç her şeyi çıkarıyor maşallah. Koltuktan kıyafete her şeyi çıkardı şimdiye kadar. Bir denemeye değer
0
mor oje
(20.06.26)
www.hepsiburada.com
böyle bir sey kiyafetleri kimyasalla eskitmekten, fazla kimyesal kullanmaktan, temizligiyle ugrasmaktan ve kimyasala para harcamaktan daha iyi olmaz mi?

pink stuff diye bir sey var, ayakkabilarda olusan siyah lekeleri bile cikariyor, belki onu deneyebilirsiniz ama ilk önerim uzun kollu mama önlügü tabii.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.06.26)
Ya bu önlükten var ama çığlıklar eşliğinde önlüğü fırlatıp atan çocukla pek olmuyor :/
0
🌸rayde
(20.06.26)
Domestos renkli çamaşır suyu, sanırım çıkaramadığı bir leke olmadı
0
kestane gürgen palamut
(20.06.26)
going zeero markasının doğal oksijenli bi leke çıkarıcısı var bununla sıcak suda biraz bekletip yıkayınca çıkmayan leke görmedim.

www.hepsiburada.com
0
amelie poulain
(21.06.26)
laundry stripping diye bir aratın. çamaşırları deterjanlı sıcak suda birkaç saat bekletiyorsunuz.
0
inheritance
(22.06.26)
(15)

aynı tip 3 renk ayakkabıyı sıralar mısınız ?

cezzard
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?1- https://static.runnea.com/images/202511/nike-vomero-18-todo-lo-que-debes-saber-antes-de-comprartelas-1200x675x80xX.jpg?12- https://www.sportinn.com.tr/nike-vomero-18-kadin-yesil-kosu-ayakkabisi-hm6804-102?srsltid=
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?

1- static.runnea.com

2- www.sportinn.com.tr

3- eseven-store.com
0
cezzard
(20.06.26)
1_ 1
2_ 2
3_ 3
+2
üğpoıuy
(20.06.26)
3-1-2
+3
but that was just a dream
(20.06.26)
bu tamamen zevk meselesi ya.
3-1-2
+3
jelly bear
(20.06.26)
mavi olan en güzeli. yeşil aşırı parlak, diğeri zaten düz renk.
+1
neira
(20.06.26)
3
1
2
0
elorelia
(20.06.26)
1-3-2
Zevk meselesi +1
Ben olsam turuncu tabanlı alırdım mesela.
+1
lil siztah
(20.06.26)
3 iyi.

1 ve 2 esit cirkinlikte. Bu koşu ayakkabılarini niye neon yapiyorlar igrenc görünüyor. Sorry.
+1
Purple life
(20.06.26)
1-2-3
+2
kisa
(20.06.26)
3-2-1
0
megalomaniac
(20.06.26)
3-1-2 genede topuk kısmındaki zoomx yazısı çok rahatsız edici.
0
huladancer
(20.06.26)
Sadece full beyaz guzel.
0
baldur2
(20.06.26)
3-1-2
0
kobuzchu kiz
(20.06.26)
koydugunuz linkteki diger modeller bence daha güzel.
www.sportinn.com.tr
ya da bu: www.sportinn.com.tr
yazi ve logo modellerin base colour'ina yakin oldugu icin digerlerindeki gibi simsiyah cirkin durmuyor. beyaz cok begenilmis ama eileengray +100 diyorum. illa ücünden biri olacaksa sanirim link 1 daha iyi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.06.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

attığınız modeller için teşekkür ederim ama bu kadınlar için sanırım. erkekler için sormuştum :) sizin attıklarınız pek unisex'te durmuyor. erkek için farklı öneride bulunabilirsiniz.
0
🌸cezzard
(20.06.26)
2 > 1 > 3

2 Fosforlu lime yeşili. Tonu çok güzel.

1 Turkuaz mavi severim ama buna çok bayılmadım.

3 Alt kısmı güneşte kalıp sararmış gibi. Güzel değil.
0
anaphylacticshock
(21.06.26)
(7)

Olen Baliklar

krmzbvl
7 litrelik kucuk bir akvaryumuz var. 5 tane japon baligi aldik. Bir hafta sonra bir kac gun arayla teker teker olmeye basladilar. 4 tane daha aldik. 3 tanesi gene 1 hafta-10 gun sonra 1-2 gun arayla olmeye basladilar. Sonuncusu 2-3 haftadir tek basina yasiyordu. Bugun o da rahmetli oldu. Cok uzuldum
7 litrelik kucuk bir akvaryumuz var. 5 tane japon baligi aldik. Bir hafta sonra bir kac gun arayla teker teker olmeye basladilar. 4 tane daha aldik. 3 tanesi gene 1 hafta-10 gun sonra 1-2 gun arayla olmeye basladilar. Sonuncusu 2-3 haftadir tek basina yasiyordu. Bugun o da rahmetli oldu. Cok uzuldum.

Ayni yerden komsu 2 tane japon baligi aldi. Kucucuk bir fanusta kac aydir bana misin demiyorlar. Yemini zamaninda ve kararinda veriyoruz. Suyunu kirlenince oda sicakliginda dinlendirilmis suyla degistiriyoruz. Japon baligi en dayanikli akvaryum baligi diyorlar. Bu baliklar neden ölüyor olabilir?
-4
krmzbvl
(08.05.26)
7 litre suya 5 balık ne ya, çok o. 3 bilemedin 4 yeter
-2
gobekliraki
(08.05.26)
akvaryum kurmak ve balik beslemek hakkinda biraz okuma yapsaydiniz keske de hayvanlara eziyet etmeseydiniz. 7 litre akvaryum filtre ve kum kapasitesini de düsersen bir sasal su bidonundan hallicedir. onda 1 tane balik bile saglikla yasamaz.

buraya üye olun: www.akvaryum.com
akvaryum kurmak hakkinda saglikli bilgiler edinin. sadece kültür olusturmak bir ay sürüyor, hayvanlarin yeni akvaryuma tasinmasiyla ilgili izlemeniz gereken alistirma yollari var, eminim hayvanlari löp löp suya atmissinizdir siz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.05.26)
Akvaryumda hava motoru yok sanırım. Suyun belli miktarını da her gün değiştirmediniz. Değiştirdiyseniz bile klordan yeterince arındırılmamış su kullandınız?

Japon balığı öldürmek de başarıdır valla. İhmal ile ölmez o balık. Kasıt vardır kesin.
0
Mirket
(08.05.26)
Taziye vereceginize bu soyledikleriniz bana hak mi? Eger yer sorun olsaydi son baliklar yasamaya devam ederlerdi tek basina. Daha buyuk bir akvaryum almak istiyorum ama hanim birakmiyor evde yer yok diye. Ortada aile saadeti soz konusu. Hem yazdim ya. Komsum ayni yerden aldigi ayni turdeki iki baligi kucuk bir fanusta aylardir besliyor. Akvaryumcu japon baligi icin hava motoruna gerek yok demisti. Ama arastirip buna gore hareket edecegim. Hanimla papaz olacagiz.
-4
🌸krmzbvl
(08.05.26)
Bunlari olduren baska bi sey. Ama ney? Akvaryumun icinde boyali taslar vardi. Onlari cikardim cocuklarla gidip dere keneraindan guzel taslar toplayip guzelce yikayip koyduk. Gene olduler. Icinde plastik kucuk bir bitki var. Bi de akvaryumun camlari arasindaki yapistirici mi etki ediyor acaba diye dusunuyorum.

Su veya hava motoru neden degil. Komsunun baliklari niye olmuyor. Adam namaz da kilmiyor.

m.youtube.com
-9
🌸krmzbvl
(08.05.26)
ya trollsun ya da ne cevap versek yetmez.

baliklara yazik. gozunun onunde bilerek isteyerek olduruyorsun, hala da yenilerini alip katletmeye devam ediyorsun.
+6
aguen
(09.05.26)
Sinir zıplatmak için yazılmış gibi dursa da düzgünce cevap vereyim.

En çok akvaryum kirleten balığı sürahiden hallice bir hacme o kadar fazla adette eklersen, tabiri caizse balıklar kendi pisliğinde boğulur.

Amonyak seviyesi artar, sonunda ölürler. Balık başına 30-40lt hacme ihtiyacınız var, bu doğru düzgün koşullarda yaşamaları için gerekli. Dümdüz suyu koydum yemi verdim şeklinde olmuyor.

Fanusta balığa karşıyım ama bakılacaksa tek balık ve düzenli su değişimi, düzenli ortam sıcaklığı gerekli.
+1
kimlanbu
(09.05.26)
(8)

Anneler gününde ne alacaksınız?

ekimoloji
Sb
Sb
-1
ekimoloji
(01.05.26)
Annem çiçek ve orkide çok seviyor. Çok da güzel bakar uzun yaşatır. İnşallah bulabilirsem orkide veya evde bulunmayan farklı bir çicek almak istiyorum. (Çicekciden değil marketleri takip edicem hem uygun oluyor hem de güzel çesitler geliyor özel günlerde)
0
egerbiryolcu
(01.05.26)
Sarılacağım.

Senelerdir bir şey almıyorum.
0
put it in your appropriate place
(01.05.26)
Anamın telefonu bozulduydu telefon alacağım
0
kullaniciadimvar
(01.05.26)
Hafta içi Altın radikal bir artış göstermezse bilezik planlıyorum. Bakalım.
0
ezkaza
(01.05.26)
masaj kuponu.
10'lu blok. dizlerine ve ayaklarina masaj yaptirtmayi cok seviyor.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.05.26)
biz anamıza hamur yoğurma makinesi aldık. canım kız kardeşim annemin istediklerini, favorilerini, kafasında neyin olduğunu çok iyi bilir. onun liderliğinde hareket ettik. bana sorsan aklıma hiçbir şey gelmez.

anneler günü'nde anneye "ev eşyası" alma fikrini ben pek sevmiyorum açıkçası ama annem böyle şeyler söylediğimde "oğlum sen de çok derin düşünüyon" deyip kızıyor. o yüzden ses etmedim. hamur işidir çiğ köftedir vs. sever ve sıkça tüketiriz. erken almış olduk ama kendisi de çok memnun oldu, şimdiden kullandı. ailecek memnunuz o açıdan.

bi de ben gün yaklaşınca fiyatı köklerler diye düşünmüştüm ama tam aksine yüzde 20 civarı ucuzladı. biraz da o yüzden erken aldık.
-1
der meister
(02.05.26)
Emekli maaşı olmadığı için Para veriyorum artık, hiçbir ihtiyacı kalmadı orkideye de doydu.
0
kestane gürgen palamut
(02.05.26)
Cicek disi seyler yazin da biz de faydalanalim :) cicek bir hafta sonra cöp olur. Kalici hediyeler lazim.
-1
Purple life
(02.05.26)
(12)

Vize almaya çalışan herkese soruyorum.

anaphylacticshock
Merhaba, Son zamanlarda vize randevusu, vize alma vb konulardaki başlıkların çoğaldığını farkettim. Herkes öyle ya da böyle, bir şekilde yurtdışına çıkmaya çalışıyor. Hatta bazıları şu ülke vize vermedi, başka ülkeye nasıl vize alabilirim diyor. Orası olmazsa şurası, öteki olmazsa beriki olsun diy
Merhaba,

Son zamanlarda vize randevusu, vize alma vb konulardaki başlıkların çoğaldığını farkettim.

Herkes öyle ya da böyle, bir şekilde yurtdışına çıkmaya çalışıyor.

Hatta bazıları şu ülke vize vermedi, başka ülkeye nasıl vize alabilirim diyor. Orası olmazsa şurası, öteki olmazsa beriki olsun diyor.

Vizeye başvururken kafanızda gelecekle ilgili, özellikle iş ve yaşam masrafları ile ilgili bir plan var mı merak ediyorum.

1) Başvurduğunuz ülkeye vize çıkarsa gidince ne iş yapmayı, nasıl geçinmeyi düşünüyorsunuz?

2) Başvuru yaparken gidince beni en az 6 ay idare eder diye güvendiğiniz bir birikim falan var mı?

3) Çalışma izni, oturma izni vs nasıl almayı düşünüyorsunuz?

4) Tam olarak amacınız ne? Neresi olursa olsun bir şekilde farklı bir ülkeye yerleşmek mi yoksa kafanızda daha net bir hedef ve plan var mı?

5) İşler planladığınız gibi gitmezse diye yedek bir planınız var mı?

6) Gideceğiniz ülkenin anadilini bilmiyorken resmi işlemleri, başvuruları nasıl halledeceksiniz?

Bu sorular vize almaya çalışan herkese. Cevaplayabilirseniz çok sevinirim.

Ben 8 ay içinde İngiltereye yerleşmeyi planlıyorum.
İlgim olan bir bölümde tezsiz yüksek lisansa başvurup gitmeyi düşünüyorum.
Ama asıl istediğim gidince orada çalışmak ve kalabilmek.
Devamlı gidince ne yaparım ne ederim, nasıl geçinirim, nasıl iş bulurum, okul ücretini nasıl öderim vs diye düşünüyorum.

Ben mi kafaya fazla takıyorum, biraz daha pervasız olup bodoslama harekete geçmek mi lazım bilmiyorum.
0
anaphylacticshock
(30.04.26)
ben ve çevremdeki herkes tatil-gezi amaçlı vize alıyor.
vize alıp kaçak olarak yerleşmeye çalışan görmedim tanımadım.

kafaya takmak gerek. kolay değil yurt dışına yerleşmek. iş bulup gitmek lazım.
kaçak gitmek isteyen oranı gerçekten az. çoğu tatil-iş amaçlı.
+4
jelly bear
(30.04.26)
Vize sorularını soran herkesin göçmek istediğini sanmıyorum. Seyahat için olabilir. İş için olabilir.
+5
peki madem
(30.04.26)
Schengen vizesi ile turistik amaçla bir ülkeyi ziyaret edersin. Bir ülkeye yerleşmek turist vizesi veya öğrenci vizesi ile olmuyor.

İlgin olan bölümde masterı yapıp çok yüksek ihtimalle dönersin Türkiye'ye. Zaman ve para sorun değilse denenebilir, 40 bin pound verip çıkmak koymayacaksa denersin

Herkes yapıyor ben de yapayım kafası hastalıklı bir kafa. Bir ev parası dökp Türkiye'ye geri dönmek şuan en yanlış iş ve Türklerin çoğu bunu yapıyor.
+3
runaway
(30.04.26)
ben de vize alınca sadece tatil amaçlı düşünüyorum . sana ingiltere için bir önerim var . yakın bir arkadaşım ingiltere'de yaşayan kız arkadaşı ile partner vizesine başvurdu ve orada yaşıyor. çalışma izni de var . kız arkadaşının evinde kalıyor .
ona sorarsan ; orada yaşanmaz diyor hava hep soğuk hep yağmurlu ve kapalı , sokaklar bomboş insan yok . orada yerleşik çok afgan ve ortadoğulu var kötü işlerde çalışıyorlar , ingiliz halkı da yabancılara 2. sınıf gibi davranıyor diyor yani rahatsızlık hissettiriyorlarmış . saat 16:00 da her yer kapanıyor sokaklar boş kalıyor herkes evinde ya da barlarda zaman geçiriyor diyor . ben hiç gitmedim bilmiyorum onun anlattıkları bunlar .
+2
devilone
(30.04.26)
burada acilan vize sorularinin %99'u turistik amacla alinan vize icin.
oturma izni, calisma izni gibi konularla ilgili nispeten az soru geliyor. bence iki vizeyi birbirine karistirmissiniz siz.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Daha önce 2 dönem Polonya'da erasmus yaptım.

Şimdi İngiltere'de bir PgDip programına başvurmayı düşünüyorum.

Öğrenci vizesi ile part time çalışma izni de veriyorlar.

Ama nerede iş bulurum, nasıl geçinirim, bölümü sever miyim vs diye düşünüyorum devamlı.
0
🌸anaphylacticshock
(30.04.26)
Yanlis soru. Is bulup giden zaten oradaki sirketin davetiyle gittigi icin boyle sorunlar yasanmiyor. Soylendigi gibi, bu soruyu soranlarin tamamina yakini turistik amacla ya da seminer konferans vs. amaciyla kisa donemli gitmek isteyen insanlar. Kendi kendinize vizeye basvurup orda yasamaya baslayamazsiniz.
+1
synesthesia
(30.04.26)
herhalde avrupa'da berlin, hamburg, köln, brüksel gibi türkonun, surinin, pakinin harman oldugu ve havanin bok gibi oldugu sehirlerden daha kötü bir yer varsa o da londra'dir :)
bari irlanda ya da iskocya düsünün de en azindan sadece havasi kötü dersiniz.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Kategorileri birbirine karıştırmışsın. O soruların neredeyse tamamı turistik amaçlı olan Schengen vizesiyle ilgili ve bu vizeyle Avrupya'ya gitsen dahi orada kalıp çalışamazsın. Kalıp çalışabileceğin (ve senin yıllar önce Erasmus için başvurduğun) vize tipi Schengen vizesi değil, D tipi ulusal vize. Ulusal vize başvurularında da red oranı çok çok düşük.

Yani öyle kafana göre "ben bir Avrupa'ya gideyim de iş bulur kalırım" diye düşünüp başvurduğun vize C tipi (yani Schengen) değil. D tipi vize.

İngiltere işine gelirsek, gidip yüksek lisans yapayıp sonra kalırım diyorsan yüksek lisans süresinde harcayacağın bütün para hesabında varsa (her ülkenin kendi tutar kriteri vardır, aylık 600 sterlindir atıyorum) o parayı gösterip ulusal vize alabilirsin. Zaten o para hesabında varsa da iş bulana kadar nasıl geçineceğin sorusu cevap bulmuş oluyor. O geçinecek para hesabında yoksa zaten vize alamazsın.

edit: Şöyle bir ekleme de yapayım. Turistik vizeyle gidip orada iş bulma durumunda da ulusal vize ya da oturum iznine orada başvuramazsın neredeyse hiçbir ülkede. Sadece Almanya geçen yıl böyle bir esneklik tanımıştı. Onun dışında diğer ülkelerde Schengen vizesiyle orada bulunuyor olsan bile uzun dönem vizeye ikamet ettiğin ülkeden başvurmak zorundasın.
0
himmet dayi
(30.04.26)
Gitmeyi baya niyetlenmiştim. Personeli olduğum firma bir dönem yurtdışına açılacak diye söylendi, o ara baya nasıl gidebilirim diye biraz düşünmüştüm ama yurtdışına açılış öyle kaldı. Hoş açılşa bile düşününce gittiğimde ev iş ekseninde bir hayatım olurdu. En azından burada tek başıma gidiyorsam olsa bile iyi kötü etkinliklere gidiyorum iş çıkışı.

Turistlik vize alıyorum +1. Vize alıp alıp yurtdışına gitmek daha cazip.
0
put it in your appropriate place
(30.04.26)
Sponsor bulma kaygısı 10 sene önceydi. Şimdi maaş kriterini sağlayan iş ve sponsor bulması gerekecek. Bunu yapacak kişi zaten master gibi yollara girmez.
-1
runaway
(30.04.26)
Ingiltere'de "Ogrenci olarak gideyim sonra is bulup yerlesirim" mantigini oldurecek bir suru yasa cikartiyorlar haberiniz olsun.
Son iki yildir yasanan gocmen kirizi/politik savas yuzunden tum partiler gocmenleri engelleme pesinde, ozellikle Turkiye, Afganistan, Iran, Pakistan gibi ulkelerden gelenlere buyuk sikinti yasatacaklar.

Diger yazilan, sokaklar bos, kimse yok, sosyal hayat yok vs gibi laflar ise klasik "Ben adapte olamadiysam demek her yer boyle" kafasi.
Yerlesebilirseniz, sosyal hayati siz kurarsiniz, baskasinin size kurmasini beklerseniz hayat yok tabii ki.
0
quaker
(01.05.26)
(16)

20 dakikalık komedi dizisi

elorelia
beğenilenlermodern familybrooklyn 99friendscommunityabbott elementarybeğenilmeyenler himym (fazla karikatürize karakterler)the office (bu tarzı sevmiyorum)life in pieces (modern family gibi ama nedense sarmadı)30 rock izledik bi bölüm ama gülmedik. amazon, netflix, hbo üyelikleri var. bu platformlar
beğenilenler
modern family
brooklyn 99
friends
community
abbott elementary

beğenilmeyenler
himym (fazla karikatürize karakterler)
the office (bu tarzı sevmiyorum)
life in pieces (modern family gibi ama nedense sarmadı)
30 rock izledik bi bölüm ama gülmedik.

amazon, netflix, hbo üyelikleri var. bu platformlarda olan benzer dizi önerisi istiyorum. karakterlerle bağ kurulabilen, duygusal bi yanı da olan dizi istiyoruz sanırım.

eklemeyi unutmuşum. scrubs, the good place izlendi beğenildi.
-1
elorelia
(30.04.26)
friends hariç sevdiklerimiz ortak gibi. Scrubs tam sizlik hem feel good tarzı komik hem de duygu yoğunluğu da yer yer yüksek tavsiye ederim ama disney'de var şu an sanırım. Ki yıllar sonra yeni sezonu da çıktı.

Onun dışında yine Ted Lasso da güzel bence ama o da apple tv'de ülkemizde yok anca malum yollardan izlenir. Onun da bu yaz yeni sezonu çıkacak birkaç sene sonra.

Bi de Derry Girls'ü tavsiye edebilirim, tipik sitcom gibi değil ama izlerken çok eğlenmiştim. Netflix'te var bu. Bu diğerleri kadar feel good mu tam emin değilim ama Troubles dönemi Kuzey İrlanda'da geçen dönem dizisi tadında bile izlenir. Onun dışında mizahı da bi Office kadar insanı geren bir mizah değil (office, its always sunny in philadelphia tarzı komedileri izleyemiyorum ben maalesef başkaları adına utanmaktan asjdsjd)
0
nundu
(30.04.26)
coupling. platformlarda var mi bilmiyorum.
+4
lemmiwinks
(30.04.26)
Thats 70s show?
0
eja
(30.04.26)
Tabii ki THE GOOD PLACE, komik, duygusal ve bag kurduran her sey var. Basi sonu belli ve cok guzel baglayarak bitirdiler, boslukta kalmadi.

Ted Lasso'yu komedi sinifina koymazdim ben ama Nundu bahsedince fikir belirteyim dedim, cok duygusal ve derinligi olan bir oyku bazen mizahi de olabilen anlarla anlatilmis. Yeni sezon gelmeyecek diye son sezonun iki bolumunu seyretmedim bitmesini istemiyorum cunku o kadar guzel.
+3
warrior princess
(30.04.26)
the office sevmemeniz üzücü olmuş izlediğim en iyi komedi dizisi. ilk sezonu izleyip cringe bulduysanız vazgeçmeyiniz.

zamanında ben de böyle bi soru sormuştum:
www.eksiduyuru.com
+1
jelly bear
(30.04.26)
The Big bang theory? Modern family'den sonra en sevdiğim sitcom dizisidir.

The good place +1

Bir de tam komedi sayılmaz ama iyi hissettiren bir dizi: nobody wants this
+2
fraise
(30.04.26)
lillyhammer netflix.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
Seinfeld
+1
nothing in my way
(30.04.26)
Happy Endings
0
peki madem
(30.04.26)
Hacks ve Two Broke Girls ekleyebilirim gönül rahatlığı ile.
+2
denizmaniaherif
(30.04.26)
Schitt's Creek ve Louie
+2
devilone
(30.04.26)
curb your enthusiasm.
fleabag.
it's always sunny in philadelphia.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
Schitt's creek +994848382
Ara ara dönüp izliyorum kesitleri.
The office ve 30 Rock nasıl sevmediniz anlamadım. Bence 30 rock biraz daha zaman verin, gelmiş geçmiş en iyi dizilerden birine bir bölüm biraz az olmuş.
Onun dışında biz de hanımla izliyoruz böyle bizim sevdiklerimiz;
Raising hope
Ghosts ama ingiliz versiyonu
Parks and rec
What do we do in the shadows
The it crowd
Black books

Animasyon olursa;
Bob's burgers
King of the hill
0
logisticsmanager
(30.04.26)
The Good Place +3
Seinfeld +2


Animasyon olursa;
Family Guy
0
put it in your appropriate place
(30.04.26)
Coupling yazmaya geldim ama zaten yazılmış direkt +1 vereyim.
0
kimlanbu
(01.05.26)
it crowd
0
renegade
(01.05.26)
(13)

Uyuyakalmak

camlicagazoz
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uyku
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uykum geliyor ve uyuyakalıyorum. Eşim de kızıyor bana. Yani haklı. Benimle vakit gećirmek istiyor ama vallahi uykum bastırınca uyuyakalıyorum. Yani bilirsiniz işte karşı koyamıyor insan. Nasıl çözerim bu meseleyi. Pharmaton falan işe yarar mı? Eşim kızınca ben de aşırı tepkiler veriyorum. Üzüyorum onu. Yani haklı eşim. Aksama kadar kolay degil bebege bakmasi ama ben de elimden geleni yapiyorum eve gelince. İnsanın uykusunu getirmeyecek bir çözüm fikri verir misiniz? İlaç tavsiyesi vb. gibi
-1
camlicagazoz
(30.04.26)
Bu tarz multivitaminlerin beyaz yaka silkemelemekten başka bir işe yaramadığını düşünüyorum. Uyuyakalıyorsanız kanepeye uzanıyorsunuz büyük ihtimalle. Kanepeye uzanmayıp oturmayı deneyin. Yani bende bu çözüm işe yarıyor.

4.5 aylık bir bir çocuk için gece 21.30 gece uykusu bence geç bir saat. Bunu saat 8 e falan çekseniz aslında daha çok vakitten tasarruf edersiniz. Hatta daha erkene bile çekilebilir o yaşta saat 7 de bile uyur çocuk. Bu aylarda zaten çocuk günün büyük bölümü uyur. Zaten erken de uyuması lazım. Çocuğunuzun uyku ihtiyacı hala fazla. Bizim 4 yaşında kızımız var onun uyku saati 8.30-9 arası yani.
+5
nuevo
(30.04.26)
Sabahtan akşama kadar çalışıyorsunuz sonra eve gelip çocuga bakıyorsunuz. Buraya kadar okey. Vucut tabiki yorulacak 11 gibi uykunuzun gelmesi çok normal. Çünkü ertesi gün sabahın köründe kalkıp işe gideceksiniz. Bunu ilaçla vitaminle çözemezsiniz. Kafeinle de hiç çözemezsiniz.Dinlenemezseniz hem mental hem de bedenen çökersiniz. Bu konuyu ancak eşinizle konuşarak çözebilirsiniz. Aktivitelerinizi çalışmadınız hafta sonlarına ertelemeniz gerektigini ve bu konuda sizi düşünüp anlayışlı olması gerektigini anlatın
+2
limonlu eksi
(30.04.26)
4.5 aylık bebeğe 21.30 çooook geç bir saat. En geç 19-20de uyumuş olmalı.

Muhtemelen çocuğu geç yatırıp geç kaldırıyorsunuz. Çocuğun gece uykusuna ihtiyacı var sabah erken kaldırın. Böylece akşam eşinizle vakit geçirirsiniz ve çocuğunuzu gece uykusundan mahrum etmezsiniz.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
4.5 aylik cocugu gece 21:30'da uyutmak bir kere cok gec. 19 dedin mi yataginda uyuyor olmali.
23:00'te bir yetiskin insanin uyumasindan da dogal bir sey yok. Ise gittiginiz gün ne yapacakmissiniz gece 2'ye kadar oturup ebelemece mi oynayackmissiniz?
Ayrica vitaminlerin enerji vermedigini de temel biyoloji derslerinden hatirlarsiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
11’de uyumak sizin temponuz için çok normal; şu günlerde 11’de uyku gelmesini bana 1 milyon dolara satsanız alırım valla..
Eşiniz sürekli bebekle meşgul olduğudan, sosyallik ihtiyacını da sizinle gidermek istiyor gibi görünüyor. Uyanık olduğunuz süreçte günlük hoşbeşi yapıyorsunuzdur zaten. Bu tabloda 11’den sonra ayakta kalsanız da, hayrınız olacağını sanmıyorum. Eşiniz eğer yapmıyorsa, gündüz bebeği arabaya atıp parka, yürüyüşe falan gitsin. Bebekli annelerle tanışıp kaynaşıp sosyalleşme, dertleşme imkanı olur. Siz de hafta sonu aktivitelerinden sorumlu olursunuz.
+2
lil siztah
(30.04.26)
gündüzleri bebek arabasıyla gezdiriyor zaten. ne bileyim daha çok vakit geçirmek istiyor benimle anlıyorum onu. çok masum bir istek ama işte uyku gelince karşı koyması zor...
-3
🌸camlicagazoz
(30.04.26)
Ertesi gün yorgun olmayı umursamadığınızı düşünerek, kafeine abanın öyleyse derim. Çok kahve içmeyen biri olarak bana en çok bu yarıyor. Bir de gün içinde imkanınız varsa bedenen çok yorulmamaya çalışın; bence uykuyu en çok bu getiriyor.
Takviyelerin alınma saati ile uyanık tutma aralığını ayarlamak biraz zor; gece zınk diye uyanabiliyorsunuz. Ph*rmaton pek çok kişide enerji+uyku kaçırması yapıyormuş(reklam değil, kaynım söyledi); araştırın isterseniz.
0
lil siztah
(30.04.26)
çocuk alemci mi olacak :) 7 gibi koy yatağına kapat perdeyi uyusun saatlerce mis gibi ondan sonra ömür boyu uykusuz gezecek :D
uyku borcu diye bir şey var gerçekten
0
croswell
(30.04.26)
19 diyenler biraz abartmış. uyku aralıklarına göre akşam uykusu 20de filan anca olur bence. e zaten soruyu açan 18de işten çıkıyor. 19da bebek uyuyacak olsa yemek mi yesin çocukla mı vakit geçirsin? biraz gerçekçi olalım.

onun dışında eşin haklı değil pek. 23te uyumak kadar doğal bi şey yok çalışan insan için. daha az uyku da sizi sağlıksız yapabilir. en fazla bir saat ötelenebilir. ışık açık oturun, yatar pozisyona filan geçmeyin.
0
elorelia
(30.04.26)
Abicim sende her şey normal.
3 yaşında erkek çocuk sahibi olarak söylüyorum 5-6 sene böyle gidecek. İkinizin de bunu dert etmemesi ikinizin de hayrına
+2
etna
(30.04.26)
eşinizin uykusu gelmiyo mu ben onu merak ettim benim bebekle tüm gün pestilim çıkıyodu yemek bile yapmayıp babasına fırlattığım gibi uyuyodum :D
yani diğer arkadaşların da dediği gibi 9 buçuk çok geç o yaş için. 8 de uykuya dalmış olsa iyi olur.
0
rayde
(30.04.26)
Akşama kadar çalışıp eve de destek olunca bir zahmet uyuyun zaten. Üzüyorum vs de kendinizi kandırmayın eşiniz düpedüz bencil.
+5
artıküyeolmakistiyorum
(30.04.26)
çocuğun uyku saatini erkene çekmenizi tavsiye ederim ben de, benimki o yaşlarda 6'da uyuyordu şimdi 2.5 yaşında, 8 gibi uyur. büyüme hormonu için de önemli 8den önce uyumuş olmak, tüm doktorlar bunu tavsiye ediyor. bunun yolu da uyanma saatini ve gündüz uykularını erkene çekmek. 7 gibi uyanması lazım. kademeli olarak çekersiniz yarım saat yarım saat daha erken uyandırarak. böylece eşiniz de belki sabah daha erken uyanıp akşam daha erken uyur.
0
mezzosprite
(01.05.26)
(9)

Yurtdışında Çin restoranına gittiniz mi hiç?

yenibirgüzelnick
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı? Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
Annem Viyana’da Çin restoranına gitmiş ve çubukla yiyemediği için çatal istemiş ama vermemişler (maalesef demiş garson) Acaba çatal istemek diye bir şey yok mu? Herkes çubuk kullanmak zorunda mı?
Ben Türkiye’de çatalla yiyenleri görüyorum hep.
-2
yenibirgüzelnick
(25.04.26)
Gittim defalarca, catal istemek sorun olmadi hic.
+2
baldur2
(25.04.26)
Çin'de ve galiba Floransa'da gittim. Dükkanda çatal cidden olmayabilir. Çin restoranlarına genelde Çinliler gidiyor (hakiki Çin lokantası, öyle uzakdoğu ortaya karışık değil). Çatal olsa verirlerdi, Çinliler gıcık insanlar değiller. Demek ki gerçekten yok. Ama neden koymamışlar dükkana onu bilmiyorum.
+1
prole
(25.04.26)
genelde olur ama cok geleneksel bir yere gidildiyse olmayadabilir.
asya mutfagini seven birisi olarak, catal yok derslerse cok sasirmam.
+1
cooperr
(25.04.26)
Alman is arkadaslarimla almanyada gitmistik, masada hem catal bicak hem de stick vardi. Ben Stick kullandim diye bana asyada mi yasadin daha önce dediler.
-1
Purple life
(25.04.26)
Londra'da gitmiştim kendileri sormuştu çatal ister misiniz diye. Belki Asyalıların yoğun olarak yaşadığı bir mahallede olabilir ama Viyana gibi bir yerde çok nadirdir bence çatal olmayan bir restoran olması.
0
frankfurt skyliners
(26.04.26)
hic hatirlamiyorum ya. en cinlilerin oldugu, sadece cince konusulan yerlere cinli arkadaslarin goturmesiyle de gittim.
0
antikadimag
(26.04.26)
Viyana'da hangi restoranmis cok merak ettim, anneniz adini hatirliyor mu?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.04.26)
Daha yeni gittim ve bu sefer annemi de götürdük. Hiç de öyle bir şey yoktu. Ama şehir merkezine yakın yerde bir çok Fransızın gittiği bir yer.
0
logisticsmanager
(26.04.26)
Ankara’da bir pideci var. Çorba aldıysan kaşık veriyorlar. Ama pide aldıysan çatal bıçak vermiyorlar. Menüye filan da yazmışlar. İlla elle yenilecekmiş pide. Öyle bir konsept olabilir, bilemedim. Ama çatal olsa verirlerdi heralde
0
elorelia
(26.04.26)
(8)

"Tam anlamıyla bir nodül olmayabilir" ne demek?

sessizce aglayan sanat
SelamGeçen bahsettiğim gibi dün özel hastaneye gittim muayene oldum, doktor tiroidlere bakmak için ultrason çekti, bakarken de 3-4 nodül gördü her birini ölçtü falan, ölçerken başlıktaki cümle çıktı ağzından. Benim doktor tutukluğum vardır konuşmayı beceremem, soramadım o ne demek diye. Ne demek bu,
Selam

Geçen bahsettiğim gibi dün özel hastaneye gittim muayene oldum, doktor tiroidlere bakmak için ultrason çekti, bakarken de 3-4 nodül gördü her birini ölçtü falan, ölçerken başlıktaki cümle çıktı ağzından. Benim doktor tutukluğum vardır konuşmayı beceremem, soramadım o ne demek diye. Ne demek bu, madem tam anlamıyla nodül olmayabilir ne olabilir ki bu? Kanser mi olabilir ne olabilir kimden öğrenicem ben bunu? Böyle şeyler gugıla nasıl sorulur ne bileyim ya. Ben niye böyleyim.
0
sessizce aglayan sanat
(25.04.26)
ultrasonun bir raporu falan yok mu? "tam anlamıyla nodül olmayabilir" cümlesi ne tarafa çekersen o tarafa gidebilecek bir cümle.

google'a öyle sorarsan kesin kanser der, sorma. ultrasonun raporu varsa onu ya buraya yaz, ya da yapay zekaya kopyala yapıştır. raporları güzel yorumluyor.
+3
kibritsuyu
(25.04.26)
yakın zamanda kanser şüphesiyle ameliyat olan arkadaşımın söylediğine göre, tiroid'de kanser tanımlamaları son zamanlarda değişmiş. eskiden kanser denilen küçük nodüller artık bu sınıfa girmiyormuş, gibi bişey söyledi. bununla ilgili olsa gerek.

ancak anlatımınız eksik gibi; doktor bunu söyledi ve "hadi, hoşçakal" mı dedi? korkulacak bişey olsa, size söyleyip tedavi falan planlaması gerekirdi. takip edelim dediyse, takip pediyodlarına uyun; kafanızı da bulandırmayın. hiçbir bildirimde bulunmadıysa, ikinci bir görüş alın tabii.
+2
lil siztah
(25.04.26)
Bende iki tane var. Yıllardır gül gibi geçinip gidiyoruz. 6 ayda bir kontrol demişlerdir.
+1
Mirket
(25.04.26)
Herkese çok teşekkürler,

Biyopsi istedi. Başka diğer tahliller de istedi bir sürü. Biyopsiye de hiç yanaşasım yok. Kimseye güvenim kalmadı, bir tanıdığımın tiroid nodüllerini alırken ses tellerini kesmişler.
+1
🌸sessizce aglayan sanat
(25.04.26)
biyopsiden bişey olmaz yahu, yaptırın içiniz rahatlasın. risk her zaman var; doktora giderken araba altında kalmayacağımızın (olmasın tabi de) garantisi var mı?
geçmiş olsun tekrardan.
+2
lil siztah
(25.04.26)
özel hastane ise nodüller konusunda suistimaller çok oluyor. nodül ve ona benzeyen çok fazla parçacıklar var özellikle boyun boğaz bölgesinde. bana da aynısını söylediler ve ek tahliller istediler. daha sonra biyopsi istendi. nodül var evet. hatta herkeste de varmış. sadece yıllar içinde büyüyüp büyümemesini kontrol etmek gerekiyor.
+1
ground
(27.04.26)
2019 senesinde ayni sebeple biyopsi yaptirdim, sonra tiroitlerim tiroit kanseri sebebiyle alindi. büyütülecek bir sey yok. tiroit ameliyatinda ses teli kesen doktor sahiden kasaptir. öss'de 400 bininci olmus, ittire ittire tip okumus bir sakildir. iyi bir doktor demeye bile gerek yok, tiroit cerrahkarinin %90'i paratiroitlere ve ses tellerine zarar vermeden isi halleder.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.04.26)
@konusma ven konus...

Güya Türkiye'nin en iyi doktorlarını dolaştılar, en iyi cerraha gittiler. Olan bu. Zerre güvenemem.
-1
🌸sessizce aglayan sanat
(27.04.26)
(15)

Allah aşkına ustalıkla yazılmış akıcı kitap önerisi

gadlemler
Çok okuyasım var, 20 yıl önce sıkı okuyucuydum. Çok paslandım ve odak problemim var. akıcı, depresif olmayan tercihen eğlenceli ama şart değil (depresif olmasın yeter), elimden düşüremeyeceğim, onlarca karakter barındırmayan ve okuma hazzı veren bir kitap öneriniz var mı? Yerli yabancı klasikler uza
Çok okuyasım var, 20 yıl önce sıkı okuyucuydum. Çok paslandım ve odak problemim var. akıcı, depresif olmayan tercihen eğlenceli ama şart değil (depresif olmasın yeter), elimden düşüremeyeceğim, onlarca karakter barındırmayan ve okuma hazzı veren bir kitap öneriniz var mı? Yerli yabancı klasikler uzak dursun. :)

Hani öyle olsun ki, sıkıntılarla dolu hayatımda gündüz aklım kitapta kalsın, eve koşayım okumak için. Tercihim yerli, yabancı da olabilir.

Dün Yusuf Atılgan-Anayurt Oteli'nin son 40 sayfasına gelip bıraktım yanlış tercih yapmışım. Bugün de bir çırpıda ayşe Kulin 4 gün 3 geceyi okudum. Hiç zorlanmadan çerez gibi gitti aradığım okuma hazzı buydu öte yandan sığ geldi kitap, bu ayrı konu.

Acaba fi çi pi 3'lemesini mi okusam diyorum arkadaşım önermişti, dizisini de hiç izlemedim konuyu da tam bilmiyorum.
+1
gadlemler
(24.04.26)
Bir Apaçi Masalı

15 yaşında evden kaçıp oradan oraya sürüklenen, sevdiği kız için bir haftalığına İngiltereye gidip 9 sene orada kaçak yaşayan adamın hikayesi. Bir otobiyografi.

Zamanında İnci Sözlükte yazmıştı sonra kitaplaştırıldı.
-4
yurtsuz john
(24.04.26)
İhsan Oktay Anar veya Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın herhangi bir romanı olur.
+3
tadartatmaztadantatar
(24.04.26)
Başucumda müzik
Dublörün Dilemması
Korkma ben varım

Çok oldu bunları okuyalı ama çok akıp gittiğini hatırlıyorum tabii okudugum zamanlar ne yapay zeka vardı ne reels. Odak problemim yoktu.
+2
egerbiryolcu
(24.04.26)
Ayşe Kulin - Kanadı Kırık Kuşlar’ı seveceğinizi düşünüyorum.
Bir de Orhan Pamuk Kırmızı Saçlı Kadın romanı diğer romanlarına kıyasla epey akıcı ve dili sade.
+1
ekimoloji
(24.04.26)
Adam fawer - empathy kesinlikle
+2
etna
(24.04.26)
simyacı
+1
thawne
(24.04.26)
Sherlock Holmes, polisiye seviyorsanız 2 sayfada çözülen olaylar ile hem merakı besliyor; çözüme hızlıca varıyor, hem akıcı... Ben de aynı sebepten başladım 2 günde 3 kitap bitirdim.
+3
strawberry first
(24.04.26)
john fante kitapları senin için en uygunu.
+1
xu
(24.04.26)
haruki murakami kitapları da olur
+1
Sadece soruyorum
(24.04.26)
Alper Canıgüz
+1
fildirfildir
(24.04.26)
severek ve tek nefeste okuduğum, okuma alışkanlığını yitirenlere tavsiye edeceğim kitaplar:
günler aylar yıllar
gün olur asra bedel
körlük
don quiojote - roza hakmen çeviri, iki cilt
robinson cruose
frankeistein
suç ve ceza
amak'ı hayal
sürgün - refik halid

yerli - yabancı klasiklerden uzak durun demişsin gerçi ama yine de yazmak istedim bunları.
0
biseysorcaktim
(24.04.26)
Kuran
0
mantık
(24.04.26)
eger biraz fantastik, cyborg falan seviyorsaniz "murderbot günlükleri - martha wells".

richard osman, perşembe cinayet kulübü serisi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.04.26)
Ulysses - James Joyce
Tutunamayanlar - Oğuz Atay
Kayıp Zamanın İzinde -Marcel Proust
Sefiller - Victor Hugo
Savaş ve Barış - Tolstoy
-2
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
Umut Sarıkaya’nın “Benim de söyleyeceklerim var” serisi (4 cilt) hem kendini okutturuyor hem de eğlenceli.

Harry Potter kitapları da sürükleyici kitaplar.
+1
yadigar
(25.04.26)
(8)

Sürekli sağlık raporu almak hakkında

dediysem dedim
Merhaba. Bir üniversitede çalışmaktayım. Çalıştığım birimdeki iki hoca (karı-koca) resmi tatil haftalarında sürekli olarak sağlık raporu almaktalar. Özellikle kadın olan hoca, çocuk bakımıyla ilgilendiği için bunu çok daha fazla yapıyor. Dersini alan öğrenciler hocayı neredeyse hiç görmüyorlar ve do
Merhaba. Bir üniversitede çalışmaktayım. Çalıştığım birimdeki iki hoca (karı-koca) resmi tatil haftalarında sürekli olarak sağlık raporu almaktalar. Özellikle kadın olan hoca, çocuk bakımıyla ilgilendiği için bunu çok daha fazla yapıyor. Dersini alan öğrenciler hocayı neredeyse hiç görmüyorlar ve dolayısıyla anlatmadığı derslerin sınavına girmek zorunda kalıyorlar. Öğrencilerin rahatsızlığının dışında biz diğer akademik personel de bundan rahatsızız. Çünkü sınav haftalarında aldığı rapor sebebiyle bize ekstra gözetmenlik görevi yükleniyor örneğin. Bir şey söylenecek gibi olduğunda yasal hakkım, 40'a kadar yolu var diyor ve senelik olarak 39 gün rapor hakkını kullanıyor. Böyle durumlarda ne yapılabilir?

Düzeltme: Sadece resmi tatil haftalarına denk gelmiyor bu raporlar. Örneğin haftada üç gün dersi varsa o günlerde rapor alınıyor, diğer günler zaten dersi olmadığı için otomatik olarak haftayı bağlıyorlar.
0
dediysem dedim
(20.04.26)
hiç bir şey yapılamaz. bunu kullanan bir sürü devlet memuru var. ücretsiz izinde bir seçenek ama çoğunluk yanaşmıyor. 657 devlet memuru kanunu gerçekten çok abartılı. ben de memurum ve memurların yüzde 90'nı yatıyor. hiç bir şey yapamazsın, idare raporu kabul etmez hakem hastaneye yollar. ama hiç bir sağlık kurumuda rapor veren doktorun raporunu geçersiz kılmaz. kendine 39 gün raporu hak gören insanların ülkesiyiz biz. sorsan herkes vatansever ama bizim kadar devletini yiyen bitiren bir ırk yoktur.
+6
mikahakkinen
(20.04.26)
bu kadar rahat davranmaları, olası bir şikayeti değerlendirecek mercilerle (bölüm başkanlığı, dekanlık, rektörlük vd) veya siyasilerle sıkı bağları olduğunun göstergesi kabul edilebilir. dolayısıyla şikayetten bir şey çıkar mı bilemedim. böyle bir tabloda şikayetçilerin başının yanmayacağının da garantisi de yok ne yazık ki.
dilerim buna alet olan doktor da dahil olmak üzere yedikleri haklar burunlarından gelsin..
fikir veremedim ama kolaylıklar dilerim.
+1
lil siztah
(20.04.26)
istiyorsaniz, eksi sözlük'te baslik alti yazabilirsiniz. bir sey olacaginin garantisi türkiye'de yok, hatta size bir sey olma riski cok daha fazla ama sanirim ben bu riski alirdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.04.26)
raporların hastalık iznine çevrilmesi ile ilgili yönetmelik var. ilgili amirin onaylaması ya da hakem hastaneye sevk etmesi gerekir. Sevk edilmediğine göre amirlerle arası iyidir ya da amirleri korkutan siyasi bir gücü vardır.

Bu arada hakem hastaneye sevk etse de ishal boğaz ağrısı gibi bir şey ise iptali de çok olası olmuyor.
0
renegade
(20.04.26)
Öğrenciler dersini alamadığı dersin sınavına giremez, burda bir tuhaflık var çünkü iptal edilen dersler telafi dersi olarak diğer günlere serpiştirilmek zorunda. Bunu yapmıyorlarsa bu başlı başına bir suçtur ve direkt şikayet edilebilir.
+1
truf
(20.04.26)
Şu adama ulaşın bir sorun meseleyi :
Kendi de bazen akademi kavramı adı altındaki bazı yaramazlıklardan çok dertli.

m.youtube.com

Umarım bu karı kocaya dışarıda :
- ne iş yapıyorsunuz ? diye soru sorulduğunda
- bir üniversiye idaresine arada bir rapor sunuyoruz diyorlardır.
0
diyecevaplandı
(20.04.26)
@truf, yorumunuz için teşekkür ederim, bir açıklama getireyim. Telafi derslerini sabah 08.00 ya da 08.30 olacak şekilde planlayıp dilekçe yazıyorlar. Fakat o saatte öğrenciler zaten derse gelmiyorlar (bundan emin değilim ama ben öğrencilere dersin telafisinin duyurulduğunu da sanmıyorum). Kaldı ki kendileri de gelmiyor. Sadece dilekçede görünen bir telafi dersi anlayışı var.
0
🌸dediysem dedim
(20.04.26)
@dediysem dedim, muhtemelen duyurmuyorlar o zaman. ar-görlüğünü yaptığım bölümde bizde de vardı böyle bir karı-koca ama kocası bölüm başkanı ve rektörle yakın olduğu için kimse dokunamıyordu. onların sabah derslerine çok girmek zorunda kaldım. Hatta çoğu zaman ya gece whatsappdan mesaj atıp yarına ders notu hazırla sen gireceksin diyorlardı ya da sabah mesaj atıp biz biraz geç kalacağız sabah şu konuyu işleyecektik sen gir derse bahset diyorlardı. Görevi kötüye kullanmanın tam örneği bir çiftti. Sabahın körü de olsa derse girecek öğrenci illa ki oluyor. Ondan muhtelemen duyurmuyorlardır. Bu durumda öğrenciler şikayet edebilir ama muhtemelen onlar da dersten kalma, sonra dersi yine onlardan almak zorunda kalma korkusuyla bir şey yapamıyorlardır.

Bilemiyorum.Bu çok etik dışı bir durum ve genelde devlet üniversitelerinde oluyor nedense.
+1
truf
(21.04.26)
(8)

Her sey dahil otel nereden bulalim?

el cevap
Merhaba,Hayatimda hic her sey dahil otelde kalmadim daha once konsepti sevmedigim icin ve gerekli olmadigi icin. Bu sene bunu denemek istiyorum cocuk + saglik durumlari ailedeki sebebiyle her seyi olabildigince kolay tutabilmek icin.2 yetiskin + 1 cocuk [3 yas], 2 yetiskin anne baba, 1 tane yetiskin
Merhaba,

Hayatimda hic her sey dahil otelde kalmadim daha once konsepti sevmedigim icin ve gerekli olmadigi icin. Bu sene bunu denemek istiyorum cocuk + saglik durumlari ailedeki sebebiyle her seyi olabildigince kolay tutabilmek icin.

2 yetiskin + 1 cocuk [3 yas], 2 yetiskin anne baba, 1 tane yetiskin kardes var tatile cikacak. Yani 3 oda lazim bu gruplarin her birine. Yurtdisindayim ama Turkiye'de bakacagim Agustos ayi icin.

Arananlar:

- Olabildigince cesitli ve guzel yemekler [bu onemli]
- Cocugu egleyecek etkinlik/aktivite/havuz su bu.
- Denize sifir plaji olan, odadan cikanin rahat sezlonguna uzanip suya girebilecegi vs.
- Fiyati da onemli tabii. [nedir normali boyle bir tatil icin 1 hafta kalacak olsak?]
- Lokasyon fark etmez.

Var midir otel/resort onerisi, hangi siteye bakayim, nereyi onerirsiniz rezervasyon vs. icin? Gec mi kaldim yer bulunmaz mi Agustos icin bir de? Hatta rezervasyonu 1 ay sonra vs. yapmam da gerekebilir. Elimizi cabuk tutmak mi gerekir?

Cok tesekkurler
0
el cevap
(20.04.26)
Rixos Premium Otelleri

www.rixos.com

Tekirova
Bodrum
Belek
-5
gabe h coud
(20.04.26)
ETS'den buluyorum ben. Tavsiye ederim. Ama size otel gelmez. Hatta otel kabul etmeyebilir. Bence havuzlu ev kiralayın. Muğla'da bolca var.

Yemek konusu için lüks otelleri seçmeniz gerekiyor. Fiyattan anlarsınız zaten.

Bir hafta için size 150 200 bin arası fiyat çıkar. Sırf bu yüzden ev kiralamak daha mantıklı. O paraya günde 3 kere et yersin. Otel sana tatlıyı, meyveyi basacak.

Ağustos için erken.
-8
arbre
(20.04.26)
ets,jolly,tatilbudur falan gezmek lazım genelde bu konsept antalya taraflarında daha yaygın.
0
biravekahve
(20.04.26)
yurtdisindaysaniz neden türk sitelerinden bakiyorsunuz ki? yurtdisi tatil acentelerinin cok kelepir anlasmalari oluyor tatil köyleriyle. en son gecen yil ucak biletleri dahil kisi basi 1100€'ya 10 gün alkollü tam pansiyon otel ayirtmistim fethiye'de. türkiye'dekiler bu kadar iyi fiyatlar bulamiyorlar.
yasadiginiz ülkedeki acentelere sorun. yanlis yerdesiniz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.04.26)
ne tarafa gitmek istiyorsun?
ege mi akdeniz mi karadeniz mi önce ona karar ver.otelden bol ne var ki?

bodrum da AZKA OTEL
antalya da SPİCE OTEL
karadenin uymaz senin durumuna diye düşünüyorum
0
jamswety
(20.04.26)
@ arbre. Cok tesekkurler. Havuzlu ev villa vs. nereden bakalim, var midir onerin?
@ konusma ben konusuyorum daha bitirmedim. ABD'deyim. Buradan Turkiye'ye tatile goturen acente vs. yok bildigim. Ama bakayim gene de. Turkiye bilinen, yaygin bir destinasyon degil buradan.
@ jamswety, tesekkurler. Ege/Akdeniz.
-1
🌸el cevap
(20.04.26)
Her şey dahil otellerin en iyi lokasyonu Belek tir. Özellikle yeme içme konusunda Belek gerçekten üst seviyede (çeşitlilik ve 7/24 servis olması gibi)..
Bütçenizi bilmiyorum ama Regnum en iyisi, Susesi ve Voyage Belek Golf Resort yine iyidir.
Bu otellerin shuttle hizmetleri de oluyor havalimanından.
0
titanic kemancısı
(21.04.26)
7/24 alacarte restoranı olduğu için selectum colours bodrum olabilir. ben de ilk kez mayıs da gidicem buraya. google puanı çok yüksek ve fiyatı da premium oteller kadar yüksek değil.
0
bigcaptain
(22.04.26)
(7)

Eğlenceli kitap önerisi

egerbiryolcu
Aklınıza ne gelirse, size çok keyif veren hangi kitap var? Karikatür BulmacaHobiSanatTür, konu, içerik hiç fark etmiyor.*Özellikle toplu taşımada vakit geçirmelik bir şeyler bulmak için sormak istedim.
Aklınıza ne gelirse, size çok keyif veren hangi kitap var?
Karikatür
Bulmaca
Hobi
Sanat
Tür, konu, içerik hiç fark etmiyor.


*Özellikle toplu taşımada vakit geçirmelik bir şeyler bulmak için sormak istedim.
+1
egerbiryolcu
(18.04.26)
Cervantes’in Don Quijote’si (Roza Hakmen Çevirisi) acayip eğlendirmişti beni. Sanço Panza’nın canından bezmiş pasif agresif tepkileri muazzam…

Umut Sarıkaya’nın düz yazılarının bir araya getirilmesiyle oluşan “Benim de söyleyeceklerim var” serisi de (şimdilik dört kitap) oldukça eğlenceli…
0
yadigar
(19.04.26)
Aziz Nesin öyküleri.
0
ekimoloji
(20.04.26)
benim comfort book serim Harry Potter ve Calikusu.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.04.26)
Ailem ve Öteki Hayvanlar
Kuşlar, Hayvanlar ve Hısım Akraba
Tanrıların Bahçesi

bu bir Gerald Durrel üçlemesi ve hayatımda okuduğum en eğlenceli roman serisi.
+1
amelie poulain
(20.04.26)
Aziz Nesin +1
Atilla Atalay kitapları da güzel gider.
Otostopçunun Galaksi Rehberi, bilimkurgu ve İngiliz mizahı seviyorsanız aşırı eğlenceli.
Sherlock Holmes öyküleri ve Agatha Christie romanları toplu taşımada iyi gider.
Bulmaca seviyorsanız Murdle kitapları çevrildi, hoşunuza gidebilir.
0
kobuzchu kiz
(02.05.26)
Ferhan sensoy kitaplari der kenara cekilirim. Haci komunist, falinizda ronesans var, ingilizce bilmeden hepinizi i love you, oteller kitabi, ayna merdiven .. Hepsi ayri guzel . Kitaplarindaki bazi cumleler ara ara aklima dusuyor ve istemsiz uzun bir gulumseme kapliyor yuzumu. Iyi ki sadece oynamakla kalmayip yazmis ustad.
+1
j r r tolkien hayrani
(10.07.26)
umut sarıkaya'nın 'benim de söyleceyeceklerim var' serisi
metin üstündağ- denemeyenler
+1
cay sarhosu
(10.07.26)
(11)

İslam'da Tövbe

lapetitemort
Mesela, çok büyük bir günahı bile isteye işlemiş birisi sonunda bundan tövbe ederse o günahlarından arınmış mı oluyor? Bunun bir sınırı var mı? Aynı günahı tekrar işlerse ne olur?Bir de "şu günaha battık, bari x kadar süre daha yapalım, en sonunda tövbe ile kendimi temizlerim" mentalitesine karşı na
Mesela, çok büyük bir günahı bile isteye işlemiş birisi sonunda bundan tövbe ederse o günahlarından arınmış mı oluyor? Bunun bir sınırı var mı? Aynı günahı tekrar işlerse ne olur?

Bir de "şu günaha battık, bari x kadar süre daha yapalım, en sonunda tövbe ile kendimi temizlerim" mentalitesine karşı nasıl bir mekanizma var?
0
lapetitemort
(18.04.26)
teorik olarak tövbe spesifik bir günaha değil de genel günah işlemeye edilir. sonrasında da aktif olarak kaçınmayı gerektirir. yani tövbe ettim ve sıfırlandı, ver gazı olmaması lazım.

ikincisinde de niyet kötü abi, o iş tutmaz.

tabi allah bilir, öyle diyorlar.
-2
klassno
(18.04.26)
Kul hakkı yediğinde, hakkını yediğin kişiden helallik alamadığın sürece tövbe edemezsin.

Diğer durumlarda samimiyet geçerli.
Tövbe kapısı hep açık. Elbette ki Allah ı kandıramazsın.
0
halk
(18.04.26)
Bence de allahi kandiramazsin. O sana sah damarindan daha yakindir.
0
krmzbvl
(18.04.26)
2. soru için; "bari x kadar süre daha yapalım" derken, bu kişiye küt diye araba çarpıp, olay yerinde ebedi aleme intikal edebilir (tövbe edemedi). en basit karşı gerekçe bu.
0
lil siztah
(18.04.26)
Kesin bir niyetle kişi tevbe eder o tevbesinde sebat ederse, yaptıklarına pişman olursa Allah (celle celaluhu) affeder o günahları.

Kul hakları için için ise ilgili kimseden helallik alınır (bu da mümkün olmazsa duruma göre daha farklı yapılacak ameller söz konusudur)

Aynı günaha tekrar düşerse kişi yine tevbe etmelidir . Doğru bir niyetle
güzelce yapılan tevbe günahların da ilacıdır .
Nesf ile mücadele ölene kadar sürer.

Günaha zaten battık biraz daha devam edeyim, Allah (celle celaluhu) zaten affeder... demek tabi ki de büyük hata olur . Yaratanın yerine kendince hüküm vermek söz konusu olamaz.
İnsan hiç değilse günah işlerken seve seve canı gönülden değilde, kalbinde hüzün duymalıdır .

Bir şeyin haramlığına da hiç ehemmiyet verilmemek (işin yapılmasına da gerek kalmaksızın) kişiyi dinden de çıkarır .
- Ne haramı? Ne var bunda? ne olacak ki ?...gibi haramı küçümseyen sözler bunu ifade eder .

Kaynaklarda da belirtilir bu hususlar .
+2
diyecevaplandı
(18.04.26)
birde hacca gittin mi tadından yenmez.
şu islamın bugları yok mu
0
my fault
(18.04.26)
Hayır arınmış olmuyor. Talep etmiş oluyor. Talebinin kabul görüp görmeyeceği bilinmez.

Teoride, tekrar tekrar talep etme hakkın var. Can çıkmadıkça başvurular alınıyor. Aksi durum işin mantığına aykırı. “Amaaann olan oldu dönüşü yok artık” yaklaşımı olmaması lazım. “Dur lan günü gelince…” diye beklerken de günü gelmeden ölümün gelmesi ihtimali var.
+1
lazor
(19.04.26)
etna
(19.04.26)
Tevbe için en başta pişmanlık şartı vardır. Yine tekrarlamama şartı var. Geniş bir zamanda kaynaklarıyla aktarırım ama özetle, keçi tövbesi gibi "yapıp yapıp tekrarlamak" tevbe olmuyor. Kişinin kendini düzeltmesi şartı var...

Edit: diyanet islam ansiklopedisi tövbe maddesinin linkini paylaşıyorum. Uzun uzun yazılmış. Orada "şartları ve hükümleri" kısmını okuyabilirsiniz:
islamansiklopedisi.org.tr
0
yadigar
(19.04.26)
Tövbe kapıları güneş batıdan doğmadığı sürece yani kıyamete kadar hep açıktır. Yaşadığınız her an tövbe için bir şans aslında.

Burada önemli olan husus işlenen bir günahtan duyulan pişmanlık sonucu tövbe etmek, yani bunu kabullenmek ve bir daha o günahı tekrarlamamak üzere tövbe etmek.
Allah tüm günahlarımızı affetsin ve bir daha işlememeyi nasip etsin.
+2
ezkaza
(19.04.26)
benim hakkimi yiyeni allah da affedemez. ben helal etmiyorum :D
-1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.