Giriş
(16)

Sevmediğiniz ya da sinir olduğunuz insanlara kötü davranır mısınız?

pembediken
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi. Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi.
Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
+4
pembediken
(14.01.26)
Kötü davranmak da bir efor gerektiriyor. Ben iyi ya da kötü davranmam. Böyle bir insanı etrafımda tutmam. Çalışma ortamında filansa da iletişimi minimuma indiririm.

Bu gıcık davranma laf sokma işlerini tercih eden insanlarda da bir sorun vardır. Sevmediği birine kötü davranma çabası varsa o insan da benim gözümde biraz kötü insandır. Kötü değilse de boştur.
+5
a perfect lie
(14.01.26)
Kötü davranmam kimseye.
-6
arbre
(14.01.26)
Hayır davranmam. Görmezden gelirim. Bana nasılsın vs. diye sorunca teşekkür ederim, der geri sormam.
0
substituent
(14.01.26)
uzak dururum kotu davranmam..
+1
cooperr
(14.01.26)
Asgari nezaket seviyesini korurum. Mesafe hisseder ama sevmediğimi göstermem. Örtük olarak da bir şey yapmam.
0
black holes in the sky
(14.01.26)
boyle bi soruya eksi duyuru gibi yari anonim bi ortamda bile pek fazla gercekci cevap gelmez. ama gercek hayat tecrubelerinden biliyoruz ki insanlar sevmedikleri insanlara karsi olumsuz davranislarini rasyonalize etmekte oldukca maharetliler.

ikincisi giciklik denen seyin tanimina da cok bagli. birine cok ufak hatta 0 maliyetle bir iyiligin dokunabilecekken bunu yapmamayi secmek kimilerince giciklik olarak yorumlanabilir mesela.
+5
ghilleinthemist
(14.01.26)
Sevmediğim biriyle aynı ortamda bulunmam. Bulunmak zorundaysam da iletişimim sıfıra yakın olur.
0
gobekliraki
(14.01.26)
Bana kötü davrandıysa, saygısızlık yaptıysa kötü davranırım.
Bunlar hariç herhangi bir sebepten dolayı sevmiyorsam yok sayarım
0
ebeş
(14.01.26)
sevdiğim insanla muhattap olmam. sevmediğim için kötü veya ters davranma gibi davranışım yok.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Tahammül sınırım düştüğü için kendimi tutamadığım zamanlar oluyor. Yani şimdi gıcıklık yapayım diye değil de normalde içimde tutacağım düşünceleri tutabilme yeteneğimin azalması gibi. Kişisel hayatımda zaten sevmediğim insanla görüşmem ama iş ortamında seçme imkanı olmuyor takdir edersiniz ki.
+1
peki madem
(14.01.26)
hayır ama ilk fırsatta olduğu ortamdan uzaklaşırım.
0
lazpalle
(14.01.26)
engelledigi adamin bile engelini kaldirip eksileyip tekrar engelleyen saykolarin oldugu duyuruda bu soruya samimi ve dogru cevaplar almayi beklemeniz cok naif.
bakarsaniz kimse "muhatap olmuyor" ama toplum birbirinin kuyusunu kazan, dedikodusunu yapan, laf tasiyan insandan gecilmiyor. herkes hakettigi hayati yasiyor.
ghilleinthemist +1
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
Kötü davranmam, uzak tutarım. Hatta bayağı karşılaşmamaya çalışırım. Yüzüne karşı da mantık çerçevesi dışında bir tepki göstermem ama kendisi benimle alakalı ya da alakasız bir suç işliyorsa gerekli raporlamaları yapıp yasal yollara başvururum ya da başvuranlara yardım ederim.

arşiv unutmaz ve yazıp sildiğiniz en ufak şeyleri (küfürleri mesela) bile kaydeder :)
+3
eileengray
(14.01.26)
mesafeli dururum. iş yerindeyse ve işi bana düştüyse ekstra kötü davranmam asla.
sosyal konulara girmem, laf atarsa yanıtlamam ya da bulunduğumuz ortama göre ilgisiz yuvarlak yanıtlar veririm. eskiden yeri gelirse laf da sokardım bi faydasını görmedim :)
0
denef
(14.01.26)
Yapacağım en fazla muhatap olmamak.
İş yerinde arama çok net bir şekilde mesafe koyduğum tavrımı belli ettiğim kişi geçenlerde arkamdan "benimle derdi var maaşımı bile vermiyor" demiş halbuki bu konunun direkt benimle ilgili olmadığını o da biliyor ama böyle algılamış mesafeli olduğumuz için.
Böyle konular biraz da algıyla alakalı sanırım.
Bile isteye kimseye kötülük yapmamaya çalışırım bana kötülük yapana bile en fazla yapacağım şey silmek oluyor ki bana bir hadi unuttuğum da olsun iki kişi falan kötülük yapmıştır, türk dizisi tadında hayatlar yaşamadığımız için kim kime ne gibi bir kötülük yapabilir ki aklım almıyor benim.
0
mutekebbir
(14.01.26)
iş ortamı gibi sürekli yüz yüze olduğumuz bir ortamdaki insan ise, asgari iletişim ve ortamın gerektirdiği nezaketi gösterir daha fazlasını yapmam. merhaba, merhaba yani. nötr duygularla iletişim kurarım. yüz yüze bir ortam değilse uzak kalırım. bazı insanlar için sevmedikleri insanlarla uğraşmak hobi gibidir. öyle biri değilim.
0
unvergesslich
(14.01.26)
(7)

Hangi ülke edebiyatı?

a perfect lie
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor. Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder. Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul. İyi geceler dilerim,
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor.
Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?

Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder.

Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul.

İyi geceler dilerim,
0
a perfect lie
(13.01.26)
fransız ve rus klasik gerçekçi romanları ve ünlü tiyatroları,
ingiliz modern romanları üzmez.
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı. Hem şiiri hem romanı.
+1
yurtsuz john
(13.01.26)
Rus edebiyatı. Evren olarak seviyorum. Bir odada yaşayan birinin hayatı bana daha samimi geliyor. Kendimi buluyorum bazen.
-2
arbre
(13.01.26)
Sırasıyla Fransız, Rus, Alman, Latin Amerika, Amerikan.
+1
anatomik
(13.01.26)
ben avusturya edebiyatini seviyorum. lisedeyken mario simmel okumaya baslamistim. günesten de sicak ve nina b. olayi kitaplarini okumustum. özellikle günesten de sicak inanilmaz hosuma gitmisti.
sonra avusturya'ya tasininca baska kitaplar da okudum. hermann broch, robert musil, robert seethaler okudum. hepsini de cok begendim. daha yeni rus-avusturyali bir yazarin otobiyografisini okudum, milchfrau in ottakring diye, herhalde son senelerde okuyup en iyi kitapti.

1940-1970 amerika edebiyatini (amerikan rüyasi elestirisi, ikinci dünya savasi etkileri, sivil haklar hareketleri, southern gothic, postmodernizm, vs) regency ve victoria dönemi ingiliz edebiyatini da cok seviyorum. özellikle 18.-19. yy ingiliz edebiyati benim icin baya yeri doldurulamaz bir sey.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
guzel soru. bunun uzerinde dusunuyordum gecen. rus ve fransiz 19. yy romanlari inanilmaz. belki fransa kil payi ikinci gelir. 19. yy'da acik ara bu 2 ulke.

modern edebiyati bilmiyorum ama. yani ikinci dunya savasi sonrasi kim ne kurgu yazdi cok fikrim yok. japonlari cok goruyorum piyasada ama 1-2 kitap disinda okumadim onlardan da. genelde non-fiction okuyorum.
+1
antikadimag
(14.01.26)
Klasikler dışında Macar yazarları sevmeye başladım.
+1
amelie poulain
(14.01.26)
(5)

Tren seyahatini seven birine 10 günlük avrupa tatili önerisi

stringer
İlkbahar ayında, trenle avrupa'nın küçük bir kısmını gezmek, bunu yılda iki kez olacak şekilde birkaç yıla, tüm avrupa'ya yaymak istiyorum. doğaya, tarihe ve sanata bayılırım. nereden başlayayım. tek bir ülkeyi mi gezeyim?
İlkbahar ayında, trenle avrupa'nın küçük bir kısmını gezmek, bunu yılda iki kez olacak şekilde birkaç yıla, tüm avrupa'ya yaymak istiyorum. doğaya, tarihe ve sanata bayılırım. nereden başlayayım. tek bir ülkeyi mi gezeyim?
+1
stringer
(06.01.26)
Hiç düşünme direkt İsviçre'den başla derim
+2
ihsanlı
(06.01.26)
maddi kaygi yoksa avusturya-isvicre.
edirne'den trene binin viyana'da inin. viyana'yi iki gün gezdikten sonra trenle semmering üstünden graz'a gidin. yolun bir kismi (semmering taraflari) unesco dünya mirasi. graz'i gezin. sehir merkezi gene unesco dünya kültür mirasi. graz'dan gece trenine binin ve feldkirch'e gecin (gece treni sart degil. yollar muazzam güzel, gece bir sey görmezsiniz ama yolculuk 8 saat civari sürüyor, siz karar verin). biraz feldkirch-liechtenstein takilin. rhein nehrini görün. vaduz'dan otobüsle chur'a gidin. chur'dan glacier ekspress ile zermatt'a gecin. zermatt'ta görkemli matterhorn'u aka toblerone cikiletasi dagini görün. zermatt'tan ucakla ülkeye geri dönün.

eger tek seferde tek ülke derseniz avusturya icinde daha baska scenic tren yollari tavsiyesi verebilirim.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.01.26)
avusturya - isviçre +1

viyana’dan hallstatt’a geçtiğim tren yolları (bilhassa attnang-puchheim aktarmasından sonraki rota) mükemmeldi. isviçre tarafı videolarından gördüğüm kadarıyla eminim daha bile güzeldir. viyana’dan başlayıp hallstatt, oradan belki innsbruck, st. moritz, como, chur, luzern, interlaken, bern, zermatt, annecy gibi yerlerin birkaçına uğrayabileceğiniz, ülkeye dönüşü de cenevre’den uçakla yapabileceğiniz bir tren rotası çizebilirsiniz.

omio, rome2rio gibi siteler biletler konusunda işinize yarar ama bu siteleri sadece bileti bulmak için kullanın satın alma işini daima oranın tcdd’si neyse (avusturya için öbb) oradan almaya çalışın.
+1
phoarbix
(07.01.26)
milanodan parise tren var.
0
kveldulv
(07.01.26)
Edirne'den atlayip Viyana'da inmekten bahsedilmis. Yakin zamanda bir degisiklik olmadiysa bu olay tek trenle yapilabilecek birsey degil. Sadece arabali tren var, ilkbaharda baslamis olabilir. Edirne - Avusturya Villach arasinda calisiyor ama resmiyette 36 saat gercekte en azindan 40 saat falan suruyor.
Turkiye'den trenle avrupa yonune stabil cikis olarak ancak Sofya - Bukres - Budapeste seklinde baglanti kurulabiliyor. Ucakla bir sorununuz yoksa ucakla baslamak daha kolay. Bu arkadas tren yolculugu konusunda uzman, bilgiler guncel oluyor genelde. www.seat61.com

Diger konularda katilimci arkadaslara katiliyorum. Ben cok gezememis olsam da Isvicre ve cevresi, Italyanin kuzeyi, Munih civari Almanya dahil, kultur, sanat, doga falan bulunabilecek yerler.
0
mbond
(07.01.26)
(10)

Şu an okuduğunuz nedir?

alice in potatoland
Tavsiye eder misiniz?Yabancı dilde okuyorsanız da olur. Bir süredir okumak için bir şeyler seçmekte sıkıntı yaşıyorum.
Tavsiye eder misiniz?
Yabancı dilde okuyorsanız da olur.
Bir süredir okumak için bir şeyler seçmekte sıkıntı yaşıyorum.
0
alice in potatoland
(01.01.26)
Yüzyıllık Yalnızlık, yarım bıraktım ama tasvirler güzeldi, devam edeceğim, şu an Gogol, Palto okuyorum ama o da yarım, ehhh, iş güç okunmuyor
0
arbre
(01.01.26)
yoko ogawa - the memory police
0
sir gawain
(01.01.26)
milchfrau in ottakring.
son 3-4 senedir okudugum en güzel kitap. günlük seklinde yazilmis. bir tür otobiyografi. 1925 viyanasi'nda basliyor.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.01.26)
Abigail e başladım. Magda szabo ile yeni tanıştım ve baya çok sevdim. Son zamanlarda beğenemediğim kitaplar okumuştum. Çok iyi geldi.
0
a perfect lie
(01.01.26)
Kuzey Ormanları - Daniel Mason
Güzel bir kitap, tavsiye ederim.
0
rock n roll
(01.01.26)
Hasan Ali Toptaş-Ölü Zaman Gezginleri ve Jack London-Martin Eden.
Baya iyiler, tavsiye ederim.
0
umutt
(01.01.26)
Bob mortimer ikinci kitabı, the hotel avocado.
Bob mortimer hayranı için kesinlikle, onun dışında önermem.
Bir de marcus aurelius meditations okuyorum, onu tavsiye ederim.
0
logisticsmanager
(01.01.26)
suyu arayan adam - Şevket Süreyya Aydemir okudum. tek adam kadar olmasa da güzeldi.
yeni dünya - Sabahattin Ali okuyorum. kısa hikayeler. bazıları fazla travmatik olsa da oldukça akıcı.
0
unalub
(02.01.26)
tarihimizle yuzlesmek - emre kongar
0
baldur2
(02.01.26)
şu an psikanalizin kara kitabı'nı okuyorum. bitince alice zeniter-kaybetme sanatı ya da stephen king-22/11/63'e başlayacağım. böyle bir karmaşa içindeyim.
0
suyin
(02.01.26)
(5)

Kayak yapanlar bakabilir mi

üğpoıuy
https://www.oysho.com/tr/su-itici-naylon-bel-cantas%C4%B1-l14104780?colorId=002&pelement=203652029&categoryId=0Şu tarz bi canta (su itici ozellikli) isinize yarar mi/yaradi mi? Yurt disinda fln kayak yaparken yanimiza almak isticemiz ufak malzemeler icin kullanisli olur mu?
www.oysho.com

Şu tarz bi canta (su itici ozellikli) isinize yarar mi/yaradi mi? Yurt disinda fln kayak yaparken yanimiza almak isticemiz ufak malzemeler icin kullanisli olur mu?
+2
üğpoıuy
(29.12.25)
merhaba, ben böyle bir bum bag degil, sirt cantasi kullaniyorum. kücük küregim falan da daha rahat sigiyor. canta kesinlikle kullanisli oluyor ama kayakta ön gövdemde tasimak istemem.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
Cok tenk. Marka model onerin var mi @konusma
0
🌸üğpoıuy
(29.12.25)
hemen hemen bütün outdoor aktivitelerimde canta icin osprey tercih ettim (sadece kamp cantam icin baska markaya yöneldim) ve hic üzmedi. firn 18L ski backpack kullaniyorum.
eger karayakkabisiyla yürümek gibi bir amaciniz varsa daha büyük modelini almaniz gerekir ama ben sahsen kayak icin ve kis yürüyüsleri icin iki farkli canta almayi tercih ettim. kis yürüyüsü yapacaksam 32L olan cantami aliyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.12.25)
kayarken sırt çantası konforludur. sık düşmüyorsanız herhangi küçük bir sırt çantası olur. sık düşüyorsanız su geçirmez outdoor çantalarından alabilirsiniz. decathlon'da bol çeşit var.
0
merhum
(30.12.25)
yurtdışında farklı ne koyabilirsin ki yurtiçinden farklı olarak, pasaportun falan mı ekstra ne yani aynı şeyler
-2
deartheodosia
(30.12.25)
(6)

yılbaşında avrupada 3 lokasyon

kojonotsuki
annemle yılbaşında avrupada bir yere gidelim diyoruz. baş başa. işte 31i sabahtan gidip 3ü dönmeli kısa bir plan.1- milan2- hamburg3- münihannem alkol kullanmıyor. ama küçük şeylerinden zevk almayı, basitinden güzel bir yerde kahve içmeyi sever. işte eldivenleri çekip uzun uzun yürüme, açıksa belki
annemle yılbaşında avrupada bir yere gidelim diyoruz. baş başa. işte 31i sabahtan gidip 3ü dönmeli kısa bir plan.

1- milan
2- hamburg
3- münih


annem alkol kullanmıyor. ama küçük şeylerinden zevk almayı, basitinden güzel bir yerde kahve içmeyi sever. işte eldivenleri çekip uzun uzun yürüme, açıksa belki müze, bir yerde oturup tatlı yeme tarzı aktiviteler.

sizce hangisi? başka yer önerisine de açığım.
0
kojonotsuki
(28.12.25)
Hamburg’u görmedim ama diğer iki şehir sizin senaryonuza gayet uygun. Fakat Münih bence daha güzel yılbaşı açısından. Daha sıkı fıkı sokaklar, daha bir ortaçağ görünümü, daha fazla yılbaşı pazarı, ayaküstü yemek, cafeler vesaire. Milano daha sakin, Münih daha canlı.
0
orient blue
(28.12.25)
bence viyana.
kahvehane/kafe kültürü unesco somut olmayan kültürel miras listesinde, sehir iki dirhem bir cekirdek, güvenli, müzeyse en alasi, üstelik 31 Aralik-1 Ocak gecesi saat tam 00:00'da katedralin orada her yerden mavi tuna valsi caliyor ve herkes birden vals yapmaya basliyor. yukarida havaifisekler patliyor. muazzam bir sey. baska hicbir avrupa sehrinde/kentinde yok öyle bir sey.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.12.25)
hamburg bence en uzak ihtimal, geceleri akmaya daha uygun. bu seçeneklerde anneyle en uygunu münih. en önemlisi şehir gezmek-yürümek için çok kompakt, sokaklar canlı, dükkan her seçenekte bence iyi ama münih daha tatmin eder.
0
helios
(28.12.25)
Bu seçenekler içinde Milan derim ama konuşma ben konusuyorum'un önerisi Viyana bana çok daha iyi göründü.

Hamburg'da yılbaşında çılgınlar çılgınlar çılgını bir havai fişek durumu var. Sadece belediye'nin attığı büyük havai fişekler değil Elbe'nin kenarlarında özellikle ama şehrin her tarafında herkes büyüklü küçüklü havai fişek ve onun envai çeşitlerini atıyor yılbaşı anında. O gün ve bütün gün zaman zaman olsa da yılbaşı anı tam bir çılgınlık. İnsanı korkutacak, rahatsız edecek kadar fazla ama kişiden kişiye değişecektir.
Berlin'de de galiba böyle adet, diğer Alman şehirlerindeki durumu bilmiyorum.
Aşağıdaki videonun 1. dakikası civarlarına bir bakın:
www.youtube.com

Ama yılbaşında Almanya sokakları sıkıcı olur, her yer kapalı olur ve uzun yürüyüşler için de soğuk olur.
Hamburg çok güzel bir şehir, kesinlikle gezmek için tavsiye edilebilecek bir yer ama yılbaşı için değil.

Milan'ı yılbaşında görmedim ama daha canlı bir hayat, sokakta yaşam ve açık yerler olacağını düşünerek onu seçerdim seçeneklerden.
0
michael_knight
(28.12.25)
bu seçenekler içinde milan
0
darthvader
(28.12.25)
yılbaşı için en iyi lokasyonlar germen ırklarının etkisinin olduğu yerler. milanın yılbaşında pek bir farkı olmaz. Christmas market kafası olan yerler daha güzel olur.
+1
mikahakkinen
(29.12.25)
(9)

Dolma kalem önerisi

tiredofwaiting
Bir erkek bireye hediye olacak. Orta halli birşey olabilir. Var mı öneriniz.
Bir erkek bireye hediye olacak. Orta halli birşey olabilir. Var mı öneriniz.
0
tiredofwaiting
(28.12.25)
Efenim kendisi 30'lu yaşlarının başında, klasik tarza sahip bir diplomat olup dolma kalemlerden anlamaktadır. Bir tek ben anlamıyorum.
0
🌸tiredofwaiting
(28.12.25)
Merhaba,
annem emekli diplomat. Is hayati boyunca Caran d’Ache Léman kullandi. Hala bile her seyi onunla yazar. Fiyat dkalasini telefondan bakamadim, eger cok ucuk bir seyse simdiden özür dilerim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.12.25)
@konuşma... Aslında düşündüğümün biraz üstünde ama çok teşekkür ederim tavsiye için. Bildiğim çok iyi oldu bu markayı.
0
🌸tiredofwaiting
(28.12.25)
Yıllar önce kendime Lamy Safari almıştım, mor renkti. Scrickss 'in siyah oturaklı bir modeline sahip olmama rağmen Lamy hem hafif olması hem de rengi dikkat çektiği için uzuuun yıllar kullandım. Şu an kurşun/uçlu kalem kullanabildiğim bir ortamda olduğum için kullanmıyorum ama Lamy bence güzel bir alternatif olabilir. Kolay kolay kötülenen bir marka değil genç işi olarak görülebiliyor. İlgili arkadaşa "tarzına dinamizm kazandırmak istedim" diyebilirsiniz bence :D
0
Nerdian
(28.12.25)
cosmic string +1.

aynı saat olayı gibi. bazen saat almak istiyorlar hediye olarak. saat işi derya deniz işi. her saati takmam, takmayacağım saate verilen paraya da acıyorum ve üzülüyorum.

bu durumlarda her zaman en iyi hediye güzel bir viski. kalitelisinden. eğer alkol içiyorsa düşünebilirsiniz.

lamy ve Scrickss, kişinin kalem sevgisi ve ilgisine göre, basit kalabilir. lamy kötü değil tabi, sadece uygun gitmeyebilir. uçuk öneri olabilir, güncel fiyatları bilmiyorum, mont blanch'ın kalemlerine bakabilirsiniz.
+1
kojonotsuki
(28.12.25)
Lamy ve Kaweco iyidir, tatlıdır ama spor kaçar. Daha klasik bir şey lazım. Scrikss de diplomat için basit kalabilir. Bütçeniz azsa Diplomat, Delta, Dupont veya Cross'tan başlayabilirsiniz. Daha yukarı çıkarım diyorsanız Caran d'Ache yahut Montblanc olabilir.

Bu arada, olay gerçekten kişisel. Mesela çin malı wing sung pompalı dolmakalem (250 tl falan) acayip hoşuma gidiyor benim. Nostaljik değeri var çünkü, Atlas due-matic versatil kalemler gibi... Başkasına hediye alsam ya güler ya hakaret sayar.

Bu arada, bu konunun ordinaryüsü, eski duyuru müdavimlerinden @kahvegibi isimli sözlük yazarı. Kendisine ulaşırsanız nokta atışı tavsiye verebilir zannımca. Instagram kullanıcı adı: writetomeoften
0
yadigar
(28.12.25)
Orta halli dolmakalem olarak düşündüğünüz şey sizin kafanızdaki bütçenin üzerinde olacaktır. Bütçe belirtmediğiniz için nokta atış öneri gelmesi de imkansız.

Yerinizde olsam Pelikan bakardım. Aynı tasarımda çok fazla renk ve fiyat çeşitliliği mevcut. Bütçenize uyan M200/400/600/800/1000 modellerinden birini seçebilirsiniz. Tasarım itibarıyla takım elbiseye çok uygunlardır.
0
10551037
(28.12.25)
sozlukte detayli bir entry girmistim zamaninda eksisozluk.com

butcenizi soylerseniz ona gore bir sey soyleyebilirim. benim kendi kullandigim kalem sailor pro gear. $200 civarinda bulunuyor. tr'de yaygin olmadigi icin guzel bir hediye olur. kesinlikle tavsiye ederim.
+2
antikadimag
(28.12.25)
Çok kişisel olduguna katılıyorum. Bütçeye göre yukarıdaki örneklere çıkılabilir.
Parker 51 olabilir tam klasik.

Deneysel takılıp, yazı yazmayı ve çizim yapmayı seviyorsa kaweco kaligrafi seti ve sailor fuse pen (sailor bu kalemdeki hissiyatı çok kalitesiz ama farklı kalemler de var) gibiler de alternatif olabilir.

En güzeli fiziki bir mağazadan alıp değiştirme fişi de eklemek.
0
jazzabel
(29.12.25)
(18)

Şu an hayatımda olmazsa olmaz

darthvader
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
Dediğiniz şeyler neler ? mesela x şey hayatımda olmasa hayatım devam etmeyecek dereceye gelir o denli önemli dediğiniz şeyler neler ?
0
darthvader
(26.12.25)
kocam
-1
Sadece soruyorum
(26.12.25)
Vallahi de sevgilim. Kara sevda gibi bizdeki.
-1
gobekliraki
(26.12.25)
Kahve makinem.
0
mutekebbir
(26.12.25)
epey düşündüm de hiçbi şey.
+4
antihero
(26.12.25)
Bir insan uzaklaştırma kararı aldığı sevgilisi olmadan nasıl yaşayamam der?

Soruya cevap: ailem
+1
Kahvedesu
(26.12.25)
internet, bilgisayar, para.
0
hold the door
(26.12.25)
İşim. Her şey sende anlamsızlaşıyor ey mayış diyor ya şair, iş olmazsa hayatın bir anlamı kalmıyor.
-1
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
türkiyede yaşamamak
0
plastic_angel
(26.12.25)
Haftada bir iki dışarı çıkmak. Aman aman sosyal bir hayatım yok ama en azından haftada bir iki kez dışarıda çay, kahve veya içki içeyim ya.

evden işe, işten eve bir hayat istemem.
0
put it in your appropriate place
(26.12.25)
AirPods Pro
-1
michael_knight
(26.12.25)
arac ve laptop.
arac olmadan ise gidemiyorum.
laptop olmadan isimi yapamiyorum.
0
cooperr
(26.12.25)
Başta çocuğum yazmak istedim ama elim gitmedi. Büyük konuşmak istemiyorum. Evladını kaybeden birkaç aile gördüm. Biri teyzemdi. Hepsi hayatlarına devam etti ama hiçbir zaman tam olamadılar. O sebeple büyük konuşmayı reddediyorum. Düşmanıma bile dilemeyeceğim bir şey.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.12.25)
merak etmek.

açık ara, arkada bırakmış olacağım en kötü yılı geçirmekteyim. geleceğe dair, yeni bir şeyler öğrenmeye dair içimdeki o keşif duygusu kalmamış olsa devam edebileceğimi sanmıyorum.
0
lüzumsuz adam
(27.12.25)
Elektrikli ısıtıcı battaniyem. Bozulduğu an hemen yenisini alırım, gelene kadar geceleri doğru düzgün uyuyamam kışları.
0
inawen
(27.12.25)
Şuan şu noktada mayış.
İşten ayrılmam söz konusu. Maaş gelmezse epey zorluk çekicem.
0
biseysorcaktim
(27.12.25)
Büyük konuşmak istemiyorum ama hiçbir şey. İnsanın adaptasyon ve hayatta kalabilme güdüleri /güçleri bence çok gelişmiş durumda. X'siz yaşayamam demek bana göre abartılı geliyor insan mecbur kalınca sanki bal gibi de yaşayabiliyor. Ama yine de büyük konuşmak istemiyorum mode on.
+4
Amaranta ursula
(27.12.25)
kocam
para
internet
-2
Hallegadola
(29.12.25)
Düzenli ve kaliteli uyku. Yaklaşık 1 ay süren insomnia cehenneminden kurtulmak muhteşem bir duygu. Sabah zar zor uyanıp alarma küfretmek özlenir mi? Özleniyormuş.
0
auroraaurora
(29.12.25)
(22)

en sinir olduğunuz "duyurucu tipi" ne

gobekliraki
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.sizin ne?
lütfen çok lütfen kimse üzerine alınmasın ama benim en sinir olduğum tipler "32237952097502 milyonum var nereye yatırım yapayım" ve "haftaya milano'dayım tavsiyeleriniz nedir" tarzı duyurucular.

sizin ne?
-15
gobekliraki
(25.12.25)
ben hiç sormadım ama yatırım soru ve cevaplarını büyük bir ciddiyetle okuyorum. kişinin niyetini bilemeyiz beni cevaplar ilgilendiriyor. diğer konu da çok çok önemli. zira kısıtlı imkanlarla bir gezi yapıyorsunuz ve en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsunuz.
+7
ground
(25.12.25)
sinir olmak değil de cringe gelenler var.

devamlı ilişki duyurusu açıp ondan sonra başkasına aşk tavsiyesi verenler mesela.
+5
yurtsuz john
(25.12.25)
Troll olduğunu düşündüğüm birkaç kişi var. İkisini engelledim, Allah affetsin. Onlar dışında cinsiyetçi ve hayvan düşmanı cevaplara kızıyorum.
+10
auroraaurora
(25.12.25)
sinir olmak değil, banane de anket tayfaya bayılmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sevgilimin eski sevgilisinin onun da kankisinin sol ayağının ikinci parmağı ....türünden hikayeler

Bir maaşı ile kredi kartına sarılıp avm , online alış veriş derken keyfi harcamalarından dolayı zora girip yakın çevresindekilerin uyarmalarına bakmadan meseleye buradan çözüm arayanlar ..

Ayrıca bir ürün veya hizmetle ilgili sorun yaşanılıp duyuru açıldığında, kullanılan cümlelere bakıyorum da gerçekte ürününün reklamını yapıldığı şüphesine de kapılabiliyorum.
+2
diyecevaplandı
(25.12.25)
akla gelebilecek en sığ fikri sanki ilk kendisi düşünmüşgibi biz aptal cahillere aktaranlar.
-7
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
sb yazanlar
-3
michael_knight
(25.12.25)
burayı güzin abla gibi kullananlara sinir oluyorum. abi buraya bilgi almaya geliyoruz, bakıcılık yapmaya gelmedik.
-4
mikahakkinen
(25.12.25)
arbre kardesimin actıgı tüm baslıklar.
+13
koela
(25.12.25)
Taraflardan biri ya da ikisi evliyken üçüncü bir kişiyle ilişki yaşamak için buradan fikir almaya çalışanlar.

Yasadışı ya da başkaları için tehlike arz eden durumlar hakkında fikir almaya çalışanlar.
Ne zamandan itibaren alkollü araç kullanırsa ehliyeti kaybetmeyeceğini soran bile oldu.

Bekar olup evlilik gurusu kesilenler.

Çocuksuz olup ya da hiç gebelik yaşamayıp çocuk psikiyatristi, çocuk gelişim uzmanı, çocuk beslenme uzmanı, emzirme uzmanı, do©ğum uzmanı, ... gibi rollere bürünenler. "Kesinlikle sezaryen istemezdim" diye salak salak yazanlar.

Birden fazla hesaptan çoklu kişilik bozukluğu yaşayanlar.

Yoksa anketleri severim. Güzin abla soruları çok ilgimi çekmez ama okurum. Sağlıkla, bilhassa alanımla (pediatri) ilgili her şeyde elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Sonuçta burası gayriresmi, gayriciddi bir site. Meclis zabıtı muamelesi yapmaya gerek yok.
+3
alice in potatoland
(25.12.25)
Her konuda bilgisi olanlar. Biri var mesela cevaplarına bakınca hem doktor, hem avukat, hem tercüman, hem yazılımcı, hem modacı, hem müzisyen, hem psikolog gibi. her konuda tek bilgi sahibi oymuş gibi cevaplar veriyor. Her cevabı çok ukala, insanı azarlar gibi yanıt veriyor. En sinir olduğum tip bu hatta onun cevaplarıyla karşılaşmamak için arada bir ara veriyorum:) sanırım tamamen yine bırakacağım.
-2
suicides underground
(25.12.25)
Her fırsatta kendi maddi imkanlarını ve hayat standartlarını öven tipler, adamın milyorları var her dakika burada kendini övüyor, yersen.
+5
mirty
(25.12.25)
Kimseye zerre kadar faydası olmayacak başlık açmanın alemi ne? Sonra da kara kara 'Ben niye eksileniyorum?' diye düşün.

Herkese açık bir platform. Kimse kimseyi sevmek, beğenmek zorunda değil. Birbirine gıcık olanlar da olabilir. Ama eninde sonunda kişilere laf sokma çiğliğine evrileceği aleni olan bir altyapıyı niye oluşturursun da sorarsın bu soruyu?
+1
Mirket
(25.12.25)
En çok ben para kazanıyorum, en çok ben sevişiyorum, en çok ben kitap okuyorum, en çok ben geziyorum, en çok ben kişisel bakımıma önem veriyorum... insanları. Nickler değişiyor. Kibirli insanlardan nefret ediyorum.
+5
sekizdokuzon
(25.12.25)
Artık sinir olduğum bir duyurucu tipi yok çünkü sevmediğim kişileri engelliyorum ve herkes de sevmediği kişileri engelliyor. Bu engelleme sistemi çok iyi oldu.
+3
rock n roll
(25.12.25)
@mirket niyetimin o olmadığını belirttim zaten.
0
🌸gobekliraki
(25.12.25)
Toplu şekilde eksileyenler.
-3
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
burada gruplaşıp birbirini kollayan (?) ve popüler olmaya kasanlar. sanki lisedeler hala. bir de devamlı kendi ifşasını yapanlar.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Ne kadar saçma olursa olsun, gerçekten çözüm, çare, fikir, eleştiri arayan sorular soran herkesin burada yeri var bence. Bu tarz sebeplerle siteyi kullanan kimseye “niye sormuş, ne işi var burada?” gözüyle bakmıyorum. Yine cevap verirken sorulan şeye çözüm sunmak, olmadı farklı bakış açısı getirmek, yönlendirmek gibi amacı olan tüm cevaplar da baş göz üstüne.

Bununla birlikte, zamanla, kuruluş amacına uymasa da, sitenin kendi alt kültürünün sonucu olan bazı şeyler oldu. Zamanının zirve ve toplaşmaları, yardım kampanyaları, ifşalar, yılbaşı hediyeleşmeleri gibi… Bunların hepsine de okeyim.

Üslubu bozuk duyurucular çok rahatsız ediyor beni. Densizlik hayatın her alanında olduğu gibi Duyuru’da da rahatsız ediyor. Bir de ister saçma sapan, ister gayet mantıklı görünsün, samimi bir ihtiyaçtan ötürü olmadığı on kilometre öteden anlaşılan; gerek trolleme, gerek şov yapma, gerek didişme, gerek tartışma başlatma, gerek ego tatmini gibi amaçlarla açıldığı bariz duyurular rahatsız ediyor.

Engelleme fasilitesi geldikten sonra sitenin kalitesi bariz ölçüde arttı benim için.
+1
dilemma of subscribtionability
(26.12.25)
Ben en çok soruya cevap vermeyip birde üstüne duyar kasanlara gıcık oluyorum.
Örneğin biri hırsızlık nasıl yapılır diye bir duyuru açmış olsun. Altına "hırsızlık kötüdür, ne biçim adamsın, işte bu yüzden bok gibi bir memleketiz" filan gibi yazanlara uyuz oluyorum.
Soruya cevabın varsa ver yoksa ahlak bekçisi olma.
+3
etna
(26.12.25)
en sevmedigim hede hödö diye buraya gelip aglamanin bir anlami yok cünkü sallacompumaster aleyhi ve sellem duyuruya engelleme getirdi. rahatsiz oldugunuz kisiyi engellemiyor ama hala yazdiklarini takip edip kendi kendinize triplere giriyorsaniz o kisiyi takinti yapmissinizdir. allah sifanizi versin.

rock n roll +1
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.12.25)
ben uzun uzun yazanlara sinir oluyorum.
onun dışında soru konular ile ilgili bir derdim yok. herkes birbirinden farklı hayat yaşıyor, herkesin önceliği, karakteri, hayat görüşü, yaşadığı hayat farklı ve soruları farklı olabilir.
0
abelardo
(27.12.25)
(8)

Bu furminator nasıldır?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, sizce bu urun nasıldır?https://www.trendyol.com/genel-markalar/furminator-kisa-tuylu-kedi-icin-tuy-toplayici-s-small-p-739137329Kısa tuylu bir kedi için yeterli olur mu?Teşekkürler
Merhaba,

sizce bu urun nasıldır?

www.trendyol.com

Kısa tuylu bir kedi için yeterli olur mu?

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
Başarlı bir ürün. Kısa tüylü olmasına rağmen (calico) deli gibi tüy döken kedimde kullanıyordum. bir dünya tüy topluyor. uzun zamandır kullanmadım strese sokmamak için pek sevmediği için ama yeterli bir ürün.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(23.12.25)
Teşekkürler, peki boyut olarak s mi iyidir m mı iyidir? L çok büyük geldi gözüme.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
o konuda bi bilgim yok maalesef. ben alırken m - l var mıydı hatırlamıyorum bile :/ ama büyük boy daha çok köpekler içindir diye tahmin ediyorum.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(23.12.25)
birebir aynisini (rengi bile ayni, o kadar diyeyim) 12 senedir kullaniyoruz. harika bir ürün.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
Çok benzeri var bizde, kedi için kullanıyoruz ve güzel topluyor tüyleri, görünce kendisi geliyor hatta, ama biraz yapılmasına izin verip sonra sinir olup bir pençe atıp gidiyor bizimki.
0
creepy
(23.12.25)
Bir iki sitede kilo olarak 4,5 kilogram denmiş. Benim kedim 2,7 kilogram kullanmamda sorun olur mu peki?

Tarak kullanmayip, bunu hergun kullanmanın zararı olur mu?

Tarak kullanmam şartsa nasıl bir tarak önerirsiniz?
-1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
mükemmel derin tüyleri alıyor bu ama haftada 1 kere sık şekilde yapmak gerekiyor, bazıları yolduğunuda söylüyor. s al l gerçekten büyük hayvan zaten vuvarlak olduğundan l beden bence işlevsiz kalıyor. bende bunun uzun tuylu kediler için olanı var (yanlış almıştım) kısa tüylü kedimde işe yarıyor.

kilo sorununa takılma kullanırken başta nazik ol, elin alışınca hafifce bastırki tüy altına girsin kökten tarasın.

birde normal tarakta al özellikle şundan, ikisininde amacı farklı
www.trendyol.com

kedini her gün tara alışsın hatta diş fırçalamayada başla alışsın
0
eja
(24.12.25)
ek olarak bu ürün sahtedir, bu fiyatlarda furminator imkansız.
0
veritaslibertas
(24.12.25)
(7)

69-67 gram nereye denk gelir?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Su ölçü kabında 67-69 gram nereye denk gelir? Kabin tamamı 94 gram alıyormuş.Kedim 2.7 kilogram. Mamamız rc kitten. Paketin arkasında 67-69 gram yazıyor günlük mama miktarına.https://www.petburada.com/royal-canin-olcu-kabi-28408?srsltid=AfmBOopjcRndU5NXQqxuyqorU4uYwlxVU7J5ZfQIVLMjBvZl3WUqt6
Merhaba,

Su ölçü kabında 67-69 gram nereye denk gelir? Kabin tamamı 94 gram alıyormuş.

Kedim 2.7 kilogram. Mamamız rc kitten. Paketin arkasında 67-69 gram yazıyor günlük mama miktarına.

www.petburada.com

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
Yaklaşık 6. Çizgiye (biraz altına) gelir. Hepsi eşit, oranlayacaksınız.
0
orient blue
(23.12.25)
94/8*6=70 gram
6 cizgiye kadar gelir ama yavru kediler biraz daha fazla yemek isterler. ben olsam ilk bir sene tasini bos birakmazdim, gelsin gitsin yesin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
royal canin biraz gerizekalı galiba. aşağıda sorduğum 15 kiloluk paketin ağzına kilit koymayan da royal canin.

paketin üstüne verilecek mama miktarını gramla yazıp, yine kendi ürettiği ölçü kabına cup ile çizgi çizmek nasıl bir gerizekalılık ürünü ya?

paketin arkasında verilecek miktar "cup" olarak da yazıyordur diye bir umut hatırlatayım.
0
kibritsuyu
(23.12.25)
kedin kısır değilse mama kabına istediğin kadar doldurup belli bir yere koyup gidebilirsin, üstünü de bittikçe doldurabilirsin ölçü kullanmana gerek yok. ksıırlaştıktan sonra doyma hissini kaybedip çok yiyor kediler. ama öncesinde bir sorun olmuyor acıktıkça gidip gelip yesin bir şey olmaz.
+1
Sadece soruyorum
(23.12.25)
önerim yanlış olabilir ama bende full dolu mama kabı taraftarıyım, kedide kilo problemi yoksa aşırı yeme problemi yoksa bebeklerin mamasını doldurun hem sonrasonda ilerde aç gözlü olmuyor sürekli mama istemiyor.(tabi kedinin huyuna suyuna göre değişir)

şuan etrafımda 5 kişinin 6 kedisi var kısırlaştıktan sonra bile dolu kaba problem yapmadılar yiyip doyup gittiler, aşırı kiloları yok
0
eja
(23.12.25)
Çok teşekkürler.

Bende sürekli dolu tutuyorum mama tabağını, bittikçe ekliyorum acıktıkça gidip yesin diye. Kedi bakımına yeni basladigim için yanlış bir şey yapmamak için ya sizlere ya da veterinerimize danışıyorum.

Kendisine sorduğumda kabı hep dolu olmasın, ölçünün yarısını sabah yarısını akşam ver dedi.


@kibritsuyu evet o soruyu gördüm. Gerçekten çok saçma bir şey yapmışlar. Paketin arkasındaki bilgilendirmenin fotoğrafını ekliyorum. Ben mi gözden kaçırıyorum acaba?


hizliresim.com
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
birde ben 3 kg luk mama alıyorum hep, açıkçası tek kedi için 15 kg mama bayatlar ya iyi saklanmazsa, cama falan koymayacaksanız, düşük kg ile ilerleyin başta. kısırlaştırdıktan sonra mama değiştireceksiniz unutmayın ve kademeli geçiş yapacaksınız yeni mamaya
0
eja
(24.12.25)
(7)

10-15 kg'lık mama paketlerinin...

kibritsuyu
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda s
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?

yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda sattığınıza göre hedefiniz evde hayvan besleyenler. evde hayvan besleyen bir kişinin evinde 39240 tane kedisi yoksa o çuvalı nereden baksan 4-6 ay kullanması gerekiyor.

kısa sürede kullanacağın kadarını saklama kabına aktarıyorsun, ondan sonra kalan mama hava alıp bayatlamasın diye ağzını büzmek, iple bağlamak, başka bir çöp poşetine koyup saklamak gibi ilkel, maymunsal yöntemlerle uğraşıyorsun.

yani en basit kuruyemiş poşetine bile konan şu gözünü sevdiğim ambalaj kilitlerinden koymak çok mu zor ya? kasıtlı mı yapıyorsunuz? maliyetten kaçmak falan demeyin, üç kuruş daha ekle üstüne de insanlar rahat etsin. bu bildiğin gerizekalılık değil mi?

var mı mantıklı bir açıklaması?
+1
kibritsuyu
(23.12.25)
Geçen gün gelen mamayı paketlerken ben de aynı soruya cevap aradım. 3 ve 5 kiloluk plastik turşu bidonlarına doldurdum mamayı, kapattım, bir de streç filmle sardım ki hava alıp bayatlamasın. Bunun yerine basit bir kilit mekanizması işi çözerdi. Hatta plastik fermuar sistem de olurdu...
0
strawberry first
(23.12.25)
Mama çok güzel bir gelir kaynağı oldu son yıllarda.

Belediyeler ihalelerle ihya oluyor, stk'lar, kafayı yemişler, borca batmışlar hep mama parası toplayarak miktarı belli olmayan, sorulunca dağıttık denilen bir mama imparatorluğunun meyvelerini yiyorlar.

Hal böyleyken daha fazla mama satmak için yapıyor olabilirlere bağlayacağım.

Yoksa dediğin gibi 100 liralık kuruyemişte bile var çok zor ve maliyetli olmasa gerek bunu eklemek.

Ben 10-15 kg aldığım zaman evdeki 19 lt pet damacanalara veya onlardan yoksa 5 lt su şişelerine koyuyorum huniyle ve sıkıca kapatıyorum kapağını bir şey olmuyor. @strawberry'nin dediği streç dokunuşu da daha garanti olur hava geçirmemesi için bir dahakine ben de öyle yapayım.
0
chicha_v2
(23.12.25)
evde iki köpek olduğu için mama tüketimi bayatlamaya fırsat bulamadan tamamlanıyor. ancak öncesinde tek köpek olduğu zamanlarda orta boy buzdolabı poşetlerine bölüp sakladığımı da bilirim. vakumlu mutfak kullanım kutuları ya da poşetler de iş görebilir. ya da ayda 1 tüketim yapılıyor ise bu tarz bir saklama kutusu da kullanışlı olacaktır. www.evcilal.com
0
jockhoon
(23.12.25)
maliyet daha da artmasın diye bence. bir de o zipping materyal belki de o kadar uzunlukta yapamıyorlardır ya da yapabiliyorlarsa da çıt diye kapanamıyordur.

ben çamaşır mandalıyla ağzını kapatıyorum.
0
elektr10
(23.12.25)
Royal Canin'e düzenli olarak sinirlenme sebebim -_-

Bir kere bütün mamayı küçük paketlere bölüp vakumlamayı denedik ama durduğu yerde bazılarının vakumu bozuldu, hava aldı, daha çok iş çıkardı. Temu'dan kocaman metal mandallardan aldım. (Şöyle: share.temu.com) Saklama kabına böldükten sonra poşeti bu mandalla kapatıyorum. Yine sinirlendim bak.
0
kobuzchu kiz
(23.12.25)
maliyet amaclidir diye düsünüyorum.
benim aldigim kuru mama markasinin 10 kiloluk paketinde de 400 gramlik paketinde de var ama ben gene de 2.5 kg'luk almaya calisiyorum cünkü kuru mamayi sadece atistirmalik diye veriyorum, kücük paket bile 3-4 ay gidiyor ve daha büyük alirsam mandalli pakette olsa bile 4. aydan sonra asiri bayatliyor. yani istediginiz mandalli paketlerin de uzun vadede cok bir sey getireceginden süpheliyim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
Markaya bağlı sanırım. Ben, benimkine yıllık 15kgluk mama alıyorum 3 farklı marka denedim hep kilitli geldi.
0
truf
(23.12.25)
(7)

Alkollu Boza

mirafiori
Gelecek misafirlere boza denetmek istiyorum, orjinal tarifinde boza dusuk alkollu icki, ama piyasadaki bozalar alkolsuz diye biliyorum, dogru mudur? Vefa'da ictigimizde icinde %1-2 de olsa alkol var mi yoksa alkolsuzlestirilmis versiyonu mudur, alkollu versiyon istanbul'da bulunabilir mi?
Gelecek misafirlere boza denetmek istiyorum, orjinal tarifinde boza dusuk alkollu icki, ama piyasadaki bozalar alkolsuz diye biliyorum, dogru mudur? Vefa'da ictigimizde icinde %1-2 de olsa alkol var mi yoksa alkolsuzlestirilmis versiyonu mudur, alkollu versiyon istanbul'da bulunabilir mi?
0
mirafiori
(22.12.25)
Geçenlerde boza tarihi ile ilgili bir yayın dinledim. Boza hiçbir zaman alkollü bir içecek olmamış. Mayalı diye sevmiyor, biraya benzetiyor bir kesim ama alakası yokmuş.
0
gnosis
(22.12.25)
Bozada, kefirde, kombuçha çayında doğası gereği alkol vardır. Alkolsüz diyorlarsa mayalayarak değil, bir başka yöntemle yapıyorlar veya doğal olmayan işlem yapıyorlardır. Yarım yağlı tereyağı yapılabilen coğrafyada o da yapılabilir. Ancak normalinde alkol ürer ve vardır.

Yarım yağlı tereyağı mı olur diyen Google'dan görebilir.
+2
Mirket
(22.12.25)
Mirket'in cevabından sonra tekrar baktım. Wiki alkollü diyor. İslami sayfalar alkolsüz, içebilirsiniz diyor. Bu konu doktrinde tartışmalı herhalde. Osmanlı zamanında fetva verilmiş haram değildir demişler. Ben onların yalancısıyım:D
0
gnosis
(22.12.25)
boza, kefir vb. ürünler fermantasyon nedeniyle eser miktarda alkol içerir. farklı bir metodla yapılmalarına imkan var mı bilemedim, mirketin dediği gibi doğal olmayan bir işlemle yapılıyor olabilir alkol hassasiyeti nedeniyle.

edit: genellikle insanı sarhoş edecek bir oranda alkol olmadığı, çok çok düşük düzeyde olduğu için içilebilir diye yorumluyor çoğu din insanı.
+1
Phoebe
(22.12.25)
Fermantasyon gereği alkol oluşur ama taze tüketildiğinde çok düşük olur ama oda sıcaklığında üç dört gün beklerse fermantasyon devam edeceği için alkol oranı artar.
+1
kizil karga
(22.12.25)
Ben alkol kullanmadıgım için boza içecegim zaman ya vefa'ya gidiyorum ya da kendi yaptıgını bildigim yerlerde içiyorum.
Yanlış bilmiyorsam taze olarak günlük içildiğinde alkol yok diye biliyorum, dogrusunu hep birlikte öğrenelim. kaçıncı günden sonra alkol oluşuyor.
0
liberal
(23.12.25)
bu, gün ile alakali bir sey degil ki. mayalanma yani fermentasyon türüyle alakali bir sey. yogurt fermentasyonu laktik asit fermentasyonudur, alkol olusmaz, ama boza fermentasyonu karma fermentasyondur. alkol aciga cikar. sürecin tamami bu sekilde ilerler.

inanmayacaksiniz ama sirke ve ekmek hamuru fermentasyonunda da alkol aciga cikar cünkü seker parcalanir. sirkedeki alkol sonra asetik asit bakterileri tarafindan parcalanir ama hicbir zaman ne kadarinin parcalandigindan emin olamazsiniz. sifir alkol mümkündür ama mutlak bir biyolojik garanti degildir. evde sirke yapiyorsaniz ve bu konu sizin icin önemliyse bilin yani. icinde cok cok büyük ihtimalle yan ürün olarak alkol vardir.

icine alkol katilarak pisirilen bir yemegi yemiyorsaniz bunu mantik cercevesine oturtabilirisiniz; dersiniz ki, beef bourguignon yemiyorum cünkü bilincli sekilde icine alkol konuluyor. bilincli!
ancak boza, sirke ve ekmek hamurundaki alkol biyolojik yan üründür. bilincli eklenmez. ekmek hamurundaki alkol beef bourguignondaki mantikla pisme sirasinda tamamen buharlasir ama bu, bu ürünlerin icine alkol girmedigi anlamina gelmez. dini hassasiyetlerinizi anlayamiyorumdur belki ama eger biyolojik bir tepkime sonucu ortaya cikan yan ürün sebebiyle boza icmiyorsaniz, bu mantikla sirke ve ekmek de yememelisiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
(1)

Tek cam sokaktaki sesleri evin içine geçiriyor

HellKeePer
Komple çift cam mı yaptırayım yoksa tek camın üzerine panjur/kepenk tarzı bir sistem mi yaptırayım ? teşekkürler
Komple çift cam mı yaptırayım yoksa tek camın üzerine panjur/kepenk tarzı bir sistem mi yaptırayım ? teşekkürler
0
HellKeePer
(20.12.25)
sicak iklim soguk iklim fark etmez, kesinlikle üclü cam. cift cami unutun. madem bu ise giriseceksiniz, cektiginiz zahmete degsin. cok güzel ses ve isi yalitimi saglar. eger yazlar bulunugunuz yerde sicak geciyorsa isi girisini azaltan üclü camlar da var. yani yazin isi girisine karsi, kisin isi kaybina karsi koruyan, onlari tercih etmenizi öneririm.

eger cok is cikmasin diyorsaniz ve sicak bir iklimdeyseniz panjur da olabilir.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.12.25)
(8)

Bir kedi için olmazsa olmaz neler var? Temel ve genel ihtiyaclar

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, sahiplendigim kedinin htiyaç listesini oluştuyorum almak için. Bir kedinin olmazsa olmazları nelerdir?Evde kedin varsa mutlaka sunlarda olmalı o evde dediginiz şeyler.Hem kedinin temel ihtiyacı hemde genel olarak. TesekkurlerVar olanlarAstronot sirt çantasıTaşıma boxuTırmalama tahtası Tırn
Merhaba,

sahiplendigim kedinin htiyaç listesini oluştuyorum almak için. Bir kedinin olmazsa olmazları nelerdir?
Evde kedin varsa mutlaka sunlarda olmalı o evde dediginiz şeyler.

Hem kedinin temel ihtiyacı hemde genel olarak.

Tesekkurler

Var olanlar
Astronot sirt çantası
Taşıma boxu
Tırmalama tahtası
Tırnak makasi
Bir kaç oyuncak toplar, hacı yatmaz, üç katli toplu oyuncağı, faresi vs.
Mama ve su kapları
Açık ve kapalı tuvaleti
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(19.12.25)
Su, mama, kum, oyun ve sevgi dışındaki her şey ekstra bence

Sizde mevcut olanlara ek bir şeye gerek yok bana kalırsa
+2
hakmut
(19.12.25)
uzaktan erişip izleyebileceğiniz tuvalat ve yemek alanlarını gören güvenlik kamerası,
acil bir durumda evde kalırsa aklınız evde kalmaz bazende sağlık sorunlarında veteriner en son ne zaman kaka yaptı gibi sorular solarabilir hazır cevabınız olur.
+1
Sir Anthony Hopkins
(19.12.25)
@boyalı kuş, astronot çantadan ben memnun kaldım aslında. Soğuk havalarda soğuktan koruyor. Kedim su an ameliyatlı veterinere götürüp getirirken soğuktan korumak adına ıyi oldu. Arkasi açılıp fileli buyuk bir canta oluyor bendeki model. Box'um biraz büyük boy onunla taşımak zor oluyordu ve de çok soğuk alıyor aralıklarından.

Kedim bes aylik, mallt için veterinerim erken baslamissin bir yaşından önce gerek yok dedi.

@ Sir anthony, su an için evde yalnız kalmıyor pek. Belki ilerleyen zamanlarda düşünebilirim. Teşekkürler
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(19.12.25)
astronot cantayi önermem. kapagi saglam kapanan bir tasima cantasi yeterli.

mama ve su kaplari tercihen celik, cam ya da porselen olsun. plastikler kedi aknesi yapar ve antibiyotik kullanimi gerektirir, sonra da ömür boyu tekrarlama riski olur.

yaramaz bir kediyse cift yönlü ses alan kameralar iyi olur.

tuvaleti kapali kullaniyoruz, tozutmayan kum secimi önemli. solumamalari lazim o kumun tozunu.

tarak, malt macunu, seviyorsa matatabi ve kedi cimli yastik iyi olur.

pahali kedi yastiklarina falan yatirim yapmadan önce neyi sevdigini bulun. bazisi sahiden bos bir karton kutu icinde günlerce uyurken binlerce lira verdiginiz yataklarinin yüzüne bakmiyorlar. alirsaniz, iade opsiyonu ile alin :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.12.25)
yazılanlar çok güzel , küçük bir ek yapmak istedim .
Vet Expert Arthrovet Complex (Small Breed)
bende yaşlı 3 adet scottish fold kedi var haftada 2 defa çay tabağına sıkıyorum severek yalayıp yutuyorlar .
veterinerim küçük ırk hayvanlar için etkili bir destekleyici olarak önermişti .
0
devilone
(19.12.25)
@konusma, Mama ve su kaplarını porselen olarak değiştirdim öncesinde plastik olanlardan kullanıyordum.

Hem kapalı hem açık kedi tuvaleti var. Kapali olanı kullanıyordum ama su an yakalık kullandığı için açık tuvaletini kullanıyoruz.

Alışveris listemde tarak, matatabi ve catnipli oyuncaklar var.
Malt olarak gimcat'in maltini almistim.

Kedim benimle birlikte başucumda yatıyor, özel bir yatak alır miyum bilmiyorum ama peteklere asılan yataklardan almayı düşünüyorum kendisine. Benim kedimde karton delisi içine girmeyi seviyor 😊


@devilone cok teşekkür ederim, bakacağım ona😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(19.12.25)
amzn.eu
Kendi konforunuz için alabilirsiniz.

Diş sağlığı için diş fırçası ve macunu. Küçükken alıştırabiliyorsanız ne ala.
0
beetlejuice
(20.12.25)
Gereğinden fazla eşya var sizde. Kedi için kumunun, mamasının suyunun temiz olması yeterli. Eşyalarınıza zarar vermesin istiyorsanız yeni tırmalama tahtaları yeterli. Belli bir süreden sonra insan gibi onlar da eskiye olan ilgiyi kaybediyorlar. Haftada bir, ayda 2 çeşitli plastik toplar. Ya da topları yıkayın. Kaçırsın koltuk altlarına.

Astronot çanta travmatik bir şey. Atın çöpe.
0
one minute
(09.01.26)
(4)

Dünya kadar kendi cinsi varken farklı davranan hayvanlar

smokee
https://x.com/voiceofworldco/status/2001408914655494258Sizce bunun psikolojik açıklaması nedir,yani o kdr kendi cinsi arasında insana saldırması tecavüz etmeye kalkışması
x.com

Sizce bunun psikolojik açıklaması nedir,yani o kdr kendi cinsi arasında insana saldırması tecavüz etmeye kalkışması
0
smokee
(18.12.25)
Verilen kimyasalların (vitamin, yem, antibiyotik, ilaç, vs) etkili olabileceğini düşünüyorum, içlerine farklı malzemeler zerk edildiyse deney yapmak adına, bunlar gelişebilir. Neden olmasın?

Ayrıca frekanslarla hayvanların yönetildiğini, uzaktan kumanda edilebildiğini şahsen düşünüyorum, özellikle çiplilerse.
-11
muhayyer divan
(18.12.25)
Hayvanların bir nevi sevgi gösterisidir bu. Köpeklerin sahibine kerkinmesi olayı da vardır. Google'a yazarsanız bol miktarda video bulursunuz. Onların düşünme sistemi farklı. Sizin gibi düşünmesini beklemeyin.

Ayrıca çip konusuna çok güldüm. Allah da espiriyi yapanı güldürsün :D
+3
Mirket
(19.12.25)
aklima bu geldi: www.instagram.com
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.12.25)
adam bahtsiz bedevi olabilir, acidim ya hahah
0
cooperr
(19.12.25)
(23)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(6)

Sizce Ne Yapalım?

elektr10
Bir tane kedimiz var ama part-time olarak evimizde takılıyor (o da kapalı balkonda yatağında uyuyor, pek içeri sokmuyoruz. arada patisiyle tık tık yapınca içeriye de alıyoruz). Çok sevecen, sıcak kanlı bize bir kere bile tıslamışlığı, pençe atmışlığı yok. Temas bağımlısı bile diyebiliriz. Ama insan
Bir tane kedimiz var ama part-time olarak evimizde takılıyor (o da kapalı balkonda yatağında uyuyor, pek içeri sokmuyoruz. arada patisiyle tık tık yapınca içeriye de alıyoruz). Çok sevecen, sıcak kanlı bize bir kere bile tıslamışlığı, pençe atmışlığı yok. Temas bağımlısı bile diyebiliriz. Ama insan dışında kimseyi sevmiyor, diğer kedilerden nefret ediyor.

6-7 yaşında olduğunu tahmin ediyoruz. En son istanbul'da çok kötü bir yağmur yağmıştı seller olmuştu. yavruyken oradan kurtarılmış. alt komşumuz da onu kısırlaştırıp, aşılarını yaptırıp bahçeye saldı. yani çok güvenli bir ortamda takılıyor.

1 ay dışarda bırakmışlığımız bile var biz tatile gittiğimizde kendine bakabiliyor yani. hatta üst komşumuz da alt komşumuz da, yan komşumuz da kedi-köpek severler. asla aç kalmaz hiçbir kedi.

uzun lafın kısası şimdi bizim yurt dışına yerleşme gibi bir planımız var eşimle beraber. berlin ya da hamburg. bu kediyi yanımızda götürsek mi yoksa habitatını bozmayalım mı? yurt dışında bahçeli ev ya da dışarıdan içeriye bağlantısı kolay bir daire bulmak zor muhtemelen daire içinde yaşayacak. ama bu arkadaşım tuvalet eğitimi yok hep bahçede işini görüyor. tuvaleti geldiğinde söylüyor zaten hemen kapısını açıp dışarı çıkarıyoruz.

siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında? daha ortada fol yok yumurta yok ama şimdiden süreçlerini düşünüyorum çünkü daha çip takılacak, aşıları olacak, pasaportu çıkarılacak, kan testleri yapılacak vs vs.
+1
elektr10
(18.12.25)
tuvalet egitimi vermek cok kolay.
bi dakkalik is.
yurtdisinda da, tasmaya alistirirsaniz, günde 10-15 dk sokakta gezdirebilirsiniz. Balkonunuz olursa kedi agi yaptirirsiniz, yazin balkonda güneslenir bol bol. yoksa evde takilir yani, dünyanin sonu degil. sicak, güvenli, karni tok sirti pek.
sahsen ben yanima alirdim. orada, su an farkinda degilsiniz ama size inanilmaz bir can yoldasi olacak.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
Benimki de öyleydi yavaş yavaş evden daha az çıkmaya başladı şimdi tam zamanlı ev kedisi. Balkonu çok seviyor ama yazın hep orada yatıyor. Tuvalet olarak işini birkaç kere evde gördü ben de tuvalet alıp onun işini gördüğü yere koydum o zamandan beri tuvaleti kullanıyor hiç eğitim vermeme gerek kalmadı. Benimki tahminen 8 yaşında, bana gelmeye başladığında 3 yaşlarındaydı herhalde. Şimdi düşündüm de onsuz ne yapardım bilmiyorum. Halim nice olurdu :)
+4
peki madem
(18.12.25)
Muhtemelen yıllar geçtikçe ev ortamına daha ihtiyaç duyacak, yaşlanacak ve yavaşlayacak çünkü. Ben olsam alırdım heralde. Bu soruyu sorduğunuza göre bir bağınız olmuş, almazsanız aklınız kalır
+1
love and trust
(18.12.25)
Bence rahatını bozma hiç.
-2
antihero
(18.12.25)
ben olsam alirdim yanima.biraksam uzulurum biliyorum kendimi
+1
nibba
(19.12.25)
Bakabilecekseniz ve yurtdışına kedi götürebilecekseniz sokakta yaşayamayacak (sokakta engelli) evde yaşayabilecek, kör, topal kediler var. Bunun hem bakanı var hem girçık yapabileceği evler anladığım kadarıyla. Size yarı engelli verelim.
0
one minute
(09.01.26)
(19)

Kedi bakımına giriş diyelim

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhabalar,Dışarıda yaklasik bir aylikken hasta bir kedi bulup tedavisini yaptırmak için eve almıştım. Tedavisi hala devam ediyor. Dört aydır bende. Şimdi ameliyatını oldu ve gönlümüz rahat etmediği için sahiplenmeye karar verdik. Ay sonuna kadar cipini taktiracagim. Bu süreçte veteriner tedavileri
Merhabalar,

Dışarıda yaklasik bir aylikken hasta bir kedi bulup tedavisini yaptırmak için eve almıştım. Tedavisi hala devam ediyor. Dört aydır bende. Şimdi ameliyatını oldu ve gönlümüz rahat etmediği için sahiplenmeye karar verdik. Ay sonuna kadar cipini taktiracagim. Bu süreçte veteriner tedavileri devam ettiği için ekstra olarak veterinere gitmedik ve aşılarını vs. yaptırmadık. Sadece iç ve dış parazitlerini yaptirmistik.

Veterinerimiz yeni yıldan sonra aşılarına baslayabilecegimizi söyledi.

Aşıları dışında veterinere hangi zamanlarda götürüyorsunuz kedinizi?
Mesela bir kere denk geldim diş bakımı için getirmişti birisi. Böyle rutinleriniz var mı? 2 ayda bir götürürüm değerlerine batırırım, genel kontrolünü yaptırırım vs. gibi.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(17.12.25)
12.5 yasinda bir tekirimiz var. 5 ayliktan beri bizimle. ilk kontroller, asilar, cipleme, kisirlastirma falan bitene kadar sik sik gidiyorsunuz ama daha sonra saglikli bir kediniz varsa senelik veteriner kontrolleri yetiyor.
kontrolde eger ekstra yapilmasi gereken bir islem olursa söylüyorlar. mesela her 3-4 yilda bir distasi temizligi yapiliyor bizimkine. kontrolde dislerine de bakiyorlar ve agiz temizligi icin vakit geldiyse söylüyorlar, birkac gün sonra distasi temizligi icin bir defa ekstra götürüyoruz.
gecen seneye kadar bir sorunu olmadi tombilimin. ilk defa gecen sene üc disi cekildi. bu esnada hemen distasi temizligini de yaptirttik ve iki tane et beni cikmisti, onlar alindi.
bu sene kanser sebebiyle bir gözünü kaybetti, bu dönemde daha sik götürmemiz gerekti tabii, kan testleri, röntgenler vs.
ama dedigim gibi, saglikli bir kediniz varsa senelik düzenli kontroller genclikte yetiyor.
biz ocak ayindan ocak ayina götürüyoruz. hic aksatmadik.

kediyi takip etmek de önemli. yanlis bir seyler oldugunu seziyorsaniz tabii ki alip götürürsünüz hemen. keyifsizlik, ishal, kanama, asiri kusma vs durumunda hic beklemem.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
bir tavsiye; özellikle kısırlaştıktan sonra ucuz mamaya kaçmayın hatta mümkünse rc, hills, proplan gibi mamalar verseiz iyi olur, çünkü kediniz özellikle sarmansa, (hatta diğerlerinde de oluyor) ucuz mamalardaki kalitesiz eklentiler, böbreklerini bozuo böbrek taşına, idrar yolları enfeksiyonuna sebep olabiliyor. güzel kediniz çişini yapamayınca sık sık miyavlıyor öyle olunca, serum takılıyor sonda bağlanıyor filan, yıllık pahalı mamadan daha pahalı bir veteriner süreci olabiliyor. inşallah sizde olmaz. bana böyle detaylı açıklansaydı mutlaka dikkat ederdim. ben etmedim biraz sıkıntılı 1,2 ay geçirmiştik.

ödül maması pek vermeyin. bir yerde okumuştum. birisi kedisine neredeyse hiç yaşmama ve ödül maması vermemiş, 17-18 yıl sağlıklı bir şekilde yaşamış kedicik. bunlar pek masum değiller.

otomatik su kabı çok ama çok tavsiye ederim (tamamen metal olanlardan) hiç ses yapmıyor ve koku da yapmıyor.
0
love and trust
(17.12.25)
@love and trust, yas mama, kuru mamadan bin kat daha saglikli.
türkiye'de veterinerler kendilerine is ciksin diye kuru mama önerip duruyorlar. kedi dedigin hayvan ihtiyactan az su icen canli cünkü avlandiginda avini kaniyla falan yiyor. evde avlanamayan hayvan, evrimsel olarak az su icmeye adapte oldugundan kuru mama yemekten 6-7 yasinda böbrekleri eline aliyor. annemlerin bu subat ayindan bu yana kedi sahiplenme sürecinde koca kadiköy'de ahlakli bir veterinere denk gelmemeleriyle gördüm ki türkiye'de bu is tamamen hayvanin iyiligi yerine maddiyata dökülmüs. bir örnek olarak bakin: www.eksiduyuru.com
adama diyorum ki, böyle bir parazit ilaci var ben biliyorum. bana, hayir yok yanlis biliyorsun, diyor. ee sktr git, ben 12 senedir ne yaptiriyorum ya kendi kedime? ne yaziyor asi karnesinde, pasaportunda?
alip pasaportu gözüne soktum, parazit hapini da dönünce burada satin alip aileme postaladim.
kedimize sadece yas mama veriyoruz. yasadigim ülkede de veterinerler bütceniz uygunsa yas mamayi sonuna kadar destekliyorlar. yas mama pahalidir ama zararli degildir. bütceniz müsaitse, kedinize uygun, kaliteli bir yas mamayi güvenerek sonuna kadar verebilirseniz.
bir de seye hastayim, anneme veteriner kuru mama verin yas mamaya alismasin distasi olur dedi :D
böbrek > distasi veteriner bey.
kedimin dislerini haftada 4 gün fircaliyorum. 4 senede bir de distasi temizligi yaptiriyorum. en azindan böbrekleri saglam.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
yaş mamayı evde kendiniz yapıyorsanız okey, ama yine paket alacaksanız onun yerine
bol su içmesini sağlamak ve pahalı mama, böbrekler için daha uygulanabilir bir beslenme şekli.
yaş mama / kuru mama kıyaslaması değil,
ucuz mama / pahalı mama kıyaslasması yaptım ben.
yaş mamanın kurudan daha sağlıklı olduğunu biliyorum.yaş mama ama hangi yaş mama. en sonunda evde kendimiz yapmamız gerektiği gibi bir durumla karşılaşınca, alması gereken mineralleri de ev yapımı yaş mamada toparlayamacağım için ucuz mamadansa pahalı mama ile beslemeye başladım.
0
love and trust
(18.12.25)
@konuşma, cok gecmis olsun, sağlıklı uzun ömrü olsun kedinizin.

Benim kediminde tek gözü alındı ne yazık ki. Bu süreçte bizde sık sık gidiyoruz veterinere. Yeni yilda aşılara başladığımızda sanırım veterinerimiz yönlendirir ne yapmam gerektiğini ve ne zamanlar gelmem gerektiğini söyler diye düşünüyorum. Daha önce kedi bakmadığım için derdini anlar miyim, anlamazsam geç kalır miyim bunun tedirginliğini yaşıyorum.

@love, teşekkür ederim. Mümkün oldukça ıyi mama ile beslemeye çalıyorum. Su an royal canın kitten kullanıyoruz. Kisirlastiktan sonra sanırım cinsiyete göre kısır mamaları varmış benim kedim erkek. Erkek kısır kedi mamasi alırım diye düşünüyorum. Kedim komple siyah bir kedi.

Ödül maması, yaş mama vs. veriyorum. Çok seviyor benim maymun. Umarım bir zararı olmaz ve sağlıklı bir şekilde uzun yıllar yaşar bizimle.

Su pınarı almayı düşünüyordum, veterinerim onermedi ozelliklede kisirlastirdiktan sonrası için. Sadece bir kaç yere su koy dedi.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@love, yaş mama olarak whiskas bebek için olanı alıyorum, ödül maması olarak wanpy, gimcat'in sert formlu ödül maması var ondan veriyorum birde dreamies'in ödül mamalarından veriyorum arada.

Bazen evde tavuk ve tavuk ciğeri haşlayıp püre gibi yapıp veriyorum.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bana sorarsanız evet bayılıyorlar ama özellikle whiskas yaş mama vermeyin ya da ayda 1-2 gibi maksimum. evde yaptığınız et ve balıkların kemikli kısmından asla koymayın önüne. petlebi sitesinin forumunda oldukça çok şey öğrendim, arada oraya göz gezdiririm mutlaka. sosyal.petlebi.com
burası da çok aktif ve her türden hastalık ve bakım konusunda şeyler öğrenebilirsin.
+1
love and trust
(18.12.25)
Peki yaş mama için önereceğiniz bir marka var mı?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bütçenize uygun olanını alabilirsiniz, ama su içmesini sağlamak, sağlığı için daha önemli. ben arada bir şımartmak istiyorum derseniz de royal canin, hills filan verebilrisniz ama marketten alınanları sık sık tükettirmeyin.
0
love and trust
(18.12.25)
Çok teşekkür ederim, kemikli veya kilcikli kisimlari kesinlikle vermem. O konuda bilgiliyim 😊 akliniza gelen her türlü bilgiye ve fikire ihtiyacım var bu süreçte.

Mesela, @konuşma, dişlerini fircaliyorum demiş. Bunun gibi düzenli yapmam gereken şeyler var mı peki?
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bol sevgi dolu oynaşmalı bir arkadaşlığınız, sağlıklı güzel günleriniz olsun =)
0
love and trust
(18.12.25)
- dis fircaliyoruz.
- tüylerini tarayin. yapabiliyorsaniz günlük olarak yapin, yoksa yapabildiginiz kadar :)
- tirnaklarini kesiyorum düzenli araliklarla. kedilerde tirnak icinden damar gectigi icin nasil kesilecegini ögrenmeden siz kesmeyin. tirnak kanarsa muhakkak veterinere yetistirin.
- bir de kulaklarini temizliyorum kulak cöpüyle.
cok derine sokmadan.

iyi bir veteriner aslinda bunlari ögretir ama türkiye'de sahiden umudumu kestim ben bundan. cesaret edemezseniz veteriner kontrolünden veteriner kontrolüne yaptirtin.

dislerini ben insan bebekleri icin kullanilan parmak fircalariyla ve kedi dis macunuyla fircaliyorum. www.amazon.de
haftada 5 gün, günde 2 cm malt macunu veriyorum.

düzenli yaptigim aklima gelen baska bir sey yok simdilik.

kedinizi takip edeceksiniz. kediler hasta olduklarini cok iyi saklayabiliyor ama bir süre sonra kedinizi iyi taniyacaksiniz. miyavindaki degisikligi bile hissedeceksiniz. gözünüz üstünde olsun (ki anladigim kadariyla öyle) yeter. cok panik olmayin. güzel bir ömrünüz olsun umarim beraber.

bu da bizimkinin 3.5 sene önceki fotosu: i.imgur.com
kedi fotosuz kedi sorusu olmazmis duyuruda :)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
@love, çok ama çok teşekkür ederim. Sevgi dolu ve bol isirilmasi bir arkadaşlığımız var kendisiyle 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@konuşma, sahiplenmeye yeni karar verdik şimdi temel ihtiyaç malzemelerini alacağım. Nasıl bir tarak önerirsiniz?

Tırnaklarını kesiyorum ama az az cesaret edemiyorum içinden sinirler geçtiği için. En azından biraz bile kısalsa canımızı daha az acitiyor😃

Kulakları su an için temiz görünüyor ama kulak çubuğuyla temizlemeye cesaret edebilir miyim emin değilim 😊

Ben internette silikon parmak fırçası gördüm kediler için onlardan almayı düşünüyorum.

Malt'a başlamıştık. Ameliyat olduğu için yakalık kullanıyoruz kendini temizleyemeyecegi için malta ara vermiştim. Veterinere sordum aynı anda hem malt hem kedi cimi verebilir miyim dedim. Verebilirsin ama malta erken başlamışsın bir yaştan önce tüy kusmaz dedi.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
@konuşma, çok tatlıymış maşallah. Fındık burnundan öperim onu 😊
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
tarak söyle ki bir tane furminator var, kisa tüylü kediler icin: www.furminator.net
bir de ayakkabi fircasi var. cok yumusak killi.
ikisine de bayiliyor.
bu biraz huy meselesi. bazi kediler asla sevmiyor.

tirnaklari en uctan birer milim kessen bile yeter. daha sik yaparsin ama en azindan icin rahat olur.
veterinerin dedigi de dogru, malta bir yastan sonra basla.

dis tasina karsi matatabi alabilirsin: www.google.com
petshoplarda var. günde 3-5 dk verirsin, cigner. sonra önünden al ki cok parcalamasin hemen :) manyak oluyorlar ona.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
Matatabiyi az once arkadasin yolladigi sitedeki paylasimlarda gordum ve alacagim. Uzeri hasir iple sarili olan ve normal agac dali gibi olan var. Hangisini almaliyim? Benim kedimde kısa tuylu bildiğimiz siyah sokak kedisi😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(18.12.25)
bi sorun gözlemlemezsek ekstra rutin kontrol için götürmüyoruz. zaten aşılara gittiğimizde hekim muayene ediyor. bazı veteriner hekimler sadece aşıyı yapıp yolluyor mesela. siz de aşıya geldikçe muayene eden hekim bulursanız iyi olur.

kediler için balık yağı varmış, ona başladık.
www.hepsiburada.com
malt veriyoruz.
evde su pınarı ve iki farklı yerde su kabı var.
arada tarıyoruz. arada dediğim nadiren. çok zor taraması ve aşırı tüylü bi kedi. o yüzden saldık biraz.
tırnak uzadıkça kesiyoruz zaten hemen belli ediyor sağolsun. iki farklı yerde de tırmalama tahtası var.
0
elorelia
(18.12.25)
Şuan 3 yaşında, ilk 2 sene neredeyse 2 ayda 1 iç dış parazit için götürdm ama sonra o süreyi kendim 4 aya çektim. iç dış parazitleri bir zehir, dışardan geldiğimizde dikkat ediyoruz, ayakkabıları zaten kapalı yerde tutuyoruz giremiyor( bu bir risk ve ben bu riski göze aldım). evde kalıyor böcek bulup yemiyorsa parazitlerin süresini biraz uzatabilirsiniz, onun haricinde karma ve kuduz için senede 1 gidiyorum. henüz bizde diş için bir sorun olmadı, burda denilen gibi iyi bir hekim ulursanız zaten karma için gittiinizde muayenesini yapar, kulaklarına dişlerine iç organlarını muayene ederek bakar.

tırnaklarını uyuduunda kesiyorum ışıklı ortamda hiçte eğitim almadım video izledim resimlere baktım nasıl kesmem gerek diye her hafta ucundan biraz alıyorum kırmızı damarlara asla yaklaşmıyorum, kolay bişey yaparsın. elini kaçırıp ısırmaya başlayınca biraz daha uyutuyorum sonra yine uykusunda dalıp bir kaç parmak daha kesiyorum böyle ble 4-5 seferde tüm tırnakları kesiyorum.

her ödül mama krema ve yaş mamasına baya su koyuyorum su içsin diye, yalnız bunu iyi ayarlamak lazım su içinde yüzmeden tabağın altını kaplayacak kadar koyuyorum

yaş mamayı 3-4 seferde veriyorum çünkü bitirmiyor ve dışarda yaş mama beklesin istemiyorum. dolaba koyuyorum vereceğim zaman sıcak su ile ılıtıp veriyorum vermeden önce sıcaklığı parmağım ile kontrol ediyorum.

miamor malt veriyorum haftada 2-3 tüy dökme zamanları maltı her gün veriyorum, ayrıca çimide var çim yemeyi seviyor sürekli hazırda çim var evde. internette arat kedi çimi diye kendi toprağı ile gelen çok pratik oluyor

taramaya bebekken alıştır yoksa sonra zor alıştırıyorsun, sevmeye kucağada alıştır, el ile oynatma sopa ve top ile oynat(hem furminator gibi hemde normal telli tarak al ikiside ayrı tarıyor)
matatabi +1
diş fırçalama arada yapıyorum yine uyuduğunda mahmurken itiraz etmesin diye, kulakta aynı şekilde dışardan görünen kir varsa arada kontrol ediyorum kulak çöpü ile yavaşça alıyorum
oynatmaya alıştır miskin kilolu olmasın, kilo hastalıkların baş sebebi oluyor sonrasında.

EN ÖNEMLİSİNİ ATLAMIŞIM Hem dikey hem yatay tırmalama hedesi. bebekken sürekli götür tırmalama tahtasına patilerini tut ve buna sürt tırmalamayı sadece burada yapacağını anlasın. başka yerimi tırmalıyor hemen kap kediyi tahtaya götür ki evde eşyaya zarar vermesin
0
eja
(18.12.25)
(11)

Çocuğa eşin ismini vermek

sacrilegious
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir e
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir erkek adı düşünemiyorum. Eşimse bunu saçma buluyor. Çok mu saçma ya? Çocuk ileride bana hesap sorar mı “başka isim mi yoktu?” diye.

Acaba ya da ileride bir sorun olur mu? Eşimin iki ismi var ama ilkini hiç kullanmıyor. İkinci ismini vermeyi düşünüyorum ben de. Çok karışıklığa sebep olur mu acaba? Ne dersiniz?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(17.12.25)
şu an böyle düşünüyor olmanız çok tatlı tabii ama dünyanın binbir türlü hali var. sorunuz "sizce yapayım mı"ysa bence yapmayın. eğer sorunuz çok karışıklığa sebep olur muysa çocuk büyüyünce bir miktar evet.
+2
a7x
(17.12.25)
yanlis anlamadiysam esinizin su anda kullandigi ismini vermek istiyorsunuz cocuga. bu durumda kocanizin ismini calmis gibi olacaksiniz bence. ikisinin oldugu ortamlarda kocaniza kullanmadigi isimle hitap etmeye baslayabilirler.

bir diger durum da kocanizin ismi X ise cocugunuza da kucuk X diye seslenmeye baslayabilirler ki bu da cocuk acisindan kotu.

bence kocaniz olmuyorsa, ya da olmediyse, boyle bir sey yapmak sacma.
+2
lemmiwinks
(17.12.25)
Bence çok gereksiz bir hareket olur. Siz yine de mutlaka yapacağım bunu kafasındaysanız en azından iki isim verin çocuğa. Belli bir yaşa geldiğinde belki diğerini kullanmayı tercih eder.
+1
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Evet, hamileliğin verdiği duygusallıktan. Böyle bir şey kesinlikle yapmayın, çocuğunuza geriye dönüşü olmayan bir kötülük yapmış olursunuz. Buraya kötü olasılıkları yazmayacağım ama en iyi ihtimalle çocuğunuzun kendi bireysel ve bağımsız kimliğini inkar etmiş olacaksınız. İsmi her söylendiğinde bunu hissedecek.
+1
mikro patlama
(17.12.25)
çok saçma bence de.
0
elorelia
(17.12.25)
amcamin ismi hem erkekte hem kadinda kullanilan ama cogunlukla kadinda rastlanan bir isim. yengem, kizlarina ikinci isim olarak amcamin adini koydu. amcamin fikri degildi, yengem cok istedi. hic pisman olmadilar. cocuk simdi 17 yasinda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
Bana da saçma geliyor ama çok istiyorsanız iki isimli koyup birine eşinizin adını vermek biraz daha makul gibi.
0
black holes in the sky
(17.12.25)
dunyanin bin bir turlu hali var. ileride bir ayrılık durumunda fln sorun olur. bence gereksiz,
0
oscar
(17.12.25)
Esin istemiyorsa zorlaman cok itici olur.
0
hot potato
(17.12.25)
Ben de kısmet olursa tam olarak bunu yapmaya kararlıyım. Ben güzel buluyorum ve başkasının fikri de umrumda değil.

Eşinin başka adı da varmış zaten. Ciddi bir karışıklık olmaz. Yine de gerek duyarsan yanına uyumlu başka bir ad daha eklersin olur biter.

Önemli olan senin nasıl istediğin; elin fikri değil.
-1
lazor
(20.12.25)
çocuk sizin, isterseniz adını cuma ya da iskambil bile koyabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(20.12.25)
(16)

Ülke gündemini takip edebiliyor musunuz?

messina123
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
Ben artık edemez oldum. Sizde durumlar ne?
0
messina123
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum ekşi sözlüğe ne yazarsanız onları biliyorum sadece
+2
devilone
(16.12.25)
Günü gününe. Etmezsem işimi yapamam.
Etmezsen yatırım yapamazsın.
Ayrıca farkındalık bir erdemdir düşüncesindeyim.
0
Mirket
(16.12.25)
2023 seçimlerinden sonra bırakmıştım, 19 mart olaylarından sonra takip edeyim dedim ancak yorucu oldu. artık etmiyorum.
+1
mikahakkinen
(16.12.25)
edip etmemek bilinçli bir tercih değil.
ben sosyal medya kullanmıyorum, arada bir burası ve ekşisözlük sadece.
ister istemez öğreniyorum gündemi.

zaman zaman gündemi takip etmemek adına ciddi efor harcıyorum.
0
biseysorcaktim
(16.12.25)
etmiyorum. sözlükte, instagramda denk gelirsem ya da google'ın haber bildirimleri düşünce dikkatimi çekerse açıp bakıyorum. onun dışında asla açıp takip etmiyorum. bu ülkeden ümidim kesileli çok oldu maalesef. umurumda değil artık açıkçası. yarın şeriat geliyor deseler şaşırmam itiraz da etmem. saldım gitti.
+1
matilda
(16.12.25)
özellikle takip etmiyorum ama maruz kalabiliyoruz.
0
duyuruuser
(16.12.25)
aski memnu bittiginden beri türk televizyonu izlemiyorum. türkiye siyasetini/gündemini 2015 yazindan beri takip etmiyorum. eksi sözlük'te gözüme baslik carpiyor sadece, o da tercihimle olmuyor. sol frame'de yer aldiklari icin görüyorum. mesela bugün "16 aralik 2025 gain medya'ya kayyum atanmasi" basligi carpti gözüme, girip okumuyorum. baslik yeterince aciklayici zaten. "ayni biatci, despot bedevi zihniyeti hala at kosturuyor" diyip geciyorum. gain medya kim onu da bilmiyorum. onun yerine gidip muhabbet kusu basligi falan okuyorum.
bu gözüme carpan basliklari da cok degil en cok bir iki güne unutuyorum. türkiye'de yasamiyorum, dolayisiyla cevremde de konusulmuyor bu konular. böylece inanilmaz uzagim artik bu konulara.
2023 depreminde bir ay boyunca süreci takip ettim. son 10 senede yaptigim tek istisna oydu ama o da zaten cok olaganüstü bir durumdu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.12.25)
Ediyorum kısmen . Bizde siyasi çekişmelerin ve 3. Sayfa haberlerinin, aşk dizilerinin devam etmesinin yanı sıra BM'nin bazı kurumlarının İstanbul'a taşınması söz konusu. Ataşehir tarafının Finans merkezi olmasına yönelik faaliyetler de buna eklenebilir.

Ayrıca doğrudan bizi ilgilendirse de dış haberler bizde oldukça kısıtlı.
Yerel kaynaklara yönelmek gerek.
0
diyecevaplandı
(16.12.25)
Kaptan +1
Twitterdan alternatif gündemi takip ediyorum
-1
grimavi
(16.12.25)
Meşhur bir laf var ya TR gündemini 1 gün takip etmezsen çok şey kaçırırsın ama 1 yıl takip etmezsen hiçbir şey kaçırmazsın diye. çok haklı buluyorum ve epeydir takip etmiyorum. ara ara önüme düşüyor bir şeyler, bakıyorum her şey gerçekten aynı.
+2
but that was just a dream
(16.12.25)
Ben bayağı ediyorum galiba. Mehmet Akif Ersoy olayı bayağı sıkıntılı bir mevzu mesela, haberlerde görmesem bu kadarını yapacaklarını tek başıma düşünemem. Biraz gözümü açıyor haber izlemek.
0
sekizdokuzon
(16.12.25)
Türkiye'de etmek lazım. Çünkü bak düşünsene bi ara Apo lacoste giymişti, o gün bilmeden işe lacoste giyip gittiğini düşünsene? Veya bi ara başka bi tişört fetöcülerle özdeşleşmişti. Bilmeden başına iş açma veya yanlış anlaşılma ihtimalin çok yüksek. Bu yüzden ben olsam takip ederim.
0
nhk ni youkosu
(16.12.25)
ediyorum ama artık her şeye tepkisizim. hiçbir şey için kesinlikle olmaz diyemiyorum. artık olan hiçbir şeye şaşırmıyorum. zaten görmediğimiz ne kaldı ki?
0
nothing in my way
(16.12.25)
bıraktım.
eskiden bağımsız gazetecileri takip ederdim; artık etmiyorum.
hayat kalitemde artış olmadı dersem, sağlam bir yalan söylemiş olurum.
ek olarak, artık ülkeye dair bir umudum kalmadığına yönelik de okunabilir bu tututmum.
bu memlekette, özgürlükten yana, bireyi önceleyen; devletin biz vatandaşların huzurunu ve mutluluğu sağlayan bir araç olarak yorumlayan politikaların hiç bir zaman kök salamaycağına dair farkındalığın yarattığı bir boş vermişlik hissi.
0
pangea
(16.12.25)
takip etmiyorum.
0
abelardo
(16.12.25)
tv izlemiyorum gazete okumuyorum +1
takip etmiyorum. +1
0
put it in your appropriate place
(16.12.25)
(13)

10 kişi beni engellemiş

gobekliraki
sebebini çok merak ediyorum. gıcık sorularım falan mı var acaba? niye engellenir ki anonim bir kişilik?
sebebini çok merak ediyorum. gıcık sorularım falan mı var acaba? niye engellenir ki anonim bir kişilik?
-5
gobekliraki
(15.12.25)
engellesin, nolcak ki? anonim ortamda bu kisilerin sizi engellemesi hayatinizda nasil bir eksik yaratabilir? tanimiyorsunuz bile bu insanlari, sizin hakkinizda ne düsündükleri neden önemli olsun? salla gec.
ayrica bulasmalarindansa engelleyip insanin gözünün önünden cekilmeleri daha iyi.
+10
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.12.25)
@konusma engellemeleri sorun değil zaten de. 10 kişi olunca bende mi veya sorularımda/cevaplarımda mı bi sıkıntı var diye düşündüm.
-1
🌸gobekliraki
(15.12.25)
10 kisiyi gözünüzde cok büyütüyorsunuz.
bazisinin burada 3-4 tane hesabi var. hepsinden engellese yeter zaten. her biri individual hesaplar olsa bile bu kadar kullanici icinde on kisi nedir ki?
herkesle anlasmak ve herkesi cevaplarimizla/duyurularimizla tatmin etmek zorunda degiliz. zaten bunun oluru da yok. bu kadar önemsiz, ufak bir seyde kendinizden süphe duymak saglikli degil.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.12.25)
Soru ve cevaplarından engellemişlerdir; başka bir sebepten olamaz ki zaten. Seni tanımayan kişiler, sorulara verdiğin cevaplar ve sorduğun sorulardan rahatsız olabilir ancak.
Beni de engelleyen bu sebeple engeller ve bu da benim için gurur verici.
-3
rock n roll
(15.12.25)
bana çok çocukça geliyor bu engelleme olayı. niye kafaya takıyorsun boşver.
ben duyuruyu kim açmış, kim cevap yazmış ona bile bakmıyorum. cevabım varsa yazıyorum geçiyorum.
millet birbirine laf sokma derdine düşmüş. dün biri cevabımı beğenmeyince hakaretler yazıp engelledi. bir de dmden hakaretler ediyor ardından engelliyor. karşılığını alma cesareti bile yok. neyse ki modaratörler gereğini yapmış.
o yüzden takma kafana
0
my fault
(15.12.25)
benim 6 kişi şu an :)

kafaya takılacak bişey değil. cevapların veya duyuruların birilerinin hoşuna gitmiyor sadece. herkesin de beğenmesi gerekmiyor sonuçta.
0
Fodera
(15.12.25)
Sen değil onlar kaybeder kardeşim sen daha iyilerine layıksın zaten.
+1
kizil karga
(15.12.25)
İnsanlar bazan doğrunun değil de hoşuna gidecek olanın peşinde oluyorlar.

Benim son engellenişim bundandı.

İki kişi tarafından reddedilmiş arkadaş, reddedenlerdeki sorunu arıyordu. Ben sorunun kendisinde olabileceğini söyledim :)
0
Mirket
(15.12.25)
burada kimseyi tanımıyorum. kimseye kolay kolay özel mesaj atmam. ama özel mesajla soven oldu. nasıl olsa bi yaptırımı yok. biri size ana bacı sovüp engelleyebiliyor burada. moderator ekibi sag olsun bir şey yapamayız diye yanıtlıyor.

kimseyi engellememe sovmememe ragmen beni 15 kişi engellemiş. burada ismini ilk defa gordukerim bile. demek ki problem karsı taraf
0
koela
(15.12.25)
Öyle anormal bir duyurunuzu hatırlamıyorum. "Bende mi problem var" diye düşünmenize gerek yok bence.

Engelleme ilk çıktığında sadece iki kişiyi (sh...rd ve feas.....ned) engellemek istiyordum. Başka kimseyi engelleyeceğimi düşünmüyırdum. Farklılıklara tahammül etmek lazım. Ama zamanla bir baktım, duyurularını ve cevaplarını görmekten rahatsız olduğum kişiler çıkıyor arada. Böylece 4-5 kişiyi daha engelledim zamanla. Bir tanesi hariç diğerleri tamamen faydasız ve bazen provokatif duyuru ve cevaplar veriyorlardı. Birinin de üslubu çok sıkıntılı, densiz ve rahatsız ediciydi.

Sizde öyle bir durum yok.
0
dilemma of subscribtionability
(15.12.25)
bende neden böyle şeyleri takılıyor insanlar onu merak ediyorum bir arkadaşta bu eksi verme olayına takmıştı. inadına millet eksiye basıyordu.
0
gercekdunya
(15.12.25)
6 görünüyor:) umrumda degil
0
baldan kaymak
(16.12.25)
10 normal. 20 30 sonrası kendinde sorun aramalısın.
0
mikahakkinen
(16.12.25)
(2)

Instagramda arkadaşımın hikaye attığını görmek istemiyorum

cccbehzatccc
Yakinen takip edip hikayelerine bakıyordum, tartıştık sürekli en başta çıkıyor hikaye attığında. Sessize alma modu varmış yaptım ama hala çıkıyor. Silmek de istemiyorum şindilik nasıl öteleyebilirim?
Yakinen takip edip hikayelerine bakıyordum, tartıştık sürekli en başta çıkıyor hikaye attığında. Sessize alma modu varmış yaptım ama hala çıkıyor. Silmek de istemiyorum şindilik nasıl öteleyebilirim?
-1
cccbehzatccc
(14.12.25)
kisinin profiline git > following > mute > stories

story'leri sessize almamissinizdir.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.12.25)
Silmeden ve engellemeden çözümü var. Hikayelerini görmek istemediğin kişinin:
- Profiline gir
- “Takiptesin” butonuna tıkla
- “Sessize Al” de
- Açılan yerde “Hikaye” seçeneğinin tikini aktif et (istersen Gönderi / Notlar’ı da kapatabilirsin)

Bunu yaptığında:
- Hikayeleri ana ekranında hiç görünmez
- En sona da düşmez, tamamen kaybolur
- Karşı taraf hiçbir bildirim almaz
+1
dijitalritm
(15.12.25)
(6)

beyazit bayezit bayezid hangisi dogru yaw?

nibba
muhtesem yuzyil acik da diger ekrandaarkadas bir sahnede beyazit diyor obur sahnede bayezid, oburunde bayezithangisi dogru bunun?ek soru: bayezid dogruysa icinde yezid geciyor nasil oluyor bu?
muhtesem yuzyil acik da diger ekranda

arkadas bir sahnede beyazit diyor obur sahnede bayezid, oburunde bayezit

hangisi dogru bunun?

ek soru: bayezid dogruysa icinde yezid geciyor nasil oluyor bu?
0
nibba
(14.12.25)
Türk Dil Kurumu tarafından kabul edilen doğru yazım Bayezid'dir.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(14.12.25)
yedigimiztavuk
(14.12.25)
Ebû yezîd'dir aslı. (Şaka yapmıyorum)
Bâyezîd-i Bistami'den dolayı isim olmuştur. Ebâ Yezîd -> Bâyezîd -> Beyazıt

Araplardaki tek Yezîd, mel'un yezid bin muaviye değildi. Çok yaygın bir isimdi. Anlamı da bolluk-bereketli gibi, olumlu bir anlamı var. Hz. Peygamber'in (s.a.v) ashabından, bildiğimiz yedi tane ismi Yezîd olan var mesela. Gerek cahiliyye arabistanında, gerek İslam dünyasında yüzyıllarca yaygın bir isimdi. Anadolu'da tercih edilmez malum sebeplerle...

edit: benim bildiğim 7 tane vardı. bilinen tam 147 tane yezid isminde sahabe varmış:
companions.hawramani.com

bu arada yukarıda verilen makaleyi şimdi baştan sona okudum. tamamen saçmalık. yazan akademisyeni araştırdım. uzmanlık alanı yeniçağ tarihi ve osmanlı tarihi olan bir tarihçiymiş. hadi arapçası, islam tarihi, ilahiyat/tasavvuf tarihi bilgisi falan olsa, tamam derim. O kadar zorlama bir teori olmuş ki.... Farsça'da "taraf/rağmen" gibi bir anlam veren eki "karşıtı" gibi aslından tamamen farklı bir anlama zorlamış. Olmaz öyle şey. Anadolu'da bayezid adının yegane kaynağı bayezid bistami'dir. Neredeyse tüm tarikatler tarafından tasavvuf büyüğü kabul edildiği için bayezid ismi de, tıpkı "bahaeddin, muhyiddin, celaleddin, sadreddin, cafer, selman, kasım, abidin, veysel, abuzer" isimleri gibi o sebepten çocuklara konagelmiştir. (sufi değilim)
+1
yadigar
(14.12.25)
günümüzde ikincisi.
ismin orijinalinde beyaz yok. d harfi kelime sonuna gelmez.
eskiden Murad deniyormus, simdi Murat. eskiden Bayezid deniyor olabilir ama simdi Bayezit. bu, t ile biteni yanlis yapmiyor.
padisahtan bahsedeceksen o zaman adini d ile yazdigi icin Bayezid dersin. bugün bir cocuga vereceksen bu ismi Bayezit koyarsin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.12.25)
yezid'in babasının kısa söylenişidir. hitap olduğunda ebu, eba'ya dönüyor. ya eba yezid! zamanla seslenişte e uçuyor. arap olmayanlar arasında ismin esas yayıcısı da bayezid bistami gibi görünüyor. türklerde ebubekir dışında bu formatta bir ismin kabul edildiğine rastlamak güç. çünkü bu, isimden çok künyeyi belirtir.
0
kesmekes laleler
(14.12.25)
Benzer değişimler sonucu bizde kullanılan bazı isimler:

Abuzer: Ebu Zerr El-Ğıfari’den gelme. (Abuzer Gaffari) Ebubekir ve Bayezid gibi bunda da Ebu var.

Zeynel ve Abidin isimleri: 4. İmam olan Ali bin Huseyn’in lakabı olan “zeynülabidin” yani zeyn el-abidin’den gelme. Âbidlerin, ibadet edenlerin süsü, önde geleni anlamına geliyor. Biz Zeynel Abidin olarak almışız. Sonra da iki ismi ayırmışız.

Veysel: Üveys El-Karenî’den almışız. Orijinali Üveys de olsa biz onu önce “Veysel Karani” yapıp, kısaca “Veysel” demişiz. (Veysi ismi de aynı kökten, aynı kişiye nisbeten. Üveysî’den gelme)

Turabi: Peygamber’in (s.a.v) Hz. Ali’ye hitaben söylediği “Ebu Turab” lakabından ötürü kullanılır.

Şimdilik aklıma bunlar geldi. Başka örnekler de vardır elbet. Fonetik değişimler çok var zaten. Ukaşe-Ökkeş, Umar-Ömer, Uśman-Osman gibi. Onlardan bahsetmiyorum. Ama form değiştirip bizde isme dönüşen künye, lakap yahut tamlamalar da hayli var.

Rıza, Murtaza, Haydar, Turabi, Ekber hep Hz. Ali’nin lakapları diye çocuklara konmuştur. Anadolu’da oldum olası bir Ehlibeyt sevgisi vardır. Sunnisinde de en az Alevîsi kadar vardır.
+2
yadigar
(15.12.25)
(8)

Bazı yazarlar nasıl her sene kitap yazıyorlar?

put it in your appropriate place
Polisiye roman ararken farkında vardım. Yazar her sene kitap yazmış. Bir iki sefer araya iki sene koymuş, 20 kitabı var 18-17 senede.Nasıl yapablıyorlar?
Polisiye roman ararken farkında vardım. Yazar her sene kitap yazmış. Bir iki sefer araya iki sene koymuş, 20 kitabı var 18-17 senede.

Nasıl yapablıyorlar?
-2
put it in your appropriate place
(12.12.25)
iş olarak yapsan yaparsın (sen de her gün 8-9 saat bişey yapıyorsun)

(bkz: Stephen King)
çok severim. Herkesi etkilemiş bir sürü romanı var yani nicelik niteliği etkiliyor diyemeyiz. Gayet nitelikli de yazıyor. 60+ roman, 200 civarı öyküsü var diyor google. Adam 78 yaşında. (bir noktadan sonra ekibine yazdırdı gibi teoriler vardı ama bilmiyorum.)
0
nhk ni youkosu
(13.12.25)
üretkensen birkaç senede de yazarsın artık. yani fikir geliyorsa ilham geliyorsa. elle tık tık yazmana da gerek yok konuştuğunda yazıya döken programlar vs. eğer fikrin ve ilhamın varsa teknoloji işleri çok kolaylaştırdığı için deli gibi hızlı üretebilirsin
-1
f02561
(13.12.25)
Kendine belirli bir kalıp oturttuktan sonra o kalıp üzerinden istediğin kadar istediğin sürede yazabilirsin.
Mesela agatha christie'nin kalıpları çok belli. Ahmet Ümit yine öyle. Dan Brown hakeza.
0
etna
(13.12.25)
Ahmet ümit, orhan pamuk, ayşe kulin gibi çok satan yazarlara yayın evleri başarılı ama tanınmamış kişilerin dosyalarını gönderiyor.
Meşhur yazar bu dosyaları inceler. Şunları şöyle düzeltsin, şunları eklesin diye not düşer. Amatör yazar romanı tekrar istendiği gibi yazar ve kabule sunar.
Yine düzeltmeler ve geliştirme istenir. Sonunda ünlü yazar romanı kelime kelime okuyup son halini verir.
Ünsüz yazara sus payı iyi para verilir, konuşmaması için sözleşme imzalatılır.

Son 20 yıldır edebiyat dünyası aşağı yukarı böyle döner.

Meraklısı için detay da vereyim. Yazara ricada bulunulur. İşte kürt karekter koy, dini meselelere gir, lgbt olsun, mülteci olsun falan diye.

Kitabın sayfası artsın daha pahalı fiyata satalım diye romanı 20 30 sayfa daha arttır lütfen falan derler.

Yanii her sene roman böyle yazılıyor. Yayınevinde çalışmıştım ordan biliyorum.
Sallama kardeş diyenlere selam olsun.
0
luluki
(13.12.25)
Kitap yazmanın şarkı yazmanın senaryo yazmanın hepsinin formülü var, ana konuya karar verip formülü uygulayınca, işin de zaten bu olunca yazıyorsan.
-1
kizil karga
(13.12.25)
"Gayet nitelikli de yazıyor. 60+ roman, 200 civarı öyküsü var diyor google."

su yorum uzerine sayfalarca yazilir. mesela niteligi belirleyen nicelik (ne kadar kitap yazildigi) degilse ne kadar kisiye ulastigi midir? bu da bir nicelik (ne kadar pazarlama butcesi ayrildigi, ne kadar sattigi vs) degil midir? genis bir kitleye ulasmis olmak kitabin nitelikli olmasiyla iliskili mi? mesela bir sarkici cok dinleniyorsa nitelikli oldugu icin diyebilir miyiz? insanlar yuzlerce kitap yazmis bir insanin sadece uc, bes, 10 kitabini okuyarak (ondan bile emin degilim) nitelikli diyebilirler. bu uc kitabi okumalarinin nedeni de zaten kitaplarin arkasindaki isim ve onun pazarlama becerisi, bir de populer kultur.
+1
Sour
(13.12.25)
high literature örnegi vermedikleri icin.
bunu is olarak yapsa dahi her yazar her yil kitap cikaramiyor cünkü edebi eserin kalitesi hep ayni degil. ahmet ümit, stephen king, dan brown, ayse kulin, falan iyi yazarlar degiller. sabun köpügü yazarlar.
hatta bana kalirsa agatha christie ve orhan pamuk :) da iyi yazarlar degiller. agatha christie'nin kitaplarinda yapisal bütünlük var ama dil derinligi yok. orhan pamuk olayina girmeyecegim :D

julio cortazar rayuela üstünde bes sene calismis. ortaya cikardigi kitap malum.
hermann broch diye bir yazar var, avusturyali. der tod des vergil üzerine 10 küsür sene calismis.
heimito von doderer diye bir yazar var gene, o da avusturyali. adamin olayi bu, ns dönemi sonrasi avrupa'da kitaplari yasakli olsa bile calismaya devam etmis. die strudlhofstiege kitabi üstünde sekiz yil calismis. die dämonen kitabi üstünde 30 sene calismis ki avusturya edebiyati icin muazzam bir eser.
her kitap bir formül degil. her kitap formülle bir senede yazilir denince ulysses'lerin, geceyarisi cocuklari'nin, anna karenina'larin hakki yeniyor. mal mi bu yazarlar, diger yazarlar gibi formülü kurup yazmasin yoksa?
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.12.25)
benim nitelikten kastım o değildi farklı düşünmüşsünüz.

Art vs craft
(sanat / zanaat)

Ben bunların zanaatçi olduğunu düşünüyorum. Ama o işi iyi yapıyorlar. Siz sanatçılarla karşılaştırıp niteliği yok diyorsunuz. Bu yazarlarda dil zevki eh azıcık varsa var, ama esas olay dizi izler gibi hikayeyi takip etmek.

@sour, orada demek istediğim rasgele bir King romanı okuyup zevk alabilme potansiyelim. Çoğu yazarda buna emin olamam, ama seri üretim yapan bu adamda olabiliyorum. Bu şey gibi, J.J. Abrahams dizisi izle beğenirsin demek gibi. Ama genel anlamda çok kaliteli işler mi yapıyor? Hayır. Dediğim gibi sanat ve zanaat ayrımı bence bu. Ben iyi zanaatçi olarak örnek verdim zaten o kadar roman yazan birinin böyle olduğu az çok bellidir diye düşünüyordum.

Çok kişiye ulaşma çok satma vs. tabii farklı bi konu. Mesela ben bunu Metallia yeni albüm çıkardığında düşünmüştüm. Metallica bence (özellikle son albümlerinde) resmen kötü müzik yapıyor. Ama bu trash bile milyonlar dinleniyor ama son yıllarda çıkan muhteşem gruplar (müzikal anlamda gerçekten iyiler) on binleri yüz binleri geçemiyorlar. Ama yine başa döneyim, benim verdiğim örnek "her yıl albüm yapan ve her albümü az çok zevk veren bi grup buldum" gibi bi fikir.
0
nhk ni youkosu
(13.12.25)
(3)

yılbaşı hediye önerileri

MtKrt
hem arkadaşlarınıza hem de iş arkadaşlarınıza neler alıyorsunuz? aklınızdaki hediyeler neler?çeşitli hediyelerin olduğu paket oluşturmak istiyorum ama anca aklıma lazika, dem, beta gibi yerlerden hediyelik çay geliyor.
hem arkadaşlarınıza hem de iş arkadaşlarınıza neler alıyorsunuz? aklınızdaki hediyeler neler?
çeşitli hediyelerin olduğu paket oluşturmak istiyorum ama anca aklıma lazika, dem, beta gibi yerlerden hediyelik çay geliyor.
0
MtKrt
(12.12.25)
geçen yıl arkadaşıma müzikli kar küresi almıştım. komşumun çocuklarına ise yılbaşı şapkası, tombala falan aldım.
0
yurtsuz john
(12.12.25)
bir arkadaşıma 2 set tornavida takımı aldım bosch marka, ihtiyacı vardı. diğer arkadaşıma espresso makinası aldım. bir diğer arkadaşıma baskılı tişört yaptırdım.

yani herkesin özelliğine ihtiyaç duyduğu şeylere göre değişir.


ayrıca burası türkiye. öyle krismıs ruhuna bürünüp herkese hediyeler yağdırmıyoruz.
+1
Fodera
(12.12.25)
biz evde noel kurabiyeleri yapiyoruz, 7-8 cesit. onlari kutulara doldurup, üstüne kart yazip veriyoruz. avusturya'da en sevdigim geleneklerden. böylece kime ne alsam derdi isyerinde bitmis oluyor.
esime saat alicam.
aileden diger kisilere ne alacagimi bilmiyorum muhtemelen önümüzdeki hafta karar vermis olucam.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.12.25)
(6)

Sokak kedilerini eve alma

egerbiryolcu
Dışarda beslediğimiz kedilerden biri akşamlari odama gelmeye başladı. Yatağima gelip battaniyede uyuyo. Dün sabaha kadar kaldı çikmak istemedi.Pencerede görünce üşüyordur diye kiyamayip alıyorum ama bazı günler odamda değil salonda uyumam gerekiyor. O yüzden salona geçince odamda kediyi tek bırakma
Dışarda beslediğimiz kedilerden biri akşamlari odama gelmeye başladı. Yatağima gelip battaniyede uyuyo. Dün sabaha kadar kaldı çikmak istemedi.
Pencerede görünce üşüyordur diye kiyamayip alıyorum ama bazı günler odamda değil salonda uyumam gerekiyor. O yüzden salona geçince odamda kediyi tek bırakmayacağım için geri çıkarıyorum bir süre sonra.
Bugün kardeşi de geldi. İki uç saat uydular. Ben salona geçince disari çikardim onları. Bu defa salon tarafindaki cama gelip bı müddet içeri girmek istedi bı tanesi.

Bu defa üzüldüm. Yanlış mı yaptım fazla mı alişti diye. Bu arada dışarda içine battaniye koyduğum kedi evi var. Üç kedi birden yatiyolar genelde. Onun dışında kocaman bı kömürlük alanı var kapalı. Oda gibi yani orası da tahtalar çuvallar kartonlar falan var. Zaten çok soğuk yağmurlu havalarda orayı kullanıyorlar ama bize göre soğuk ama yağışsız havalarda hep pencerede bizi görebilecekleri yerdeler.

Hani böyle arada içeri almaya devam edeyim mi yoksa alamayacağım günlerden dolayı hiç mi almayayım. Bu arada gelince aşırı mutlu oluyolar mirildamalari bitmiyor. Sıcak battaniye güvende hissetme bı de sarman olmalarından dolayı daha mı sosyallesmeyi seviyorlar nedir anlamadım.

Ne yapayım sizce, duygusal manipülasyonlarina kanmamali miyim, gerçekten çok mu usuyorlardir? (Şimdi yine geldi pencereye beni içeri al diye miyavliyor anneannem var o yüzden salona alamam)


hizliresim.com
+1
egerbiryolcu
(12.12.25)
buna cat distribution system deniyor. panik yapma ve kabullen. artik iki sarman anasisin.
alismislar artik. güvende olduklarini bildikleri icin daha iyi uyuyorlar. günahtir. atma disari. kediler 21 derece civarinda komforlular, havalar 18 derece altina düsünce cok üsüyorlar.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.12.25)
Kancalı kurtlara falan da annelik etmemek için öncelikle aşılarını tamamlasan iyi olur gibi sanki.
+1
Mirket
(12.12.25)
Kedici biri olarak ben de kedilerin üşüdüğünü sanıyordum fakat kuzey ülkesine taşınınca farkettim ki kediler üşümüyor. -25 derecede sokakta yatan kediler var. Hep gördüğüm bi kedi grubu var mesela istese girer bir cafeye sıcacık ısınırlar ama girmiyor sokakta yatıyorlar. Geçen kış dize kadar karda hoplayıp zıplayıp oynuyolardı.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok tatlılar. Anneannen de görse, iki söylenir, üçüncüye ayağında sallar ninni söyler gibime geliyor. Tertemizlermiş.
+3
love and trust
(12.12.25)
Tebrikler, seçilmiş kişisin. Artık seni sahiplenmişler :D Ama sürekli eve alacaksan aşılarını yaptır derim. Böyle bir sarman vardı teyzemin bahçesine sürekli gelen, genç yaşta hamile bırakmışlar, doğumdan sonra teyzem kısırlaştırdı. Fakat bu defa da sürekli dayak yiyerek dönüyordu diye eve almaya başladı aşıları yaptırıp. Gündüz çıkıp dolaşıp gece evde yatıyordu. Hayvanın resmen kendine güveni gelmişti. Gerçi sonra hastalandı ve şu an aramızda değil ama en azından son zamanlarını huzurlu geçirdi :)
+1
truf
(12.12.25)
Onlara dışarıda konforlu bi alan yaratmışsın zaten, eve alıp alıştırmanın mantığı yok.
Canlı tabiatı gereği hep daha konforlu alan zaten arar.
Bu havalarda kedi üşümez, sıcak yerde uyumayı severler.
0
duyuruuser
(12.12.25)
(10)

Oğlum ve kedi maması/suyu

Gradient_tabanlı_mor
15 aylık oğlum var. Kedimizin mamasına ve suyuna hiç rahat vermiyor. Suyunun içine ayağıyla basıyor hem suyu bitiriyor hem kendini ıslatıyor. Mama kabını da alıp yere döküyor sürekli oyun yaptı bunu. Anlatıyoruz ama henüz çok bebek olduğu için vazgeçmiyor. Nasıl bir çözüm bulabiliriz? Yukarılara kal
15 aylık oğlum var. Kedimizin mamasına ve suyuna hiç rahat vermiyor. Suyunun içine ayağıyla basıyor hem suyu bitiriyor hem kendini ıslatıyor.
Mama kabını da alıp yere döküyor sürekli oyun yaptı bunu. Anlatıyoruz ama henüz çok bebek olduğu için vazgeçmiyor.

Nasıl bir çözüm bulabiliriz? Yukarılara kaldırsak dolap üstlerine filan hem bittiğini görmek zor olacak hem değiştirmek zor olacak.
Tek tek mama veren makineler var ama onu da oyuncak eder diye düşünüyorum. Başka çözüm aklına gelen var mı? Nasıl bir şey yapabiliriz?
0
Gradient_tabanlı_mor
(11.12.25)
Evde bir odayi cocugumun ulasimina kapar, o odanin kapisina da kedi kapisi acardim. Kedim istedigi gibi odaya girer cikar ama oglum giremezdi.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.12.25)
engel koysanız önüne? çit gibi şeyler var ya bebekler yukarı kata çıkmasın diye merdivene koyulan, kapı versiyonuda var
www.amazon.com.tr

veya şöyle bişey?
www.hepsiburada.com
+1
eja
(11.12.25)
@eja evet bu çitlerden oğlum geçemez ama kedi geçebilir mi emin olamadım. Biraz yaşlı olduğu için o kadar hoplayabilir mi bilmiyorum.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(11.12.25)
Biz mamaya/suya yaklaştıkça "hayır, yapma" diyerek, gülmeyerek ve birazcık da sert şekilde söyleyerek alıştırdık. Hala suyla kendini ıslatıyor ama nadiren.
+1
eisberg
(11.12.25)
Otomatik mama/su kabı işinizi görmez mi?
+2
truf
(11.12.25)
Oğlunuzun görebileceği bir yere fake mama ve su kabı koyun. Kedinin mama ve suyunu başka odada verin.
+3
gnosis
(11.12.25)
Ben kedim suyu surekli doktugu icin dusakabinin icine koydum. her dustan sonra yeniliyorum tabi. sizin icin de uygun olabilir gibi geldi. bebek dusakabine/kuvete girmiyodur diye dusundum.
+1
lamartin
(11.12.25)
Bu sorun bizim oğlan küçükken bizde de vardı. Ev iki katlı olduğu için mama ve su kabını merdivene koymuştuk. Kedimiz engelliydi bu arada ama merdiveni tek tek çıkabiliyordu yine de rahat çıkması için yoga matından ona yürüme rampası yapmıştım. Belki merdiven olmasa da böyle yüksek bir yere koyup kolay çıkması için rampa ayarlayabilirsiniz.
+2
suicides underground
(12.12.25)
oğlunuza kızmayı düşündünüz mü? en kısa ve en etkili çözüm.
-1
plastic_angel
(12.12.25)
@plastic_angel

Tabi ki dünyaya geleli henüz 15 ay olmuş konuşmayı bile bilmeyen “bebeğime” kızmayı düşünmedim.
Kafayı yediniz herhalde.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
(3)

Bütün porselen yemek takımları aynı mı? Lüksü nedir bunların?

lovemyself
Aslında merak ettiğim şu. Çamaşır makinesinde Miele başka bir yerde ya. Ama herhangi bir Türk ailesi çamaşır makinesi alacak olsa Arçelik, Beko vs bakar. Duvar boyası da öyle. Marshall, Filli Boya falan biliniyor ama Jotun daha iyi.Yemek-kahvaltı takımlarının lüksleri neler? Karaca-Jumbo görmekten g
Aslında merak ettiğim şu. Çamaşır makinesinde Miele başka bir yerde ya. Ama herhangi bir Türk ailesi çamaşır makinesi alacak olsa Arçelik, Beko vs bakar. Duvar boyası da öyle. Marshall, Filli Boya falan biliniyor ama Jotun daha iyi.

Yemek-kahvaltı takımlarının lüksleri neler? Karaca-Jumbo görmekten gına gelenler için, duruşu-modeli ile fark yaratacak, luxury markalar neler?

Fiyat konusu mühim değil.
0
lovemyself
(10.12.25)
lükslüğünü bilemem de köklü üreticilerden herend, zsolnay, hutschen reuther, rosenthal, villeroy-boch, royal crown derby, imperial var aklıma gelen.
0
tnz
(11.12.25)
hepsi ayni degil tabii ki. bir takim verdi bana babannem, kemik tozundan. servet ediyor. kemik tozu ürünlere bakabilirsiniz.
avusturya'da porzellanmanufaktur augarten var, tek tek her ürünü elle hazirliyorlar. fabrikasini gezmistim, baya emek var her bir parca arkasinda. almanya'da benzer marka olarak meissen var. rosenthal gene baya köklü.
villeroy & boch, oakwood staffordshire cok güzel ürünler üretiyor ama ne kadar high-end sayilirlar bilemiyorum.
gzhel rusya'da mavi cicekli cok tipik porsellenleriyle ünlü ve oldukca lüks sinifinda.

porselende degil ama keramikte gene bir avusturya markasi var, dünyaca ünlü. her bir parcayi onlar da elde hazirliyorlar. gmundner keramik. gmunden esasen bir kasaba, orada üretildigi icin adi böyle.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.12.25)
Ne kadar rafine dertleriniz var, takdir ettim... 🌷🐞
0
muhayyer divan
(11.12.25)
(3)

Kombinin ayarını değiştirebilen Termostat var mı?

nhk ni youkosu
Ben hep fakir yerlerde mi yaşadım bilmem ama, termostat dediğin şey kombiye "on/off" talimatı veren bişey gibi gördüm hep. Mesela odada var ve derecesi var, 23 yaptım diyelim, oda düşükse kombi çalışıyor o dereceyi geçerse duruyor.FAKAT kombinin su sıcaklığı ne oluyor? Oda soğuk dur suyu 60 derece y
Ben hep fakir yerlerde mi yaşadım bilmem ama, termostat dediğin şey kombiye "on/off" talimatı veren bişey gibi gördüm hep. Mesela odada var ve derecesi var, 23 yaptım diyelim, oda düşükse kombi çalışıyor o dereceyi geçerse duruyor.

FAKAT kombinin su sıcaklığı ne oluyor? Oda soğuk dur suyu 60 derece yapayım, şimdi gerek yok 40'a düşüreyim diyor mu? Benimki demiyor ve demezse istenen sıcaklığa asla çıkamayabilir yani. Bu sebepten ben hep kombiden bu 40-50-60 dereceleri değiştiriyorum ama millet odayı 22'ye ayarladık falan

diyor. O zaman su sıcaklığını yüksek bi değere getirip bırakmışlar kombi ona göre çalışıp duruyor, mu? Ben tam tersi hep çalışır şekilde bırakıyorum ama evden çıkarken 30 yapıyorum, gelince 50 yapıyorum vs.
0
nhk ni youkosu
(07.12.25)
oda termostatimiz 22.5 dereceye ayarli. kombi termostati 50 dereceye. bu 50 derece kombinin kalorifer peteklerini isitmak icin gönderdigi suyun sicakligi. bunu en cok 54-55 yapin demisti bize kombiyi takanlar (vaillant), yoksa sicak su kacaklarina sebep olabiliyormus.
eger oda termostati 22 derece ama kombi termostati 30 derece olursa, kombi ne kadar calisirsa calissin kalorifer peteklerini yeterince sicak yapamayacagi icin oda isinmaz ve kombi araliksiz olarak calisir (cünkü oda termastatindan sürekli "hala yeterince oda isinmadi" dönüsü alir). bu da daha cok gaz yakimina ve daha cok elektrik kullanimina sebep olur.

kombinin ayarlariyla biz hic oynamiyoruz. oda termostatindan hafta ici ayari baska, haftasonu ayari baska olarak ayarlanmis. mesela haftaici evde olmadigimiz saatler icin 21 derece, evde oldugumuz saatler icin 22.5 dereceye ayarli. geceleri 21 dereceye ayarli gene. haftasonu hep 22.5.
böylece kombiye hic dokunmadan evi sürekli istedigimiz isida tutuyoruz.
kombiye dokundugum tek zaman hava sicakligi disarida -10 altina düserse (ki burada sik yasanan bir sey bu), o durumda kombi termostatini 50'den 54 dereceye getiriyorum ki petekler daha iyi isinsin, ev daha cabuk isinsin, kombi uzun süreler calismak zorunda kalmasin. imgur.com modülasyonlu kombi + dijital oda termostatindan memnunum. ayari yaptiktan sonra hic elimi sürmüyorum acikcasi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
Hayır kombi kaloriferde gezdirdiği suyun derecesi ile oynamıyor. Belki özel modeller vardır fakat ben hiç evde duymadım böyle bir şey.
Modülasyonlu kombiler var yaptığı şey temel olarak suyu ısıtırken ateşin şiddetini ihtiyaca göre ayarlamak.
Genel olarak yeni nesil yoğuşmalı kombiler su sıcaklığı 55 derece üstüne çıktığında yoğuşma avantajını kaybediyor. O yüzden evlerin ısı ihtiyacına göre petek sayısı ve büyüklüğü çok önemli. Benim evimin de yalıtımı iyi değil, o yüzden petek sıcaklığı 60 olmazsa soğuk havalarda evi 22 dereceye bile getiremiyor. Petek sayım yeterli olsaydı daha düşük kazan sıcaklığında evi ısıtabilecektim belki.
+1
denizgonen
(07.12.25)
Gerçek modülasyonlu bir kombi (pahalı) ve modülasyonlu bir akıllı termostat alırsanız o zaman termostat sizin ayarladığınız örneğin 50 derece su sıcaklığına müdahale eder, kombiyle haberleşebilir. Onun dışında kombi eğer güncel bir model ise on-off termostatla bile sınırlı da olsa modülasyon yapar yani alev boyuyla oynar, tasarruf etmeye çalışır ama su sıcaklığını değiştirmez.

Fakat pratikte faydası düşük olabilir, senaryoya göre bakmak lazım. Modülasyonlu kombiye ve termostata vereceğiniz ekstra parayı 8 senede amorti ediyorsa anlamı yok gibi örneğin.
+1
orient blue
(07.12.25)
(4)

Banyonun tavan boyası küflendi, silince döküldü; ne yapmalıyım?

santimantal
Sadece duş kabininin üstü böyle oldu: Boyalar puan puan küflendi. Nedeni üşüdüğüm için banyonun penceresini kapatarak uzun duşlar yapmamdı. Tavanda biriken buhar boyaları resmen ıslatmış, bu da küfe yol açmış.Islak bezle sileyim dedim. Bu sefer ıslanan boya kabardı.Kabaran boyaları spatula ile kazıd
Sadece duş kabininin üstü böyle oldu: Boyalar puan puan küflendi. Nedeni üşüdüğüm için banyonun penceresini kapatarak uzun duşlar yapmamdı. Tavanda biriken buhar boyaları resmen ıslatmış, bu da küfe yol açmış.

Islak bezle sileyim dedim. Bu sefer ıslanan boya kabardı.
Kabaran boyaları spatula ile kazıdım. Tüm tavanın onda birini falan kazıdım. Hepsini kazımak isterdim, çünkü kısmen kazıyıp boyayınca görüntü biraz nahoş olabiliyor, ama çok zor kazımak. Boynum mahvoldu.

Şimdi o bölgeyi nasıl bir boya ile boyamalıyım? (Tür, marka vs. hiçbir fikrim yok.)
Sadece o alanı mı boyasam, yoksa tüm tavanı mı boyasam?
Aynı sıkıntıyı yaşamamak için almam gereken önlemler neler?
0
santimantal
(07.12.25)
Küf solumak iyi bişey değil. Silerken, kazırken maske takmanızda fayda vardı.
Sık sık havalandırırsanız, nem oranını düşük tutarsınız, tekrar küflenmez.
Tavanınızın mevcut halini bilmiyoruz, beton sıva üzerine kireç mi, alçı sıva üzerine plastik mi, alçıpan tavan pastik boya mı, bilmediğimizden fikir yürüteyim.

Çukurlar, tümsekler oluştuysa alcı ile düzeltilip, gerekirse zımparalayıp, sadece orayı boyarsanız renk farkı oluşup yama gibi duracağı için tüm tavanı tavan boyası ile boyayın.

Bu arada küflenme sizden kaynaklı değil de üst kattan sızıntı var ve bunlar öncü belirtiler de olabilir. Eğer o ihtimal var ise ıslaklık ve küflenme gittikçe artarak devam edecektir. Bu ihtimali elemek için bir süre, mesela kış boyu bir şey yapmadan bekleyip, artma olup olmadığını gözlemenizde fayda var.
0
Mirket
(07.12.25)
@Mirket
Tavan, alçıpan atavan: Bunu da yeni fark ettim siz deyince. Tıklatınca çıkan sesten anlaşılıyor.
Alçıpan zarar görmedi. Direkt bir boya alıp boyamam yeterli olacak.
Dökülen boyanın cinsini bilmiyorum. Dökülen boya çok gevrek, ufalayınca hemen toz oluyor. Acaba bu boyanın kalitesi mi düşük? Belki daha kaliteli bir boya alıp kullanmalıyım?
0
🌸santimantal
(07.12.25)
Boya pul pul dökülmüş veya kazımışsındır. O toz gibi olan da dökülen boyanın altındaki alçı olmalı. Boya öyle tozumaz.

Yakınlarda mı taşındınız oraya?
0
Mirket
(07.12.25)
küflü tabaka temizlenmeli, oraya bir ilac sikilmali, üstüne özel bir boya vurulmali.
küfün üstüne boya yapmanin hicbir anlami yok, o küf on bes gün sonra üst katmana tekrar sizacak.
kullanmaniz gereken banyoda silikonlu ic cephe boyasi, neme dayaniklidir ya da silikat boya, nefes alir ve küfe dayaniklidir ama alt yüzeyi dogru temizlemedikten sonra kullanilan boyanin önemi yok.
banyonuzda pencere oldugu icin silikat boya kullanmanizi ve cami acarak uzun süreler banyodan sonra havalandirmanizi öneririm. yazin kapatmaniza dahi gerek yok. banyo sirasinda da iki parmak acik birakin, o kadar acikliktan üsümezsiniz ama küflenmeyi büyük oranda engeller.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
(16)

İkinci el kıyafet alıp giyer misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
Şu sıralar 2. el kıyafet bakıyorum mont, kaban. Alıpda giyer misiniz. Bizim halkımız genelde ikinci el kıyafete nedense sıcak bakmıyor, alanlarıda biraz küçümsüyor veya o kişi hakkında değişik düşüncelere kapılıyor. Hoş tabii insanların ne düşündüğü pek önemli değil ama siz alıp giyer misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(07.12.25)
Bit pazarı gezen bir insan olarak kaset cd kitap dergi dekoratif obje ıvır zıvır bir çok şey aldığım olmuştur ancak kıyafet ayakkabı asla.
Bunların tutuldukları ve satıldığı şartları görüyorum bu pazarlara boşuna bit pazarı denmiyor... Şimdi diyeceksin ben retro vintage mağazasından alıyorum onların da tanesi 5 liraya çuval çuval buralardan dolduruyorlar. Bazı kıyafet yapısı gereği yıkanmaya ya da yüksek sıcaklıkta yıkanmaya müsait olmayabiliyor ben güvenip almam büyük oranda hijyen kaygısı benimki. Alıp giyen yaklaştıran çok var bir sözüm yok ama bana göre değil.

Edit. Dolap gibi uygulamalar özellikle kadınlar bu tabuyu daha kolay aştılar gibi erkeklerde daha nadir zannediyorum mesela ceket belki alınabilir daha ileri sanmıyorum. Bir de eskiden eş dost akraba arasında özellikle çocuk genç yaşlarimizda böyle değişim olurdu ama tekstil çok daha ulaşılabilir olduktan sonra kalmadı gibi. Mesela bir arkadaşım küçük/ büyük gelen bir kıyafeti giyer misin derse yine az bir ihtimalle kabul ederim.
0
anon1m
(07.12.25)
Evet giyerim ve giyiyorum.
Bir tişört üretebilmek için o kadar çok su harcanıyor ki; kaç canlının içeceği su aslında bu. Dünyamız kaynak bakımından çok zengin değil. Üretim yapılırken ortaya çıkan atıklar, çevre kirliliği, hava kirliliği de cabası.
Bu arada bu insanları da köle haline getiriyor. Daha çok çalışıyorlar, daha az para kazanıyorlar. Birileri de daha çok zengin oluyor.
Benim montum ikinci el. Üç yıldır da giyiyorum. İnsanlara bakma sen. Buna laf eden empati yoksunu, bencil ve cahildir.
+1
rock n roll
(07.12.25)
Temizliğine inandıktan sonra giyerim .
+2
diyecevaplandı
(07.12.25)
mezuniyet kıyafetimi dolap'tan almıştım en fazla kaç kere giyeceğim diyerek. ama günlük ve sürekli giyeceğim bir şey almadım.
0
black holes in the sky
(07.12.25)
ilk sahibi bildiğim bir insan ise alıp giyerim. Bilmediğim biriyse kolay kolay almam. Hele ayakkabı asla.
0
al basmadan donu var
(07.12.25)
kesinlikle giymem. pahalı diye marka ikinci elde almam onun yerine bütçemin el verdiği bir marka alırım. aynı şekilde çakma bir üründe kesinlikle almam.
elektronikte bile ikinci el tercih etmem.
-1
my fault
(07.12.25)
bizim halkin biliyorsun ki cogu monser. salcali ekmege methiyeler düzerler ama ikinci el kiyafet falan aman allah korusun.
ikinci el ayakkabi, ic camasiri, corap giymem ama temizligine inandigim kazak, polar, sweatshirt, kaban gibi kiyafetleri ikinci el de giyerim. özellikle gercek yün ya da kaz tüyü gibi hayvansal ürünle yapilmissa ikinci el olmasi daha da iyidir.
özellikle bebeklere ve cocuklara ikinci el almak cok mantikli bana kalirsa. bebegime de ikinci el kiyafet temiz olmasi kaydiyla alirim. cocukken de teyzemin kizindan bana cok kiyafet gelirdi.

bunun benim icin durumu olmak ya da olmamakla alakasi yok. kaynaklarin heba edilmesinden rahatsizim, yarattigimiz cöp daglarindan rahatsizim, bu ürünleri almak icin bir ofiste degerli vaktimi skk skk gecirmekten cok rahatsizim.
bir kitap okudum ufkum acildi diyebilecegim bir kitap yok ama bir röportaj var. ikinci ele yönelmemin en büyük sebebi pepe mujica'nin 10 sene önce izledigim su röportajidir: www.youtube.com
bu röportaji izledikten sonra saatlik olarak ne kadar para aldigimi hesapladim.
yeni bir sey almadan önce onu almak icin kac saat calismam gerektigini hesap ediyorum. hayatimdan bu kadar kaybolan saati bunun icin harcamama deger mi diye düsünüyorum. bu tutum, alisveris aliskanliklarimi tamamen degistirdi. ciddi bir yükten kurtuldum. eksisozluk.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.12.25)
2.el deri ceket alma fantazim var. bunun dışında giymem.
0
michael harddd
(07.12.25)
Giyiyorum.
+1
peki madem
(07.12.25)
her şeyin ikinci elini alırım ama kıyafet almam. eş dost tanıdık giymişse o zaman ikinci sahibi ben olurum ama pazarda satılan ikinci el kıyafeti almayı düşünmüyorum. açıkçası çok bir sebebi yok ama sebepsiz bir prensip belki de.
0
abelardo
(07.12.25)
Ben giyerim.
0
Kahvedesu
(07.12.25)
dolap'tan giyilmemiş ya da etiketli ürün aldığım oluyor. hepsi de tarif edildiği gibi geldi şansıma. giyilmiş şeyi şöyle tercih etmiyorum; ben eşyalarıma çok iyi bakıyorum, kıyafetlerimde ip çekiği, yırtık, sökük gibi şeyler olmamasına dikkat ediyorum. olursa tamir ediyorum; iyi sonuç vermezse o kıyafetten soğuyorum genelde. (bu sebeple eşya ödünç vermeyi de sevmem.) bazı insanlar bunu hiç sallamıyor. bakıyorum kullanılmış çanta koymuş; saplarındaki deri aşınmış, her tarafından ipler sarkıyor vs. bunları incelemekle uğraşmayı göze alamadığımdan tercih etmem. bir de yıkanmayacak şeyleri asla alamam; ayakkabı, deri eşya gibi.
0
lil siztah
(07.12.25)
giyerim. yıkadıktan sonra çok problem etmem.

kendi kızıma daha çok kullanıyorum hatta ikinci el. çocuğa yeni kıyafet almak çok mantıksız gelir. bu 4. kışı daha sıfır montu olmadı, hep dolaptan aldım. iç giyim tarzı ürünler ve ayakkabı tercih etmem sadece. yani şöyle; ikinci el ürünleri alıp bakımını yaptıktan sonra satan mağazalar olsa ayakkabı bile düşünülebilir.
+1
elorelia
(08.12.25)
Para verip alma alışkanlığım yok. Abimin eşinin eskilerini giyerim. Arkadaşlardan da küçüldü, uymadı vb. denip önerilen kıyafetleri alırım. Nerede beleş oraya yerleş insanıyım. :) Genelde aldığım eşyaları tepe tepe kullanırım. Sıkıldığım tek tük şeyi değerlendirebilecek kişilerden rica edip ihtiyacı olanlara göndermeye çalışıyorum.
0
auroraaurora
(08.12.25)
temizliğine kullanımına gore değişir. avm de ya da giyim magazalarında deneyip begendiğimiz tüm ürünler kullanılmıs giyilmiş ürünler zaten.
0
koela
(08.12.25)
kendi aramızda takas grubumuz var, dönem dönem kıyafet, çanta, ayakkabı vb. alıp veriyoruz. küçümsemem, tuhaf da gelmez, ekonomik kaynaklar da dünya kaynakları da sonsuz değil, en azından bunu yapabiliyor olmayı önemsiyorum. ayrıca tüketim çılgınlığına da görece kapılmamış oluyoruz.
0
Phoebe
(08.12.25)
(14)

Cenazelerin hızlı bir şekilde defnedilmesi olayi

dedeminhirkasi
Sebebi nedir kiMesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
Sebebi nedir ki
Mesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
0
dedeminhirkasi
(04.12.25)
cenaze bekletilmez diye bir gelenek, bir inanış var.

annem perşembe öğlen öldü cumartesi öğlen defnettik. babam pazarı pazartesiye bağlayan gece öldü, salı defnettik. şehir dışından cenazeye gelmek isteyenler de yetişebilsin diye. bana da dediler bekletilmez, bir an önce defnetmek icap eder diye. dedim yeğenleri gelmek ister, ertesi gün olsun ne olacak.

gerçekten ölmeyip ne olacak? doktor muayene edip rapor veriyor öldü diye.
0
kibritsuyu
(04.12.25)
The Premature Burial'ı mı okudun? Adger Allen Poe'nun en büyük kabusu. Adamda resmen canlı canlı gömülme korkusu varmış. Gerçi o dönemde öyle hataların yapıldığı söylenir.
0
Mirket
(04.12.25)
Abi bence süper bir olay çünkü hemen gömmek zorunda olmasak ölen kişinin verdiği ızdırap katlanarak artıyor ama gömünce "gömdük gitti" deyip daha çabuk iyileşme topralanma sürecine giriyorsun, gözden ırak olan gönülden de bi şekilde ırak oluyor bu şekilde. Ha sabah ölen kişi de ikindiye kadar ölmediğini ispat edemiyorsa ona da yapacak bir şey yok, sorry.
+2
kizil karga
(04.12.25)
bekletmemek daha iyi cenaze için de yakınları için de. çünkü bir an önce defin işleminin tamamlanması gerekiyor manevi olarak. şehir dışından yakınlar gelecekse bir gün sonra defin uygundur bence.

bu arada anadoluda cenaze üzerine bıçak koyma adeti vardır duymuşsunuzdur. bunun nedeni mefta bir şekilde hayattaysa nefes alıyorsa ya da hareket ediyorsa o bıçak üzerinden düşsün diye tespit için konuyor aslında.
0
exlibris
(04.12.25)
arkadaşların söylediğine ek olarak eğer ekstra bir işlem yapılmayacaksa cenaze her ne kadar morgda da beklese zamanla bozulan bir şey. bu tip nahoş etkileri de minimize edebilir.

ayrıca, soruyu tersten sorarsak, bir sebep yoksa neden beklesin ki?
+2
eisberg
(04.12.25)
yahudilikte dini bir olay. biri öldügü vakit ruhun bedeni terk ettigine ve defin gerceklesene kadar arada kaldigina inaniliyor. bu arada kalmislik da ruha cok rahatsizlik verdigi icin 24 saatten önce gömmeye calisiliyor. eger cenazenin parcalari tam degilse, tüm vücut parcalari toplanmaya calisiliyor bu sebeple. bu 24 saatte cenaze asla tek birakilmiyor, 7/24 biri basinda bekliyor ve tehillim'den psalm'lar okunuyor.

müslümanlikta da muhtemelen böyle bir nedeni olacagini düsünüyorum. size sormali.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Benim de canımı sıkan bir durum. Defnedilene kadar azap çeker dedi dindar büyüklerim, alelacele defnettik. Daha uzun vedalaşabilmek isterdim
0
mezzosprite
(04.12.25)
Dinen de uygun olan defni geciktirmemektir. Genel uygulama bu yönde.
Ama kalp krizi geçirerek öldüğü düşünülenler için 3 gün beklemek gerek.
Yeniden kendine gelenler dahi var .
0
diyecevaplandı
(05.12.25)
İslam dininde sebebi:

“Cenazeyi çabuklaştırın; eğer (ölen) hayırlı ise, onu hayra kavuşturmuş olursunuz. Şayet kötü biri ise, omuzlarınızdan bir an önce kurtulmuş olursunuz.”
(Buhârî, Cenâiz 51; Müslim, Cenâiz)
0
suicides underground
(05.12.25)
Uç bir örnek vermek istiyorum. İnsanın bir uzvu koptu diyelim. Karşınıza koyup izlemek mi daha iyi hissettirir. Yoksa onu bir an önce gömmek ve iyileşme sürecine başlamak mı?

İnsan ölüm/kayıp sonrası kaybettiği kişiyi o "araftaki" haliyle görmek istemez. Bu bir belirsizliktir ve kaygı doğurur. Hele ki ölümse bizim de evrensel ölüm kaygımızı da tetikleyebilir.

Ölüme ya da ölüm hastalığına kaçınılmaz şekilde bulaşmış kişiden en yakınımız dahi olsa içten içe bir an önce kurtulmak ve normalleşme sürecine girmek isteriz. Bu istemsiz bir psikolojik tepki bence.

Bunun sebebi temelde bence biraz ölüm kaygısıyla, acıyla yüzleşmekten kaçınmak, bir nevi psikolojik savunma mekanizması ve bir an önce normalleşme isteği diye düşünüyorum.

İnsanların sevgiliden ayrılınca tüm eşyalarını iade etmesi, bir aile üyesi yıllardır yaşanılan evde vefat edince taşınmak gibi gibi örnekler hep bununla ilgili.

Ölüm, ölümcül hastalık bunlar hepsi yüzleşmesi zor ama evrensel doğal süreçler.

Hemen gömme/defin adetinin İçgüdüsel ve evrimsel olduğu da kesin. Hayvanlarda bile benzer davranışlar var. (Karınca, tilki, kurt vb)

Bunun sebepleri; Ölen üyenin kokmasından duyulan rahatsızlık, öleni yemle benzeterek saklama gömme iç güdüsü, hastalıktan kaçınma iç güdüsü vb de canlılarda otomatik olarak bir an önce gömme iç güdüsü geliştirtiyor.

Son bir neden de Geçmişte soğutma imkânlarının olmaması

Tarihin büyük bölümünde:

Morg yoktu,

Soğutma sistemleri yoktu.

Doğal bir şekilde Dini tarihsel gelenekler toplum kültürü de bu çerçevede gelişti.

Özetle düşüncem bu şekilde.

Sorunun cevabıyla ilgilenen pek çok disiplin var: Antropoloji, arkeoloji, evrimsel psikoloji, din bilimleri, tıp/adli tıp, sosyoloji, tarih gibi gibi

bu disiplinlerin hepsinin ayrı ayrı cevapları doğru ve birleştirince toplam cevap olarak düşünülebilir özetle.
+1
psmstc
(05.12.25)
Kalender bir doktorla tanışmıştım bir cenaze evinde, çok güzel anlatmıştı bu mevzuyu.

Demişti ki cenaze törenleri kalanlar içindir. Gidenin zaten bir mevzusu kalmıyor dünyayla.

Cenazenin hızlı olup bitmesi de kalanları bir an önce normal hayatlarına döndürebilmek için. Aslında bu konudaki gelenekler binlerce yılda oturmuş. Sebepsiz görünen çoğu şeyin mantıklı sebepleri var.

Cenaze beklediğinde yakınları için rahatsız edici bir hale dönüşebilir öncelikle. Koku, bozulma vs. Bu zaten zor olan kaybı daha da zorlaştırır.

İkincisi yapılabilecek hiçbir şey kalmamış. Hasta vefat etmiş. Bir an önce o kişiyi normal rutinine döndürmek lazım. Bekledikçe kafasında kuruyor da kuruyor. Aslında arafta kalan biraz da yakınları oluyor.

O yüzden hemen gömüyorlar ki, normal hayatına devam etsin.

7 gün her akşam buluşup dua okutmanın bile aslında arkasındaki mantık cenaze evindekiler yalnız kalmasın. Kalabalıkla uğraşsın, özellikle ilk bir hafta akşamları tek başına acısıyla başbaşa kalmasın diye.

Bu eleştirilir ama yemek yaptırmak, helva kavurtmak aslında bunlar tamamen cenaze yakınının kafasını meşgu edebilmek için. Günlük rutinler stresi azaltır, psikolojik bir durumdur bu. Mesela helvayı özellikle cenaze yakınlarına kavurturlar.

Babam vefat etmeden önce araba bakıyordum biraz birikmişim vardı. Cenazeden 2 gün sonra eniştem beni araba bakmaya götürdü zorla, kafa boşaltmak için. Başta biraz ayıp buldum ama sonra iyi geldi. En azından o yas ortamından kontrollü bir şekilde uzaklaşıyorsun.

Yas tutmak sağlıklı, ama uzatmak sağlıksız. Toplumlar, kültürler bir şekilde kendi içlerinde ideal ritueller oluşturmuşlar bu süreyi sağlıklı bir seviyede tutmak için.
+4
anten
(05.12.25)
Evde ölümde doktor gelinceye kadar ölü katılığı oluşuyor. Birinin ölüp ölmediğini siz de anlarsınız. O yüzden kimseyi canlı gömeceklerini sanmıyorum. 50 kişiyi aynı anda muayene ederken arada birinin canlı olduğunu fark etmeyebilir belki. Onun dışında pek mümkün değil.
+1
gnosis
(05.12.25)
Şafilerde hemen gömülür. Biz de yakını dostu beklenir. Hristiyanlıkla özel törenle uzun süreçte gömülür. Bizim gibi sıcak iklimli ve islami toplumlarda hemen gömmek istenilir. Dini ve çevresel sebepler.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
bir arkadaşta demiş aynısını yahudi geleneğidir. tıpki sünnet, kara çarşaf ve bıyıksız sakal bırakmak gibi.

birde aslında ortadoğu sıcak olduğu için bozulmasın diye hızlıca gömerler. mesela arabistanda gece gündüz farketmez.
+1
gercekdunya
(05.12.25)
(13)

Papağan istiyorum

devilone
selam arkadaşlar , eski duyurularımda bahsetmiştim geçen aylarda bebek bir karga buldum büyüttüm sonra özgür bıraktım etrafta uçuyor . onu balkona alıştırmak için büyük bir papağan kafesi almıştım . Şimdi boş kafese bakıp sabah akşam ağlıyorum .Evde uzun yıllar ailemizden biri olacak ev arkadaşım ol
selam arkadaşlar , eski duyurularımda bahsetmiştim geçen aylarda bebek bir karga buldum büyüttüm sonra özgür bıraktım etrafta uçuyor .
onu balkona alıştırmak için büyük bir papağan kafesi almıştım . Şimdi boş kafese bakıp sabah akşam ağlıyorum .
Evde uzun yıllar ailemizden biri olacak ev arkadaşım olacak bir papağan hayal etmeye başladım . üretmek satmak gibi bir niyetim yok . hatta yaşlı ve huysuz bile olabilir . ben sevgi ile onu alıştırırım .
evde 3 adet yaşlı scottish fold kedim var ama kargamı hiç rahatsız etmemişlerdi , hatta onu seyretmeyi çok seviyorlardı.

Jako ya da Eclectus cinsleri çok seviyorum ama aşırı pahallılar 50 bin TL istiyorlar .
ucuz ya da ücretsiz sahiplenme şansım hiç yok mudur ?
Evinde papağan besleyenlerden yorum bekliyorum . daha ucuz olan alexandrine ya da pakistan papağanı nasıldır ? çok bağırırlar mı ?
sesiz bir mahallede oturuyorum komşularımı rahatsız etmek istemem .

charlotte bronte demiş ki ;
"diğer canlılar tarafından sevilmek ve sizin varlığınızın onların rahatlığına katkıda bulunduğunu hissetmek kadar büyük bir mutluluk yoktur."

ben de mutluluğu hayvanlara çok iyi bakmaya çalışmakta buldum sanırım . Kargam gitti ev boş gibi geliyor .
+1
devilone
(04.12.25)
Öncelikle hayvanlar canlıdır aynı bizler gibi ve parayla alınıp satılamazlar. Ucuza alabilir miyim diye sorman yüzünden bunu söyledim.
Kafese de koyamazsın çünkü kafese koymak o hayvanın yaşam kalitesini düşürür. Doğasında kafeste yaşamak yok, hiçbir hayvanın yok.

Bunları söylemek zorunda hissediyorum kendimi.
+2
rock n roll
(04.12.25)
ben de senin gibi düşünüyorum ama sahiplendirme ilanlarını aradığımda daha cümlemi tamamlamadan 55 bin TL diyorlar.
Kafes içine kapatmak için değil yemek yemesi ve isterse uyuma alanı olarak kullanabilir Kargam da kafesi bu şekilde kullandı.Kapısı hep açıktı .
Beni tanımadığın için bu cümleler normal :)
0
🌸devilone
(04.12.25)
hayvanlar satilamaz diyorsunuz da, hayvanlari satiyorlar yani, biz n'apalim? gidip dogadan mi yakalasin papagani?

ben lovebird cok seviyorum. bir de sultan papagani. bunlar cift olarak geliyorlar (tek diyenlere aldirma, cift olmalari önemli), insanlarla iliskileri gayet iyi, uysal ve cok sosyal kuslar. hem kus ciftleriyle hem de onlarla ilgilenen insanla cok güclü baglar kuruyorlar.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Hayvan satın almayabilirsin. Doğadan da yakalamazsın. Noluyor yani, papağan olmaması hayati risk mi oluşturuyor?

Bir de o hayvan uçmak isteyecek evin içinde, kısıtlı bir alanda mı uçacak? Evde 3 tane kedi varmış, papağanın nasıl bir stres yaşayacağını tahmin edebiliyor musun?
+1
rock n roll
(04.12.25)
ben de bir kuş sever olarak papağan olayını çok araştırdım. asntronomik rakamlar istiyorlar... yakınlarınızda yavru bulmadıkça zor.
+1
evimin paspasi
(04.12.25)
@rock n roll

butun ev hayvanlarini yasaklamak lazim ayni mantik ile, o kapsama kedi/kopek de giriyor, tehlikeli sular bunlar..

dikkat et hayvanlari koruyayim derken aforoz edilirsin burda :D
+1
cooperr
(04.12.25)
Yüzyıllar önce atalarımız kedi ve köpekleri evcilleştirmiş. Bu hayvanlar insanlarla yaşamaya uyumlu hale gelmiş. Doğa onların eviyken biz bina dikmişiz. Bu hayvanları kendimize bağımlı hale getirmişiz. Şimdi onlara karşı sorumluyuz.
Kediyi, köpeği de hapsetmişsin gibi bir mantığın var ama evimize almak zorunda kalıyoruz. Apartman kapısından çıkınca doğaya adım atmış olmuyorsun. Bu hayvanlar zaten doğal ortamında değil. Araba çarpıyor, insanlar zarar veriyor. Anne ve babalar karne hediyesi olarak çocuklarına kedi köpek alıp, çocuk sıkılınca sokağa atıyorlar. Ne yapalım?

Engelli, hasta bir papağan bulursam tedavisi varsa elimden geleni yaparım; yoksa evimde de bakarım bir şekilde ölüme terkedemem tabii ki. Hayvan satılıp alınmasına da karşıyım evet. Afaroz da etsinler problem değil.
+2
rock n roll
(04.12.25)
'Yüzyıllar önce atalarımız kedi ve köpekleri evcilleştirmiş ...' diye başlayan muhabbete de bayılıyorum. Hiç aynı kafayla evinde eşşek beslemeye kalkanını da görmedim. 'Kedi ile olmayı seviyorum.' de geç. Kimseye gerekçe sunmak zorunda değilsin. İçi boş argüman üretmenin alemi ne? 'Doğa onların eviyken biz beton dikmişiz.' Pişmansan git mağarada yaşa. Bu mahcubiyet sana ağır geliyorsa ayı da besle. Beton dikip onlara da in bırakmamışız sonuçta.

Adım papağan almak istiyorsa bırak alsın. Bir salın insanları. Yuvadan düşmüş karga bulan haber versin, gelir alır bakarım diyen adama hayvan sevgisi öğretmeye kalkmak da ne?
+1
Mirket
(04.12.25)
Burada sana neden hayvan satılmaması ve satın alınmaması gerektiğini anlatmayı çok isterdim ama zaman kaybı olur. Çünkü hayvanlara karşı düşüncelerini biliyorum. Burada çok kez gördüm. Gerçekten zaman kaybı olmayacağına dair ufacık bir umudum olsa anlatırdım.

Hayvan satın almayın dedim diye adam çılgına döndü.
+2
rock n roll
(04.12.25)
Bu arada o kargayı koruduğun, baktığın için seni takdir ediyorum. Eleştirdiğim konu farklı.
+1
rock n roll
(04.12.25)
burada bir tartışma başlatmak istemezdim.çocukluğumdan beri evimde hep hayvan arkadaşlarım oldu .şu an 3 kedim evimizin fertleri bizim gözümüzde . Para ile alınıp satılmalarına ben de karşıyım ama bu durumu değiştiremeyiz malesef .
yine de umudumu kaybetmeyeceğim belki duyurudan biri yuvadan düşmüş bir karga ya da başka bir kuş bulur ben ona gözüm gibi bakarım beslerim yine gitmek isterse özgür bırakırım.
0
🌸devilone
(04.12.25)
valla mirket+1
bir de biz toplum olarak sekilciyiz, evdeki hayvan yakisikli olacak.

kedi ve kopeklerin dili olsa acaba ne olurdu cok merak ediyorum, sulalemize sovduklerine eminim ama ispatlamasi zor..

asiri kedi seven biri olarak ben apartman dairesinde hayvana karsiyim ya..
ha bahcen olur git istersen ayi bul besle..hayvanin topraga degmesi lazim "bence".
kisirlastirma falan zaten bunlara da karsiyim.

dogal seleksiyon abicim, doganin insanlara ihtiyaci yok, bir rahat biraksak hersey yerine oturur da iste, millet bozulmus yemegi kaba koyup disariya birakmayi hayvan sevgisi saniyor. zorla makarna yediren gordum ya kediye, baya duduk makarna..

sokakta kedilere birakilan bok pusuru yiyen martilar hindiye donustu, ucamiyorlar amk. alayi obez.

turkiye cok garip bir ulke ya, hicbirseyin ortasini bulamiyoruz, herseyin bir yolunu bulup bokunu cikartiyoruz. sevgimiz de oyle, olduresiye..
+1
cooperr
(05.12.25)
Arkadaşım uzun zaman önce yalan olmasın hatay civarından Jako satın aldı, piyasanın oldukça altındaydı. Sonuç pek iyi değildi, hayvan vahşi doğadan yakalandığı için resmen hayati risk yaratıyordu, devamlı ötüyor (hırsız alarmından beter), kafesin yanına kimseyi sokmuyor, yem, su değişimi, kafes temziliği imkansıza yakın. bizimki pes edip hayvanı başkasına verdi.

Özet : papağan sahiplendiren birisi varsa sebebini iyi araştırın :)
0
kimlanbu
(05.12.25)
(9)

Kış İçin Mont Önerisi?

elektr10
Hazır Almanya'ya da gidiyorken bir mont alayım diyorum totomu da biraz kapatan. Ama Türkiye'de de olan bir model/marka da istemiyorum açıkçası. The North Face, Jack Wolfskin, Columbia gibi markalar harici önerebileceğiniz bir marka var mı? Yoksa da bu saydığım markalardan şu modeli çok güzel diyebil
Hazır Almanya'ya da gidiyorken bir mont alayım diyorum totomu da biraz kapatan. Ama Türkiye'de de olan bir model/marka da istemiyorum açıkçası. The North Face, Jack Wolfskin, Columbia gibi markalar harici önerebileceğiniz bir marka var mı? Yoksa da bu saydığım markalardan şu modeli çok güzel diyebileceğiniz bir mont da olabilir tabii kesinlikle bunlar olmaz demiyorum.

Bir de Patagonia marka mont almak çok mu saçma olur? Overrated bir marka mıdır?
0
elektr10
(04.12.25)
yeni döndüm. buradan hiç almayın. direkt oradan alın. şu an yıl sonu sebebiyle güzel indirimler var.
0
galahad reloaded
(04.12.25)
arcteryx veya canada goose bakabilirsiniz. belli bir model oneremem ama iyi markalar.

online alabilecekseniz bende sundan var tavsiye ederim: houdinisportswear.com

ben bu kadar pahaliya almamistim ama, indirimliydi.
0
lemmiwinks
(04.12.25)
Wellensteyn
www.wellensteyn.com
+1
arenas
(04.12.25)
www.decathlon.com.tr

Dün arkadasım bu montu aldı gayet iyi ve iş gorur. fiyatı da makul.
0
koela
(04.12.25)
dün de önermiştim, millet manyak diyecek ama save the duck –20°C'ye kadar tutar. yanında küçük poşetiyle gelir 1 dk içerisinde poşetine koyar yastık yaparsınız. gezerken sıcaklarsanız poşetiyle çantaya asıp gezersiniz yükü olmaz. benim isteklerim bunlardı ve karşıladı.
0
herseysoyledigimgibioldu
(04.12.25)
kis vakti -20'lerin ve bazi günler daha altinin bile normal oldugu bir yerde yasiyorum ve en sevdigim kis montlarimdan biri fjallraven. columbia, tnf falan elini öper.

patagonia kesinlikle overrated degil. bircok polarini uzun senelerdir memnuniyetle kullaniyorum. outdoor aktiviteler icin lightweight diye aldigim bir kaz tüyü montu da var. polar + kaz tüyü ikilisi cehennem sicaklarini olusturuyor ki kaz tüyü filling'i cok yüksek degil yani. ben memnunum, öneririm.

outdoor magazasina gidersen cok secenek göreceksin, aklini cok karistirma, hedef odakli arama yap.
helly hansen, haglöfs gibi nordik markalardansa (fjallraven haric) bence dis katmanda vaude, mammut, löffler (özellikle cok güzel kayak ekipmani üretir), maya maya, orthovox gibi avusturya/isvicre/almanya markalari benim kullanim tecrübelerime göre cok daha sicak, cok daha rahat, cok daha kaliteli.
ic giyimde ise nordik markalara daha cok yöneliyorum, mesela devold cok güzel, yumus yumus merino iclikler yapiyor. tavsiye olunur.

columbia begenmiyorum. tnf'nin yagmurluklari güzel. rab, mountain hardwear gene bakilabilecek markalar. eger outdoor olsun ama tasli masli süslü olsun diyorsan Sportalm Kitzbühel var ama bana hitap etmiyor :)
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Bu montları Almayada yazın da bulabiliyor muyuz, mevsim nedeniyle uygun oluyor mu?
0
iustitia omnibus
(04.12.25)
Wellensteyn +1, en iyisi
+1
kimi raikkonen
(04.12.25)
patagonia aldım hocam ve gerçekten çok çok iyi. üstelik çok ciddi indirimdeydi. teşekkürler öneriler için.
+4
🌸elektr10
(18.12.25)
(1)

2026 icin yilbasi cekilisi

evimin paspasi
2026 içiin herhangi bir organizasyon yapildi mi acaba duyuruda veya ekside ?
2026 içiin herhangi bir organizasyon yapildi mi acaba duyuruda veya ekside ?
0
evimin paspasi
(02.12.25)
duyuruda son zamanlarda orta cag klan savaslari yasaniyor. eski duyuru olmadigi icin ben böyle bir proje yönetimini zor görüyorum.
el cevap: olmadi.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.12.25)
(7)

kedimin en sevdiği oyuncağının cik ciki bozuldu

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
eskiden oyuncağı salladıkça çok tatlı bir cik cik sesi veriyordu. dün fark ettim, bozulmuş. kedim bu oyuncağını çok sevdiği için aynısını aradım ama yok. başka oyuncaklara ilgi göstermiyor. bu oyuncağı açıp içine yeni cik cik koymayı düşündüm ama almak için o hedeyi nasıl aratacağımı bilmiyorum. oyu
eskiden oyuncağı salladıkça çok tatlı bir cik cik sesi veriyordu. dün fark ettim, bozulmuş. kedim bu oyuncağını çok sevdiği için aynısını aradım ama yok. başka oyuncaklara ilgi göstermiyor. bu oyuncağı açıp içine yeni cik cik koymayı düşündüm ama almak için o hedeyi nasıl aratacağımı bilmiyorum. oyuncak cik ciki diye arattım ama sonuç alamadım, ne denir acaba ona? zaten oyuncağı açıp dikecek dikiş bilgim de yok ama en kötü terziye veririm. olur mu sizce? o cik ciki nasıl bulabilirim? (zil olmaz)
streamable.com
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.11.25)
ya bu cik cik değil de civciv sesi gibi sanki. civciv sesi çıkaran bi oyuncak bulsanız?
+1
elorelia
(28.11.25)
valla maalesef sorunuzun cevabı bende yok ama soru da kedi de aşırı minnakmış onu demeye geldim <3
+2
lamentoftheperishingroses
(28.11.25)
"oyuncak cik ciki" diye aramana birkaç gün güleceğim ben :D
acaba plastik ördekler gibi sıkınca hava verip öten bir şey mi dedim ama değil, di mi?

trejoi.com oyuncak bundan mıydı? (Siteyi bilmiyorum ama 2021'den beri aktifmiş, scam olmadığını tahmin ediyorum.)

Ek: mekanik bir ses mi yoksa pilli mi? pili bitmiş olabilir mi?
+1
kobuzchu kiz
(28.11.25)
squeak değil de “chirping bird” sesi gibi. belki böyle bir oyuncak alıp içindekini transfer edebilirsin. amazon’da bu ses olarak arattım:

a.co

kediş inanılmaz tatlı bu arada. bir de temizliyor bebeği gibi heheh.
+1
eileengray
(28.11.25)
o sese chirp deniyor hocam buna gore arama yapabilirsin.

www.google.com

kedi cok tatliymis bu arada benden selam soyle lutfen. :))
+1
arakaali
(28.11.25)
Bende de cevap yok ama kedi ve siz çok tatlısınız demeye geldim ben de.
+1
a perfect lie
(28.11.25)
pilli degil. mekanik. squeak toy diye aratinca toyfield.en.made-in-china.com
böyle seyler buluyorum ama bunlar daha cok sallamayla degil de sikmayla öten oyuncaklar icin. chirp sound element de pek sonuc vermedi.
yarin pet shop'a gidip benzer ses cikaran bir oyuncak alicam. icindeki cik ciki cikarip bizim eski oyuncaga koyucam. diger oyuncagi da artik öyle sessiz kullanir.
tesekkür ederiz :) selamlari ilettim.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.11.25)
(13)

Sobalı dönemlerde haftada 1 banyo yaparken kokmuyor muyduk?

Piukh
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlaya
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlayamıyorum.
+2
Piukh
(27.11.25)
Beynin sürekli maruz kaldığı etkiye karşı hassasiyeti ortadan kaldırma gibi bir özelliği vardır.
Gemi makine dairesinde uzun süre çalışanlar artık o sesi duymaz.
Ahırda çalışanlar artık gübre kokusunu almaz gibi.

Yani kokuyorduk ama farketmiyorduk.
0
Mirket
(27.11.25)
Sobayla ilgisi yok bence ya. Ben kaloriferli evde büyüdüm. Pazardan pazara banyo yapıyordum. O zamanlar öyleydi.
Evet, kokuyorduk. Belki tek tek kimse kokmuyor, ama okuldaki tüm öğrenciler biraraya gelince tipik bir koku oluşuyor. Üniversiteyken bir gönüllülük projesi için bir ilkokula gidiyorduk. O koku o kadar tanıdık geldi ki. :) Öğrenciler kokmuyordu, ama binaya girer girmez burnumun direği sızlıyordu.
+1
auroraaurora
(27.11.25)
nerde dinledim hatırlamıyorum ama bir konuşmada bu geçti sebebini yiyeceklerin organik falan olmasına bağladılar, şimdi yediklerimizin kokuyu yaptığından tohumlarında genlerinin değiştirilmesinden bahsettiler..
0
eja
(27.11.25)
bence kokmuyorduk. hatta hala aynısını yapsak yine kokmayız.

duş alma rutinini sıklaştırdıkça vücut da kirlenme rutinini sıklaştırıyor. sürekli haftada 1 duş alan kişi 1 haftada anca kokacak kadar kirleniyor. her gün duş almaya başlayınca ertesi gün duş almazsan kokuyorsun.

biz kendimiz süreyi kısaltıp kokuşma rutinini kendimiz bozuyoruz bence.

yine haftada 1 duş almaya başla, ilk zamanlar ertesi gün kokacaksın. aradan zaman geçtikçe kirlenme rutinin uzamaya başlayacak.
+1
kibritsuyu
(27.11.25)
ben 1 hafta yıkanmıyorum, kendi kokumu almıyorum, leş gibi kokuyorsun diye tepkiler alıyorum. çocuk olsaydım umursanmayabilirdi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Ben de bu süreçten geçtim ama hiç koktuğumu hatırlamıyorum. Yine de her gün okuldan gelince eli-ayağı-yüzü falan soğuk suyla küvete girip yıkardım onu hatırlıyorum bi. Ama öyle koşturup terleyen bi çocuk da değildim belki onun da etkisi vardır.
0
truf
(27.11.25)
bu sorunun cevabi hem evet hem hayir.
günümüz standartlarinda kokuyorlardi ancak insanlarin "kötü koku" algisi tarih boyunca degismis.
bugün 1970 senesine isinlanirsan, "uff bu ne koku" dersin ama 1970 senesindeki kokudan hic rahatsiz olmayan adami 1570'e isinlarsan o da "uff bu ne kötü koku" der.
yenilen icilenden, yani diyetten daha farkli ve büyük problemler vardi.

mesela insanlar sik yikanmazdi ama camasirlar da sik yikanmazdi. günümüzdeki kokulu sampuan, sabun, deterjan o dönemde yoktu; kül, yag ya da at kestanesi bazli dogal sabunlar kullanilirdi ve emin olun bu sabunlar kötü kokuyordu. mesela kumasi, özellikle yünü yumusatmak icin fulling (dinkleme) adi verilen bir yöntem vardi, köylerde kadinlar yapardi (özellikle iskocya gibi ülkelerde günümüzde bile devam eden bir gelenek), bunun icin idrar kullaniliyordu ve kadinlar evlerine idrar kokarak gidiyordu ama kimse yadirgamiyordu.
insanlar icin vücut kokusu, hayvan kokusu ve hatta tarihte geriye gittikce diski kokusu gayet alisilmis oluyordu. herhangi bir sokakta binlerce, aylardir yikanmamis, üstbas degistirmemis insan, derisi yüzülüp satilmaya hazirlanan hayvan, balik tezgahlari, baharat tezgahlari, havada asili kalan kömür kokusu, cogu zaman bunlara eslik eden idrar ve diski kokusu... seni bayiltabilir bu kokular ama o zamanlar insanlar icin normaldi. onlarin da rahatsiz oldugu anlar oluyordu ama insan vücudu kokusu genelde bu listede yer almiyor, alacaksa bile en sonunda yer aliyordu.
koku olarak zamanin insaninin en büyük problemi lagimdi.
parfümler, dogal cicek özlerine batirilmis eldivenler ve sapkalar, parfümlü mendiller, elbiselerin ic kisminda tasinan lavanta keseleri, kat kat giyilen ve karsi tarafin kabarikligiyla yakinina gelmesini engelleyen elbiseler sadece moda anlayisi degil ayni zamanda koku problemine bulunmus cözümlerdi.
bizim modern burun hassasiyetimiz evlerde akan suyun ulasilabilir olmasiyla birlikte degismeye basladi. akan suyun kolay isitilabilir olmasiyla hizlandi.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.25)
o zamanlar bu kadar prenses değildik.
0
orpheus
(27.11.25)
sobalı evde tam da bahsedildiği şekilde haftada bir banyo yapardım çocukluğumda, bence kokmuyordum çünkü henüz ergenlik dönemi değildi (benim için) ve hormonlar henüz değişime uğramamıştı, bu da vücut kokularını olumsuz etkilemiyordu. dikkat ederseniz küçük çocuklar çok terledikten sonra bile bir yetişkin gibi kokmazlar, hormonlarla ilgili bir durum. kış mevsimini geçtim yazları da her gün banyo/duş almıyorduk. nasıl rahat ediyorduk bilemedim.
+1
exlibris
(27.11.25)
Şimdiki koku eşiğine göre evet kokuyorduk. Ama hepimiz kokuyorduk. O yüzden de normal geliyordu. Altına işeyenler bazen sidik kokardı. Ama genelde onlar işedikleri günün sabahında anneleri yıkardı.
0
ground
(27.11.25)
bence bu kadar kokmuyorduk, giysilerle de alakasi olabilir.
o zamanlar giyim esyalari genelde pamuklu olurdu.
simdi olay full sentetige kaydi, sentetik de feci koku yapiyor.
0
cooperr
(27.11.25)
Exlibris +1
Ergenlik öncesi o kadar değil. Ergenlik sonrası tam teşekküllü kokmaya başlıyor insan.
0
yadigar
(28.11.25)
kokmuyorduk. hala her gün duş almak hastalıklı bir düşünce. 3-4 günde bir idealdir.
-1
tchuck
(28.11.25)
(16)

cocuk ve kopek ismi

in vino veritas
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musun
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musunuz?
0
in vino veritas
(25.11.25)
Köpeğime adıyla seslenmeye devam ederim ve adını degiştirmeyi düşünmem. Çocuğun ebeveyni olsam hiç rahatsız olmam çünkü hiçbir canlıyı birbirinden aşağı görmüyorum. Hatta hoşuma gider ve çocuğuma da " bak isimleriniz aynı, adaşsınız" derim.
+8
rock n roll
(25.11.25)
Bu tip şeylere alınmak için 0 hayvan sevgisi olması gerekiyor. Bir şey yapmam.
+2
arbre
(25.11.25)
Hayvana insan adı konmuş olması bence uygunsuz bir şey. Çocuğumun adı olması şart değil. Rahatsızlık duyar, o şahsa mesafeli olurum.

En azından bu tip durumlara maruz kalınabileceği öngörüsü güzel bir şey.
-18
Mirket
(25.11.25)
Köpeğe it mi diyelim. Çocuğa köpek ismi koymak mı abes sen mi köpeğe insan ismi koydun o önemli. Sen köpeğe ferit ismini koyduysan o senin çapsızlığın. Ama çocuğa kahraman ismini koyduysa ebeveyn suçu.
-2
mikahakkinen
(25.11.25)
Bazı yerlerde unutulmuş olabilir ama komşuluk hakkı denen bir şey var sonuçta .
Çocuğun hakkı burada daha önemli . Arkadaşlarının onunla bu sebeple kafa bulması da mümkün.
Köpeğe başka isim de bulunabilir.
Çocuğun ismin değişmesi ise adliye dava mahkeme işleri falan çok uzun iş .
Çocuğun babasının da bir yavru sokak köpeği bulup ona bizim adımızın koymasını istemeyiz.
Bu sebeple böyle muhitte meşhur olmakta iyi bir şey değil.
-4
diyecevaplandı
(25.11.25)
Köpeğin adını değiştiririm.
Komşu olsam bu kişinin çocuğu yok herhalde diye düşünürüm.
Çocuk için akran zorbalığından tutun yeni taşınılan yerde kötü komşuluk ilişkilerine(dedikoduya) kadar birçok şeye gebe.
Çocuğun değil doğrudan komşunun ismi de olabilirdi.
"Sen bir şey mi ima etmek istiyorsun ?" bile diyebilir.
-5
WithWorth
(25.11.25)
Sorun sizde değil ki, sorun çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Ahahahah ben çok eğlenirdim bak adaşın geldi diye sürekli takılırdım
-3
Hallegadola
(25.11.25)
yurt dışında bu durum oldukça yaygın aslında, kimse de gocunmuyor ya da tersi bir şekilde zorbalamıyor. Genelde hayvan sevgisi eksik olan topluluklarda garip karşılanacak bir durum. Zaten hayvanlar direkt aşağı seviye olarak görülüyor bu insanlar tarafından. dikkat ederseniz sosyo-kültürel seviye indikçe “köpek”, “kuduz”, “ötede havla”, “hoşt” gibi hakaretler de çok fazla kullanılıyor. köpeklerle alakalı ilginç bir kolektif hafıza yaratılmış gibi geliyor bana. Özellikle belli bir kesimde... böyle insanların yaşadığı bir yere taşınmıyorsanız sorun olmaz bence.
+6
eileengray
(25.11.25)
Sorun bence çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Yabancı isim koyma modasının iyice boku çıktı. Yeğenimin Hektor ve Ares adında bir arkadaşı var örneğin.. yüz kişiye bunlar Türkiye’de bir insan ismi mi yoksa köpek ismi mi diye sorsan yüz kişi de köpek ismi der.. öte yandan alınırlarsa da bu onların problemi.
+3
suicides underground
(26.11.25)
ay hayir, köpegimin adini degistirmem tabii ki de. öncelikle hayvana insan ismi verilmesinde sakinca görmüyorum, yani köpegime caner adini verdim diye alinacak adam fazla silik bir tiptir. öyle kırılgan narsisist insanlarla sahiden ugrasamam.
ikinci olarak son dönemde asiri mal insan isimleri cikti. bir lise arkadasim ogluna MİLO adini verdi. duyunca ilk tepkim "köpek adi ya bu" olmustu. yüzüne karsi da dedim valla. köpegimin adi milo olsa bu sebeple ismini mi degistireyim?
baska bir lise arkadasimin ogluna verdigi isim ŞANS. ortak bir arkadasimiz var, kücük bir toy poodle'i var, onun da adi şans. ananin babanin da hayirlisi nasip olsun cocuklara sahiden.
kendi ismimi bir köpekte duysam da alinmam, gel adasim biraz oynayalim, derim.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.11.25)
bizim sitede vardı böyle bi durum. eylüldü bi kızın ve köpeğin ismi.hiç yadırgamamıştık açıkçası. hatta çocuklar aaa iki eylül oldu, dilek tutalım filan diyorlardı. ki bence eylül insan ismidir, köpekte ne alaka ama olabiliyor yani. kızımın adı komşunun köpeğinin adı olsa ben umursamazdım ya. biraz buluttan nem kapmak gibi olur. sonuçta tanışmadan önce verilmiş bi isim. ama karşı taraf rahatsız olabilecekse veya sonuçta çocuk kafaya takacak gibiyse karşılaşma durumlarında köpeğe adıyla seslenmezdim heralde. zaten ne kadar iç içe olacaksınız ki.
+3
elorelia
(26.11.25)
köpeğe insan adı verildiyse umursamam.
çocuğa köpek adı verildiyse köpeğin adı değişmesi lazım.
0
duyuruuser
(26.11.25)
bizim kedinin adı da insan ismi ya jhdfjghjgh okuduğumuz bir kitap karakterinin bizde etkisi olduğu için kedimize bu karakterin adını koymuştuk. ve bize "yaa benim kaynımın adı da ..." falan diyenler olmuştu gülümseyerek tepki verdik. zaten baya geleneksel bir isim, şimdiki çocuklara konulmuyor artık. ben bu duruma gülüyordum sadece ama şimdi toplumun köpeğe bakış açısı biraz daha küçümseyici. dile öyle yerleşmiş. sizin komşu hayvan sevgisi yüksek biri ise bence dert etmenize gerek yok ama daha geleneksel bi yaşam tarzları var ise alınabilirler ve evet çocuk zorbalanmaya maruz kalabilir. bence kendiniz durumu tartıp ona göre karar verin. köpek adını öğrenmiştir artık değiştirilebileceğini çok sanmıyorum ama onların yanında seslenmezsiniz. adını sorarlarsa da "boncuk" vs gibi klasik bir şey söyleyip geçebilirsiniz :)
0
Sadece soruyorum
(26.11.25)
sözlük'te şöyle bir hikaye vardı. orijinal entry silinmiş ama ekşi şeyler'de yayınlandığı için ulaşabiliyoruz:

eksiseyler.com
+2
kibritsuyu
(26.11.25)
Bunun bir sorun olabileceği aklımın ucunun kenarından geçmez. Buna alınan insanın en büyük derdi bu olsun derim.
+2
peki madem
(26.11.25)
Ya ben hayvanlara insan ismi konmasını çok seviyorum. Arkadaşlarımın kedisi Ali Rıza vardı, dünyanın en minnoş kedisiydi. Biri bana "köpeğime/kedime senin adını verdim" dese kişisine bağlı olarak güler geçerim ya da çocuğuna koymuş gibi mutlu olurum.
+1
kobuzchu kiz
(26.11.25)
(6)

youtube'da beğendiğiniz içerikler/hesaplar

cisimcik golgi
merhaba romalılar. youtube'da beğendiğiniz, belki günlük belki belirli aralıklarla takip ettiğiniz hesaplar neler? bu aralar bir kısır döngüdeyim.gezi, bilim, spor(futbol, basketbol, tenis, f1), saf geyik-boş yapma, tarih, ekonomi vb. alanlarda önerilerinize açığım. ilk kurşunu ben sıkayım, takip et
merhaba romalılar. youtube'da beğendiğiniz, belki günlük belki belirli aralıklarla takip ettiğiniz hesaplar neler? bu aralar bir kısır döngüdeyim.
gezi, bilim, spor(futbol, basketbol, tenis, f1), saf geyik-boş yapma, tarih, ekonomi vb. alanlarda önerilerinize açığım. ilk kurşunu ben sıkayım, takip ettiğim bazı kanallar:

volkan öge geliyor
bebar bilim
socrates
kafa(sadece geri vites için)
mantra
2bira1maç
kukla kabare
teke tek bilim
arda pazır
mert öztürk
fatih altaylı(malum olay öncesi)
levent gültekin(düşüncelerine pek katılmasam da kulis bilgileri için takip ediyorum)
+1
cisimcik golgi
(21.11.25)
bald and bankrupt olmadan yapapmam.
nigel danson'i 10+ yili askindir fotograf icin takip ederim. nikon kullanarak doga fotografi ceken ve anlatimi baymayan az sayida hesaptan.
igrenc kotasindan the hoof gp izliyorum bazen, cattle hoof trimming üstüne bir kanal.
intelligence squared, seanthesheepman, tara farms, andraz egart sevdigim bazi baska kanallar. 90+ kanal takip ediyorum ama aklima ilk etapta gelenler bunlar.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.11.25)
serdar akinan - gunluk devletci milliyetci doz
ozguruz - almanyadaki kacak gasteci tayfa ne alemde bakmak icin, can dundar'a kil olsam da erk'i izlemek hosuma gidiyor
danny sandhouse - parke sistre cila isine hastayim, isi gucu birakip yapasim var
rick beato - sarki analizlerine bayiliyorum bu adamin
npr music - tiny desk konserleri super
Prof. Dr. unal aydın - agir ameliyat izlemek asiri hosuma gidiyor
Winding Road Magazine - otobana cikalim gazlayalim kanali
Sofar Sounds - alternatif sarkicilar, akustik
Foresty Forest - benimle ayni meridyende yasayan bir kampci abinin maceralari
Mert Kalafat - saat incelemeleri, bu aralar fena sardim
Tarcanlar - sok olmalik arac ekspertiz, trajikomik
savagegeese - Arac inceleme, hastasiyim
Discovering Skills - ucuncu dunya ulkelerinde yoktan var edilen mekanik parcalar
+1
cooperr
(21.11.25)
Rafine TV
Madalyonun Bilinen Yüzü
Foon Kriminal
CUTART TV
Pangvoss
Bir Aile Meselesi
Yatırım 101
Bora Özkent
Aposto
Çiçek ile Teknoloji
Portal
49W
Nevşin Mengü
Orhan Şener Deliormanlı (konuk olduğu yayınları izliyorum-kendi kanalını beğenmedim)
+1
umutt
(21.11.25)
flutv, evrim ağacı

pazartesi show ve habersizler sarıyo.

saniyeyi çok severim ama çok nadir video atıyor. izlemediysen tüm videoları aşırı güzeldir.
socratesin videoları da güzel.
yabancı olarak crackermilk, stevie emerson
+1
jelly bear
(21.11.25)
ceren sungur dinliyotum tarihin arka odasında bardakçıya katlanamadığım için.
evrm ağacı güzel bilgiler veriyor.
sesli kitap oluyor eski klasikler arada kısa öyküler dinliyorum.
gömercin kuşları guilty pleasure olarak bir numaram
ibrahim selimde eller kadir kıymet bilmiyor da ressamları anlatıyorlar çok akıcı sıkıcı olmayan şekilde
0
eja
(21.11.25)
- 32. Gün

- TRT Arşiv

- Madalyonun Bilinen Yüzü

- Dr. Selim Erdoğan ile Görsel Tarih

- Cult Cinema Classics (80'lerin bol şiddet ve erotizmli filmlerine hastayım.)

- Cem Kurtoğlu (Kafam estikçe kendisinin sunduğu Sıcağı Sıcağına programının eski bölümlerini izlerim)
+1
yurtsuz john
(21.11.25)
(3)

Mahşerin atlıları...

gnosis
Şunları son zamanda biz de konuşur olduk: doğum oranlarının azalması ve yaşlanan nüfus. Bunlarla paralel olarak orta yaş ve üzeri boşanma oranlarında da artış olduğunu biliyor muydunuz? Japonya hakkında bir yazıda gördüm, benim etrafımda da böyle çiftler var. Yıllarını birlikte geçirmiş, çocukları b
Şunları son zamanda biz de konuşur olduk: doğum oranlarının azalması ve yaşlanan nüfus. Bunlarla paralel olarak orta yaş ve üzeri boşanma oranlarında da artış olduğunu biliyor muydunuz? Japonya hakkında bir yazıda gördüm, benim etrafımda da böyle çiftler var. Yıllarını birlikte geçirmiş, çocukları büyümüş, evlenmiş, evden ayrılmış insanlar neden boşanıyor?
-1
gnosis
(20.11.25)
"Yıllarını birlikte geçirmiş, çocukları büyümüş, evlenmiş, evden ayrılmış insanlar neden boşanıyor?"

Çünkü insanlar bu işlevsiz evliliğe çocuklar yüzünden katlanıyor, sonrasında imkan varsa, çocuklardan da destek görürlerse boşanıyorlar, çünkü evlilik bir yandan işlevsizken bile boşanmak bizim anne babalarımızın kuşağı için bir tabu
+6
grimavi
(20.11.25)
grimavi'ye ek olarak, bircok insanin hem cocuk büyütüp hem tek maasla ev gecindirebilecek durumu olmuyor.
sadece cocuklarin iyiligi icin degil, ekonomik sartlardan ötürü de katlaniyorlar.
ne zaman cocuklari kendi paralarini kazaniyor, hatta belki aileye maddi destek olabiliyor, ebeveynler kendi istedikleri hayati yasayabilmeye basliyorlar. aci ama gercek.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.11.25)
değişime tanıklık ediyoruz. toplum, aile kavramına yüklenmiş kutsallık terk ediliyor. birey güçleniyor, kadın güçleniyor. ebeveynlerinin mutsuzluğuna tanıklık eden çocuklar büyüyor. değişim araçlarının çoğunluğuna sahip olan kitle daraldı, ekonomi öngörülemez, idare edilemez bir hal almaya başladı. göç arttı. seçenekler arttı. 90+ doğumlulular bir şeyleri kaçırıyorum hissiyle apar topar kendi hayatını yaşamak istiyor. hayatta kalırsak 30-40 yıl sonra öncekilerden çok başka yaşlılar olacağız.
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
(2)

Kına ile dövme gibi bişeyler

yaren
Merhaba iyi hafta sonlarıŞimdi ben dövme işini çok etkileyici ve güzel buluyorum ama dövmenin kendisini sağlıklı bulmuyorum. Deriyi yakmayı filan çok ciddi sorunlu görüyorum ama o süsleme sanatı da ayrı bir hoşuma gidiyor. Bunu kınayla yapanlar var bildiğim kadarıyla ama nasıl arayacağım nasıl yapıl
Merhaba iyi hafta sonları

Şimdi ben dövme işini çok etkileyici ve güzel buluyorum ama dövmenin kendisini sağlıklı bulmuyorum. Deriyi yakmayı filan çok ciddi sorunlu görüyorum ama o süsleme sanatı da ayrı bir hoşuma gidiyor. Bunu kınayla yapanlar var bildiğim kadarıyla ama nasıl arayacağım nasıl yapıldığını kimin yaptığını fiyatını en sağlıklı bilgi olarak nasıl öğrenirim bilen var mı? Amacım dövmeden kaçarken kına adı altında yapay kimyasalların zehrine yakalanmadan, aynı zamanda güzel, zarif tatlı bişeyler yaptırmak. İşin ehli varsa bana yardım eder miiiii 🙏🏻🙏🏻🥹
0
yaren
(15.11.25)
nerede bulursunuz bilemiyorum ama ufak bir uyarida bulunayim. bu bahsettiginiz dövmelerden biz cocukken bir tatil köyünde yaptirtmistik. kardesime yaptigi alerjiyi anlatamam. hayatimda gördügüm en igrenc seylerden biriydi zavallinin kolu. aylarca tedaviyle ugrastilar sonra gecmesi icin.
dövmeyi yaptirtmadan önce kücük bir yerde ufak bir sey denetin. bilek icinde iki üc nokta falan gibi. bunun üstünden 1 hafta gecmeden dövme yaptirtmayin.

bahsettigim kina dövme zaten. cocukken yaptirtmistik.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.11.25)
Konuşma ben konuşuyorum

Yok dövme yaptırmayacağım zaten, sadece kına ile dövmeye benzer bir etki elde etmek istiyorum ama sağlıksız olmasın, saçma sapan bişey olmasın diye bilen varsa öğrenmek istedim. Sağ olun.
0
🌸yaren
(16.11.25)
(11)

Liseden tanışılan kıza yürünür mü

arbre
Sınıf arkadaşı. Çok muhabbetimiz yoktu ama güzelleşmiş. Takipleştik Insta'da. Story'ye like attım. Selam falan yazsam mı? Taktik please.
Sınıf arkadaşı. Çok muhabbetimiz yoktu ama güzelleşmiş. Takipleştik Insta'da. Story'ye like attım. Selam falan yazsam mı? Taktik please.
-11
arbre
(14.11.25)
Ben üniversitedeyken ilkokul arkadaşıma yürümüştüm flört kısmı iyi gibiydi dışarıda da oturduk konuştuk ama açılınca kabul etmedi. Kısmet bu işler :)
0
chicha_v2
(14.11.25)
Mezun olduğum liseden on yıllar sonra zamanında birbiriyle alakasız bir sürü kisi evlenip çoluk çocuğa karıştı. Yani garip değil bence.
+1
egerbiryolcu
(14.11.25)
Yürünür ya ne olacak.
0
mutekebbir
(14.11.25)
Arkadaşım liseden sonra hiç görüşmediği arkadaşıyla üniversite sonrası görüşüp evlendi, 1 çocukları var, olmayacak şey deği
0
purplee
(14.11.25)
ben lisedeki tüm kızlara yazdım adım sapığa çıktı. ama 3 sene önce bitti lise.
-4
hold the door
(14.11.25)
yürünür ama dün bir bugün iki. ekler eklemez hemen yürüme. biraz havadan sudan konuş ama hemen değil.

önüne gelene yürüme derdindesin arbre. az sakin ol ya. herkese atlama. biraz seçici ol. önce bir kişiyle tanış, arkadaşlık et, tart biraz. "hmm bu güzelmiş, hmm bu bana güldü, hmm bu bana selam verdi, hmm bu bana yürüdü" diye diye elli tane kadına lafta aşık geziyorsun.

ben de lise arkadaşlarımı, ilkokul arkadaşlarımı bulup insta'dan ekliyorum. ancak nostaljik geldiği için... sohbet de kurmuyoruz hiç. belki o kadın da o amaçla eklemiştir.
+6
art cat chocolate
(15.11.25)
Nefes aliyor diye cevrenizdeki her kiza yazarsaniz adiniz sapiga cikar tabii ya hahaha ne güldüm.

Kismet meselesi arbre ya. Yazarsin ama ne olacak bir sey demek zor.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.11.25)
cooperr, karıştırma yok ya, karşıma çıktı, durum vahim o ayrı konu :D
-3
🌸arbre
(15.11.25)
Hemen yürümeye başlarsan playboy izlenimi verirsin, birazdan ağırdan almak daha iyi. Fotoğraflardan gezdiği gördüğü yerlerden ya da hobisi falan varsa merak ettim diyip giriş yapabilirsin. Sonrası kısmet.
0
onyx
(15.11.25)
selam yaz.
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
endüstri meslek lisesi mobilya bölümünden mezun değilsen bence bir sıkıntı yok. ha erkek erkeğe ilişkiyi onaylamıyorum hani sen okeysen beni de çok ilginlendiren bişey değil.
0
Fodera
(15.11.25)
(17)

Zehirlenen gurbetçiler neden?

michael_knight
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya. Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı. Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya.
Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı.
Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
0
michael_knight
(14.11.25)
muhtemelen birbiriyle bir etkileşime girdiler vücutta zehir oluştu. yada ailede olan bir bakteri ile etkileşime girdi. yoksa hepsi birden zehirlenmesi normal değil.
-2
gercekdunya
(14.11.25)
Haberi görmemiştim şimdi baktım. Yine bu sene kumpirden zehirlenen bir aile yok muydu izmirde yanlış hatırlamıyorsam? Aynı kumpirciden başka zehirlenen yoktu sanki o gün. Salmonella bakterisi anlık bulaşmış olabilir belki hazırlama esnasında. Ya da midyecide aldıkları midyeler güneş altında kaldı ve bakteri üretti vs bilemeyiz.

Ayrıca yoğurt ve balık zehirlemez. Bayat balık zehirler. Yoğurt yemenin konuyla bir alakası yok
0
nundu
(14.11.25)
@nundu işte sadece midyelerde sorun olsa sonuçta o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı veya en azından ölmediler.
+2
🌸michael_knight
(14.11.25)
bana hiç mantıklı gelmedi ya sadece o ailenin etkilenmiş olması. okay zararlıdır pistir kötü şartlarda yapılmıştır yedikleri midye ve kumpir ama, bu kadar ölümcül olup sadece onları etkilemesi çok tuhaf olurdu. kesinlikle daha önce yedikleri bir şeyden falan etkileşime girince toksik bi durum olmuştur
0
chanandler bong
(14.11.25)
"o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı"

bir hindistan belgeseli izliyordum. ingiliz bir adam hindistan'in sehirden uzak ama turistik sayilabilecek bir yerinde, bir sarayin bahcesinde akan suyu insanlarin avuc avuc ictiklerini gördü. dini bir inancmis. saglik getiriyormus. adam, ben icmeyecegim sadece agzimi calkalayacagim, dedi. adami ucakla ingiltere'ye götürdüler. az daha ölüyordu. toparlanmasi aylar sürdü.
hindistanli hayatina normal devam ediyor ama elin ingiliz'i 4 ay hastanede yatiyor.

o 40 kisi türkiye'de yasiyor, bu aile almanya'da. sebep bu olabilir.
+9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Öyle bir mantık yok. En azından yemekten zehirlenmemişlerdir başkaları zehirlenmedi değil. Zehirlenmek için belli bir seviye gerekiyor. Daha önce yemedikleri bir şey, bağışıklık sistemlerinin düşük olması, bir çok etken olabilir.
+1
gabe h coud
(14.11.25)
bir entry'de gördüm, babanın ifadesine göre hepsi farklı şeyler yemişler.
kumpir yememişler hatta söylenene göre.
haberler çelişkili ve eksik.

"anne çiğdem böcek de polise yaptığı açıklamada ortaköy'de midyeyi altmış yaşlarında, kır saçlı bir seyyar satıcıdan satın aldıklarını belirtti. kumpircilerin olduğu sokakta kadın çalışanların bulunduğu, ahşap oturaklı bir işletmede eşinin ve oğlunun kokoreç, kendisinin tavuk tantuni, kızının ise sucuk ekmek yediğini söyledi. çiğdem böcek'in de hastanedeyken entübe edildiği öğrenildi."

bahsi geçen ahşap oturaklı işletmede hep beraber oturup farklı şeyler yemişler.
sonrasında bir lokumcudan lokum alıp yemişler. hepsinin yediği ortak şey bu.

eksisozluk.com

kumpir dükkanı sahibi, midyeci ve lokumcu gözaltına alınmış.

ölenlere rahmet ve babaya baş sağlığı ve şifalar dilerim ancak yenilen şeyler midye, kokoreç, tavuk döner... aklı başında olup da istanbul'da yaşayan çoğu kişinin yemediği ya da yerken tereddüt edip sadece güvendiği yerden yediği şeyler bunlar. bilmediğin yerde yenecek şeyler değil.
0
biseysorcaktim
(14.11.25)
açıkçası ben de merakla takip ediyorum bu durumu. benim de ilk aklıma gelenlerden biri yukarıda bahsedilen hindistan örneği oldu fakat gene de 4 kişilik ailenin tüm bireylerini de 2 günde direkt ölüme nasıl bir şey götürmüş olabilir anlayamadım.

herkesten farklı farklı iddialar çıkıyor kimisi kumpir yemediler diyor, kimisi midye yemediler diyor kimisi de biri kumpir yedi biri midye yedi hepsi aynı şeyleri yemediler diyor.
+1
denizgonen
(14.11.25)
rasgele bi restoranda yemek yiyoruz eşimin karnı ağrıyor mahvoluyor bana bişey olmuyor. Kötü yağ bile kimini etkiliyor yani.

Bakteri yükü falan da ilk çocukları etkiliyor yetişkinlere pek bir şey olmuyor sanırım. Yani yiyen herkes zehirlenir gibi bi şey yok.
0
nhk ni youkosu
(14.11.25)
Aynı yemeği yiyen kişilerden sadece bazılarının zehirlenmesi için gayet makul bir senaryo var. Dünden kalan midyelerin üzerine taze olanlar eklenirse piyango kime çıkarsa o zehirlenir. Böyle bir şey evinizde de olabilir. Eski yumurtalarla tazeleri ayrı tutmazsanız bir noktada araya karışmış 3 aylık bir yumurta bile olabilir.
* Birlikte yenmesi halinde zehirlenmeye yol açtığı ispatlanmış bir gıda kombinasyonu yok. Olsaydı zaten bugüne kadar çoktan araştırılıp ortaya konmuş olurdu.
+3
mikro patlama
(14.11.25)
2 yaşındaki çocuğun yediği aynı tabaktan bende yedim zehirlendim(böyle ölümcül değil tabide), biraz bünye ile alakalı ama birazda yiyeceğin onlara gelen kısmı sorunlu olabilir üste eski mal alta yeni mal koymuş olabilirler.
+1
eja
(14.11.25)
saçma sapan her şeyi yemişler üstüne 2 ve 6 yaşındaki çocuklarına da yedirmişler. Muhtemelen de yanlış tedavi uygulandı.
0
croswell
(14.11.25)
Her vücut ayrı tepki verir. Özellikle midye zaten civadan dolayı riskli. Patates içine konan bir sürü meze var ve açıkta duruyor. Vücudun tepkisi önemli örneğin ben trüf mantarlı mayonezden zehirlenmişken, yan masadakiler bir şey olmaması gibi.
0
mikahakkinen
(14.11.25)
dünyada
salmonella, delidana vs yayginlasiyor,
disaridan birsey yemeyin,

tavuk,yumurta,yesillik gibi birseyden gecmistir.
0
designer
(14.11.25)
Hangi mekan acaba?
0
rabitelli
(14.11.25)
Bu üzücü olay bizim 4 kişilik ailemizin dışarıda yediği içtiği maceraları hatırlatıyor. Babam ve abimin mideleri çöp öğütücüsü gibidir. Annem ve ben içtiğimiz suyun markasını değiştirsek üç gün diyare (ishal) oluruz. Annem ve ben şehir değiştirdiğimizde bile birkaç günümüz sancılı geçer. İnsan şehir değiştirdiğinde ishal olabilir mi? Ben oluyorum. Hem de öyle otobüsle şehir değiştirmekten bahsetmiyorum. Uçakla 1 saatlik Ankara-İstanbul yolculuğundan sonra ishal olurum. Geçen yaz Büyükada’da denizden mikrop kapıp az daha ölüyordum. Kolpaçino filmindeki ayin sahnesi gibi günler geçirdim o mikrop sebebiyle. Crp değerim haftalarca 800-900’den aşağı düşmedi. Aynı yerde benimle denize giren kız arkadaşım ise birkaç gün hasta yatıp sonrasında sapasağlam oldu. Bünye meselesi kısaca. Vücudun kendini koruma mekanizmasının sağlamlığı ile ilgili biraz da.
+1
ulukayin
(14.11.25)
anne 3 yaşındaki çocuğuna midye yedirmez. çocuklara kumpir yedirse birkaç kaşık dışında kumpir de yemezler ve çocuklar kumpirdeki ıvır zıvırları sevmez. otel odası incelenmiş mi, odada zararlı bir şey var mıymış bunlar paylaşılmadı hiç.
+2
deartheodosia
(14.11.25)
(15)

Duyurudan ya da sözlükten kaç kişiyle görüştünüz?

Dağcı
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben. Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle a
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben.

Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle arkadaşlığım.

Sizde durumlar ne?
0
Dağcı
(14.11.25)
herhangi bir sanal platformdan kimseyle gerçek hayatta görüşmedim.
+2
hold the door
(14.11.25)
Duyurudan 8-10 kullanıcıyla zamanının pasaport kayıt hakkı, yurt dışından ürün getirme, alım-satım vs. sebeplerle yüz yüze iletişimimiz oldu. Benzer sayıda sözlük yazarıyla da benzer sebeplerden görüştük.

Bir duyuru kullanıcısıyla birkaç sefer yeni yıl kartı gönderdik birbirimize.

Birkaç yıl evvel halısaha maçları yaptık duyurucularla. Güzel de gidiyordu ama bir kişinin (o zamanki nickle aramızda yok artık) hırsızlık ve dolandırıcılık yapması sonucu bitti maçlar. (Güzel oluyordu)

2004-2006 gibi seçmece ekşi sözlük yazarlarından iki adet mail gurubumuz vardı. 40+ sayıda yazarla birçok zirve, etkinlik, gezi, mangal, konser, sanatçı buluşmaları vs. yaptık yıllarca. Güzel dostluklar oluştu. (Şu an 30'a yakını bıraktı sözlüğü. Kalanların ben dahil birçoğu yazmıyor artık)

Ezelden beri evli olduğum için romantik anlamda tanışma/kaynaşma yahut partner arayışı gibi şeyler olmadı. Alkole ve eğlenceye pek yatkın olmadığım için de o tarz toplaşmalara katılmadım.

Her iki platformda da güzel insanlar tanıdım. Artık devam etmeyen başka bir iki sözlükte de başka güzel insanlarla tanıştık, gezdik, tozduk, yedik, içtik.

Şimdi yarı münzevi bir hayatım var.
0
yadigar
(14.11.25)
Duyurudan bir kişi galiba ama net de hatırlamıyorum yani. Sözlükten çok kişi, sayısını hatırlamıyorum.
0
sadakatsiz
(14.11.25)
avusturya camiasinin %99'unu tanirim. tanimadigim varsa ses etsin tanisalim :)
avusturya camiasi haric birkac kisi var tanidigim. genelde ortak bir yön olmali. biri meslektasim mesela, iki kisiyle cerkes oldugumuz icin tanisim, bir digeriyle ayni üni mezunu ciktik (benim üni mezunu burada neredeyse hic olmaz) vs gibi.
bir iki kere yasadigim yere gelen sözlükcüleri gezdirdim.
evli barkli insanim, duyuru üstünden tanisirken romantik bir tnaisma cabam, partner arayisim hic olmadi. görüstügüm herkes sözlükcü/sözlükcüydü ama duyuru üstünden konustuk bircoguyla.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Kardeşimle ilk kedimizi duyurudan sahiplenmistik sene 2017 filandi sanırım.
Eşimle de duyurudan tanışmıştım yıllar yıllar önce.
Bunlar dışında da o zaman aynı üniversitede okuduğumuz bı kullanıcı ile tanışmıştım.
Galiba toplam 5.
0
a perfect lie
(14.11.25)
12 senedir Duyuru'dayım. İlk 2 senede 2 sevgilim oldu. Sonraki 10 senede sıfır. Dersimi aldım :)

Sevgililer dışında yine ilk 2 senede 3-5 kişiyle arkadaş olarak görüşmüştüm. Birinin kalçasını ellemiştim ama arkadaş olarak.
0
gabe h coud
(14.11.25)
Zirveleri saymazsak eğer sözlük ve duyuru totalde 4-5 kişi. Ancak zirveleri sayarsak çok fazla.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
bir kere zirveye gitmiştim ama şimdi görsem tanımam. bir iki kişi dışında kimsenin nickini de hatırlamıyorum.

sözlükte gerçekte tanıdığım iki kişi var.
0
inheritance
(14.11.25)
20 den fazladır benim. ama ana sebebi meslekten dolayı bir şekilde işini yapmışımdır veya çok fazla telefonla görüşmüşümdür.
0
ground
(14.11.25)
Buradan tanışıp evlendik mutluyuz. 50 den fazla kişiyle iş arkadaşlık için bulusmusumdur
0
topkapiaksaray
(14.11.25)
3
0
komando kani var bende
(14.11.25)
duyurudan 2-3, sözlükten 20'den fazladır.
+1
orpheus
(14.11.25)
fiziki görüştüğüm sanıyorum 3 kişi :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.11.25)
Duyuru 0, sozluk en az 6 hatirlayabildigim. Ama yakin zamanda degil boyle 2005-2017 arasi falan.
0
hot potato
(14.11.25)
Birkaç zirveye katıldım. Birkaç kişiyle yüz yüze alışverişim oldu.

Dağcı nickini görünce aklıma geldi biri bana North Face kaz tüyü uyku tulumu ödünç vermişti sağ olsun buralardaysa hayatımda o kadar ısınmamıştım.

Eşimle de burası aracılığıyla tanıştık, birkaç haftaya bebeğimizi kucağımıza alacağız kısmetse :)
0
chicha_v2
(14.11.25)
(5)

Yeni dogacak bebege isim

tars gibi komik
Selamlar;Aklimda “roman” ismi var. Soyadimizla da pek uyumlu ne dersiniz? Muhafazakar anadolumuzda sorun yasanir mi:)
Selamlar;

Aklimda “roman” ismi var. Soyadimizla da pek uyumlu ne dersiniz?

Muhafazakar anadolumuzda sorun yasanir mi:)
-4
tars gibi komik
(09.11.25)
Ömrü boyunca çingene muamelesi görmesini göze alıyorsan yapıştır gitsin.
+12
kizil karga
(09.11.25)
Herhangi bir “dalga geçme” konusunda zaten çocuk dediğin her şeyle dalga geçer buna göre yol alamayız.
“Ömrü boyunca farklı muamele görür” biraz abartılı sanki. Sorun yaşanmaz merak etmeyin.

Bence gayet güzel, cool, enternasyonel bir isim. Sevdim.
-11
mutekebbir
(09.11.25)
yurtdisinda yasiyorum, esim yabanci, bebegime roman adini koymam. türkiye'de yasasam asla koymam. hem, bu ne bicim isim ya yabanci dilde bile cirkin, diye düsündügümden hem de türkiye'de karsilasacagi sorundan. türkcede roman kelimesinin anlami bellidir. cocuga cingen diye isim koymuyorsaniz, roman da koymayin.
muhafazakar anadolu'ya göre düsünmek bile yersiz bu isimde, direkt koc kolejinde bile tsk malzemesi ismi. güzel diyen yalan söylüyordur.
soyisimle uyak yakaladiysa erman koyun, yaman koyun, süleyman koyun ama roman nedir?
arman benim türkcede en sevdigim isim, burada her isim duyurusuna da yazmisimdir. fikir olmasi icin yazayim.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.11.25)
tik vermemişsiniz ama kızıl karga +1
+1
elorelia
(10.11.25)
Yapma
0
sadakatsiz
(10.11.25)
(5)

çanakkale'de bu arsa ucuz mu, neden ucuz

biseysorcaktim
köye sınır, çanakkale merkeze yaklaşık 40 km. öyle çok dağ başı değil gördüğüm kadarıyla.metrekare fiyatı 1800civarı, toplam 130metrekare. hobi bahçesi diye belirtilmiş.açıklamaya demişler ki;Tek parsel tapu - devir işlemi aynı gün tamamlanırYerleşim merkezine 100m uzaklık, imar sınırındaAltyapı: el
köye sınır, çanakkale merkeze yaklaşık 40 km. öyle çok dağ başı değil gördüğüm kadarıyla.
metrekare fiyatı 1800civarı, toplam 130metrekare. hobi bahçesi diye belirtilmiş.

açıklamaya demişler ki;
Tek parsel tapu - devir işlemi aynı gün tamamlanır
Yerleşim merkezine 100m uzaklık, imar sınırında
Altyapı: elektrik ve su şebekeden alınabilr
Küçük ev (tiny house) veya ruhsatlı karavan yerleştirilebilir (konut yapılamaz diye anlıyorum)
Yol bağlantısı kadastral kayıtlarda mevcut
Tüm alan verimli, kullanılamayan bölüm yok
Bölge ortalamasının altında fiyat
Değer artışı potansiyeli taşıyor

130metrekare olması mı?
yapı ruhsatı olmaması mı
hobi bahçesi diye belirtilmesi mi?

bu bahçe ne amaçla kullanılır, 200bin civarına satılıyor.
tüm yıl yaşamak için değilse de, şehirden kaçıp ayda bir kaç gün geçirmek için kullanılabilir mi
0
biseysorcaktim
(06.11.25)
Link yok haberiniz olsun. Bu tarz arsalar pek para etmiyor nedense, basinda durulmazsa bir sorun olur mu bilmiyorum ama bence almak mantikli, genel anlamda soyluyorum. Bilecik'de falan da arsa paylasimlari goruyorum, para degil. Bir ara guney marmarada bazi yerler icin arsa bedavaydi falan diyorlardi, simdi uctu falan, buralarda da ayni sey olabilir uzun vadede.
0
mbond
(06.11.25)
cok emin olmamakla birlikte hobi bahceleri su an tehlikede diye biliyorum.

(bkz: hobi bahçelerinin yıkılması kanun teklifi)
0
Sour
(06.11.25)
Çanakkale’de arsa mı arıyorsunuz?
0
suicides underground
(06.11.25)
çanakkale merkeze 5km uzaklıktan sonrası dağ başıdır. 40 km dediğiniz çanakkale şartlarında başka bir gezegen demek.

imar olmayan yerde elektrik ve suyu şebekeden alabilirsiniz demek, aradaki 100 metrede henüz bir altyapı olmadığını ifade eder. kadastroda yol bağlantısı var demek, şu anda yol yok demek. tiny House / karavan konulabilir demek, yarın belediyenin gelip birader sen yapıyorsun al bu tiny house'u buradan deme riski var demektir. (bazı belediyeler kendi arazin bile olsa tiny House / karavan meselesine gıcık oluyorlar)

zaten 130 metrekare tarla. kaç para olmasını istiyorsunuz?
+2
co2s2
(06.11.25)
Bizim oralarda (Trakya taraflari) arsanin basinda durmazsan bir bakmissin bir konargöcer barakasini dikmis, senin arsani sürüyor, üstünde yasiyor, sen mahkeme mahkeme gezip tahliye ve arsanin temizlenmesi icin ugrasiyorsun. Istanbullu'ya genelde Trakya cok cazip gözükür, sonra kacmanin bin türlü yolunu ararlar. 130 m2 arsa olmaz ayrica. Cok ufak degil mi?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.11.25)
(9)

Mekanik Saat

sezai karesort
Öncelikle herkese selamlar.Mevcut olarak şu an sadece 1 tane kol saatim var. 2 senedir de kullanıyorum ve memnunum kendisinden de;Seiko 5 SRPG41 (git:https://www.seikowatches.com/tr-tr/products/5sports/srpg41 )Deri kayış olduğu için yazlar kullanmaktan imtina ediyorum bu sebeple bir tane de çelik ko
Öncelikle herkese selamlar.

Mevcut olarak şu an sadece 1 tane kol saatim var. 2 senedir de kullanıyorum ve memnunum kendisinden de;

Seiko 5 SRPG41 (git:www.seikowatches.com )

Deri kayış olduğu için yazlar kullanmaktan imtina ediyorum bu sebeple bir tane de çelik kordonlu bir saat arayışına girdim ve gönlümü şu canavara kaptırdım;

Hamilton Khaki Field H70455133 (git:www.konyalisaat.com.tr )

Şimdi sorunda burada başlıyor. Fikrine danıştığım bir kaç arkadaşım aynı tip olduğunu bence almanın gereksiz olduğunu belirtti. 38 mm kasa çapı ve görüntüsü "ben buradayım" diye bağırmadığı için böyle düşünüyorlar diye düşünüyorum.

Acaba yanılıyor muyum ? almalı mıyım ? yoksa farklı modellere mi yöneleyim ?

Şimdiden teşekkürler.
+1
sezai karesort
(30.10.25)
Seiko'ya farkli kordon takmayi da dusunebilirsiniz. Seiko da zaten ayni saati farkli kordonlarla satiyor, bende mesela mavi kumas kordonlusu var: m.media-amazon.com

Siz isterseniz metal kordon takin, hatta belki Seiko'dan orijinal metal kordonunu da alip takabilirsiniz.
0
sertac akin
(30.10.25)
Hamilton'u alacaksan Seiko'yu satabilirsin.
bence de goruntu olarak bir fark yok.
bir baska secenek de diver tipi saatlere gecmek.
citizen promaster mesela
www.citizenwatch.com
+1
cooperr
(30.10.25)
Merhaba Sertaç, evet dediğini de düşündüm fakat kasa siyah olduğu için metal kordon pek iyi bir seçenek olmayacaktır benim için. Siyah metal kordon da hem kalitelisini bulmak zor olacaktır hem de pek tercih etmek istemiyorum.

Bu arada seikonun orijinal deri kordonu da biraz kalitesizmiş 1 sene sonra baya yıprandı, bakım vs. yapmama rağmen.
0
🌸sezai karesort
(30.10.25)
Merhaba Cooper,

Baya beğendim paylaştığın modeli ama 45 mm kasa çapı benim bilekte duvar saati gibi durur :) bakındım biraz ama bulamadım daha düşük mm kasa çapı. Önerin için teşekkürler.

Merhaba eileengray,

Evet, yeşil kadranlı metal düşünülebilir, sevdim bu fikri. Biraz da olsa elimdeki seikodan farklılaşıyor yeşil kadran ile. Teşekkürler önerin için.
0
🌸sezai karesort
(30.10.25)
Khaki field çok bilinen çok başarılı bir model ama arkadaşların haklı.

Saat stilleri kabaca dress watch, diver, aviator, field, military, racing gibi adlandırılıyor. Paylaştığın iki saat de field watch.
Bunlar fonksiyona göre ayrılsa da bir stil anlatıyorlar. Tabii ki bir field watch'u takım elbise ile kombinleyebilirsin ama genelde nerede ne giydiğine göre farklı tarz seçmek mantıklı.

Buna takılmasan bile, bir field aldıysan öbürü de başka türlü olsun, değişiklik olur kafasındayım. Tabii bu biraz koleksiyoncu kafası, hep aynı stil takan da var ama teamülden bahsettim.

O yüzden önce şuradan stillere bak, sonra karar verip marka model arayışına gir derim.
encrypted-tbn0.gstatic.com

Field watchlara metal kordon yakıştırmıyorum ben, o yüzden metal olsun diyorsan yine çok bilinen sevilen citizen tsuyosa, sieko presage, orient bambino modellerine bakabilirsin. Bunların 37-40 arası çapları var, dar bir saat istediğin için diyorum. diyorum.

Mainstream olmayan seçenekler olsun diyorsan maen, venezianico, baltic gibi microbrandlere bakabilirsin. sevdiğim modelleri de şöyle bırakayım.
www.aslansaat.com
www.teksaat.com
+1
Bruce
(30.10.25)
hamilton'in komple simsiyah olanini esim cok severek kullaniyor. field watch cok sevdigi icin cesitli markalardan topluyor. eger seiko'ya cok benzemesin istiyorsaniz lorier diye nis bir marka var. en güzelleri bence onlarda.
saat olayini seviyorsaniz alinmayacak bir sey degil, kimseyi takmayin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.10.25)
@bruce'a katılıyorum.

Elinizde güzel bir Field var ve ikincisini eklemek bence çok mantıklı değil. Eğer elinizde Hamilton olsaydı ve Seiko'yu almak isteseydiniz, yine aynı şeyi söylerdim.

Şahsi fikrim, field'lara çelik bilezik yakışmıyor. Field bence deri ya da Nato ile kullanılmalı. Hatta deri Nato nefis olur. Neyse, ona bakarsınız.

Yerinizde olsam başka bir tema seçerdim, böylece çeşitliliği ve kullanışlılığı arttırma yoluna giderdim. Yazın takılacak çelik bilezikli bir saat aranıyorsa akla ilk gelen seçenek dalgıç. İkinci seçenek ise son 10 yılda bir hastalık haline gelen entegre bilezikli saatler (Tissot PRX, Citizen Tyusoya ve türevleri).

Başka alternatifler de elbette çıkabilir ancak bence çelik bileziğin yakıştığı saat görece az. Bir de bilezik birazcık kaliteli olsun istenirse seçenekler iyice daralıyor. @eileengray'in önerdiği Nomos bence de çok güzel ama fiyatı Hamilton'un 4 katı civarında olacaktır, ayrıca bulmanız da kolay değil. Çok sevildi ve büyük bir hızla stokları tükendi bu modelin.

Deri kayışın 1 senede yıpranması normal. Aldığınız Seiko ve benzeri fiyatlardaki saatlerin üzerinde gelen kayışlar aşırı kaliteli olmuyor. Kaldı ki günlük takılan deri kayışın ömrü de 2-3 seneyi geçmiyor, ne kadar kaliteli olursa olsun yıpranıyor.

Kafanızda şekillenmesi için birkaç örnek saat linki ekliyorum, bütçenizi bilmediğim için kafamdaki modelleri eklemiyorum, sadece Hamilton'un fiyatına yakın birkaç model geldi aklıma onları ekliyorum.

Doxa köklü bir markadır, giriş seviyesi ama fena değil bence: www.abtsaat.com

Nivada Grenchen çok bilmediğim ama güzel bir marka, bu tip saatlere (Rolex Explorer, Datejust ve Milgauss, Omega Aqua Terra vs) bence çelik bilezik yakışıyor: www.abtsaat.com
+2
10551037
(31.10.25)
field watch yerine diver tipi olanlara geçmek kullanım alanını arttırır belki ama diver olanları da dress watch olarak düşünemiyorum ben. en iyisi GADA bir saat bulup, hem çelik hem deri kaliteli birer kordon sahibi olup mevsime göre kordonu değiştirmek bence.

nomos’un saatleri mekanizma olarak biraz soru işareti ama her ortama gidecek saatleri var. seiko’da presage serisinde, tissot’da le locle serisinde de çok yönlü kullanım sunan saatler mevcut. onlara da bakabilirsiniz. field watch’unuz zaten bir tane var, o dursun satmayın ama gidip ikinci bir field watch’u da sırf çelik kordonlu diye almayın.

bende tissot heritage 1938 var, hasır çelik kordonla kullanıyorum. her ortamda takılabileceğini dişündüğüm bir saat: imgur.com
+1
phoarbix
(31.10.25)
tarz olarak aynı olsa da önemli olan senin ne düşündüğün hoşuna gittiyse al abi ayrıca birini deri birini çelik vs gibi farklı kombinasyonlarla da kullanabilirsin
+1
edaddy
(31.10.25)
(6)

kuslari kaydedebilecegim bir yer?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
artik bir dürbünüm var ve bahcemize gelen kuslari cok rahat izleyebiliyorum. hangi kusu, nerede, ne zaman gördügümün logunu tutabilecegim bir site var mi?
artik bir dürbünüm var ve bahcemize gelen kuslari cok rahat izleyebiliyorum.
hangi kusu, nerede, ne zaman gördügümün logunu tutabilecegim bir site var mi?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.10.25)
kaptan memo
(30.10.25)
Dürbünden telefonla fotoğraf çekerseniz exif bilgisine enlem boylam da ekliyor.
0
kimlanbu
(30.10.25)
gördügüm ilk kusa melaba diyin. kohlmeise: imgur.com
+2
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.10.25)
hallo kohlmeise!
wingspan diye bir oyun var, belki duymuşsundur. kurallarını geçiyorum; oyundaki kart destesinin her biri bir kuşu belgeliyor. Kartı app’e okutunca da o kuşun sesini dinletiyor. tehlikede olan kuşların ise sesini gizlemişler, avlanmasınlar diye. biz oyunu seviyoruz ama asıl kuş arşivi yapmak için bu oyunu satın aldık. Avrupa’ya özgü kuşlar varyasyonu varsa bakabilirsin.
+2
eileengray
(31.10.25)
merlin'in çok seversiniz bence.
kuşçular bunu kullanıyorlar.

merlin.allaboutbirds.org

kuş seslerinin olduğu bir ortamda app'i açıyorsunuz, mikrofonu kullanarak sesleri analiz ediyor hangi kuş olduğunu anlamaya çalışıyor. aynı zamanda kaydediyor da.

siz manual olarak da ekleme yapabiliyorsunuz.
+1
biseysorcaktim
(31.10.25)
ebird'e üye olunca merlin'i de gördüm hemen ama henüz kurcalayamadim. Yarin bakicam.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.10.25)
(7)

29 Ekim için planınız

arbre
Yarın yarım gün ve 29 Ekim için planınız nedir? Sağ olun.
Yarın yarım gün ve 29 Ekim için planınız nedir? Sağ olun.
0
arbre
(27.10.25)
mikahakkinen
(27.10.25)
okul 4 gün tatil, cuma önemli bir sınav var, ona çalışacağım maalesef ;(
0
hold the door
(27.10.25)
hava açık olursa çarşamba biraz yürüyüş yaparım belki.
0
inheritance
(27.10.25)
dogum günüm. daga trekking'e cikicam.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.10.25)
2 metrelik Atatürklü Türk bayrağı satın aldım. Mahalledeki malum tipleri gıcık etsin diye balkonuma asıcam.
+3
yurtsuz john
(27.10.25)
Kitaplığımı uzun zamandır temizlemiyorum onunla ve vakit kalırsa balkonumla ilgilenmeyi düşünüyorum, hazır boş vaktim varken belki çam ağacımı da çıkarırım yavaştan. Böyle şeylerle uğraşacağım işte.
0
mutekebbir
(27.10.25)
Yarın ayrı 29 Ekim için ayrı görevim var, ebem laylaylom diyerek gezecek bir süre.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.